{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/641 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1623<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 24/12/2020 <br>NUMARASI\t\t: 2019/574 Esas - 2020/632 Karar<br>DAVA             \t\t: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 13/03/2019<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarihli 2019/574 Esas ve 2020/632 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile kredi müşterisi ... Ltd Şti arasında 19/09/2017 tarihli, 1.500.000,00 TL bedelli ve 19/10/2018 tarihli 2.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... Sanayi Şti, ... ve ...'nun bu genel kredi sözleşmelerine müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, davalı asıl kredi borçlusu ... Ltd Şti'nin kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebi ile asıl kredi borçlusu ve davalı müteselsil kefillere karşı İzmir 15. Noterliğinin 15/01/2019 tarihli 00682 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve iş bu ihtarname ile ve ekinde yer alan hesap özetinin asıl kredi borçlusuna ve davalı müteselsil kefillere tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu durum ile alacağın muaccel hale geldiğini, ödenmeyen kredi alacağının tahsil ve tasfiyesini teminen tahsilde tekerrür olmamak üzere kaydı ile davalılar ... Ltd Şit, ... Sanayi Şti, ... ve ... hakkında  Mahkememizin 2019/151 D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan ihtiyati haciz karanını müteakip 06/0/2019 tarihinde İzmir 13 İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz uygulandığını ve 1.311.297,89 TL nakit ve 8.120,00 TL gayri nakdi alacağın ödenmesi talebiyle genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalılar vekilinin 12/02/2019 tarihli dilekçesi ile borcun bulunmadığına işlemiş faizin tümüne, işleyecek faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğünün 13/02/2019 tarihli karar ile davalıların itirazlarını kabul ederek takibin durdurulmasına karar verildiğini, karar tebliğ alındıktan sonra arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve olumsuz sonuçlandığını, İzmir 13.İcra Müdürlüğüne açılan takipte takip tarihi itibariyle nakdi alacağının 1.303.008,47 TL asıl alacak, 7.199,54 TL işlemiş faiz, 359,98 TL BSMV, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 1.311.297,89 Tl nakit, 8.120,00 TL çek taahhüdünden kaynaklanan gayri nakit banka alacağının bulunduğunu, talep edilen %25,68 faiz oranının akde ve mevzuata uygun olduğunu, bu nedenlerle borçluların faize ilişkin yaptığı itirazlarının tümünün reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının borca ve takibe yönelik itirazının iptaline, takibin takip talebinde yazılı diğer şartlarla İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 18/01/2019 tarihinde İzmir 13 İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine yasal süresi içinde itiraz edildiğini, itirazının neticesinde takibin durması dolayısıyla arabuluculuk görüşmelerinin gerçekleştirildiğini ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davayı ve borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte hesap kat ihtarının müvekkillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muaccel olabilmesi için hesabın kat edildiğine dair ihtarın asıl borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiğinden dava konusu icra takibine muacceliyet için gerekli koşulların sağlanamadığını, talep ve dava olunan faiz oranının fahiş ve haksız olduğunu, başlatılan icra takibinin haksız olduğunu ve borcu ve ferilerini kabul etmediklerini bu sebeplerle davanın reddine, yargılama giderleri ve avukat ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece; \"...Alınan bilirkişi raporunun ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde davacı tarafça ... Ltd Şti ve ... San ve Tic Ltd Şti , ... ve ... aleyhine İzmir 13 İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibine itirazın iptaline yönelik iş bu davanın açıldığı, davalılar ... Ltd Şti ve ... San ve Tic Ltd Şti nin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen yazı cevabında tasfiye halinde olduğu ve her iki şirketinde tasfiye memurunun ... olduğunun bildirildiği, davacı banka ile davalı ... Ltd Şti arasında düzenlenen 19/09/2017 ve 19/10/2018 tarihli sözleşmelerde diğer davalıların borçlu ve müteselsil kefil oldukları, bankacı bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle 1.303.008,47 TL asıl alacak 7.199,54 TL toplam faiz, 359,98 TL Bsmv Kkdf toplamı 123,90 TL, ihtiyati haciz gideri ,  606 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti toplamı 1.311.297,89 TL nakit ve 4 adet çek karşılığı 8.120,00 TL gayri nakit banka alacağının hesaplandığı, dava tarihi itibariyle kalan gayri nakit alacak miktarının 2 adet çek sorumluluk karşılığı 4.060,00 TL olduğu, takipten sonra davadan önce 12/02/2019 tarihinde 17.160 TL ve 17.835,97 TL, 18/02/2019 tarihinde 27.971,65 TL, 01/03/2019 tarihinde 120.907,30 TL, 12/03/2019 tarihinde 70.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının 1.090.878,00 TL asıl alacak, 778 TL faiz, 38,90 TL %5 Bsmv toplamı 1.091.694,90 TL nakit ve 4.060,00 TL çek yapraklarından kaynaklanan gayri nakit alacak olarak  tespit edildiği,  dava tarihinden sonra da  02/04/2019 tarihinde 284.215,00 TL, 30/09/2019 tarihinde 287,47 TL, 28/01/2020 tarihinde 27.398,86 TL, 29/01/2020 tarihinde 540 TL kısmi ödeme yapıldığı belirlenerek dava tarihi itibariyle hesaplanan nakit ve gayri nakit üzerinden davanın kısmen kabulüne,  davadan sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler yönünden davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu bölüm yönünden fazlaya ilişkin talebin bu nedenle reddine...\" gerekçesiyle \"...Davanın kısmen kabulü ile; davalıların İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyadaki itirazlarının  dava tarihi itibariyle  1.090.878,00-TL asıl alacak,  778,00-TL işlemiş faiz, 38,90-TL %5 BSMV, toplam 1.091.694,90-TL nakit ve iki adet çek sorumluluk bedeli karşılığı 4.060,00-TL gayrinakit alacak  üzerinden iptali ile  takibin tahsilde tekerrür etmemesi koşuluyla devamına, asıl alacağa dava tarihinden itibaren  yıllık %25,675 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 BSMV'nin tahakkukuna, dava  tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce   nazara alınmasına, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, nakit alacak üzerinden belirlenen %20 oranında icra inkar tazminatı 218.338,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin itiraza konu borcun varlığı ve miktarının tespitine karar vererek “itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmederek icra takibinden sonra yapılan tahsilatların İcra Müdürü tarafından dikkate alınmasına” şeklinde karar vermesi gerekirken kısmen ert kararı verilmesinin hatalı olduğu, kararda reddedilen bölüm yönünden davalılar lehine belirlenen 4.080,00-TL maktu vekalet ücreti takdirinin doğru olmadığını, ayrıca kötüniyet koşulları son derece açık bir şekilde oluşmuş olmasına rağmen kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, açıklanan sebepler ile; izmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/574 E.-2020/632 K. sayılı dosyası ile verilen kısmen kabul kararının reddedilen kısım yönünden kaldırılmasına,<br>davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesine, muteriz borçlu hakkında %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK.) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası ile alacaklı; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.<br>Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri dışında, itirazın iptali davasında başka itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden, mahkemenin borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.<br>Alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkâr tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.<br>  Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcun tamamını öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukukî yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukukî yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi  takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukukî yarar mevcut olmayacaktır.<br> Sonuç itibariyle; icra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak davanın açılmasından önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacı tarafın hukukî yararı bulunmamaktadır. (Bknz Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarihli ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarihli ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K., 22.11.2018 tarihli ve 2017/19-822 E., 2018/1754 K. Sayılı, 22/06/2022/ tarihli 2020/(19)11-445 esas, 2022/1077 karar sayılı emsal kararları)<br>Somut olayda, mahkemece takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davacı bankaya haricen yapılan kısmi ödemeler gözetilerek düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalıların İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/1378 Esas sayılı dosyadaki itirazlarının dava tarihi itibariyle  toplam 1.091.694,90-TL nakit alacak ve iki adet çek sorumluluk bedeli karşılığı 4.060,00-TL gayrinakit alacak  üzerinden iptali ile takibin tahsilde tekerrür etmemesi koşuluyla devamına, dava  tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, hüküm altına alınan nakit alacak üzerinden belirlenen %20 oranında icra inkar tazminatı 218.338,98-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacı tarafça dava açılması gerekirken takip talebindeki toplam alacak üzerinden dava açılmış olup, davacının takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı sabit olmakla, mahkemece dava tarihinden önce yapılan kısmi ödemeler yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinde, dava şartı yokluğundan kısmen reddedilen davada davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde ve dava tarihi itibariyle itirazın iptaline karar verilen nakdi alacak miktarı üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmayıp, verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Davacı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarihli, 2019/574 Esas ve 2020/632 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70‬-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br> 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2024\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4765fe241f0b3830","SID":"c5750580289260fc"}}