{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/425 <br>KARAR NO: 2024/1694<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/06/2021<br>NUMARASI: 2019/684 Esas - 2021/612 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı ...'ın 2016 yılından beri müvekkili şirketin bankacılık, finans, muhasebe ve diğer ara işlerini yapan elemanı olduğunu, davalı ...'ın dava dışı eşi ...'ı müvekkili şirketten habersiz olarak şirkette sigortalı gösterdiğini, şirket hesabına gelen paraları muhasebe elemanları ile birlikte eşinin hesabına aktardığını, şirket adına nakliye işlemleri için yazılan çeklerin 1.100-TL ile 1.600-TL arasında olduğunu, davalı ...'ın  lehtar ve bedel kısmını kendisinin doldurduğu davaya konu 08.10.2019 keşide tarihli 270.000-TL tutarlı çekin davalı ... tarafından çalındığını, ...'ın kayın pederi olan davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, konu ile ilgili İstanbul CBS'nin 2019/171330 sor. sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili şirketin davalı ...'a çek keşide etmesi ve borcunun mümkün olmadığını, diğer davalının davalı ...'ın kayın pederi olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara ... bank 08/10/2019 tarihli ... seri no'lu 270.000-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili; müvekkilinin, eşi ...'ı şirket yetkililerinin işe aldığını, davacı şirketin yüksek miktarlarda çek ödemesi yaptığını, davacı şirketin bir dönem borç altına girdiğini, müvekkili sayesinde işlerinin düzeldiğini, davacı şirketin ödeyemediği maaşlara istinaden davacı şirket yetkililerinin takibe konu çeki müvekkiline teslim ettiğini, çekin davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkili ... ve eşi ...'nın 2014 yılında diğer davalının eşi Muradiye ...'a Antalya İli, Merkez İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel kain ... Kat ... numaralı bağımsız bölümü sattığını, kendi eşinin dairesini satmasından kaynaklı alacaklarını alamayan müvekkillerinin damadı olması hasebiyle bir müddet bu borçları tehir ettiğini, damadına işinin yoluna gitmediği zamanlarda nakdi yardımlarda bulunduğunu, neticeten müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu çekin davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı ...'ın 2016 yılından beri davacı şirketin bankacılık, finans ve muhasebe işleriyle ilgilenmekte olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalının dava konusu edilen çekin davacı şirketin kendisine olan borcuna istinaden verildiğini beyan etmiş ise de bu borcun içeriği hakkında bilgi ve verinin dosyada yer almadığı, davacı şirketin çalışanı ...'ın davacı şirkete ait çeki yanına alarak kayıplara karıştığı, bu çek ve senetleri kötüniyetli olarak kullandığı ve bu hususta kovuşturma dosyasıyla yapılan yargılamada davaya konu olan senedin de şirket kaşesi kullanılarak ... tarafından doldurulup verildiğinin belirlendiği, davacı ile davalılar arasında senede konu bir ticari ilişki bulunmadığı, ciro yoluyla çeke hamil olan davalı ...'nın diğer davalının kayın pederi olduğu, hamilin çekten kaynaklanan şahsi def'ileri bilmediğini ileri süremeyeceği, davacı şirketin bu çeki keşide edip davalı ...’a vermek için bir nedeninin bulunmaması, alacaklı ...’ın söz konusu çeki kendisinin tahsil etmeyerek kayın pederi olan diğer davalı aracılığı ile tahsil etmeye çalışması nedeniyle davalılara borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili; davacının müvekkilinin çalışanı olduğunu belirttiğini, kendilerinin ise çekin işçilik alacakları için verildiğini iddia ettiklerini, bu nedenle davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava konusu çekin müvekkilinin davacıdan olan alacakları için verildiğini, müvekkilinin davacı nezdinde 05/05/2015 - 31/07/2019 tarihleri arasında sigortasız çalıştığını, müvekkilinin davacı şirketin ortaklarından sonra en yetkili eleman olduğunu, net 4500-TL maaş aldığını, ancak maaşlarının büyük bir kısmının ödenmediğini, müvekkilinin aynı zamanda Bodrum şubesindeki işleri de takip ettiğini, 4 yıl boyunca sabah 8'den akşam 23:00'e kadar çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını,çekin ön yüzündeki imza ve yazıların tamamının davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, müvekkilinin çeki kayınpederinden aldığı dairenin parasının ödemek için diğer davalıya ciroladığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, açığa imza iddiasını ispatlayamadığını, dava konusu çekle ilgili bir kovuşturma dosyası bulunmadığını, gerekçeli kararda olmayan ceza davasından bahsedildiğini, müvekkilinin tanıdığı olan ...  isimli kişinin davacı şirket sahipleri ile tanışarak şirkete nakdi ihtiyacı olduğu zamanlarda para verdiğini, müvekkiline ciro edilen çekteki alacakların bir kısmının da bunla ilgili olduğunu, ...tarafından davacı şirketin yetkilisine gönderilen paralara ilişkin banka dekontlarının mahkemece gerekli görülmesi halinde ibraz edilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davalı ...'nın harç eksikliğini ikmal etmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş,inceleme sadece davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ile sınırlı yapılmıştır. Davacı vekili; davalı ...'ın 2016 yılından beri şirketin bankacılık, finans, muhasebe ve diğer işlemlerle birlikte ara işlerini gördüğünü, davalı ...'ın müvekkili şirketten habersiz olarak müvekkili şirket yetkilisinin imzası bulunan  çekin lehtar kısmına kendi ismini yazıp, miktar ve tarih kısmını doldurarak dava konu çeki kayınpederi olan diğer davalıya ciro ettiğini, müvekkili tarafından imzalı çek yaprağının davalı ... tarafından çalındığını, davalının müvekkilinden hiç bir alacaklarının bulunmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık,kambiyo senedinden kaynaklandığından  TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu  ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan çekin şirketin rızası hilafına davalının eline geçtiği ve aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu  iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Diğer taraftan hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Bununla birlikte gerek doktrinde, gerek yargı uygulamasında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). Somut olayda davalı ... tarafından davacı şirkete ait bir kısım işlerin görülmesi hususunda  taraflar arasında ilişki bulunduğu ihtilaf dışı olup, çekin davalı ... tarafından rıza hilafına alınarak doldurulduğu iddiasıyla suç duyurusu üzerine soruşturmanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davalı ..., dava konusu çekin davacı şirketten olan ücret ve işçilik alacakları nedeniyle verildiğini ileri sürmüş, istinaf aşamasında ise davacı şirketten olan alacağının bir kısmının, ...isimli arkadaşının davacı şirkete verdiği borç nedeniyle oluşan alacağın kendisine temlik edilmesinden kaynaklandığını belirtmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı ... davacı şirkette 4.500-TL aylık ücretle çalıştığını iddia etmekte olup, dava konusu çekin tutarı, kendi beyanına göre maaşının 60 katına tekabül etmektedir. Davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin niteliği ve çek tutarı dikkate alındığında çekin elinde bulunma nedeni ile ilgili hayatın olağan akışına aykırı, makul olmayan ve çelişkili beyanlar karşısında davalı ...'ın, kayınpederi olan diğer davalıya ciro ettiği dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 18.443,70-TL istinaf karar harcından yatırılan 4.610,93‬-TL harcın mahsubu ile kalan 13.832,77‬-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 124,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc3393bbf863393f","SID":"3cb0623cd8ee940e"}}