{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1209 <br>KARAR NO: 2024/1507<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/05/2018<br>NUMARASI: 2015/301Esas - 2018/439 Karar<br>DAVA: Hisse devrinin tesbiti ve tescili <br>BİRLEŞEN İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİNİN<br>(İLK  DERECE SIFATIYLA) 2022/4 ESAS SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Hisse devrinin tesbiti ve tescili <br>BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAH. 2015/335 E. SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Pay Devrinin Hükümsüzlüğünün Tespiti ile İptali<br>BİRLEŞEN İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAH. 2015/356 E. SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2024<br>Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. H.D tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>ASIL DAVA: Davacı vekili; 06/12/2012 tarihi itibariyle davalı şirkette ... ve çocuklarının %48,96, ... ve çocuklarının %48,96, ...'un %2,08  pay sahibi olduğunu, bu tarihte her iki ortağın kardeşleri ...'a kendi paylarından 0,96 pay vermeyi kararlaştırdıkları, toplam 1.92 payın karşılığı 312.000-TL'nin davacı tarafından davalı ...'e verildiği ve ...'in şirket hesaplarına intikal ettirdiği, buna göre pay durumlarını %48+48+ 4  halini aldığı, şirketi her iki kardeş münferiden temsil ve ilzam etmekte iken 16/12/2013 tarihinde her üç ortağın şirket merkezinde toplanarak %4 payı ... ve ...'a devretmesine karar aldıklarını, bu halde paylar eşit olacağından münferit yetki uygulamasından vazgeçerek müşterek imzaları ile temsil ve ilzama karar alındığı, yapılan anlaşma gereği olarak davalı ...'in 16/12/2013 tarihinde şirket YK.na dilekçe vererek \"%2 hissenin %1'ini ...'ye devrediyorum\" şeklinde beyanda bulunduğunu, bunun sebebinin davalı ...'in hisselerinin %2 olduğunu hatırlaması olduğunu, bunun üzerine davalı ...'in %4'ün yarısı %2'si şeklinde beyanını düzelttiği ve şirketin devri halinde çıkabilecek masraflar  hususunda avukatından görüş istendiğini, daha sonra davalı ...'in %4 payının %3'lük kısmını ...'un oğlu ...'e bağışladığı bilgisine ulaşıldığını, payların bedelinin davacı tarafından karşılanması, ancak ...'in parayı davacıya iade etmemesi, daha sonra davalı ...'in payının her iki paydaşa eşit olarak devretmesine karar alınması ve devir belgesinde hissenin %2'sinin %1'ini ifadesini kullanması ve akabinde müşterek imzaya geçilmesi nedeniyle davalı ...'in %4 hissenin yarısını ...'a devrettiğinin anlaşılması gerektiğini, %2 hissenin davacıya devir işleminin yapılmasına ve pay defterine işlenmesine, %4 payın ...'e devredilen %3'lük kısmının %1'lik hissenin iptaline ve davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: 1- Davalı ... vekili; şirketin 16/12/2013 tarihine kadar münferit imza ile temsil edildiğini, şirketin durumunun kötüye gitmesi nedeniyle bu tarihte müşterek imzaya geçilmesine karar verildiğini, davacının bu toplantıdan önce müvekkiline gelerek; %4'lük hissenin %2'lik kısmının kendisine satılması şartıyla bu toplantıya katılıp karara imza atacağını, aksi takdirde toplantıya katılmayacağını beyan ettiğini, kardeşler arasında tartışma yaşanmaması için %2 payın sadece %1'lik kısmının kendisine satabileceğini, beyan ettiğini ve bu belgeyi toplantı öncesinde müvekkiline imzalattırdığını, pay bedellerini müvekkiline ödemediğini, daha sonra müvekkilinin bu belgenin iadesini istediyse de davacının yırttığını söylediğini,  davacının %2'lik paya talip olması üzerine davalı ...'in vekili olarak kendisine müracaat ettiğini, vergi hesaplaması yapıldığını, 28/01/2014 tarihli e- posta mesajında  davacının satın almak istediği 1.300 adet payın satın alınması halinde hangi maliyete katlanması gerektiğini araştırdığını, eğer 16/12/2013 tarihinde hisseleri zaten satın almış ise daha sonraki tarihli e posta mesajında görüş bildirim hususu neyle ilgili olduğunun düşünülmesi gerektiğini, şirket YK.nun 24/01/2015 tarihinde toplanarak şirketin gayri faal duruma getirilmesi hususunda karar alındığını, bu toplantıda davacının pay devrine ilişki hiçbir beyanda bulunmadığını, ihtilaf üzerine davacının keşide ettiği 28/01/2014 tarihli ihtarnamenin incelenmesinde de; davalı ...'in 2.600 pay sahibi olduğunu  açıkça ifade ettiğini, eğer 16/12/2013 tarihinde bu payları devralmış olsaydı %1 karşılığı  650 pay ilavesi suretiyle 24.350 adet payı olduğunu, hatta %2 karşılığı 1.300 pay ilavesi suretiyle 25.000 pay sahibi olduğunu ifade etmesi gerektiğini, ...'un şikayeti  üzerine davacı karakolda verdiği ifadesinde; müvekkiline kendisine vermeyi taahhüt ettiği %2'lik hisseyi ona vermediği şeklinde beyanda bulunduğunu, %2'lik payların ...'e ait olduğunun İstanbul 7. Aile Mahkemesi'nin 2014/151 Değişik iş sayılı dosyasına açılan davada ikrar ettiğini, yine 09/06/2014 tarihinde açılan davada da; ...'in %4 hissesi olduğunu ikrar ettiğini, bu belge ile satın aldığını ileri sürdüğü %1'lik payı aslında hiçbir zaman almadığını, bu paya ilişkin olarak hiçbir bedel ödemediğini, daha sonra bu belgeyi yırttığını söylediyse de %2'lik kısmının %4, %1'lik kısmı da %2 olarak değiştirdiğini,  üzerinde el ile düzeltmeler yaptığı belgeye istinaden anlamsız yorumlar yaparak dava açtığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı şirket vekili; ... tarafından 16/12/2013 tarihinde davacıya devrettiği ileri sürülen paylar konusunda şirket YK na bilgi verilmediği ve bu konuda ilk kez 16/12/2015 tarihinde davacının hak iddiasında bulunduğunu, davacının ibraz ettiği belgenin üzerine elle yapılan düzeltmeler nedeniyle kabul görmediğini, hissedarlar arasındaki ihtilafın yasal yollarla çözülmesi gerektiğini,  davanın yönetim kurulu kararından önce açılmış olması nedeniyle şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili;  şirketin 16/12/2013  tarihinde toplanarak şirketin temsil ve ilzamı hususunda müşterek imzaya geçilmesi hususunda davalıyı ikna edebilmek için %4 hissesinden %2'yi talep etmesi nedeniyle %2 payından sadece %1'lik kısmını satabileceğini beyan ettiğini, %1'lik payı almaya ikna olan davacının bu paydan sadece %1'lik kısmının devredildiğine dair hazırlattığı yazıyı toplantı öncesinde ...'e imzalattığını ve toplantıya girdiğini, ancak davalının ödeme sözünü verdiği pay bedellerini ödemediğini, %2'lik  paya sahip olması nedeniyle doğabilecek vergilerin hesaplanarak ...'ye 28/01/2014 tarihinde gönderildiğini, eğer daha evvel hisseleri devraldıysa bu araştırmayı neden yaptığını, açılan davalarda ...'in 2600 payı olduğunu kabul ettiğini,  davalının üzerinde tahrifat yaptığı ve hükümsüz hale gelen belge ile şirket paylarını ele geçirmesinin  mümkün olmadığını beyan ederek 16/12/2013 tarihli pay devri belgesinin hükümsüz olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 6. ATM'nin 2015/336 sayılı dosyasında;  davacı ...; şirket paydaşı ...'un asıl dosyada davacı ...'a şirketin %1 hissesini devrettiğinin iddia edildiğini, ana sözleşmenin 11. maddesinde hisse senetlerinin devrinin düzenlendiğini, hisselerin sermaye arttımı ve sair senetlerle iktisabı veya el değiştirmesi bahse konu olduğunda durumun evvela hemen ödenmiş hisse senedi iktisabına hak kazanan A serisi maliklerine bildirileceğini, müracaat edenler arasında iktisabına hak kazandıkları ödenmiş hisse senedi miktarı esas tutulmak suretiyle  tevdi ve tevzi edileceğini, A grubu hisse sahibi davacı ...'ın imtiyazlı paya sahip olduğunu, TTK'nın 478. maddesi uyarınca davacıya \"Öneriye muhatap olma hakkı verdiğini, bu rüçhan hakkının şirkette payını satmak isteyen paydaşların paylar öncelikli olarak şirketin A grubu hissedarlarına önermesi ve bu hissedarların hisseleri satın almadan öncelikli olma hakkına sahip olduğunu, müvekkili ...'ın 20/02/2015 tarihinde haberdar olduğunu, iş bu pay devrine karşı esas sözleşmede belirtilen süre içerisinde ihtirazi kayıt koyduğu ve bu paylara aynı şekilde talip olduğunu ihtarında bildirdiğini, davacının da pay devralan ...'nin de A grubu hissedar olması nedeniyle davacının satılarak devredilen payların en azından yarısını alma hakkına haiz olduğunu, %1 payın devrine ilişkin  belgenin iptali ile pay devrinin hükümsüzlüğünü, belgenin hüküm ifade etmesi halinde de devre konu payların en az  yarısının A grubu imtiyaz pay sahibi müvekkili adına\" tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; \"anonim şirkette sermayenin paylara bölündüğü, bunların nama ve hamile yazılı olabileceği, pay defterinden takip edildiği, payların devredilebilir nitelikte olup pay devrinin nama veya yazılı olmasına veya hisse senedine bağlanmış olmasına ya da ilmühaberden çıkarılmasına göre farklılık arz ettiği, pay sahibi sıfatının kazanılması için öncelikle geçerli bir devir bulunması gerektiği, yazılı paylar yönünden devrin zilyetlik ile gerçekleştiği, ilmuhabere bağlı payların ise ve pay defterinden takip edilen payların yazılı bir alacak temliğine bağlı olduğu, pay defterine kayıt ile değil geçerli bir devir sözleşmesi ile kazanıldığı, esas  sözleşmenin 8. maddesinde hisse senetlerinin hamile yazılacağı şekilde bir düzenleme olduğu, bu durumda davacının bu belge dışında  davalıya pay devri  karşılığında yapılan  bir ödeme veya dayanağın olması gerektiği, yeterli olmadığı, ...'un geçerli bir pay devri bulunması halinde ön alım hakkının incelenebileceği, ...'un açtığı davada ise, pay bedelinin karşılığının ödenip ödenmediği yer alan diğer belgelerden eklenerek açılan her 3 davanın da geçerliliğinin iddia ve itirazların  tartışılması için oluşturulan karar için bir bedel bulunmadığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki ve çekişmeleri gösterir kayıtlar ile asıl davaya konu  devredilmiş gerçek bir pay devri olmadığı, bağış yönünden ise iptali istemi artık yönetim kurulu toplantısında pay defterine işlendiği, irade sakatlığından bahsedilemeyeceği, ön alım hakkının şirketi devri talepleri bağlayacağı, davacı tarafından dava dosyalarına verilen beyanlardan eldeki belgenin tarihinden daha sonraki tarihlerde davalı ...'in 2.600 payı bulunduğunu kabul ettiği, bu nedenle davacı ... yönünden devrin gerçekleşmediği yolunda  ikrarları bulunduğu,  gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların  reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Birleşen dava davacısı ... vekili; davanın reddi kararına karşı itirazları olmasa da birleşen 2015/336 esas sayılı dosyada bu kararda aleyhlerine 13.150-TL davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yüksek olduğu, davacının talepleri nedeniyle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, maktu ücret takdirine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Asıl dava davalısı-birleşen dava davacısı ...; ...'un %4 lük payının %1'lik kısmının kendisine devri için çok büyük baskı yaptığını, müvekkili hakkında dava açılması üzerine huzurdaki davayı ...'un pay devri talebi üzerine zorunlu kaldığından açtığını, ...'un davasının reddedilmesi durumunda mahkemenin birleşen davada konusuz kalan dava hakkında hüküm kurmaya yer olmadığına karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı kararın davanın reddi ile hükmün değiştirilerek  davanın konusuz kaldığından bir karar verilmesine yer olmadığına bu durumda masraf ve avukatlık  ücretinin değiştirilerek kararın onanmasına, baskı nedeniyle bu dava açmak zorunda kaldığından hükmolunan avukatlık ücretinin hükümden çıkartılmasına, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3- Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili; belgenin içeriğinden \"... Gıda A.Ş'de bulunan %2 hissenin %1 ini ...'a nominal değerinde devir ediyorum, gerekli kararı alarak pay defterine işlenmesini talep ediyorum\" alacağın temliği bakımından kanunda öngörülen yazılı temlik sözleşmesi beyanı geçerli bulunduğu, temlik beyanının yazılı şekilde yapılması gerekli ve yeterli olduğundan ayrıca temerrüt edenin kabulüne ihtiyaç olmadığı, bu sebeple tahrifat yapıldığı iddiasının devir sözleşmesini hükümsüz hale getirmediği, %4 hissenin %2 sinin davacıya devredildiğini kabulü gerektiği, ...'un %3 oranındaki payını ...'e bağışlamasının hukuken geçerli olmadığını, bağışlama tarihinde ...'un mülkiyetinde bulunan 1.300 adet hisse bakımından geçerli olabileceği, bu sebeple kendisinin olmayan bir hisseyi bağışlayamayacağı gözetilerek %2'lik hissenin davacı ... adına pay defterine tesciline, kararın kaldırılarak davanın kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE VE SÜREÇ: Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde 2018/2517 esas, 2020/20 karar sayılı 16.1.2020 tarihli karar ile \" ...Davaya konu davalı anonim  şirket hisselerinin bedeli ödenmiş çıplak pay olduğu, senet veya ilmühabere bağlanmadığı yapılan bilirkişi incelemesi ve tarafların kabulünden anlaşılmaktadır. Senede bağlanmamış çıplak payın devrinin alacağın temliği hükümlerine tabii olduğu hususu yargı uygulamasında genel olarak kabul görmüştür. Alacağın temliğine ilişkin TBK'nun 184/1 maddesinde alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına bağlanmıştır. TBK'nun 14/1.maddesinde ise yazılı şekilde yapılması öngörülen sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunması zorunludur.Davacı tarafça hisse devir sözleşmesi olduğu ileri sürülen ... A.Ş. yönetim kuruluna hitaben yazılmış olan 16.12.2013 tarihli belge de ...'un ... A.Ş.'deki %2 hissesinden %1'ini nominal değer üzerinden ...'a devrettiği, payların adına yazılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalı ...'un 16/12/2013 tarihi itibariyle davalı şirkette %4 oranında hissesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Davalı ... devre dayanak olarak davacı ... tarafından gösterilen 16/12/2013 tarihli belgedeki imzayı ikrar etmektedir. Davalı ... bu belgeyi şirket yönetiminde münferit imza hususunda karar alınabilmesini temin etmek ve esasen %4 hissenin %2 hissesine davacının talip olması nedeniyle %1 hissenin devri amacıyla imzalayıp davacıya verdiğini kabul etmektedir. ... tarafından ... Gıda A.Ş. Yönetim Kuruluna başlıklı belgenin incelenmesinde ... Gıda.. A.Ş.'de bulunan %2 hissenin %1'ini ...'a (TC No:) Nominal değerinde devir ettiği gerekli kararın  alınarak  pay defterine işlenmesini talep ettiği yazılıdır. Düzenlenen bir sözleşme üzerinde tahrifat yapılması sözleşmenin bütünüyle geçersiz  sayılmasını gerektirmez. Tahrifat yapılan kısımları geçersiz sayılır. HMK 207-(1) Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğini ve anlamına  etkili olacak nitelikte görülürse senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir. %1 hissenin devrine ilişkin irade beyanı her iki tarafın kabulünde olduğu, ancak el ile düzeltilen kısımlar davalı ... tarafından itiraza uğradığından davalı ...'in %4 hissesinin %1'ini davacıya devir ettiği anlaşılmakla,  yönetim kurulunun bu devrin pay defterine tescili talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı ...'in halen üzerinde bulunan %1 hissesinin davalı adına olan hissesinin iptali ile davacı adına tesciline\" karar verilmiştir. Birleşen İstanbul 6. ATM'nin 2015/336 esas sayılı dosyasında;  davacı ... vekili tarafından davanın reddine ilişkin karar esası yönünden istinaf edilmemiş ise de; aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedeniyle hükmü istinaf etmiştir. Dava değeri gösterilerek nispi harca tabii bir dava açılmış olup; davanın reddine ilişkin hüküm kesinleştiğinden dava değeri üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Yazılı nedenlerle birleşen dosya davacı vekili ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... tarafından İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dosyasında açılan hisse devri sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ile iptali talepli davanın da asıl dava reddedildiğinden konusuz kaldığından bahisle hüküm istinaf edilmiş ise de; davacı dava değeri göstererek elde ki davayı açmış olup birleşen dava ile belgenin hükümsüzlüğü ileri sürüldüğünden nispi harca tabii bir davadır. Hisse devrinin tescili talebinden sonra açılmıştır. Asıl dava da savunma olarak ileri sürülebilecek hisse devri sözleşmesinin hükümsüzlüğüne ilişkin davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. HMK 114(1)-h gereği hukuki yarar dava şartıdır. Mahkemece geçerli bir hisse devri olup olmadığı öncelikle incelenecek olduğundan bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir eksiklik bulunmadığından davalı ...'in istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm verilmek suretiyle re'sen incelenmesi gereken dava şartına ilişkin bir eksiklik olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ...'un hisse devri nedeniyle hisselerin adına tescili talebi maktu harçla açılmış ve harç tamamlanmadan davaya bakıldığı anlaşılmakla Dairemizce bu eksiklik giderilmiş, davacı tarafça davaya konu %2 hissenin nominal değeri üzerinden eksik harç tamamlanmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı ...'un \"%2 payın adına kayıt ve tescili talepleri yerinde değil ise de; ... adına kayıtlı bulunan %1 hisseyi iktisap ettiğinden davalı ... adına kayıtlı bulunan %1 hissenin davacı ... adına kayıt ve tesciline, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına, asıl ve birleşen davada yeniden karar verilerek, hükmün bütünlüğü sağlanmak üzere, kesinleşen kısımlar tekrar edilmek suretiyle asıl davada davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, kesinleşen ... tarafından açılan  birleşen davanın reddine ilişkin kararın tekrarına\"  karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili, davacı-birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı davada davalı ... vekili ile asıl davada davalı-birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı davada davacı ... vekili tarafından temyizi üzerine; Yargıtay 11.HD'nin 26/01/2022 Tarih 2020/1368 esas, 2022/662 karar sayılı ilamı ile karar sayılı ilamı ile; \"1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince “1-...davalı ... adına kayıtlı bulunan davalı şirketteki %1 paya tekabül eden 650 hissenin davacı ...'a devredildiğinin tespiti ile davalı şirket pay defterinde davacı adına kayıt ve tesciline” yönelik esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, asıl davada dava konusu paylardan davanın kabulüne ilişkin %1 paya yönelik davalılar vekillerinin ve birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dosyasında taraf vekillerinin tüm temyiz istemlerinin reddine, 2- Asıl davada reddedilen %1 paya yönelik olarak Dairemizce yapılan incelemede ise; davacı, davalı ...’un şirkette bulunan %4 hissesinin yarısı olan %2 hissesinin davacıya devri ile şirket pay defterine işlenmesini, davalı ...’un dava dışı ...’a bağışladığı %3'lük kısmından %1’lik kısmının iptalini istemiştir. Davacının, hem davalı ...’in %2 hissesinin davacıya devri ile pay defterine kaydedilmesi, hem de 22.01.2015 tarihli 1.950 adet payını şirket ortaklarından dava dışı ...’a bağışlamasına ilişkin işlemin iptali istemi gözetildiğinde verilecek karar davada taraf olmayan ...’un da hukukunu etkileyeceğinden, hukuku etkilenecek ortak işbu davada taraf olarak yer almaksızın, uyuşmazlığın sonuçlandırılıp bir karar verilmesi mümkün değildir. Dava, eksik hasımla açılmıştır. Bu itibarla mahkemece, davacı tarafa, hukuku etkilenecek olan ... hakkında dava açmak üzere mehil verilip, belirtilen dava ikame edildikten ve işbu dava dosyası ile birleştirilerek usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak değerlendirme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın eksik hasımla görülüp işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre asıl davada davacı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.\" denilerek bozulmuş, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Yargıtay ilamının yukarıda yazılı 1 nolu bendi ile  davanın kabul edilen kısmına ilişkin temyiz itirazları red edilmek suretiyle hisse  devri senedinin geçerli bulunduğu  davalı ...'e ait 1 payın davacıya devir edildiği hususu kesinleşmiştir. Bozma ilamı gereği davalı ...'e ait iken hakkında dava açılan ... aleyhinde (Dairemizin ilk derece esasında) dava açılması sağlanmış, eldeki bu dava ile birleştirilmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının fotokopi belge ile ilgili talebini şirkete  ilk kez 20.2.2015 tarihinde bildirdiğini, %4 payın ...'a ait olduğunu resmi makamlar uyarınca defalarca tekrarlandığını, bu durumda ... tarafından yapılan bağışın geçersiz olduğundan söz edilemeyeceğini, bahse konu yazıyı imzaladığını ikrar ettiği için Yargıtay'ın %1 lik payın mülkiyetinin ...'a geçtiğine karar verdiğini, yoksa ... tarafından ispatlanan bir dava olmadığını, bu yazıyı hazırlayıp ...'un önüne koyanın bizzat davacı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Yargıtay bozma ilamına konu Dairemiz kararında; Davacı ... her ne kadar ...'in hisselerini %2 olarak hatırladığını bu sebeple %2 olarak düzenlenen devir beyanının %4 olarak anlaşılması gerektiğini ileri sürmekte ise de bu iddiayı doğrulayan davacının iddialarından başka bir delil dosyada bulunmaktadır. Aksine davalı ... taraflar arasında ki oy eşitliğini sağlayacak hisseleri daima üzerinde bulunduran kişi olduğundan hisse miktarını hatırlamaması nedeniyle %2 ibaresinin %4 olarak anlaşılması gerektiğine ilişkin iddianın dinlenebilirliği yoktur. %2 hisse davacı lehine oy eşitliğinin bozulmaması için gereklidir. Ancak %2 hissenin %1 hissesi devredilmek üzere sözleşme imzalandığı davalı ...'in kabulündedir. O halde belgenin tahrif edilen kısımları dikkate alınmasa da davalı ... %1 hisseyi devretmek üzere bu belgeyi imzaladığını kabul ettiğinden %1 hissenin davacı ...'ye geçerli bir devir sözleşmesiyle devredildiğinin kabulü gerekmektedir. Bedelin ödenip ödenmediği bu davanın konusu değildir. Sözleşme de nominal değer üzerinden devredileceği yazılıdır. Davalı ... hisse devir bedellerinin ödenmediğini ileri sürmekte ise de bu konuda dava açmasına engel olmayıp, davacı ...  de davalı ...'e gönderilen 312.000-TL bedelin davalıya bu amaçla ödendiğini ileri sürmektedir.\" davada taraf olmayan ... payı için gerekçe bozma ilamı çerçevesinde yeniden değerlendirilmek gerekmiştir.Düzenlenen bir sözleşme üzerinde tahrifat yapılması sözleşmenin bütünüyle geçersiz  sayılmasını gerektirmez. Tahrifat yapılan kısımları geçersiz sayılır. HMK 207-(1) Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğini ve anlamına  etkili olacak nitelikte görülürse senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir. %1 ... hissesinin devrine ilişkin irade beyanı her iki tarafın kabulünde olduğu, ancak el ile düzeltilen kısımlar davalı ... tarafından itiraza uğradığından belgenin ne şekilde yorumlanacağı önemlidir. Sözleşmelerin yorumunu düzenleyen TBK md.19 hükmüne göre, “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır”. Davalı ... tarafından davalı ...'e bağışlanan %1 hisse bakımından yeniden yapılan inceleme neticesinde; \"16.12.2013 tarihli belge de ...'un ... A.Ş.'deki %2 hissesinden %1'ini nominal değer üzerinden ...'a devrettiği\" yazılı bulunduğu ancak devir tarihinde ... %4 hisseye sahiptir. Eğer ...'in iradesi hissesinin yarısını değil üzerinde %1 hissesini devir etmek olsaydı %2 hissenin %1 ini değil ,%4 hissenin %1 ini demesi gerekirdi. Şirketin kuruluşundan itibaren tarafların hisselerinin eşit olması da bu yorumu desteklemektedir. Bozma kararından evvel davanın kısmen kabulüne karar verilmesi aşamasında Dairemizce verilen belgenin yorumunun, yorumda hata teşkil ettiğini kabul ile taraflar bakımından usulü kazanılmış hak teşkil etmeyen bu hatanın düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.\" denilerek davalı ... ile davalı ...'in bir hisseleri olmak üzere iki hissenin davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., ..., ... AŞ vekillerinin temyizi üzerine; Yargıtay 11. HD. nin 2023/1931 Esas, 2024/4162 Karar, 21.05.2024 tarihli ilamı ile; \"... Gıda San. Tic. A.Ş vekili, ... vekili ve ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.12.2013 tarihli belgenin yorumundan kaynaklanmaktadır. Asıl davada davalı ...'un aşamalarda kabul ettiği ve evvelce yapılan bozma ilamı ile usulü müktesep haline geldiği üzere davalı ... %1 hissesini davacıya devretmek istemektedir. Ancak davacının iddiası anılan belgedeki oranların hatalı olarak yazıldığı, davalı ...'in esas iradesinin toplamda %2 hissesini davacıya devretmek yönünde olduğudur. Ne var ki, dosya içindeki bilgi ve belgeler  davacının bu iddiasını destekler nitelikte değildir. Anılan belgenin üzerinde yapılan rakam değişikliklerini ise davalı ... kabul etmemektedir. O halde, Mahkemece davalı ... hisselerinden %1 lik kısmın davacıya verilmesi ile kalan kısım bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.\" denilerek kararımız bozulmuş, usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyularak davalı ... adına olan 1 payın davacı adına tesciline, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; asıl davanın kısmen kabulüne, Dairemiz esasında açılıp birleştirilen davanın pay devri bakımından reddine, diğer birleşen davalara ilişkin hükümler kesinleştiğinden hükmün bütünlüğünün bozulmaması için hükümde tekrar edilmiştir.Yargıtay bozma ilamına uyularak yeniden hüküm verildiğinden Yargıtay HGK nun 2021/96 esas 2021/205 karar sayılı, 4.3.2021 tarihli ilamı gereği taraflar yararına istinaf duruşma vekalet ücreti takdir edilmemiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun Birleşen İstanbul 6.ATM'nin 2015/356 esas sayılı dosyası yönünden HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl davada davacı ... vekili ile Birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/301 Esas 2018/439 Karar sayılı 14/05/2018 tarihli kararın asıl dava ve birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dosyasında verilen kararların HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, \"1.a- Asıl davanın kısmen kabulü ile davalı ... Gıda San. Tic. A.Ş'deki ... adına kayıtlı 130.000-TL sermaye bedelli %1 paya tekabül eden 650 hissenin davacı ...'a devredildiğinin tespitine, davalı şirket pay defterinde davacı ... adına kayıt ve tesciline, b- Asıl dava ile birleşen (Dairemizin ilk derece sıfatıyla 2022/4) ... hakkında açılan davanın reddine, Davacı adına tesciline karar verilen ... adına kayıtlı %1 payı üzerine konulan HMK 389 vd.maddeleri uyarınca üçüncü şahıslara devir ve temlik edilmemek üzere konulan ihtiyati tedbir kararının devamına, davalı ...'un %1 payı üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 2- Birleşen İstanbul 11. ATM'nin 2015/335 esas sayılı dosyasında ... tarafından açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, 3- Birleşen İstanbul 6. ATM'nin 2015/356 esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından açılan davanın reddine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; Asıl dava ve birleşen Dairemizin (ilk derece) 2022/4 esas sayılı dava yönünden; Asıl davada alınması gereken 8.880,30-TL karar harcından 4.467,85-TL peşin yatırılan  harcın mahsubu ile kalan 4.412,45‬-TL harcın asıl dosya davalılarından müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, Birleşen Dairemizin (ilk derece) 2022/4 Esas sayılı dosyası yönünden alınması gereken 427,60-TL peşin harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90‬‬-TL harcın davacı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam ‬4.495,55-TL peşin harcın asıl dosya davalılarından müteselsilen tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, Davacı ... tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 148-TL tebligat, müzekkere masrafı olmak toplamı 1.748-TL yargı giderinin kabul oranı dikkate alınarak 874-TL'sinin asıl dava davalılarından alınarak davacı ...'a ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Asıl davada ... tarafından yapılan 25-TL yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 12,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, Dairemizin ilk derece sıfatıyla 2022/4 esas sayılı dosyasında; davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Asıl davada davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL nispi vekalet ücretinin asıl dava davalılarından müteselsilen tahsiliyle davacı ...'a ödenmesine, Asıl davanın reddolunan kısmı ve birleşen (Dairemizin 2022/4) davada davalı vekilleri için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... AŞ, ..., ...'a ödenmesine, Birleşen İst. 11. ATM'nin 2015/335 Esas sayılı dava yönünden; Alınması gereken 54,90-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 2.220,08-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 2.165,18-TL harcın talep halinde davacı  ...'a iadesine, Davacı ... tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereği takdir olunan 3.400-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, Birleşen İst. 6. ATM'nin 2015/356 Esas sayılı dava yönünden; Alınması gereken 54,90-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 2.220,08-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 2.165,18-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacının yaptığı yargılama giderinin üstünde bırakılmasına, Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehine AAÜT gereği 13.150-TL  nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen dosya davalılarına ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Asıl davada ve Dairemizin birleşen 2022/4 esaslı dosyasında davacı- diğer birleşen davalarda davalı ... tarafından yatırılan 303,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Asıl davada ve birleşen İst. 6. ATM dosyasında davalı-diğer birleşen davada davacı ... tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, Birleşen İst. 6.ATM dosyasında davacı ...'dan alınması gereken 54,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile kalan 18,50-TL harcın ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 440-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 220-TL'sinin asıl dava davalılarından alınarak davacı ...'a ödenmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına, ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 367-TL yargı giderinin kabul/ ret oranına göre hesaplanan 183,50-TL'sinin davacı ...'dan alınarak ...'a ödenmesine, kalanın ... üzerinde bırakılmasına, Davalı ... ..AŞ tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 300-TL yargı giderinin kabul/ ret oranına göre hesaplanan 150-TL'sinin davacı ...'dan alınarak davalı şirkete ödenmesine, kalanın davalı şirket üzerinde bırakılmasına, Dairemizin birleşen 2022/4 Esaslı dosyasında davalı ... tarafından yapılan 99-TL yargı giderinin davacı ...'dan alınarak bu davalıya verilmesine, ... tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Duruşmalı yapılan inceleme neticesinde asıl davada ve Dairemizin birleşen 2022/4 esaslı dosyasında davacı- diğer birleşen davalarda davalı ..., asıl davada ve birleşen  İst. 6. ATM dosyasında davalı- diğer birleşen davada davacı ... ve Dairemizin birleşen 2022/4 esaslı dosyasında davalı ... vekilinin yüzüne karşı, birleşen  İst. 6. ATM dosyasında davacı ... ve asıl davada ve birleşen İst. 6. ATM dosyasında davalı ... Gıda A.Ş.'nin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde HMK’nun 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52b7eb4e46b41734","SID":"2f87cb00c6a8d79b"}}