{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2023 <br>KARAR NO: 2024/1772<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/09/2021<br>NUMARASI: 2018/941 Esas - 2021/603 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalı şirket ile 15.01.2012 tarihli \"Serbest ve Satış Miktarına Bağlı Süreli Bayilik Bölgesi Direkt Satış Noktası Sözleşmesi\" ve 07.01.2014 tarihli \"Tadil Protokolü\" düzenlendiğini, şirket yetkilisi diğer davalıların, 21.01.2012 tarihli kefalet sözleşmesi ile sözleşmeden kaynaklı borçlar için 118.000-TL ye kadar müteselsil  kefil olduklarını, davalı şirketin 07.01.2014 tarihli tadil protokolü uyarınca 40.000 koli ambalajlı ürünü bayiden satın alarak müşterilerine yeniden satma taahhüdü verdiğini, bu miktarın tamamlanması ile sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğine dair taraflarca anlaşılmasına rağmen davalının 07.06.2016 tarihinden itibaren ürün alımını bıraktığını, davacının sözleşmenin devamlılığına inanarak davalı şirketin pazarlama faaliyetlerine katkı amacı ile davalı şirketin tanzim ettiği 22.01.2014 tarihli ve 23.01.2012 tarihli pazarlama faaliyetlerine katılım bedeli faturalarına istinaden 205.000-TL katılım bedeli ödediğini, ancak davalı şirketin sözleşmeyi fiilen sonlandırdığını, 40.000 koli ürün satışını gerçekleştiremediğini, 26.02.2018 tarihli ihtarname ile davalıya edimlerini yerine getirmemesi halinde sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğini, edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle ödenen katılım bedeli alacağının kıstelyevm hesabı ile belirlenen kısmının 96.357,84-TL tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile  icra takibi yapıldığını, takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile icra  inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, takibe dayanak  kıstalyevm hesabının hangi hesaplama yöntemine dayanarak belirlediğini tespit edemediklerini, davacı ile 1999 yılından beri ticari ilişkilerinin bulunduğunu,davacıdan pazarlama faaliyeti bedeli adı altında bir ücret almadığını, 15.01.2012 tarihli direkt satış noktası sözleşmesi gereği 20.000 koli ürünü müşteriye satmayı taahhüt ettiğini,  davacı şirket ise 15.01.2012 tarihli sözleşmenin Özel Hükümler başlığı altında belirlenen taahhütleri yerine getirmeyi kabul ettiğini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilip 20.000 koli ürün satışı yapılması sonrası anlaşarak 07.01.2014 tarihli tadil protokol ile sözleşmede belirtilen miktara 20.000 koli daha ekleme yapılarak  40.000 koliye çıkarıldığını, ilk kez 118.000- TL katılma bedeli ödeneceğinin kararlaştırıldığını, tadil sözleşmesinin 15.01.2012 tarihli sözleşmede belirtilen şartların yerine getirilmesi sonrasında imzalandığını, Tadil Protokolü ile belirtilen 20.000 koli satışı -toplam 40.000 koli- gerçekleştirilerek sözleşmenin  kendiliğinden sona erdiğini, 40.000 koli ürünün ne kadarlık kısmının yerine getirildiği belirlenerek bu oran üzerinden kıstelyvm usulü hesaplama yapılarak  bedel iade miktarının belirlenmesi gerektiğini,01.15.2012 tarihli  satış sözleşmesi ve 07.01.2014 tarihli tadil protokolünden kaynaklı asıl borçlunun borcu bulunmadığından kefillerin sorumluluğu  bulunmadığını,  21.01.2012 tarihli kefalet sözleşmesi ile kefiller 15.01.2012 tarihli direkt satış sözleşmesine kefil olduklarını,  07.01.2014 tarihli tadil protokolü ile sözleşme hükümlerine ek 20.000 -koli ürün ve 118.000-TL katılım bedeli ödemesi  için yapıldığını,  kefalet sözleşmesinin imzasından sonra yapılan tadil protokolü ile  kefalet hükümlerini artıran, kendi el yazıları ile tarihi, kefillik türünü ve azami miktarı belirten bir sözleşme imzalanmadığını, bu nedenlerle kefillerin  tadil protokolü ile genişletilen sözleşme şartlarından sorumlu olmayacağını, kefil oldukları direk satış noktası sözleşmesinde pazar faaliyetlerine katılım bedeli ödemesi  ve sözleşmenin haksız feshinde bu bedelin iadesi hüküm altına  alınmadığını, kefillerin sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında imzalanan 15/01/2012 tarihli direkt satış noktası sözleşmesinin özel hükümlerine göre davalıya fatura mukabilinde 118.800 + 123.900- TL tutarında pazarlama faaliyetleri katılım bedelinin ödendiği, özel hükümlerin 1. maddesine göre işletmeci davalının sözleşmenin hangi neden ve suretle olursa olsun süresinden önce sona ermesi üzerine bu meblağı kıstelyevm usulü ile belirlenecek olan kısmını KDV 'si ile birlikte şirkete derhal iade etmeyi taahhüt ettiği, davalının davacı ile olan ticari ilişkiyi fiilen sonlandırdığı, davacının 26/02/2018 tarihli ihtarnameyi keşide ederek sözleşmenin 2 maddesine göre davalının 20.000- koli ürün alma taahhüdünün 07/01/2014 tarihli tadil protokolü ile 40.000- koliye çıkarıldığı, davacı şirket tarafından katkı bedeli olarak 24/01/2014 tarihinde 118.000- TL ve 03/02/2012 tarihinde 123.900- TL davalı şirkete kdv dahil toplam 241.900- TL ödeme yapıldığı, 40.000 koli karşılığı ödenen katkı payının kıstelyevm hesabına tabii tutulması gerektiği, zira ödemelerin sözleşme ve tadil sözleşmesinin hemen sonrasında yapıldığı,sözleşme ve protokolde sözleşmenin bedelli ürün satışının gerçekleştiğinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, bedelsiz verilen ürünlerin hesaplamaya alınması gerektiğine yönelik savunmanın yerinde olmadığı, davalılar ... ve ... yönünden kefalet sözleşmesi'nin geçerli olduğu, davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olduğu,ödenen toplam katılım bedeli 241.900-TL nin yapılan kıstelyevm hesaplamada 96.297,37- TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle  davanın kısmen kabulü ile,davalının Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına  itirazının  96.297,37-TL tutarındaki katılım bedeli alacağı ile 26,10 faiz olmak üzere toplam 96.323,47- TL alacak bakımından iptaline, fazla talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; kefillerin kefaletlerinin geçersiz olduğunu, tadil protokolünde imzaları olmadığından artan kısımdan sorumlu olmadıklarını, 20.000 kolinin satılması ile kefaletin kendiliğinden sona ereceğini, bilirkişi tarafından fatura içeriği ürünlerin kaç koliye tekabül ettiği ve kaçının bedelsiz verildiğinin tespiti gerektiği, bedelsiz verilen  ürünlerin özel hükümlerde belirtildiği, bilirkişinin net satış değil kıstelyevm hesabında katılımlı olarak satış gösterdiği, 241.076,50 toplamı üzerinden hesap yapıldığını, kendi kıstelyevm hesaplarına göre bunun 31.907 koli olduğunu, bedelsiz teslim edilen ürünlerin satış tutarından düşüleceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığını, bu nedenle bedelsiz ürünlerin de net satış tutarına eklenmesi gerektiğini,bilirkişinin bedelsiz teslim edildiğini iddia edilen meyve suyu ve soğuk çayın tamamını net satıştan düştüğünü; oysa sözleşmeye uyulmaması veya süresinden önce sonlandırılması halinde bedelsiz ürünlerin rayiç fiyattan iadesine karar verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak toplam satış oranına bedelsiz olanların eklenmeyeceğinin kararlaştırılmadığını, davalının 41.165 koli  aldığını, bedelsizlerin mahsubu ile toplam net satışın 31.907 koli olduğu, bedelsiz ürünlerin 40.000 adet koliye dahil olup olmadığının tespiti gerektiği, kendilerinin davacı kayıtları ile de 41.165 koli ürün satışı gerçekleştirdiklerini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı şirkete verilen pazarlama katkı payının  sözleşmenin feshi sonucunda  kıstelyevm usulü belirlenen  kısmının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 15.01.2012 tarihli sözleşmenin 2.maddesi ile davalı şirket tarafından  20.000-koli ürünü satmak üzere imzalanan sözleşmede süre öngörülmemiştir. Özel hükümler 1.madde ile davacı şirket ürünlerinin etkin bir şekilde pazarlamasını sağlamak üzere bir defaya mahsus olmak üzere kdv dahil olmak üzere 118.000-TL bir defaya mahsus katkı payı ödeneceği ,sözleşmenin ihlali neticesi süresinden evvel sona ermesi halinde kıstelyevm usulü hesaplanacak miktarın kdv si ile birlikte iade edileceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca özel hükümlerde ;alınacak ürün karşılığında bedelsiz verilecek ürünlerin miktarı tesbit edilmiş,(Örneğin her üç koli can 330 ve owb 250 gazlı ürünü alım karşılığında bir koli can 330 gazlı ürünü...),işletmenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucunda bedelsiz verilen  ürünlerin de kıstelyevm usulü ile  iade edileecği kararlaştırılmış ise de, elde ki uyuşmazlıkda bedelsiz ürünlere yönelik bir talep bulunmadığından bu hükmün üzerinde durulmayacaktır.  Özel hükümlerin \"son paragrafında \"işletmecinin bedelli 20.000(yirmibin) koli  gazlı-gazsız (24 adedi 1 koli) ambalajlı ürün satışı gerçekleştirdiği takdirde sözleşmenin  sona ereceği yazılıdır. 07.01.2014 tarihli protokol 15.01.2012 tarihli sözleşmenin eki olduğu ,sözleşmenin diğer maddelerinin aynen yürürlükte olduğu belirtilerek genel hükümler  5. maddesini aşağıdaki şekilde tadil etmiştir. \"1-bu sözleşme işletmecinin 15.1.2012 başlangıç tarihli bedelli 20.000-koli gazlı-gazsız ambalajlı ürün satışına, bedelli 20.000-koli ambalajlı ürün satışı eklenerek 40.000-koli gazlı-gazsız ambalajlı ürün satışı gerçekleştirdiğinde sona erecektir. İşletmeci 40.000-koli gazlı-gazsız ambalajlı ürünü, bayiden satın almak suretiyle satmayı planlamaktadır. Sözleşme herhangibir süre kısıtlaması olmaksızın işbu satış miktarının sona ermesi ile kendiliğinden sona erecektir. 2-Bayi işletmecinin satış noktasında şirket ürünlerinin etkin bir şekilde satılmasını sağlamak üzere (kdv dahil) 118.000-TL katkı payını işletmeciye ödeyecektir. İşletmecinin, işbu sözleşmede yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine ,bu meblağın kıstelyevm usule göre belirlenecek olan kısmını kdv si ile birlikte bayiye veya şirkete iade edecektir.\" hükmünü haizdir. Buna göre; tadil protokolünde sadece sözleşmede alım miktarı artırılarak, ilave kdv dahil 118.000-TL katkı payı ödeneceği kararlaştırılmıştır.  Davalı şirket tarafından düzenlenen 23.01.2012 tarihli pazarlama faaliyetine katkı bedeli olarak  123.900-TL, 22.01.2014 tarihli 118.000-TL olmak üzere toplamda 241.900-TL katkı payı bedeli davalı şirkete ödenmiştir. Davalılar vekili tadil protokolünün 20.000-koli alınarak sözleşme sona erdikten sonra imzalandığını ileri sürmekte ise de ; 20.000-koli alınarak sona ermiş sözleşmenin tadili sözkonusu olmayacağından tadil protokolünün  sözleşme sona ermeden imzalandığının kabulü gerekir. Davalı şirket tadil protokolü ile alacağı 118.000-TL katkı payı karşılığında alım miktarını 40.000-koliye çıkardığından toplamda  40.000-koli ürün almakla sorumludur. Daha evvel katkı payı almadığını ileri sürse de dosyada mevcut olan  şirket tarafından düzenlenen \"pazarlama faaliyeti katkı payı\"  açıklaması ile düzenlediği iki adet fatura ile sabittir. Tadil protokolüne göre toplam 40.000 koli alım taahhüdü nedeniyle davalı şirketin sorumluluğu  devam ettiği ürün alımını fiilen kestiğinde uyuşmazlık olmadığından ilk derece mahkemesinin bu yöndeki  kabulü yerindedir. Davalılar vekili bedelsiz ürünler ile alım taahhüdünün yerine getirildiğini ileri sürmekte ise de; gerek 15.01.2012 tarihli sözleşme gerekse tadil protokolünde alım taahhüdünün-\" 40.000-koli bedelli ürün\" olduğu açıkça belirtildiği, \"bedelli 20.000-koli ambalajlı ürüne bedelli 20.000-koli ilave edilerek 40.000-koliye çıkartıldığı\" açıkça yazıldığı ,bu halin yoruma açık olmadığı gibi, ticari hayatın gereklerine uygun olmayan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı şirketin alım taahhüdünün bedelli alınan ürünler üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik yoktur. Bedelli alım tutarı üzerinden hesaplanan 24.076-koli alım miktarından kalan 15.923,50 koliye isabet eden tutara hükmedilmesi yerindedir. Davalı müteselsil kefil gerçek kişiler davalı  şirket ortak ve yetkilileridir. 21.01.2012 tarihli \"Müşterek borçlu Müteselsil Kefalet Sözleşmesi\"ni 6098 sayılı  TBK yürürlüğe girmeden imzalamışlardır. Kefalet sözleşmesinde; \"Davacı şirket ile ... Petrol ltd şti  (işletmeci) arasında mevcut direkt satış sözleşmesi  sebebiyle, şirketin işletmeciden talep edebileceği her türlü cari hesap, cezai şart, kefalet, maddi ve manevi tazminat ve benzeri borçların 118.000-TL kadar olan kısmına sözleşmenin 2.maddesine kadar olan şartların gereçleşmesi durumuna kadar olan geçerli olmak üzere müteselsil kefil olduğumuzu, bu hususda doğrudan takip yapılabileceğini \"taahhüt etmişlerdir. Müteselsil kefiller Ana sözleşme ve Tadil Protokolünü imzalayan şirket ortak ve yetkilileridir. Müteselsil kefalet sözleşmesi; TBK nın yürürlüğünden evvel imzalanmış olup,geçerlilik şartları 818 sayılı kanuna göre belirlenecektir. BK nın 484.maddesinde; “Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeye ve kefilin mes’ul olacağı muayyen bir miktar iradesine mütevakkıftır” Aynı kanunun 492.maddesinde \"asıl borç sakıt olunca kefil beri olur.\" denilmektedir. Sözleşmede; satış miktarı 20.000-koli iken tadil protokolü ile 40.000 adede çıkartılması nedeniyle kefaletlerin sona erdiği,müteselsil kefillerin yükümlülüklerinin artırıldığı sonucuna varılamaz. Kefaletname belli bir zaman limiti için kararlaştırılmadığı; davalı müteselsil kefillerin kefalet limitleri dahilinde asıl borçlu şirketin borcu mevcut olduğu sürece sorumlulukların devam etmesi ile kefillerin durumları ağırlaştırılmış sayılmayacağından davalılar vekilinin müteselsil kefillerin yükümlülüklerinin artırılamayacağına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı şirketin alım borcu artsa da ,müteselsil kefiller aynı miktarda kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulacaklardır. Açıklanan nedenlerle; alım miktarını tamamlamadan davalı şirket tarafından fiilen alıma son verilerek yükümlülüklerini iade ettiği, davacı feshinin haklı olduğu, sözleşme gereği pazarlama faaliyetine katkıda bulunmak için ödenen bedelin kıstelyevm olarak hesaplanan miktarın  iadesi  gerektiği,müteselsil  kefiller tadil sözleşmesini  şahsen imzalamamışlar ise de, şirket adına şirket kaşesi üzerinde temsilen birlikte  imzaladıkları, kefaletnamede geçerlilik için belirli bir süre öngörülmediği, kefaletnamenin imza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan sözleşmenin 2 maddesine yapılan atıf nedeniyle 20.000-koli alımın tamamlanması ile kefaletin sona ereceği sonucuna varılamayacağı, asıl borçlunun alım miktarını artırmasının kefillerin durumunu ağırlaştırmadığı,kefalet limiti dahilinde sorumlu olacaklarının kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 6.583,98-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.645,99‬-TL harcın mahsubu ile kalan 4.937,99‬-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26,9‬0-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ecdabbac32c4282","SID":"37e4a1803eb78c27"}}