{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/705 Esas<br>KARAR NO:2024/1954<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:15/02/2022<br>NUMARASI:2018/380 E. - 2022/30 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK nezdinde ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayı ile 08 ve 21 sınıflarda \"...\" esas unsurlu marka tescillerinin sahibi olduğunu, davalının ise 24. sınıfta ev tekstili açısından \"...\" ibareli markaları bulunduğunu, davalı yanın, müvekkilinin 08 ve 21. sınıflarda tescilli markasından doğan haklarını ihlal edecek şekilde bir kullanım içerisinde olduğunun müvekkili tarafından tespit edildiğini, davalı yanın söz konusu kullanımı kendisine ait ... internet sitesinde de sürdürdüğünü, google arama motoruna \"...\" yazıldığında davalının internet sitesinin öne çıktığını, davalının ev tekstilinde faaliyet gösteren bir şirket olmasına rağmen, sürekli olarak müvekkilinin markasının tescilli olduğu züccaciye sektöründe markayı kullanmaya ve tescil ettirmeye çalıştığını, müvekkilinin yıllardır emek ve para harcayarak ayırt edicilik kattığı \"...\" markasına iltibas oluşturacak şekilde taklit edilmesinin müvekkiline büyük zararlar verdiğini iddia ederek, müvekkilinin tescilli \"...\" ibareli markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, ref'ini, davalının ... internet sitesindeki kullanımın durdurulmasını, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, mümkün olmadığı takdirde erişimin engellenmesini, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili 30/11/2021 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 17.214,91 TL ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. <br>KARŞI DAVA:Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin \"...\" ibareli markasının TPMK nezdinde 1984 yılından bu yana tescilli olan bir tanınmış marka olduğunu, aynı şekilde müvekkilinin ... internet sitesi üzerinden aktif bir şekilde e-ticaret hizmeti verdiğini, müvekkilinin uzun yıllardır basiretli bir tacir olarak sektörde hizmet veren ve Türkiye'nin önde gelen sayılı firmalarından biri olduğunu, bu neticede Google'a \"...\" ibaresi yazıldığında müvekkilinin internet sitesinin çıkmasının normal olduğunu, davacı karşı davalı tarafın müvekkilinin zor durumda bırakmak isteyerek reklam yönlendirme yapıyormuş gibi göstermesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin TPMK nezdinde \"...\" esas unsurlu birçok markası bulunduğunu ve tanınmış marka olduğunu, davacı karşı davalı tarafın müvekkili şirkete ait \"...\" markasını taklit ettiğini, markanın tanınmış olmasından fayda elde etmeye çalıştığını, markalar arasındaki iltibası davacı/karşı davalı tarafın yarattığını, asıl kötü niyetli olanın davacı yan olduğunu iddia ederek, asıl davanın reddini, müvekkilinin tescilli markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin men'ini, ref'ini, 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporları ve beyanları ile marka tescilleri birlikte değerlendirildiğinde; \"...\" esas unsurlu markaların yoğun şekilde mutfak eşyaları emtialarında davacı şirket adına tescilli olduğu, aynı ibarenin tekstil emtialarında davalı şirket adına tescilli olduğu, davalı şirket adına olan 35.sınıftaki tescilin mutfak eşyalarını kapsamadığı, buna rağmen davalının kendisine ait ... web sitesinde davacı tarafın \"...\" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan \"... \" ve \"...\" ibarelerini ticari etki yaratacak şekilde  reklam başlığı (etiket) olarak kullanmak suretiyle 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-a maddesinin atfı ile aynı kanunun 7/3-d maddesi kapsamında kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve aynı zamanda TTK'nun 54 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla davacının bu yöne ilişen taleplerinin kabulü gerekmiştir. Davacının tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; yapılan bilirkişi raporuna göre davalının bu kullanımı nedeniyle davacının tazminat seçeneğine göre isteyebileceği maddi tazminat tutarının 17.214,91 TL olduğu anlaşılmakla maddi tazminat talebi bu tutar yönünden kabul edilmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince, davalının bu eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, markanın kullanım biçimi, süresi, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir.Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı karşı davalının grup şirketi olan başka şirkete ait internet sitesinde kendi tescili kapsamında mutfak eşyaları satışı yaptığı, dolayısıyla davalı karşı davacının marka haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin ispatlanamadığı anlaşılmakla karşı davanın reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile;<br>A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının ... web sitesinde davacı tarafın \"...\" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan \"... \" ve \"...\" ibarelerini reklam başlığı (etiket) olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve bu şekilde tecavüzün giderilmesine, bu bağlamda davalının ... internet sitesindeki bu şekilde olan kullanımının kaldırılmasına, Toplam 17.214,91 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, 10.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;Davalının karşı davasının REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı /Karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından devamlı surette “...” ibaresini züccaciye emtialarında yönlendirici kod, .., reklam etiketi şeklinde kullandığını, dava dışında diğer benzer kullanımları için de davalar açıldığını davalı tarafın aleyhine daha önce dava açılmış olmasına rağmen söz konusu eylemlerine son vermeyerek çeşitli şekillerde ihlallerine devam etmesi ve davalı tarafın kötüniyetli bir tutum içerisinde olduğunu, mahkeme kararında aleyhlerine hükmedilen tazminat tutarlarının da caydırıcı olmadığını, manevi tazminat miktarının tayininin hatalı yapıldığını, Yargıtay 11.HD. 2016/8336 E. 2018/1638 K. sayılı 05/03/2018 tarihli kararında açıkça davalının müvekkil markasından doğan hakları ihlal ettiği sonucuna varmış ve kararın kesinleştiğini, davaya konu olan kullanımların benzer olduğunu, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/12 D.iş ve 2021/64 D.iş sayılı dosyaları ile de yine davalı-karşı davacı tarafın benzer kullanımlarda bulunduğunu, mahkeme tarafından hükmedilen 10.000 TL manevi tazminat tutarının da yeterli olmadığını, 30.000 TL manevi tazminat talebinin tümden kabulü gerektiğini, diğer yandan manevi tazminat miktarı tayin edilirken tarafların Sosyo Ekonomik durumunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalı firmanın Ülkemizde büyük grup şirketlerden biri olduğunu, hükmedilen 10.000 TL tazminatın düşük kaldığını ve davalı açısından caydırıcı özelliği bulunmadığını, müvekkilin de devamlı surette benzer şekillerde marka hakkının ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı manevi zararı karşılayacak miktarda olmadığını, yerel mahkemenin asıl dava yönünden kısmen reddi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir Davalı /Karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalının müvekkil şirkete ait ... alan adlı internet sitesinde tescilli markasından doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti için açtığını, uyuşmazlık sürecinde 12.10.2018 tarihli bilirkişi raporu hazırlandığı, bu raporda müvekkil şirket internet sitesi ... alan adlı internet sitesinin güncel arama motoru yönlendirmelerinde gözlemlenen en çok 5 anahtar kelimesi listesi arasında ... mutfak veya züccaciye sektörünü ifade eder şekilde ... sözcüğüyle kurulmuş ibarelere rastlanmadığını, internet kullanıcılarının Google üzerinden ... mutfak kelimesi ile aratma yaptıklarında ... mutfak anahtar kelimesi kelimesi davalı karşı davacı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen davalı yanın reklamlarında ... sisteminde yer alan geniş eşleşme özelliği sayesinde gösterilebileceğini,... hesaplarının incelenmesi için yerinde inceleme yapıldığı ve 'davalı yana ait bilgisayarlar üzerinden farklı e-postalar ile yönetilen ... hesaplarının bulunup bulunmadığı yönüyle ..., ... hesapları üzerinde yapılan incelemede, herhangi bir anahtar kelimede reklam verilmediği, tescilli markaların ve veya benzerlerinin internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimde kullanıldığı'' şekilde tespit yapıldığını, yerel mahkemenin çelişki olduğunu düşündüğü husus, bilirkişi ...'nün raporunda etiket kullanımı olduğunu, bilirkişilerin yerinde inceleme ve teknik incelemeler sonucu anahtar kelime ve yönlendirici kod ve benzeri işaretlerin kullanılmadığına ilişkin tespitleri olduğunu, bir noktadan sonra uyuşmazlık da burada toplandığını, bilirkişilerin bizzat mahkeme huzurunda da alınan beyan ve yaptıkları açıklamalarla anlaşılacağı üzere, müvekkil şirket davacı/karşı davalının asılsız iddialarının aksine haksız rekabet oluşturacak herhangi bir yönlendirici kod, anahtar kelime ya da başlığı kullanmadığını,  görsellerden de anlaşılacağı üzere '... ' ve '...' kelimeleri negatif tam eşleşme olarak ayarlandığını, davacının iddialarının hiçbirinin doğru olmadığını, müvekkil şirketin eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz etmediğini, bilgisayar mühendisi bilirkişi ... de duruşma sırasında anahtar kelime ve etiketin birbirinden farklı şeyler olduğunu, reklam içerisinde geçen etiketin reklamın görülmesi için yeterli olmadığını,  müvekkil şirketin \"...\" sitesinde \"... ...\" ibaresini yalnızca başlık olarak kullandığını, başlığın reklamı öne çıkarmayacağını, anahtar kelime olarak önceden kodlanmadığını, reklamların gösterilmesi için anahtar kelime olarak önceden kodlanması gerektiğini, ancak yerinde inceleme sonucu da bu şekilde bir anahtar kelimeye rastlanılmadığını, aksine negatif tam eşleşme yapıldığının tespit ettiklerini, bu haliyle müvekkil şirketin bilinçli olarak negatif eşleşme yaparak tedbir aldığını, müvekkil şirket markası '...' ibaresi Google arama motorunda aratıldığında, davacının sitesinin ilk sırada çıkmasının sebebinin, davacının ... kelimesini anahtar kelime olarak ayarlanmasından kaynaklı olduğunu,  ... kelimesini ve ....com kelimelerini de müvekkil şirket aksine 'negatif tam eşleşme' olarak yüklemediğini, davacının ... ve ....com kelimesini negatif eşleşme olarak ayarlamamış olması, müvekkil şirket markası ... aramalarında davacının sitesinin üstte görünmesine sebebiyet verdiğini, mahkeme bunun marka hakkına tecavüz etmediği kanaatine vardığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirket hesaplarında yerinde inceleme yapıldığında ne ... Mutfak kelimelerinin ne de ... mutfak eşyaları kelimelerinin yönlendirici kod veya anahtar kelime olarak ayarlanmadığı görüldüğünü, ... kelimesinin negatif tam eşleşme olarak ayarlandığı tespit edildiğini, Google sistemde milyarlarca verinin olduğunu, havuzda ... mutfak yazıldığında müvekkil şirket sitesinin de aramalarda çıkmasının sebebinin, Google'ın kendi algoritmasından kaynaklanan geniş eşleşme sebebiyle olduğunu, incelemeler sonucu müvekkil şirketin buna sebebiyet verecek herhangi bir hukuka aykırı eylemine rastlanmadığı görüldüğünü, rapordan görüleceği üzere müvekkil şirket internet sitesinde tüm ürün satışlarını kapsayan faaliyet karının 17.214,91-TL olduğunu, bu  satışların birim satış karının tespitinin mümkün olmadığını ve müvekkil şirket markasının bir tanınmış marka olmasının satışlarınca ve kazanca etkisinin tespitinin mümkün olmadığını, mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, karşı dava yönünden, davacı karşı davalının ... sistemi kullanarak tac. com aramalarında kendi ... alan adlı internet sitesine yönlendirme yaptığına ilişkin karşı dava açıldığını, İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/146D. İş ve 2018/149K. Sayılı tespit dosyası ile tac com terimleri birlikte arandığında müvekkil şirket sitesi www...com yerine davacı/karşı davalının internet sitesine yönlendirildiği tespit edildiğini, davacı/karşı davalının ... yönlendirmesi ile müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz ettiğini, karşı davanın reddi yönünden, asıl davanın kabulünde olduğu gibi hiçbir gerekçe sunulmadığını, uyuşmazlık sürecinde alınan bilirkişi raporlarında  karşı davalının ''...'' ibaresini negatif anahtar kelime olarak kullanmama yönünden ayarlama yapmadığını, reklamlarını ''...'' anahtar kelimesinde yapılan aramalarda görünmeyecek şekilde ayarlamadığının tespit edildiğini, 08.10.2021 tarihli en son raporda bile karşı dava yönünden yapılan incelemelerde müvekkil şirket markası da davacı/karşı davalı şirket markası da tanınmış marka statüsündeymiş gibi değerlendirmede bulunulduğunu, karşı dava yönünden hataya düşüldüğünü, mahkeme kararının gerekçeli olmadığını belirterek Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/380E. 2022/30 K. Sayılı kararına karşı  istinaf  başvuru taleplerinin kabulü ile, kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davacı karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı-karşı davacı tarafın “... Mutfak” ibaresi reklam etiketi başlığı olarak kullanılarak kendi sitesindeki züccaciye emtialarına yönlendirme yaptığını, davalı-karşı davacı tarafından site içerisinde züccaciye ürünleri ... markalı ürünler olduğunu,  internet ortamında bu ürünler için “...” ibaresini kullanarak züccaciye ürünlerinin ... markalı ürünler olduğu izleniminin oluşturulduğunu, reklam etiketi başlığı olarak ... mutfak kullanılarak arama sonuçlarında en üstte görülmesinin sağlanması olmadığını, davalı- karşı davacının züccaciye ürünleri açısından ... ibaresini herhangi bir şekilde marka olarak kullanmasının müvekkilin markasından doğan hakları ihlal etmesi olduğunu, müvekkilin zücaciye emtialarında 1997 yılından beri ... ibareli tescilli markaları bulunduğunu, ... ibaresi yalnızca davalı-karşı davacı tarafın uhdesinde olan bir marka olmadığını, farklı emtia hizmetlerde ... ibaresinin tescil ettirilmiş olduğunu, tescil ettirdikleri ... ibaresini fiziki ve internet ortamında kullanılmasının yasal hakları olduğunu, davalı-karşı davacı taraf mutfak zücaciye ürünleri açısından “...” ibaresini reklam etiketi olarak kullandığını,  karşı tarafın iddiası müvekkilin zaten tescilli olan züccaciye ürünlerinde kullandığını, ... ibaresinden kaynaklı olarak ... ibaresi arama motoruna yazıldığında müvekkil sitesinin çıkması ihlal olarak nitelendirilmeyeceğini,  müvekkil markasını kendi tescilli olduğu emtialarda kullandığını, davalı karşı davacının iddiası olmadığını, asıl davada davalı karşı davacı kendi markasının tescilli olduğunu, emtiaların sınırlarını aşarak müvekkilin markasının  tescilli olduğu imtialarda markayı kullandığını,  bir başka  marka alanına girerek yasal bir kullanım olmadığını, davalı-karşı davacı tarafın iddialarının aksine manevi tazminatın kısmen reddi kararı hariç verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu,  davalı-karşı davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı/ karşı davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket internet sitesi ... alan adlı internet sitesinde ‘... Mutfak’ ve ‘... Mutfak ürünleri’ ibarelerinin reklam etiketi olarak kullanılıp kullanılmadığını, müvekkil şirket internet sitesinde yukarıda adı geçen ibarelerin anahtar kelime, işaret, yönlendirici kod olarak kullanılmadığı yerel mahkeme hükmünde de geçen ... mutfak ve ... mutfak ürünleri ibarelerinin ‘reklam etiketi’ kullanımının, Google üzerinde yapılan aramalarda müvekkil şirket sitesini üst sıralara çıkarmayacağı, bunun ... sisteminin geniş eşleşmeli aramalarından kaynaklandığını, davacının iddialarının doğru olabilmesi için bu ibarelerin ayrıca yönlendirici kod veya anahtar kelime olarak ayarlanması gerektiğini, müvekkil şirket hesaplarınca da böyle bir ayarlama yapılmadığını,  dolayısıyla hukuka aykırı bir kullanımın da mevcut olmadığını, dosyadaki tüm bilirkişi raporlarında, bilirkişilerin müvekkil şirket hesaplarını incelediğini, yönlendirici kod ve anahtar kelime kullanımlarından neden farklı olduklarına ilişkin ...’in kendi açıklamalarını da içeren detaylıca bir açıklama yapıldığını, reklam başlığı, yönlendirici kod ve anahtar kelimeden tamamen farklı olarak yönetici tarafından verilerin belirli kategorilere ayrılması için ayarlandığını, müvekkil şirket tarafından yapılan harici araştırmalarda da ... mutfak ve ... mutfak eşyaları ibarelerinin ne yönlendirici kod ne anahtar kelime olarak kullanılmadığını, yerel mahkemesinin marka hakkını ihlal, maddi tazminat ve manevi tazminata ilişkin hükümleri hukuka aykırı olup müvekkil şirketin internet sitesinde var olan kullanımlarının marka hakkını ihlal ve haksız rekabet oluşturmadığını, maddi ve manevi tazminata ilişkin hüküm de hukuka aykırı olduğunu, istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulü ile, kararın kaldırılmasını,  asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacının negatif tam eşleşme ayarlaması yapmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davanın konusu, davacı-karşı davalı adına tescilli markadan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve maddi-manevi tazminat, hüküm özetinin ilanı, karşı davanın konusu, davalı-karşı davacı adına tescilli markadan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetin men ve ref'i, maddi-manevi tazminat ve verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-a maddesinin atfı ile aynı kanunun 7/3-d maddesi uyarınca \"işareti kullanan kişinin işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması  hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı  12/10/2018  tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davalıya ait ... isimli internet sitesinin sayfa kodlarında geçen metataglarda “... MUTFAK” ve züccaciye sektörünü ifade eder şekilde \"...\" sözcüğüyle kurulmuş ibarelerin kullanılmadığı tespil edildiği, fakat “ ... aracı üzerinden yapılan teknik analizlerde, davalı tarafından ... reklam uygulamasında “... MUTFAK” ibaresinin kullanılmış olduğu, nitekim “... MUTFAK” ibaresinin davalının ... adlı sitesine ait hesaptan etiket olarak tanımlandığı saptandığı, davalının mutfak, sofra araç ve gereçleri açısından \"...\" esas unsurlu marka tescillerinin sahibi olan davacının markasını reklam olarak kullanması nedeniyle Google arama sonuçlarında en üst sırada yer aldığı ve bu yolla tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiği, bu itibarla, davalının ... reklam uygulamasında kendisine ticari fayda sağlayacak şekildeki işbu kullanımının davacının markasından doğan haklarını ihlal eder nitelikte olduğu\" belirtilmiştir.12/12/2019 tarihli  bilirkişi raporunda özetle; asıl dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; intemet kullanıcılarının Google üzerinde “... MUTFAK” kelimesi ile aratma yapılması neticesinde, aratma yaptıkları “... MUTFAK\" anahtar kelimesinin, davalı-karşı davacı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen, davalı-karşı davacı yanın reklamlarında ... sisteminde yer alan “geniş eşleme” özelliği sayesinde gösterilmiş olabileceği, her ne kadar davalı-karşı davacı yanın karşı dava dilekçesinde dosyaya delil olarak \"... ... Raporu'nu sunmuş olsalar da, anahtar kelime kullanımının ancak; Davalı-karşı davacı “... MUTFAK” kelimelerinde “Tam Eşleme” olarak reklam verip vermediği, Davalı-karşı davacının Gooale Adwords Yönetim panelinden dava konuşu tarihlerde inceleme yapılması durumunda veya Mahkemece ... birimine yazı yazılarak bahsi geçen tarihlerde davalıya ait “...” internet web sitesi için “... mutfak” kelimesinde “...\" metodu kullanılarak reklam verip vermediği sorularak net olarak anlaşıla bilineceği, karşı dava yönünden yapıları inceleme neticesinde; İnternet kullanıcıların Google üzerinde “tac com veya \"...\" kelimesi ile aratma yapılması neticesinde, aratma yaptıkları “... veya \"...” anahtar kelimesi davacı-karşı davalı yanın arama ağı anahtar kellme listesinde olmamasına rağmen, davacı-karşı davalı yanın reklamlarında ... sisteminde yer alan “geniş eşleme” özelliği sayesinde gösterilmiş olabileceği,  marka tescilinden doğan haklar, münhasıran marka sahibine ait olup, marka sahibi 6769 SK md.7'de ayrıntılı bir şekilde sayılan haklarını 3. kişilere karşı ileri sürebilecektir. Bu düzenleme kapsamında md. 7/3.d ye göre; “ İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.\" da marka hakkı sahibinin 3. kişilere karşı ileri sürebileceği haklarından olup, ancak, sonuç kısmında 1.maddede belirtilen eksiklik tamamlandıktan sonra bu konudaki değerlendirme yapılabileceği\" belirtilmiştir. 28/03/2020 tarihli aynı heyete ait bilirkişi EK raporunda özetle;\" davalı - karşı davacı, davalı şirket bilgisayarı üzerinde ... kullanıcı  adı ile açılmış ... kimlik numaralı ... hesabı üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı tarafından dava konusu “... MUTFAK” ibaresinin anahtar kelime olarak kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığı, 24.10.2018 tarihinde ise “... MUTFAK” kelimesinin “negatif tam eşleme” olarak eklenmesi suretiyle davalı yan reklamlarının davaya konu “... MUTFAK” anahtar kelimesinde göstermeyecek şekilde ayarlandığı, davalı yan reklamlarının “... MUTFAK” anahtar kelimesi ile aratılınca, davalı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen görünmesinin, google otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre “alakalı aramalar” olarak değerlendirilerek mümkün olabileceği, <br>davacı - karşı davalı şirket bilgisayarı üzerinde ... kullanıcı adı ile açılmış ... kimlik numaralı Google Adwords hesabı üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı tarafından dava konusu “...” ibaresinin anahtar kelime olarak kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığı, davacı yanın reklamlarının davaya konu “tac com” anahtar kelimesinde göstermeyecek şekilde ayarlamadığı, davalı yan reklamlarının, “...” anahtar kelimesi ile aratılınca, davalı yanın arama ağı anahtar kelime listesinde olmamasına rağmen görünmesinin, Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre “alakalı aramalar” olarak değerlendirilerek mümkün <br>olabileceği, şirket merkezinde kullanılan davalı ve davacı yana ait bilgisayarlar üzerinde farklı e-<br> postalar ile yönetilen ... hesaplarının bulunup bulunmadığı yönüyle inceleme yapıldığı, davacı yana ait bilgisayar üzerinde bulunan ... ve  ... mail adresine tanımlı ... hesaplarında, davacı tarafın  ... sitesi için her hangi bir anahtar kelimede reklam verilmediği, davalı yana ait bilgisayar üzerinde bulunan ... ve ... mail adresine tanımlı ... hesaplarında, davalı tarafın ... sitesi için her hangi bir  anahtar kelimede reklam verilmediği, marka tescilinden doğan haklar, münhasıran marka sahibine ait olup, marka sahibi, 6769 SK md.7'dea ayrıntılı bir şekilde sayılan haklarını 3. kişilere karşı ileri sürebilecektir. Bu düzenleme kapsamında md. 7/3.d'ye göre; “İşareti kullanan kişinin, işaretin  kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması da marka hakkı sahibinin 3. kişilere karşı ileri sürebileceği haklarındandır, tarafların, birbirlerinin tescilli markalarını ve/veya benzerlerini, internet ortamında, ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanmadıkları, ancak Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre “alakalı aramalar” olarak değerlendirilmiş olabileceği ve bu <br>nedenle, sanki taraflarca, kendi web sitelerine yönlendirme yapılmış gibi anlaşıldığı \" belirtilmiştir. <br>Mahkemece, bilirkişi ... raporu ile heyet raporu arasında çelişki bulunduğundan, bilirkişiler duruşmaya davet edilerek dinlenmiş ve bilirkişi heyetine Sınai Mülkiyet Konusunda Uzman Bilirkişi ve Muhasebe Bilirkişisi eklenmek sureti ile oluşturulan heyet tarafından düzenlenen  05/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; asıl dava yönünden, davalı/karşı davacının karşı davasına konu ettiği ... internet sitesinin, davacı/karşı davalının diğer bir şirketine ait olması nedeniyle, ticari defter incelemesi yapılamadığından, maddi tazminat talebi tercihi olan SMK 151/2-a) maddesine göre maddi tazminat miktarının hesap edilemediği, karşı dava yönünden, davalı/karşı davacının dava tarihinden geriye doğru üç yıl içerisinde ...internet sitesinden yapılan satışlarının toplam 76.030 Adet/Set ve KDV hariç toplam 4.808.100,11 TL tutarında olduğu, gelir tablosu verilerine göre hesap edilmiş olan ve tüm satışlarını kapsayan karlılık oranları uygulanmak suretiyle, brüt satış karının 1.303.567,86 TL ve faaliyet karının 331.480,42 TL olarak hesap edildiği,  davalı/karşı davacı vekilinin, karşı dava açısından maddi tazminat isteklerini SMK 151/2-a maddesine; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” dayandırdığını bildirdiği, söz konusu hesaplama yöntemine göre hesaplama yapılmasını talep etmiş olmasına rağmen, karşı davasına konu ettiği ... internet sitesinin, davacı/karşı davalı dışında bir şirkete ait olması ve herhangi bir ticari defter ibraz edilmemiş olması nedeniyle, ticari defter incelemesi yapılamadığından, maddi tazminat talebi tercihi olan SMK 151/2-a) maddesine göre maddi tazminat miktarının hesap edilemediği\"  belirtilmiştir. 08/10/2021 tarihli bilirkişi heyetine ait EK raporda özetle;\" Önceki raporlarda yapılan teknik incelemelerden de anlaşıldığı üzere, taraflar, birbirlerine ait tescilli markaları veya benzerlerini, internet ortamında, ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanmadıklarını, ancak Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre “alakalı aramalar” olarak değerlendirilmiş olabileceği ve bu nedenle, taraflarca, kendi web sitelerine yönlendirme yapılmış gibi anlaşıldığı, mali yönden yeniden yapılan incelemeler sonucunda, asıl dava yönünden, davalı/karşı davacının doğrudan davacı/karşı davalı markasını taşıyan herhangi bir ürün satışı bulunmadığı, davalı/karşı davacının dava tarihinden geriye doğru üç yıl içerisinde davaya konu olan ... internet sitesinden yapılan ve ağırlıklı olarak ev tekstil ürünleri olduğu görülen satışları üzerinden, davacı/karşı davalının tüm satışlarını kapsayan karlılık oranlarına göre, brüt satış karı, 849.614,69 TL ve faaliyet karı 376.578,48 TL olarak hesap edildiği, davalı/karşı davacının dava tarihinden geriye doğru 3 yıl içerisinde davaya konu olan ... internet sitesinden yapılan ve ağırlıklı olarak ev tekstil ürünleri olduğu görülen tüm satışları içerisinde ..., ... ve ... markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği satış toplamı üzerinden, davacı/karşı davalının tüm satışlarını kapsayan ortalama karlılık oranlarına göre, Brüt Satış Karı: 39.766,22 TL ve Faaliyet Karı: 17.214,91 TL olarak hesap edildiği, ancak, yapılan hesaplamalarda her iki tarafa ait satışların birim satış karının tespitinin mümkün olmaması nedeniyle, tüm ürün satışlarını kapsayan karlılık oranları kullanıldığı, ayrıca, davalı/karşı davacı markası da tanınmış marka olup, \"...\" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun satışlarına ve kazanca etkisinin tarafımızca tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle, TBK/50-51 maddeleri gereği maddi tazminat tutarının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, karşı dava yönünden, davalı/karşı davacı yan maddi tazminat miktarının hesap edilmesine ilişkin olarak SMK 151/2-a kapsamında talepte bulunduğunu, davalı/karşı davacının doğrudan davacı/karşı davalı markasını taşıyan herhangi bir ürün satışı bulunmadığını, davalı/karşı davacının12.11.2018 havale tarihli dilekçesinden geriye doğru üç yıllık dönemde, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ... üzerinden yapılan mutfak ürünleri satışından elde ettiği satış toplamının davalı/karşı davacının gelir tablosu verilerine göre hesap edilmiş olan ve tüm satışlarını kapsayan karlılık oranları uygulanmak suretiyle hesaplanan Brüt Satış Karı: 845.691,39 TL ve Faaliyet Karı: 201.438,82 TL olarak hesap edildiğini, ancak, yapılan hesaplamalarda her iki tarafa ait birim satış karının tespitinin mümkün olmaması nedeniyle, tüm ürün satışlarını kapsayan karlılık oranları kullanıldığı, ayrıca,davacı/karşı davalı markası da tanınmış marka olup, \"...\" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun satışlarına ve kazanca etkisinin heyetçe tespitinin mümkün olmadığını, bu nedenle, TBK/50-51 maddeleri gereği maddi tazminat tutarının takdirinin Mahkemeye ait olduğu\" belirtilmiştir. Asıl dava ve karşı davanın konusu marka hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesidir.Somut olayda, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece alınan 08/10/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, mahkemece alınan 12/10/2018 tarihli ilk raporda,  ... MUTFAK ibaresi ile yapılan aramada, ... aracı üzerinde ... adlı siteye ait hesaptan etiket olarak tanımlandığı tespitine yer verilmişse de, bu tespitin yerinde olmadığı, aramada davalı internet  sitesinin görünmesinin Google otomatikleştirilmiş reklam algoritması tarafından anahtar kelime geniş eşleşme politikasına göre “alakalı aramalar” olarak değerlendirilmiş olabileceği ve bu nedenle, taraflarca, kendi web sitelerine yönlendirme yapılmış gibi anlaşıldığının beyan edildiği, kaldı ki davalının 24/10/2018 tarihinde \"... mutfak\" ve \"...\" ibarelerini negatif tam eşleme olarak eklediği, bu ibareye reklam verilip verilmediğinin, Google arama motoruna bu ibarelerin yazılarak arama yaptırılması neticesinde tespit edilemeyeceği, dosya kapsamında alınan raporlardan tarafların, birbirlerine ait tescilli markaları veya benzerlerini, internet ortamında, ticari etki yaratacak içimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullandıklarının tespit edilemediğinin anlaşıldığı,  asıl dava ve karşı dava yönünden her iki tarafın da karşılıklı olarak birbirinin markasına tecavüz ettiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece asıl dava dava ve karşı davanın reddine karar verilemesi gerekir iken, yazılı gerekçe ile asıl davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl dava ve karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı-karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı-Karşı davacı  vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,3-Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 15/02/2022 tarih, 2018/380 E. 2022/30 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-Asıl Dava ve Karşı Davanın Reddine 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğinc asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin alınan 683,10 TL'nin mahsubu ile, fazlaya ilişkin olan 255,5‬0 TL'nin davacı- karşı davalı tarafa talebi ve isteği halinde iadesine, 5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar harcından, peşin alınan 683,10 TL'nin mahsubu  ile, fazlaya ilişkin olan 255,5‬0 TL'nin davalı- karşı davacı tarafa talebi ve isteği halinde iadesine,5/c-Davacı-karşı davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına, 5/ç-Davalı- karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, giderlerin üzerinde bırakılmasına, 5/d-Asıl davada; reddine karar verilen markaya tecavüz ve  haksız rekabete yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan tahsiliyle davalı- karşı davacıya verilmesine,-Asıl davada; reddine karar verilen maddi tazminata yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 17.214,91 TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan tahsiliyle davalı- karşı davacıya verilmesine,-Asıl davada; reddine karar verilen manevi tazminata yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 30.000TL vekalet ücretinin davacı- karşı davalıdan tahsiliyle davalı- karşı davacıya verilmesine, 5/e-Karşı  davada; markaya tecavüz ve  haksız rekabete yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsiliyle davalı- karşı davacıya  verilmesine,-Karşı davada; reddine karar verilen maddi tazminata yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 10.000 TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan tahsiliyle davacı- karşı davalıya verilmesine,-Karşı davada; reddine karar verilen manevi tazminata yönelik dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre 30.000TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan tahsiliyle davacı- karşı davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL  harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı-karşı davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/c-İstinaf yargılaması için davacı-karşı davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100,9‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 321,6‬0 TL'nin davacı- karşı davalıdan tahsiliyle davalı-karşı davacıya verilmesine, 6/ç-Davacı-karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff93391191327098","SID":"aee0b53b61d37780"}}