{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/497 Esas<br>KARAR NO: 2024/1866<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/12/2022<br>NUMARASI: 2020/39 Esas, 2022/212 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>DAVA TARİHİ: 31/01/2020<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı  ... ya da Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin, İsviçre merkezli, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olup, belirli aralıklarla yapılan Olimpiyat Oyunlarını (...) organize ettiğini, davacının, faaliyetlerini ve özellikle düzenlemiş olduğu Olimpiyat Oyunlarını tanıtmak için www...org adlı kendi internet sitesini işlettiğini, Türkiye'yi davacı kuruluş nezdinde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü çatısı altında yapılanmış olan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin (TMOK) temsil ettiğini, davacının \"...\" markasının Türkçe karşılıkları olan \"...\" ve \"...\" markalarının koruma markası olarak da davacıya bağlı ülkemizdeki yerel kuruluş olan TMOK adına tescilli olarak korunduğunu, davacının \"...\" markası ile bunun Türkçe karşılıkları olan \"...\" ve \"...\" markalarının hem Türk Patent ve Marka Kurumu, hem yerel mahkemeler ve hem de Yargıtay tarafından verilmiş olan birçok kararda dünyaca meşhur markalar olarak kabul edildiğini, Türk Patent'in de davacının \"...\" ve \"...\" markalarının meşhur markalar olduğuna hükmettiği birçok kararı bulunduğunu, davacının \"...\" markasının diğer mallar yanında O1, 02 ve 03. sınıf malları üzerinde tescil için Türkiye'de marka tescil başvurusunda bulunduğunu, Türk Patent nezdinde ... numarasıyla işlem görmekte olan bu başvurunun, birçok ülkeye de yönlendirilmiş olan ... numaralı uluslararası marka tescilinin Türkiye ayağını oluşturduğunu, davacının bu marka başvurusunun, bu davaya konu markanın varlığı nedeni ile kısmen reddedildiğini, davaya konu markanın 01, 02 ve 03. sınıflardaki malların tamamı kopyala-yapıştır yöntemi ile dahil edilerek tescil edilmiş bir marka olduğunu, tescilden sonra tescil kapsamındaki bazı mallar 17. sınıfa kaydırıldığı için bugün itibari ile 17. sınıfa dahil malları da içerdiğini, tescil kapsamındaki bu malların birbirleri ile hiçbir alakası bulunmayan ve aynı kişi / firma tarafından  sunulması mümkün olmayan çok geniş yelpazedeki farklı sektörlere ait mallar olduğunu,  davaya konu markanın kullanılmadığını beyan ederek, Türk Patent nezdinde davalı adına ... numarasıyla tescilli \"...\" ibareli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde tescil kapsamında bulunan tüm hizmetler yönünden iptaline ve Türk Patent markalar sicilinden terkinine, dava konusu markanın yargılama sürecinde el değiştirmesi halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ve HMK 390/ll uyarınca davacının haklarının korunması bakımından zorunluluk olduğundan, davaya konu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde dava kesin kararla sonuçlanıncaya kadar ve tedbirin niteliği gereği takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve verilen kararın dava konusu markanın sicil kaydına şerh konulmak üzere Türk Patent ve Marka Kurumu'na bildirilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tescil ettirmiş olduğu ve tescil işlemleri devam eden toplamda 57 farklı markası ile deodorant ve antiperspirant, parfüm, erkek bakım, ev bakım, haşere kontrol, oda spreyleri- havalandırıcılar, oto bakım, saç şekillendirici ve renklendiriciler, CE Belgeli medikal ürünlerin üretimini ve satışını gerçekleştirdiğini, davalı şirketin faaliyet alanı ile ilgili olarak \"...\" ibareli markasını da aktif olarak kullandığını, \"...\" markasının sektöründe ve tüketici nezdinde bilinirliğini, güvenini sağladığını, \"...\" markasının web sitesinde, faturalarda, kataloglarda uzun yıllardır kullanıldığını ve markaya maddi ve manevi ciddi yatırımlar yapılarak tanınmışlık ve güvenilirliği sağladığını, davalının \"...\" markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 01, 02, 03, 17. sınıflar yönünden tescil ettirdiğini, dilekçe ekinde sunulan Marka Yenileme Belgesinden de görüleceği üzere, davalı şirkete ait markanın tescilinin 03.04.2011 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile yenilendiğini, \"...\" markasının davalı şirket tarafından 03.04.2001 tarihinde tescil edilmiş olup, bu tarihten itibaren aktif olarak tescil edildiği sınıflarda kullanıldığını, davacı tarafın spor etkinlikleri düzenlemekte olup, davalı şirketin faaliyet alanı ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, davacının yapmış olduğu başvuru neticesinde tüketici nezdinde karıştırma ihtimali meydana geleceğinden doktrinde kabul gören karıştırma ihtimali gözetilerek TÜRKPATENT tarafından davacının başvurusunun kısmen reddine karar verilmesinin yerinde bir karar olduğunu savunarak, haksız ve hukuka aykırı olarak tesis edilmiş olan tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını, taleplerinin yerinde görülmemesi halinde teminata bağlanmasını, haksız ve usüle aykırı davanın reddine, Yargılama giderlerinin ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarihli 2020/39 E. - 2022/212 K.  sayılı kararıyla; \"...Dosya içerisine alınan  bilirkişi raporları, kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; Dava davalı adına tescilli ...  numaralı ... markasının kullanılmama sebebiyle tescilli olduğu tüm hizmetler yönünden iptaline ilişkin olduğu davacı tarafından olimpiyat oyunlarını organize eden komite olduklarını olimpiyat ... + içiçe geçmiş 5 halka olimpiyat oyunları simgesi) markanın  sahibi oldukları,  davacı markasının dünyaca tanınmış marka olduğunu, ... markasının tescili için ... numarası ile tescil başvurusunda bulundukları fakat davalının davaya konu ...  numaralı markasının varlığı nedeniyle başvurularının kısmen reddine karar verildiği, bu sebeple davalının davaya konu ... numaralı markasının kullanılmaması sebebiyle iptalini talep ettiği, davalı cevap dilekçesi ile markanın kullanıldığını belirterek davanın reddini talep ettiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, dava kullanılmama sebebiyle iptal davası olup, iptal davalarında ispat yükü genel kuralın aksine marka sahibi davalıda olup davalı tüm delillerini sunduktan sonra mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetince sunulan 13/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı markasının 3. Sınıfa ait çamaşırda, bulaşıkta her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler ile cilalar bakımından kullanıldığı diğer sınıflar bakımından kullanım olmadığının belirtildiği, itiraz üzerine dosyaya sektör bilirkişisi de eklenerek aynı heyetten 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporu aldırıldığı bilirkişi raporunda kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, mahkememizce aldırılan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise davalının markasının kullanmadığı yönünde görüş bildirildiği,  mahkememizce itiraz üzerine aldırılan aynı heyetteki ek rapor aldırıldığı ek raporda davalı şirketin 03. Sınıfta bulunan cilalar: deri eşyalar için cilalar, madeni eşyalar için cilalar, ahşap eşyalar için cilalar, zeminler için cilalar ve çamaşırda, bulaşıkta ve her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler emtialarında kullanıldığı bu emtialar dışında kullanım olmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, dava 6769 Sayılı kanunun 9 ve 26. Maddeleri uyarınca kullanılmaması sebebiyle iptaline ilişkin olup, 6769 Sayılı SMK' nun 9. Maddesinde \"tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi bir biçimde kullanılmayan ya da kullanıma 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir\" denilmek suretiyle markanın hangi hallerde iptal edileceği belirtilmiş olup, buna göre ispat yükü üzerinde olan davalı şirketçe kullanıma ilişkin sunulan deliller konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince sunulan her iki raporda da her dört raporda da davalının markasının cilalar ve cilalar emtiaları ile bağlı emtialarda kullandığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi heyetinin konusunda uzman marka, bilişim, mali müşavir ve sektör bilirkişisinden oluştuğu, kullanımın kullanım olup olmadığının özellikle emtialar bakımından uzmanlık gerektiren hususlardan olduğu bu yönüyle de mahkememizce de bilirkişi heyetinin görüşü ile bağlı kalındığı, her ne kadar davacı tarafça davalı markasının tescilli olduğu bütün sınıflarda kullanılmadığı iddia edilmiş ise de bilirkişi heyetine göre, cilalar ve bağlı emtialarda kullanım olduğu hususunun tespit edildiği, buna göre de davaya konu ... numaralı ... markasının 01,02,03, ve 17. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu ve yukarıda belirtilen emtialar dışında herhangi bir kullanıma rastlanılmadığı anlaşıldığından, kullanım tespit edilen  \"cilalar: deri eşyalar için cilalar; madeni eşyalar için cilalar; ahşap eşyalar için cilalar; zeminler için cilalar ve çamaşırda, bulaşıkta her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler\" dışında kalan sınıf ve emtialar bakımından 6769 Sayılı SMK' nun 9. Maddesi uyarınca kullanım tespit edilemediğinden, kısmen iptali ile  karar verilerek davanın kısmen kabulü ile  aşağıdaki  şekilde; -Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, davalı adına tescilli ... numaralı markanın tescil kapsamında bulunan \"cilalar: deri eşyalar için cilalar; madeni eşyalar için cilalar; ahşap eşyalar için cilalar; zeminler için cilalar ve çamaşırda, bulaşıkta her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler\" dışında kalan emtialar bakımından markanın kısmen iptaline\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece iki ayrı heyetten dört ayrı rapor alındığını, ilk heyetin düzenlediği kök ve ek raporda marka kullanımlarıyla ilgili değerlendirmelerin her bir mal için ayrı ayrı yapılmadığını,  raporların SMK'nun 26 ve 9. maddeleri ile Yargıtay içtihatları ile ortaya konulan kriterleri karşılamadığını, İkinci heyetin ise 17/01/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda, usulüne uygun bir inceleme ve değerlendirme yaptıklarını ve markanın tescilli olduğu hiçbir mal ve hizmet için ciddi şekilde kullanılmadığı, iptal koşullarının oluştuğuna dair görüş bildirdiklerini,  Davalının itirazı üzerine alınan 24/05/2022 tarihli ek raporda ise, yine yasa ve içtihatlara uygun bir değerlendirme yapılmadığını ve 03. Sınıfta \"Cilalar: Deri eşyalar için cilalar, madeni eşyalar için cilalar, ahşap eşyalar için cilalar, zeminler için cilalar...\" ve \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler.\" dışında kalan emtialarda ciddi kullanımın olmadığına dair görüş bildirildiğini, yapılan değerlendirmenin ciddi kullanım müessesesine aykırı bir değerlendirme olduğunu,  Davalı tarafça sunulan delillerin markanın ciddi kullanıldığını ispatlamak için yeterli olmadığını, davalının dava dışı ... San. Ltd. Şirketi'ne düzenlediği faturaların incelendiğini ve kök raporda bu faturaların ciddi kullanım olarak kabul edilmediğini,Hükme esas alınan raporda ise, markanın bazı emtiada ciddi kullanıldığına dair görüş bildirilmişse de, incelenen faturalarla ... San. Ltd. Şirketi'ne verilen ürünlerin bu şirket tarafından ihraç edildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığını, davalının beyanına göre değerlendirme yapıldığını, Davalı şirket nezdinde yapılan bilirkişi incelemesine davacı vekillerinin çağrılmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, inceleme sırasındaki sözlü beyanların delil niteliğinin bulunmadığını,  Markanın ciddi kullanıldığı iddia edilen ürünlerin herkes tarafından, her zaman kullanılan ürünler oldukları, bu nedenle birkaç fatura ile ciddi kullanımın varlığının kabul edilemeyeceğini, Davalı tarafından fatura düzenlenen ...San. Ltd. Şirketi ile davalı şirketin adresinin ve ortaklarının aynı olduğunu, bu nedenle bu malların piyasaya çıktıklarının kabul edilemeyeceğini, davalı tarafından başka hiç bir firmaya satış yapılmadığını, Müvekkilinin marka başvurularının reddedilmesinden sonra davalı ile bu konuda görüşmeler yaptıklarını, davalının markayla ilgili oldukça yüksek bir bedel talep ettiğini, bu teklifin kabul edilmemesi üzerine bu görüşmelerden sonra kullanım ispatı için sunduğu fatura ve internet içeriklerini oluşturduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli, 2020/39 Esas, 2022/212 Karar sayılı kısmi ret kararının istinaf sebepleri doğrultusunda kaldırılarak davanın kabulüne ya da hükmün aleyhe kısmı yönünde bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkili şirketin faaliyet alanının, markasının tescilli olduğu sınıflar ile birebir uyumlu olduğunu, müvekkilinin markasının kullanımına halihazırda devam ettiğini, Dosya kapsamındaki delillerinin bilirkişiler tarafından yeterince değerlendirilmeksizin markanın kısmen iptaline dair hüküm tesis edildiğini, Örneğin \"...\" markalı ürünler için alınan güvenlik sertifikaları, 2014-2015-2016-2017-2020 tarihli faturalar, farklı yıllara ait yurtiçi ve yurtdışı fuarlarda ihracat amaçlı olarak kullanılmak üzere hazırlanmış broşür ve kataloglar, ürünün reklam görseli ile markanın ciddi şekilde kullanıldığının ispat edildiğini,Türk Patent ve Marka Kurumu'nun davacının markasının karıştırılma ihtimali nedeniyle kısmen reddine dair kararının Mahkemece değerlendirilmediğini, Alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile hazırlandıklarını ve Sınai Mülkiyet Kanunun kapsamında herhangi bir değerlendirme içermediklerini, Davacı tarafın müvekkilinin markasının iptalini istediği alanlarda herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, Müvekkili şirketin satış oranının ciddi kullanıma dair kıstas oluşturmayacağını, Müvekkili tarafından markanın aktif şekilde kullanıldığının ispat edildiğini, Markanın tescil edildiği sınıfların tümünde sıralanan ürün gruplarında satışının gerekmediğini, önemli olanın, müvekkilinin markasına ait \"...\" markasının huzurdaki dava açılmadan evvel beş yıllık süreç içerisinde ticari piyasaya sürümünün gerçekleştirilip, gerçekleştirilmediği olduğunu,  Haksız ve koşulları bulunmayan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, yerel mahkemece tesis edilen haksız ve usule aykırı kararın istinaf gerekçeleri gözetilerek kaldırılmasına, haksız ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız v eusule aykırı davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 03/04/2001 başvuru, 17/06/2002 tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" markasının 01, 02, 03 ve 17. Sınıflarda davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan  13/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait markaların dava açılış tarihinden geçmişe dönük olarak 5 yıl boyunca yapılan kullanımlarını, davalının sunduğu deliller, mali yönden ve web sitesi üzerinden incelendiğinde davalının \"...\" markasını yalnızca 3. sınıfa ait \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler ile cilalar\" bakımından kullandığı,  ciddi biçimde kullanma açısından ispat yükü davalıda olmakla, yukarıda belirtilen emtialar dışında kullanıma yönelik sunulan bir delil olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.  İlk derece mahkemesince alınan 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait markaların dava açılış tarihinden geçmişe dönük olarak 5 yıl boyunca yapılan kullanımlarını, davalının sunduğu deliller, mali yönden ve web sitesi üzerinden incelendiğinde davalının \"...\" markasını yalnızca 3. sınıfa ait \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler ile cilalar\" bakımından kullandığı, ciddi biçimde kullanma açısından ispat yükü davalıda olmakla yukarıda belirtilen emtialar dışında kullanıma yönelik sunulan bir delil olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin, \"...\" markasını, ... numaralı tescil kapsamındaki emtianın tamamı açısından dava tarihinden önceki 5 sene içinde pazar payı oluşturacak ve tüketici nezdinde akıllarda kalarak talep oluşturacak şekilde, yani ciddi biçimde kullanmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere iptali koşullarının mevcut olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı şirketin, \"...\" markasını, ... numaralı tescil kapsamındaki emtiadan 03. sınıfta bulunan \"Cilalar: Deri eşyalar için cilalar; madeni eşyalar için cilalar; ahşap eşyalar için cilalar, zeminler için cilalar..\" ve \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler.\" dışında kalan emtiada ciddi biçimde kullanmadığı, sözkonusu markanın 1 ve 2. sınıfta yer alan tüm emtia ile 3. sınıfta yer alan \"Cilalar: Deri eşyalar için cilalar; madeni eşyalar için cilalar; ahşap eşyalar için cilalar, zeminler için cilalar..\" ve \"Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler.\" dışında kalan emtia açısından takdiri mahkemeye ait olmak üzere iptali koşullarının mevcut olduğuna dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava; davalı adına tescilli ...  numaralı “...”  markasının kullanmama nedeniyle iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; bilirkişiler tarafından davalı tarafça dosyaya sunulan tüm delillerin incelendiği, eksik incelemenin söz konusu olmadığı, markanın kullanımına ilişkin bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerin çelişkili olmadığı, davacının marka tescil başvurularının işbu davaya konu marka nedeniyle kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, dava açabilmesi için markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerle ilgili ticari faaliyette bulunmasının gerekli olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının \"...\" markalı ürünlerin Türkiye’de satışını yapmadığı, yalnızca 2015-2017 yılları arasında dava dışı ... San. Ltd. Şirketi’ne fatura karşılığı satıldığına dair kayıtlarının mevcut olduğu, bilirkişi raporunda bahsi geçen ve adına fatura tanzim edilen şirketin davalı firma ile aynı adreste faaliyet gösterdiği, ortaklarının ve yetkilisinin davalı şirketle aynı olduğunun tespit edildiği, bu nedenle aralarında bağlantı bulunduğu, bu şirketin davalı şirketten satın aldığı iddia edilen ürünleri yurtdışına ihraç ettiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, kaldı ki davalı şirketin toplam cirosuna göre satış oranının, markanın kullanıldığı iddia edilen, evlerde kullanılabilen cila ve temizlik ürünlerinin tüketim alışkanlıklarına göre oldukça az olduğu, dava konusu marka ile yapılan ürün satış miktarları ve bedelinin markanın ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımına delil teşkil etmediği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının ... numaralı \"...\" markasının tescilli olduğu tüm sınıflar için kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli, 2020/39 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜNE,  Davalının 2001 05940 numaralı \"...\"  markasının tescilli olduğu tüm sınıflar için kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 214,90 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.323,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)Davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)Davalı vekilinin istinaf talebi reddedildiğinden, alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 20,00 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 512,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7aa0d2ddbbab6739","SID":"ace43bcc363a24f6"}}