{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/860 - 2024/1465<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/860 <br>KARAR NO\t: 2024/1465<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/11 Esas 2023/210 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 02/01/2015 tarihinde meydana gelen kazaya bağlı olarak, davacıya ait aracın ZMMS sigortacısı olan davalı tarafından dava dışı zarar görene ödeme yapıldığını, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olması nedeni ile ödenen tazminatın davacıdan rücuen tahsili amacıyla davacı aleyhine Ankara 24. İcra Dairesi'nin 2019/3650 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının cebri icra tehdidi ile ödeme yaptığını, ancak kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğini iddia ederek 136.500,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 136.500,00 TL'nin (52,40 TL'nin 28/01/2019 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 27/12/2019 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 24/01/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 02/03/2020 ödeme tarihinden, 15.000,00 TL'nin 27/07/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 31/08/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 09/10/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 11/12/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 31/12/2020 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 03/02/2021 ödeme tarihinden, 10.000,00 TL'nin 18/05/2021 ödeme tarihinden, 11.200,00 TL'nin 04/06/2021 ödeme tarihinden, bakiye kısmın dava tarihinden) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kazanın sebebinin sadece kusur oranını etkilediğini, mevzuat ve güncel içtihatlara göre davalı şirketin sigortalısına rücu hakkının doğması için sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olmasının yeterli olduğunu, nitekim uyuşmazlık konusu olayda sigortalı araç sürücüsünün 2.47 promil alkollü olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>\tDava, trafik kazası neticesinde 3. kişiye verilen zararın, ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi sonrasında, yapılan ödemenin Genel Şartlar gereğince araç sürücüsünün yasal sınırların üzerinde alkollü olarak kazaya neden olduğundan bahisle sigortalıdan rücuen tazmini nedeniyle sigortalı davacı tarafından açılan istirdat davasıdır.<br>\tTrafik sigortacısı,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin Kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Kaza tarihi itibariyle araç maliki ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince, sürücünün ağır kusuru, yeterli ehliyete sahip olmaması veya alkollü olması sonucu zarara neden olunması hallerinde, sigortacının kendi akidine rücu hakkı bulunmaktadır.<br>\tSigortacının rücu edebilmesi için, poliçe tarihi olan 15/05/2014 tarihinde yürürlükte olan eski Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesindeki düzenleme yorumlanmak suretiyle Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.<br>\tSomut olayda, dosya kapsamında bulunan poliçe örneğine göre sigorta sözleşmesinin tarafı davalı olup, sigortalı aracı kullanan sürücünün alkollü ve %25 kusurlu olarak, sigortanın ödemelerine esas kazayı yaptığı, ilk derece mahkemesi tarafından da eski ZMMS Genel Şartları kapsamında “kazanın münhasıran alkolün etkisiyle olup olmadığı” konusunda nörolog, kusur ve hesap bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelmediğinin ve kazada sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan raporun usulüne uygun, denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu olayda sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gereken 9.324,31 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.332,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.992,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04731020358f7a91","SID":"ed8ff51fed8a5d2e"}}