{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/747 <br>KARAR NO: 2024/1721<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI: 2021/206 Esas - 2022/77 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında \"Süreli Gazlı ve Gazsız Ürün Enerji İçeceği Hariç Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi\" bulunduğunu, davalının sözleşme süresi içinde ürünleri müvekkilinden düzenli satın almak suretiyle, işlettiği satış noktasında  müşteri talebini karşılayacak şekilde bulundurmayı, satmayı ve tanıtımını kabul etmesine rağmen 30/01/2020 tarihinden sonra ürün alımını bıraktığını, sözleşmenin 10. maddesinde davalının sözleşme ve eklerine uymaması halinde, müvekkilinin önceden uyarıda bulunmadan sözleşmeyi tek yanlı feshebileceği ve 22.833-TL cezai şart talep edebileceğinin düzenlendiğini, davalıya gönderilen 19/01/2021 tarihli ihtarnameyle akde aykırılığın giderilmesi, aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş sayılacağı ile tüm ödeme ve iskontolarla birlikte 22.833-TL cezai şartın ödenmesinin istenildiğini, ancak aykırılığın giderilmediğini ve ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle 21.923,43-TL cezai şart alacağı ile 289,95-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 22.213,38-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında 16/09/2019 başlangıç tarihli, 15/09/2021 sona erme tarihli Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi imzaladıklarını, davacıdan en son 30/01/2020 tarihinde ürün alındığını, satış noktasında ürünler tükenmeden pandemi ilan edildiğini, 11/03/2020 tarihinden itibaren işletmelerin kapanması veya kısıtlanması sürecine girildiğini,  uzun süre  yeterli  satış  yapamadıklarını, faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini,  sözleşme öncesi aldıkları ürünler ile sözleşme sonrası aldıkları ürünlerin aynı fiyatlarla satılmasının sözleşmeye aykırı olduğunu sözlü olarak belirttiklerini, bu dönemden sonra davacının tedarik yapmadığını, ürünlerin konulduğu soğutucuyu aldığını, satış yapmayacağını bildirerek  sözleşmeyi fiili olarak feshettiğini ancak bir yıl sonrasında fesih için ihtarname gönderdiğini, davalının kusurlu olarak sözleşmeye aykırı davrandığından cezai şart istemeyeceğini, cezai şartın müvekkilinin ekonomik mahvına sebep olacağını ve alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini  istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının sözleşme kapsamında 30/01/2020 tarihinden sonra ürün satın almadığı, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmenin 10. maddesinde belirlenen 22.833-TL cezai şart talep edilebileceği ve cezai şart miktarının davalının mahvına sebep olmayacak miktarda olduğundan indirime gidilmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptali ile asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, sözleşmede müvekkilinin gazlı ürünleri hangi sıklıkta ve miktarda temin edeceğinin belirsiz olduğunu, pandemi nedeniyle 11/03/2020  tarihinden itibaren işletmenin ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, davacının da  ürün tedarikini durdurduğunu, işletmedeki soğutucuyu  geri alarak sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini ve ürün tedarik etmediğini, sözleşmeyi fiilen feshedenin davacı olup 1 yıl sonra cezai şart istemesinin kötüniyetli olduğunu,  cezai şartın geçerli olmadığını; 19/01/2021 tarihli ihtarla sözleşmenin ifası istenerek aksi halde sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin bildirildiğini, cezai şartın saklı tutulmadığını, TBK 179'a dayanarak seçimlik hak kullanılarak ifa istenildiğinden cezai şart talebinin yerinde olmadığını ve alacağın likit olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, direkt satış noktası sözleşmesine aykırılıktan bahisle cezai şart bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 02/10/2019 tarihli Bayilik ve 24 ay süreli Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşmenin başlangıç tarihinin 16/09/2019 ve sona erme tarihinin 15/09/2021 olduğu, davalının sözleşme süresince davacı ürünleri davacıdan satın alıp satmayı taahhüt ettiği, asgari alım taahhüdünün bulunmadığı ve 30/01/2020 tarihinden sonra ürün alınmadığı belirlenmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde, \"İşletmeci, bu sözleşme ve oluşmuşsa eklerinde yer alan yükümlülüklerinden herhangi birine uymaması halinde, Şirketin ve/veya Bayi’nin önceden kendisine uyarıda bulunması, önel tanıması, hüküm alması veya başkaca bir merasim uygulaması asla gerekmeksizin hem iş bu sözleşmeyi tek yanlı olarak feshetmekte (bozmakta) serbest ve yetkili olacaklarını ve hem de 22.833-TL tutarını cezai şart olarak Şirkete ve/veya Bayi’ye derhal ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı, 30/01/2020 tarihinden sonra ürün alımının durduğunu, 19/01/2021 tarihli ihtarnameye rağmen aykırılığın giderilmediğini ileri sürerek, cezai şart bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı,  yurt genelinde 11/03/2020 tarihinde başlayan Covid-19 Pandemisi nedeniyle ticari hayatın durduğunu, davacının verdiği buzdolabını geri alarak sözleşmeyi  fiilen feshetmesine rağmen bir yıl sonra ihtarname çekmesinin kötüniyetli olduğunu ve ürün tedarikini davacının durdurduğunu savunmuştur. Davacı tarafından keşide edilen 19/01/2021 tarihli ihtarnamede 30/01/2020 tarihinden bu yana ürün alınmadığı ayrıca işletmede akde aykırı olarak farklı marka gazsız ürün satışının gerçekleştiği belirtilerek,  tebliğden itibaren 3 gün içinde aykırılığın giderilmesi aksi taktirde sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş sayılacağı, sözleşme kapsamındaki ödeme ve iskontolar ile 22.833-TL cezai şartın ödenmesi gerekeceği bildirilmiştir. Dünyada ilk defa 2019 yılı Aralık ayında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11/03/2020 tarihi itibariyle pandemi olarak ilan edilen, ülkemizde ise 2020 yılı Mart ayından itibaren görülen Covid-19 virüsünün yayılmasının önlenmesi amacıyla Ülkemizde bir kısım yasal düzenlemeler yapıldığı gibi, Cumhurbaşkanlığı Kararları ve İçişleri Bakanlığı genelgeleri ile de halka açık istirahat yerleri ile eğlence mekanları kısmen veya tamamın kapatılmış, sokağa çıkma yasağı konulmuştur. Salgın hastalığa bağlı idari yasak ve tedbirler zaman içinde hafifletilse de, tedbirlerin büyük bir bölümü 01/07/2021 tarihine kadar devam etmiştir. Bu salgından doğrudan veya alınan idari tedbirler nedeniyle dolaylı olarak belli faaliyetlerin icra edildiği ticari işletmeler de olumsuz olarak etkilenmiştir. Buna bağlı olarak salgın döneminde yapılan kanuni düzenlemelerde de Covid-19 salgın hastalığı olağanüstü durum (mücbir sebep) sayılmıştır. Somut olayda, taraflarca sözleşmenin akdedilmesinden 2 ay kadar sonra alınan Dünyanın çeşitli ülkelerinde başlayan DSÖ tarafından 13 ocak 2020 tarihinde Çin'den sonra Tayland'da çıkan vakayı açıkladığı tarihten sonra nihayetinde 11.3.2020 tarihinde ilan edilen pandemi nedeniyle ülkemizde alınan  idari kararlar ile kafe ve restoranlar kapatılmış ve sokağa çıkma yasakları uygulanmıştır. Davalının 31/01/2020 tarihinde alım yaptığı belirlenmiş  olup, pandemi yasaklarının devreye girdiği tarihten evvel alınan ürünler bitmeden pandemi ilan edildiği savunulmuştur. Davacının keşide ettiği ihtarname yasak ve kısıtlamaların Mart ayı ve sonrasında ise de, mücbir sebep niteliğindeki pandemi yasakları nedeniyle davalı bakımından düzenli alım taahhüdünün yerine getirilmesinin imkansız hale geldiği sabittir. Bu nedenle, davalının alımları durdurmasının mücbir sebepten kaynaklandığının kabulü ile cezai şart talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.Ceza koşulunun istenip istenemeyeceği, geçerli olup olmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir.Yerleşik yargı uygulamasında da cezai şart alacağının likit olmadığı kabul edilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde kararlaştırılan cezai şart maktu bir tutar olsa da, yargılamayı gerektiren bu istek nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının pandeminin ilanından  önce 31.01.2020 tarihinde  son alımı yaptığı, pandemi  ilanından önce de olumsuz etkilerin görülmeye başladığı, sosyal hayatı etkilediği dikkate alınarak cezai şarta dayanak gösterilen alımların durdurulmasının mücbir sebebe dayandığının kabulü gerektiği davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/206 Esas - 2022/77 Karar sayılı 09/02/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın reddine\" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 268,28-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‬159,32‬-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 22.213,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya ödenmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Davalı tarafından yatırılan 379,35-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 61-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1e18b25f539c30b","SID":"a8ecc865c4d48c22"}}