{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/853 <br>KARAR NO\t: 2024/1463<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/345 Esas - 2023/118 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 07/08/2021 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde olduğu sırada sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen kazada araçta yolcu konumunda bulunan davacının Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporu uyarınca %10 oranında sürekli malul kalacak, 1 ay ile süre ile bakıcı ihtiyacı meydana gelecek ve 6 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kalacak şekilde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik tazminatı için 9.000,00-TL, bakıcı gideri için 100,00-TL ve adli tıp masrafı için 1.308,00-TL olmak üzere şimdilik 10.408,00-TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilecek tazminatlara davalı tarafa yapılan başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin dava değerini 421.000,00 TL, geçici bakıcı giderine ilişkin dava değerini 3.477.50 TL olmak üzere dava değerini toplam  433.577.50 TL'ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın kabulüne, 430.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.577,50-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 433.577,50-TL tazminatın davalının temerrüde düştüğü 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; karara esas alınan maluliyet raporunun yürürlükte olan mevzuat itibariyle geçerli olan yönetmeliğe aykırı şekilde tanzim edildiğini, rapor davacının iyileşme süresi tamamlanmadan tanzim edildiğinden maluliyet oranı tespitinin de hatalı olduğunu, nitekim davalı nezdinde tanzim edilen medikal raporda da davacının en erken Ağustos 2022 tarihi sonrası yapılacak muayene ile ayrıntılı ortopedi raporu alınması gerektiğinin belirtildiğini, hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacı kaza tarihinde 5 yaşında olduğundan araç içinde çocuk koltuğu bulunup bulunmadığı ve koruyucu önlemlerin alınıp alınmadığı hususunda da araştırma yapılarak hesaplanan tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacı, anne-babasının gözetiminde olup bakıcı tutulduğunun da ispatlanamadığını, poliçe teminat limiti 430.000,00 TL olduğu halde, kararda bu limitin aşıldığını bildirerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tDava, trafik kazası nedeniyle cismani zarara bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 07.08.2021 tarihinde sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen kazada sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, kaza neticesi araçta yolcu olan davacı küçüğün yaralandığı, aracın kaza tarihini kapsayan şekilde ZMMS poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiği, mahkemece H.Ü.Tıp Fakültesi ATK’dan alınan rapor uyarınca davacının kaza sonucu tibia şaft kırığı niteliğindeki yaralanmasına bağlı oluşan engel oranının %10 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca davacının 07.08.2021 tarihinde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası nedeniyle 657.931,39 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, ancak zararın poliçe limitini aşması nedeniyle davacının, sakatlık teminatından 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, davacının tedavi gideri teminatından 3.577,50 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep edebileceğinin belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre kaza, sürücü annenin sevk ve idaresindeki araçta yolcu olan davacı küçüğün, sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı kazada yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun kaza tespit tutanağındaki belirlemeler ve olayın oluşu ile uyumlu bulunduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...’in kusurlu olduğunun anlaşılmasına, her ne kadar davacı küçük kaza neticesi araçtan fırlamış ise de davacının kaza tarihinde 5 yaşında olması nazara alındığında zararın meydana gelmesinde/artmasında davacıya atfedilebilecek müterafik kusur bulunmadığının anlaşılmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, buna göre H.Ü.Tıp Fakültesi ATK’dan alınan rapor uyarınca, davacıya sağ tibia kırığı teşhisi konulduğu, Özel ... Tıp Merkezine ait 10/08/2021 tarihli Radyoloji Sonuç Raporunda; sağ tibia-fibula iki yönlü grafisinde sağ tibia 1/3 distal diafizinde, oblik-transvers seyirli fraktür izlendiği, H.Ü.Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı’ndaki 21/02/2022 tarihli muayenesinde; hastanın annesi ile yapılan görüşmede, 07/08/2021 tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiklerini, sağ bacağının kırıldığı, ameliyat olmadığı, bacağının yaklaşık 40 gün alçıda kaldığı, kazadan sonra sağ bacağında hafif açılanma olduğu, içe basarak yürüdüğü, yaşı küçük olduğu için zamanla durumunun değişebileceğinin söylendiği bu nedenle müdahale edilmediği, günlük aktivitelerde sıkıntı yaşamadığı ancak ani hareketlerde, hızlı yürüyüşlerde zaman zaman düştüğü, ruhsal olarak etkilenmediğinin belirtildiği, fizik muayenesinde; kısalık ve atrofi olmadığı, eklem hareketlerinin açık olduğu, kas gücünün doğal olduğu, desteksiz mobilize olduğu, yürürken sağ bacağının çok hafif içe bastığının belirlendiği, 21/02/2022 tarihli bilateral baldır grafisinde sağ tibia distalinde yaklaşık 13 derece açılanmaya neden olan eski kırık hattı olduğu, kaza sırasında hastada sağ tibia kırığı meydana geldiği için, hastanın yaşı itibariyle boy uzamasının da devam ettiği göz önüne alındığında nihai olarak bacaklar arasında zamanla uzunluk farkı ortaya çıkabileceği, açılanmanın artabileceği, bu nedenle hastanın boy uzamasının tamamlanmasından sonra (18 yaşından sonra) tekrar başvurması halinde yeniden değerlendirilerek ayrıca rapor düzenlenebileceği, neticeten gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sağ tibia kırığı dikkate alınarak; “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranının %10 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, bu kapsamda davacıda meydana gelen vücut engel oranının sekel halini aldığı, kararın salt davalı tarafça istinaf edilmiş olduğu nazara alındığında raporda geçen ifadeyle; \"hastanın yaşı itibariyle boy uzamasının da devam ettiği göz önüne alındığında nihai olarak bacaklar arasında zamanla uzunluk farkı ortaya çıkabileceği, açılanmanın artabileceği, bu nedenle hastanın boy uzamasının tamamlanmasından sonra (18 yaşından sonra) tekrar başvurması halinde yeniden değerlendirilerek ayrıca rapor düzenlenebileceği\" ibaresi değerlendirildiğinde, davacı küçüğün belirlenen maluliyet oranının azalma ihtimali olmadığı gibi ilerleyen yıllarda 18 yaşından sonra artabileceğinin açıkça belirtilmiş olması karşısında davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin yerinde bulunmadığının anlaşılmasına, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporun yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre düzenlenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, poliçe kapsamında sakatlık ve ölüm teminatı ile tedavi giderleri teminatının ayrı klozlar halinde düzenlenmiş olmasına göre, hükümle teminat limitinin aşılmadığının anlaşılmasına, bakıcı giderlerinin tedavi giderleri klozu kapsamında davalı ... şirketinin sorumluluğunda bulunmasına göre, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davalı tarafından yatırılması gereken 29.617,67 TL istinaf karar ve ilam harcından 7.404,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.213,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,\t\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"736deabaf5a4ea12","SID":"debfb685688de250"}}