{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1596 - 2024/1783<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1596 <br>KARAR NO\t: 2024/1783<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/350 E.  -  2022/191 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 tarih ve 2021/350 E. - 2022/191 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Yatak Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/47112, 2006/02176, 2016/80647, 2018/20032, 2006/02280 sayılı ve \"... ... ... şekil\" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı Şirketin 019/134250 sayılı ve \"şekil+...\" ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının birçok ulusal gazete, televizyon, dergi ve radyo kanallarını bünyesinde barındıran Türkiye'nin önde gelen medya kuruluşlarından biri olduğunu, dava konusu eden markada geçen “...” ibaresinin davacının tescilli ve tanınmış “...” markasıyla iltibas yaratacak biçimde birebir aynı olduğunu, söz konusu ibarenin dava konusu edilen markada tek başına esas unsur olarak kullanıldığını, tarafların marka işaretlerinin benzer olduğunun davalı Kurumun da kabulünde olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden markalar arasında emtia benzerliği koşulunun da gerçekleştiğini, davacının “...” markasının tanınmışlığı nazara alındığında bu markanın farklı bir sektörde başkaları tarafından kullanılması halinde markanın sulandırılması sonucunun ortaya çıkacağını, dava konusu edilen markanın kötü niyetli olarak , haksız rekabet saikiyle tescil edilmek istendiğini ileri sürerek ... YİDK'ın 2021-M-6308 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/134250 sayılı ve  \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>  Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, davalının uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresini kılavuz unsur olarak ihtiva eden ticaret unvanının ilk defa 1983 yılında tescil edildiğini, davalının iştigal alanı ile uyumlu emtialarda tescilli “...” markalarının bulunduğunu,  tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, nitekim ... nezdinde tescilli 331 tane “...” ibareli markanın bulunduğunu, taraf markalarının birlikte bulundukları 30 yıl boyunca karıştırılmamış olmasının davacının iddialarının aksini kanıtladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  davacının markaları ile dava konusu markanın “...” ibaresini ortak olarak ihtiva etmeleri nedeniyle  görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının markasında kullanılmış olan horoz figürünün yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,  tarafların markaları arasında emtia benzerliği de bulunduğundan, iltibas koşullarının oluştuğu, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRK PATENT YİDK'nun 2021-M-6308 sayılı kararının iptaline, 2019/134250 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı ... vekili, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 10.20 ve 24. sınıf mallar ile mahkeme davacının 2016/80647 ve 2018/20032 sayılı markası kapsamında anılan malların satışına özgü 35. sınıf hizmetlerin benzer olduğunun kabul edildiğini, ancak bu değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen mal ve hizmetler arasında benzerlik olduğu kabul edilse dahi düşük derecede bu benzerliğin iltibasa neden olabilmesi için marka işaretleri arasında çok yüksek bir benzerlik bulunmasının gerektiğini, ancak davacının emtia benzerliğinin gerçekleştiği kabul edilen markaları ile dava konusu başvuru arasında yüksek düzeyde bir benzerlik bulunmadığını, davacının markalarının zayıf marka niteliğinde olduğunu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>                Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gibi emtia benzerliği şartının da gerçekleşmediğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da emtia benzerliği bulunmadığının kabul edildiğini, buna rağmen mahkemece aksi kanaatle karar verilmesinin yerinde olmadığını, uyuşmazlık konusu \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, davalı Kurum nezdinde \"...\" ibresini taşıyan 331 adet markanın bulunduğunu, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını 1983 yılından beri kendi faaliyet alanında yoğun biçimde kullandığını ve tanıttığını, \"...\" ibareli tescilli bir çok markasının bulunduğunu, tarafların markalarının çok uzun yıllardan bu yana  aynı anda ve yan yana kullanılıyor olması karşısında müvekkilinin lehine bir yararın doğmasının ve davacının itibarının zarara görmesinin söz konusu olmayacağını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü<br> istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı Şirketin 2019/134250 sayılı ve \"şekil+...\" ibareli başvurusuna, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verilmesi üzerine, davacı taraf bahsi geçen YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece de dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket, gerek davalı Kurum nezdindeki itiraza karşı görüşünde gerekse de davaya cevap dilekçesinde dava konusu başvuruyu oluşturan \"...\" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek, müktesep hak savunmasında bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa davalı Şirketin bu iddiasının doğru olması halinde,  davacı markalarının davalı Şirketin marka tesciline engel olmayacağı açıktır. <br>Bu itibarla, mahkemece davalı Şirketin müktesep hak savunması değerlendirilmek suretiyle somut uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halini oluşturduğundan davalı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı Şirket vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere<br>\t1-Davalı ... Yatak Sanayi ve Ticaret A.Ş.  vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/06/2022 gün ve 2021/350 E. - 2022/191 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA;<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3- Davalı Şirket vekilinin sair, davalı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2024     <br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39638e4e6a692406","SID":"fe1bba27b1dd1ff8"}}