{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/662 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1720<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/05/2019 (Dava) - 30/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/177 Esas - 2021/1226 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/177 Esas-2021/1226 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 13/07/2018 tarihinde saat 23:40 sıralarında ...'a ait olup ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet seyir halinde iken, sürücü ...'nın almış olduğu alkolün etkisinde şerit ihlali yaparak karşı yöne geçmesi neticesinde aynı cadde üzerinde karşı yönden gelen sürücü ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motorlu bisikletin ön kısımlarına çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle 7 ay boyunca ağır tedaviler görüp bakıma muhtaç ve yatalak, bilinci kapalı şekilde yoğun bakımda kalan ...'nin 20/02/2019 tarihinde hayatını kaybettiğini, işbu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 56/1-a ve 48/5 maddesini ihlal etmesi nedeniyle asli ve tam kusurlu bulunduğunu, ceza davası açılmış olup yargılamanın devam ettiğini, müteveffanın anılı kaza nedeniyle 7 ay boyunca efor kaybına uğradığını, yoğun bakımda kaldığını, çıktıktan sonra da bilinci kapalı şekilde devamlı olarak bakıma bağlı kaldığını, müteveffanın hayatta kaldığı 7 aylık süreçteki geçici iş göremezlik, bakıcı ile tedavi giderlerinin davalılar tarafından davacılara ödenmesi gerektiğini, müteveffanın Evka 7 Toki dolmuş hattında kendisine ait hatta taksi şoförlüğü yapmakta olup günlük 180,00 TL ile 200,00 TL civarında kazandığını, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Odası'na yazı yazılarak kazancının sorulmasını, müteveffanın kaza nedeniyle hayatını kaybetmesi sonucunda geride destek sahibi eşi ve çocuklarının kaldığını, desteğin henüz 48 yaşında olduğunu, 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca destekten yoksun kalma (maddi) tazminat tutarının davalıdan tahsilinin hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın beklenmedik bir anda hayatını kaybetmesinin davacıları derinden etkilediğini, manevi tazminatın da kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle trafik (ZMSS) poliçesini düzenleyenin davalı ... Sigorta A.Ş olup kendisine yapılan başvuruyu sessiz kalarak reddettiğini belirterek, ...'nin malul kaldığı 7 aylık dönemde uğradığı iş göremezlik bedeli ve tedavi giderlerinin müteveffanın mirasçıları ..., ... ve ... için, 6100 sayılı yasanın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL beden gücü ve efor kaybı (iş göremezlikten kaynaklanan), 500,00 TL bakıcı ve bakım gideri, 500,00 TL tedaviye bağlı (medikal aletler, ilerde muhtemel estetik ameliyat giderleri, ilaç, yol ve diğer tüm giderler) giderlerden oluşan maddi tazminat tutarının işleten ve sürücü için 13/07/2018 kaza tarihinden sigorta şirketi açısından ise 22/03/2019 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizleriyle (sigorta şirketinin limiti dahilinde) birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eşini kaybeden ... için 6100 sayılı yasanın 107.maddesi gereğince şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü için 13/07/2018 kaza tarihinden sigorta şirketi açısından ise 22/03/2019 hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizleriyle (sigorta şirketinin limiti dahilinde) birlikte davalılardan tahsiline, davacı ... adına 100.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... adına 50.000,00 TL manevi tazminatın sadece işleten ve sürücüden 13/07/2018 olay tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırımı ve akabindeki ıslah dilekçesi ile de; 271.790,93-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 13.141,56-TL geçici iş göremezlik, 2.250.00-TL tedavi gideri ve 12.291,68-TL bakıcı gideri olarak istemini arttırdığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazadan sonra müvekkili tarafından derhal ambulans çağrıldığını ve yaralının hastaneye sevkinin sağlandığını, soruşturmanın halen Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/2239  sayılı dosyasında devam ettiğini, trafik kazasının oluş şekli, kusurları ve benzeri hususların yapılacak ceza yargılaması sonucu ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde olayın oluşuna dair açıklamaları ve müvekkilleri aleyhine belirtilen kusur iddialarını bu nedenle kabul etmediklerini, davacılar tarafından bakıcı gideri ile tedaviye bağlı giderler için maddi tazminat istenmiş ise de dava dilekçesinde ve ekinde buna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığını, bu nedenle herhangi bir belgeye dayanmayan bu talebi kabul etmediklerini, dava dilekçesinde müteveffa ...'nin sahibi olduğu belirtilen dolmuş hattına ve araca ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, dolmuş hat sahibi olup olmadığının ve aracın plakasının, kendisinin fiili olarak çalışıp çalışmadığının araştırılması, elde edilen gerçek kazancın ne kadar olduğunun yasal olarak hesaplanabilmesi için vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece beyandan ibaret olan kazancın tazminata esas alınmasını kabul etmediklerini, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik durumları, ödeme güçlükleri ve manevi tazminatın zenginleşme sebebi olarak kullanılamayacağı gerçeği dikkate alınarak manevi tazminatın belirlenmesini beyanla, herhangi bir belgeye dayanmayan maddi tazminat talepleri ile zenginleşme amacı taşıyan fahiş manevi tazminat isteklerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olabileceğinden, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, müteveffanın ölüm tarihinden önceki 7 aylık tedavi süresince ortaya çıkan geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedaviye bağlı diğer tüm harcamaları tedavi gideri teminatı kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanması gerektiğini, işbu giderlerden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın işbu zararları kanıtlaması gerektiğini, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğunun Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışı olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde destek tazminatı hesaplamasında gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, zorunlu mali sorumluluk genel şartlarında tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faizin de %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bunun esas alınmasını talep ettiklerini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, müteveffanın zararın ortaya çıkmasında ya da artmasında kusuru bulunabileceğinden Yargıtay kararları doğrultusunda re'sen gözetilerek müterafik kusurun tespiti halinde  tazminattan indirim yapılmasını, davacı tarafın avans faizi talebi de yasa ve içtihatlara aykırı olmakla, yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Somut olayda; sürücü ...' ın sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araç ile 2918 sayılı yasanın 46/2-c ve 56/1-a maddelerini ihlal etmek suretiyle kusurlu olduğu, davacıların murisinin meydana gelen kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı, 2918 sayılı yasaya aykırı fiil ile davacıların zararı arasında 6098 sayılı yasanın destekten yoksun kalma zararlarını tanımlaması doğrultusunda uygun illiyet bağının bulunduğu, müteveffa ...' nin davacıların desteği olduğu anlaşılmakla ilgili destek miktarının bilirkişiler marifetiyle hesaplandığı, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 271.790,93-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak davacı ...' ye verilmesine, destekten yoksun kalma tazminatına davalı ... açısından 22.03.2019 tarihinden itibaren diğer davalılar ... ve ... açısından ise 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 13.141,56-TL geçici iş göremezlik, 2.250.00-TL tedavi gideri, 12.291,68-TL bakıcı giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderine ilişkin tazminatlara davalı ... yönünden 22.03.2019 tarihinden diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... için 40.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL, ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan alınarak kaza tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davacılara verilmesine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVALI ...Ş. VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Öncelikle Trafik Sigortası Genel Şartları'nın tazminat hesaplamasına ilişkin hükümleri yürürlükten kaldırılmamış olup işbu hükümlerin hala yürürlükte olduğunu, tazminat hesaplamasında dikkate alınacak parametreler 01/06/2015 tarihli Trafik Sigortası Genel Şartları ile belirlenmiş olmakla, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinde yer alan iptal konusu ifadelerin kanun hükmüne 26/04/2016 tarihinde eklendiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dahil tüm yargı mercileri tarafından kanuna yapılan ekleme öncesinde düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar için de genel şart hükümlerinin dikkate alınması gerektiğinin kabul edildiğini ve bu yönde kararlar verildiğini, nitekim bu hususun gerekçesinin de başta 2017/1541 Esas sayılı olmak üzere birçok Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararında açıklandığını, genel şart hükümleri kanun atfından bağımsız olarak uygulama alanı bulması gereken, genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan ve kapsamı ve hükümleri tüm taraflarca bilinir durumda olan ve tarafsız bir kurum tarafından hazırlanan ve sigortacının sorumluluğunu düzenleyen bir mevzuat olmakla, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinde yapılan değişikliğin işbu düzenlemenin uygulanmasına engel teşkil etmediğinin kabul edilmesi gerektiğini, ikinci olarak Anayasa Mahkemesi kararı 17/07/2020 tarihinde verilmiş olmakla, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetilerek hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, son olarak kararda da belirtildiği üzere hukukumuzda sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat miktarının hesaplanmasının, 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun tazminatın hesaplanmasını düzenleyen 49 ile 56. maddelerinden farklı kurallara tabi kılındığını, bu nedenle sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplanmasının kabul edilemez olduğunu, işletenin sorumluluğunun haksız fiilden doğan sorumluluk olup sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu, tazminat sorumluluğunun kapsamının farklı esaslara tabi kılınmasının kaçınılmaz olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi bu durumun eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağı anlamına gelmediğini, trafik kazaları da dahil haksız fiillere ilişkin tazminat hesaplamalarında esas alınması gereken hesaplama usul ve esasları bakımından Karayolları Trafik Kanunu'nda ve Borçlar Kanunu'nda herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu kanunlarda belirlenmeyen hususların yalnızca geçmiş tarihli Yargıtay içtihatlarında kabul edilen şekilde esas alınamayacağını, sonuç olarak dosyada tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, bu husus gözetilmeden hesaplama yapılmasının başvuran tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacak şekilde fahiş tazminatlar ödenmesine ve bu suretle gerçek zararın çok üzerinden kazanımlar elde edilmesine yol açacağını, uyuşmazlık konusu bedeni zararlara ilişkin tazminat hesaplamaları bakımından poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli güncel mevzuata göre değerlendirme yapılmak suretiyle tazminat hesaplanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının işbu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu ve 19/06/2021 tarihli KTK değişikliğinin uygulanamayacağı kabul edilse dahi bu durumun eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağı anlamına gelmediğini, kabul manasında olmamak üzere davacıların talebine konu müteveffanın ölüm tarihinden önceki 7 aylık tedavi süresince ortaya çıkan geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedaviye bağlı diğer tüm harcamaları tedavi teminatı kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanması gerektiğini, işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın işbu zararları kanıtlaması gerektiğini, kaza esnasında karşı araç sürücüsü olan müteveffanın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffanın davacılara desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, müteveffa ile davacılar yönünden düzenli ve eylemli yardımın varlığının gerektiğini, davacının maddi durumu ve gelirinin mutlaka araştırılması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacıların zararının tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesini, tazminat hesabının aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamaların yaptırılmasını, ayrıca açılmış bulunan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, rapor ve kök raporun teknik açıdan son derece eksik ve hatalı olup bu bilirkişi raporları esas alınarak verilmiş olan hükmün hukuka aykırı olduğunu, tazminat tutarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün kabulünün haksız olduğunu, aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerekmekle birlikte dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN; \"...Davalının istinaf taleplerinin reddi ile müvekkillerinin talepleri doğrultusunda mahkeme ilamının bozulmasını talep ettiklerini, davalı şirketin birçok itirazı değerlendirilmiş olduğundan mahkeme kararını istinaf etmesinin kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalı hiçbir rapora itiraz etmediği için müvekkili lehine kazanılmış hak söz konusu olduğunu, manevi tazminatın davacıların sosyal ekonomik durumları ile kusur durumu dikkate alındığında son derece yersiz olup asgari düzeyden verildiğini, düşük miktarda takdir edilen manevi tazminatın kaldırılarak itirazlar doğrultusunda yeniden inceleme yapılmasını, müvekkillerinin talepleri doğrultusunda mahkeme ilamının bozulmasına karar verilmesini talep ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ve davalı ...Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Davalılar ... ve ... vekilinin de başlangıçta istinaf dilekçesi sunduğu, ancak istinaf harç ve masraflarını yatırmamaları nedeniyle mahkemece muhtıra çıkarıldığı, usule uygun muhtıraya istinaden süresinde harç ve masraflar ikmal edilmediğinden, mahkemece verilen 13.03.2022 tarihli ek karar ile anılan davalıların HMK 344. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, ek kararın tebliği sonrasında bu ek karara yönelik herhangi bir istinaf istemi bulunmadığı görülmekle, diğer tarafların istinaf itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.<br>2-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; müteveffa motorlu bisiklet kullanmakta iken dava konusu kazanın meydana geldiği, müteveffanın baş kısmından da darbe alıp yaralandığı, bilincinin kapandığı anlaşılmakla, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken müterafik kusur indirimi bakımından gerekçede bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış ise de, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağında müteveffanın kaza anında kaskının takılı olduğunun açıkça belirtilmiş olması karşısında, müterafik kusur indirimi uygulanmasını gerektirir bir husus ispatlanamadığından, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>3-Mahkemece bilirkişi heyetinden aktüer ve kusur raporu alındığı, heyet içerisinde doktor bilirkişinin de yer aldığının görüldüğü, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca usulünce TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant usulüne göre hesap yapıldığı görülmekle, bu husustaki davalı taraf itirazlarının da reddi gerekmiştir.<br>4-Davalılar vekilinin geçici işgöremezlik, tedavi ve bakım giderlerinden sorumlu olmadıklarına, bu giderlerden yalnızca SGK'nın sorumlu olduğuna dair itirazının da, mevcut yasal hükümler ve yerleşmiş uygulama doğrultusunda kabulü mümkün görülmemiştir. <br>5-Davacının halihazırdaki gelirinin araştırılması gerektiğine dair itiraz da yerinde olmayıp, davacının, müteveffanın desteğinden mahrum kaldığı, destek kavramının hem maddi hem manevi yönü olduğu açık olmakla, bu itirazın da reddi gerekmiştir.<br>6-Dava konusu olaya ilişkin ceza davasının mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış olup (Urla 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/549 E.-2022/498 K. sayılı dosyası), istinaf incelemesi neticesinde de aynı yönde kesinleştiği (İzmir Bam 14.CD 2023/792 E.-2023/833 K.sayılı karar) görülmekle, bekletici mesele yapılmasına dair itirazın reddi ve yine faiz başlangıcına ve türüne dair itirazın da, kararda iddianın aksine -sigorta şirketi bakımından- kaza tarihinin esas alınmaması ve zaten yasal faize hükmedilmesi nedeniyle ayrı ayrı reddi gerekmiştir. <br>7-Davacılar vekilinin istinafı bakımından yapılan değerlendirmede; davacılar vekili sadece manevi tazminat tutarlarının düşük olduğundan bahisle istinafa gelmiş olup, dava dilekçesinde eş için 100.000-TL ve müteveffanın çocukları olan diğer davacılar için ise 50.000'er TL manevi tazminat talep edildiği, hükümde davacı eş bakımından 40.000-TL ve diğer davacılar için ise 20.000'er TL manevi tazminata hükmedilmiş olduğu görülmektedir.  Somut uyuşmazlıkta, müteveffanın kazada kusuru bulunmamakta olup, kaskı takılı şekilde kendi şeridinden ilerlerken, davalı sürücünün alkollü şekilde ve karşı şeride tecavüzü sonucu 7 ay süreyle yatalak halde bilinçsiz şekilde kaldıktan sonra vefat etmiş olmasına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, tüm dosya kapsamına göre, mahkemece hükmedilen tutarların düşük kaldığı ve somut olayın özelliklerine uygun düşmediği anlaşıldığından, HMK 353/1-b-2. madde uyarınca mahkeme kararının kaldırılarak, Dairemizce bu hususta yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davacı eş için 80.000-TL ve diğer davacılar için de 40.000'er TL manevi tazminata hükmedilmesi hakkaniyete uygun görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ...Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf itirazının kabulü ile, kararın kaldırılarak HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davalı ...Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/177 Esas - 2021/1226 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 271.790,93-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan alınarak davacı ...' ye verilmesine, destekten yoksun kalma tazminatına davalı ... açısından 22.03.2019 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... açısından ise 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,<br>2-13.141,56-TL geçici iş göremezlik, 2.250,00-TL tedavi gideri, 12.291,68-TL bakıcı giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı giderine ilişkin tazminatlara davalı ... yönünden 22.03.2019 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise 13.07.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,<br>3-... için; 80.000,00-TL, ... için 40.000,00-TL, ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' dan alınarak kaza tarihi olan 13.07.2018 tarihinden itibaren işletecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davacılara verilmesine,<br>4-Maddi Tazminat Yönünden; alınması gerekli toplam 20.457,08 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 691,64 TL'nin mahsubu ile 19.765,44 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>5-Manevi Tazminat Yönünden; alınması gerekli toplam 10.929,60 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>6-Maddi Tazminat Yönünden; davacılar kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 13/2' e göre 29.413,19 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>7-Manevi Tazminat Yönünden; davacılar kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 10/2' e göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine,<br>8-Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi madde 10/2' e göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalılar ... ve ...'a verilmesine,<br>9-Davacılar tarafından yatırılan 1.751,36 TL toplam harç, 2.700,00 TL bilirkişi rapor ücreti ve 398,40 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 4.849,76 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 4.461,37 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>10-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacılar tarafından karşılanan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,<br>b-Davalı ... AŞ' den alınması gereken 20.457,08 TL istinaf karar harcından, yatırılan 6.399,77 TL'nin mahsubu ile kalan 14.057,31 TL'nin davalı ...Ş'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>IV-a-Davacılar tarafından karşılanan 83,00 TL posta masrafı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 303,70 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, <br>b-Davalı ...Ş tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  27/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee576a694c0d8912","SID":"8aea35953c0a47f7"}}