{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1146 \t\t               (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN<br>KARAR NO\t: 2024/1465\t\t            ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/04/2022<br>ESAS NO\t\t: 2021/103 E 2022/276 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/12/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senetteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, imza inkarına yönelik İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davanın eksik Adli Tıp raporuna dayalı olarak haksız olarak red edildiğini, İcra Hukuk Mahkemesi kararlarının kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek senedin ve takibin tüm ferileri ile birlikte iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, İcra Hukuk Mahkemesi kararı nedeniyle hukuki yarar yokluğu ve kesin hükümden davanın reddi gerektiğini, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan raporun usulüne uygun olduğunu, imzaya itiraz davasından yaklaşık 10 yıl sonra iş bu davanın açılmasının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 12/08/2021 tarihli uzmanlık raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna  göre takibe dayanak senet üzerindeki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, senette davalının lehtar, davacının keşideci konumunda olması, lehtarın senetteki imzaların huzurunda atılmasını sağlamadan veya senetteki keşideci imzasının davacı şirket temsilcisine ait olduğunu kontrol etmeden senedi kabul edip takibe koymakta kötüniyet ve ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, İcra Hukuk Mahkemesi kararı nedeniyle hukuki yarar yokluğunda ve kesin hükümden davanın reddi gerektiğini, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, İcra Hukuk Mahkemesinde alınan ATK raporunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini ve davanın reddine dair kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiğini,  mahkemece ATK'dan alınan raporda ise imzanın davacıya ait olmadığının belirtildiğini, raporların içeriklerinin aynı olmasına rağmen sonuçlarının farklı ve çelişkili olduğunu, yeni rapor alınması talebinin kabul edilmeyerek çelişkili rapora göre karar verildiğini, kararda şirket yetkilisinin huzurda imzalarının alındığından bahsedilmiş olsa da huzurda imza alınmadığını, İcra Hukuk Mahkemesindeki imza örnekleri üzerinden inceleme yapıldığını, kötüniyet tazminatı yönünden müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığını, takip konusu alacak  58.000,00 TL  senet alacağı ve 905,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 58.905,75 TL olmasına rağmen mahkemece asıl alacak ve faizlerden oluşan toplam 173.437,19 TL alacak üzerinden tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava tarihindeki kapak hesabı olan 192.786,03 TL üzerinden yargılama gideri, harç ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, takip çıkışı olan 58.905,75 TL üzerinden yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının senede dayalı takip nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2011/535 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 05/08/2011 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 58.000,00 TL asıl alacak, 905,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.905,75 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.  <br>Takibe konu senedin 06/11/2011 keşide tarihli, 28/06/2011 vade tarihli, 58.000,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olarak senette yer aldığı görülmüştür. <br>Gölbaşı İcra Hukuk Mahkemesinin 19/09/2013 Tarih,  2013/77 Esas, 2013/103 Karar sayılı dosyasında, davacının açtığı imza inkarı ile ilgili ATK raporunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın temyiz incelemesinden geçmek suretiyle 18/03/2014 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. <br>Mahkemece Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 12/08/2021 tarihli raporda özetle; inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde ... MİM. İNŞA. DEK.... \" adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzalardaki kalem baskısı ve çizgi kalitesi, imzalardaki dönüş hareketinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki el hareketlerinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde atılı bulunan söz konusu imzaların ...  eli ürünü olmadığı görüşü bildirilmiştir. <br>İtirazlar değerlendirilmek ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi ile Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporlar arasındaki çelişkilerinin giderilerek rapor düzenlenmesi için alınan 13/01/2022 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda özetle; İnceleme konusu bonoda borçlu imzaları ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı hususlarını bildirilmiştir.  \t<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle menfi tespit davası için kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin bulunmamasına, ödeme yapılıncaya kadar menfi tespit davasının açılabilecek olmasına, İcra Hukuk Mahkemelerinin dar yetkili mahkemeler olması nedeniyle kararlarının kesin hüküm oluşturmamasına, devam eden icra takibi nedeniyle davanın açılmasında hukuki yararın bulunmasına, mahkemece Jandarma Kriminal Labaratuvarından alınan raporun İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan raporla çelişmesi üzerine çelişkileri gidermek üzerine alınan ATK Fizik İhtisas Kurulu raporunda imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesine, keşideci olan davalının senetteki lehtar imzasının davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bend dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>Davacı takip nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuş olup takip çıkışı 58.905,75 TL üzerinden kötüniyet tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken nasıl tespit edildiği anlaşılamayan 173.437,19 TL üzerinden kötüniyet tazminatına ve dava tarihindeki kapak hesabına göre  192.786,03 TL alacak üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesine göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/103 Esas, 2022/276 Karar ve  25/04/2022 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın Kabulü ile davacının Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2017/51 sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>\tb)İİK'nun 72/5 maddesi gereğince takip konusu alacağın (58.905,75TL) %20'sine karşılık gelen (11.781,15TL) kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>  c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.023,85 TL harcın peşin ve tamamlama ile alınan 3.292,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 731,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>d)Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 8.457,75 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>e)Davacı tarafından yapılan 189,70 TL yargılama gideri ile 3.292,30 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>f)Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>g)HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, <br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında davalı tarafından yapılan 54,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/11/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.    \t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a18852489736567","SID":"e3274bf5f4a4c672"}}