{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/867 Esas <br>KARAR NO: 2024/1800 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/57 Esas - 2021/681 Karar <br>TARİH: 07/10/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Takip konusu alacağın borçlular tarafından imza altına alınan Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkil Banka Kahramanmaraş ...Noterliğinin 17.10.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı ekinde sunulan cari hesap dökümlerinden de açıkça belli olan bakiye borcun ödenmesi istendiği, 30.10.2018 tarihinde hesap katı yapıldığı, ödemenin gerçekleşmemesi nedeniyle  alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında akdedilen GKS de borcun vadesinde ödenmemesi haklinde TCMB'ye bildirilen en yüksek kredi faiz oranına yüz yüz ilavesi ile bulunacak oran üzerinden hesaplanacak oran olduğunu,  kötü niyetli davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davalıların haksız itirazın iptaline ve İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasında itiraz edilen kısım için icra takibinin devamına, davalı hakkında % 20.den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/10/2021 tarih ve 2020/57 Esas - 2021/681 Karar  sayılı kararında; \"Dava; Bankacılık hizmetleri sözleşmesi uyarınca ödenmeyen kredi borcunun tahsili için girişilen takibe vaki itiraz üzerine İİK.m.67 uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı Davalı ... San Tic Ltd Şti arasında  1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi ... ve ...'ın 1.000.000,00 TL limit dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, yine Davalı ... San Ticaret Ltd ile aynı şube arasında 17.01.2018 tarihinde 2.000.000 TL.lık ikinci bir sözleşme imzalandığı, sözleşmeyi davalı ... ve dava dışı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, dolayısıyla davalı asıl borçlunun imzalanan  toplam 3.000.000 TL. Limitli, diğer davalıların ise 3.000.000,00 TL kefalet limitine kendi temerrüt sonuçlarına göre sorumlu oldukları,  Kahramanmaraş ...Noterliğinden ... Taah San ve Ticaret Ltd  Şti, ... ve  ...'a hitaben  17.10.2018 tarihinde gönderilen ... yevmiye sayılı ihtarnamede, Çek Tahhüt Kredisi, Devre Faizli Nakdi Krediler, Şirket Kredi Kartı, Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve Taksitli Ticari Kredilerinin açılıp kullandırıldığı, Sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle kredi hesaplarının 15.10.2018 tarihi itibari ile kat edildiği, muhatap ... rehin veren sıfatıyla ve ...'ın borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, Kredi sözleşmeleri gereği hesap kat tarihi itibariyle ve ekli hesap özetlerinde belirtildiği üzere toplam  549.701,59TL nakdi kredi ve ekli listede bulunan gayri nakdi krediler nedeniyle 12.800,00 TL gayri nakdi kredi  alacaklarının olduğu, ihtarname ve hesap özetinin davalılara 22.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1487 D. İş, 2018/1510 sayılı Kararı gereği, talebin kabulü ile ... Ltd Ştinin sorumluluğunun 40.901,59 TL, ile sorumlu olarak diğer borçlular borcun tamamından 560.901,59 TL’nin ifası bakımından İİK 257/1.maddesi gereğince alacak miktarının % 15 tekabül eden 84.135,23 TL teminatın yatırılması kaydı ile 21.11.2018 tarihinde ihtiyaten haciz kararı verildiği ve  alacağın tahsili için 13.11.2018 tarihinde haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının 22.11.2018 tarihinde süresinde borca itiraz ettiği hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır. Davalılarca icra takibine itiraz edilmiş ise de;  mahkememizce hükme elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi kök ve ek raporuna göre davalıların itirazında kısmen haksız oldukları anlaşıldığından davalıların İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, Ticari taksitli kredi alacağı asıl alacağı olan 141.854,73.-TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %32,16 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 145.151,59-TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Rotatif Kredi asıl alacağı olan 306.452,65.-TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %60,00 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 321.160,46.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Ticari Kredili Mevduat Hesabı asıl alacağı olan 66.689,00.-TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %24,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 68.104,75.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Kurumsal kredi kartı asıl alacağı olan 27.459,46.-TL’ye takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 28.144,66.-tl üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 11.200,00-TL gayri nakit alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta deposuna, Dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların icra müdürlüğü tarafından dosyanın infazı sırasında dikkate alınmasına, Hüküm altına alınan ve likit olan 542.455,84-TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;\"gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline, Ticari taksitli kredi alacağı asıl alacağı olan 141.854,73.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %32,16 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 145.151,59-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Rotatif Kredi asıl alacağı olan 306.452,65.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %60,00 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 321.160,46.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Ticari Kredili Mevduat Hesabı asıl alacağı olan 66.689,00.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %24,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 68.104,75.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Kurumsal kredi kartı asıl alacağı olan 27.459,46.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 28.144,66.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 11.200,00-TL gayri nakit alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta DEPOSUNA, Dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların icra müdürlüğü tarafından dosyanın infazı sırasında dikkate alınmasına, Hüküm altına alınan 542.455,84-TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından oluşturulan kararların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili banka ile borçlu şirket ... arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca borçluya Çek Taahhüt Kredisi, Devre Faizli Nakdi Krediler, Şirket Kredi Kartı, Ticari Kredili Mevduat Hesabı, Taksitli Ticari Kredi kredileri açılıp kullandırıldığını, davalı tarafın ise müteselsil kefil sıfatıyla sözleşme kapsamınca borçtan sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden doğan işbu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından kredi hesabı 15.10.2018 tarihinde kat edildiğini ve imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin ilgili maddesine dayanılarak bütün borçları muaccel hale gelmiş ve Kahramanmaraş ... Noterliği’ nin 17.10.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçlulara sorumlu oldukları borç miktarı, söz konusu borcun ödenmediği takdirde başvurulacak yollar ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak her türlü yasal işlemin başlatılacağını, sözleşmede belirtilen temerrüt faizi, gider vergisi, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve sair ferilerin davalı tarafa ait olacağı ihtaren bildirildiğini, müvekkili banka tarafından keşide edilen ihtarname ve ekinde gönderilen hesap özetleri usulüne uygun düzenlendiğini, borç muaccel hale geldiğini ve borçluların temerrüde düştüğünü, akabinde borcun ödenmemesi sebebiyle müvekkil banka tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası marifetiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından tebellüğ edilen Örnek No:7 İlamsız Takipte Ödeme Emrine karşı  İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 22.11.2018 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş olduğunu, haksız olan itirazın iptalini istemek maksadıyla taraflarınca işbu davanın ikame edildiğini, Akabinde Yerel Mahkeme tarafından kısmen kabul kararı verildiğini, kabulüne karar verilen alacak kalemlerine ilişkin hesaplamalar yapılırken yanlış ve eksik faiz oranlarının esas alındığının görüldüğünü, bu halde Yerel Mahkeme tarafından verilmiş olan bu kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, işbu kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağı açıkça belirtilmiş olduğunu, yerel mahkemenin temerrüt faiz oranına ilişkin kararının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede borcun ödenmemesi durumunda hangi faiz oranlarının uygulanacağı açıkça belirtilmiş olduğunu, davalılar tarafından ıslak imza ile imzalandığını, Genel Kredi Sözleşmesinin 22. Maddesinde Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler başlığı altında, ''...Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulayacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihle cari olan \"bankanın TCMB' na uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran\" üzerinden hesaplanacak oran olduğunu, Ödeyeceği bu faizlerin yanında fon, vergi, harç vb. mevzuat veya sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer mali yükümlülüklerini, mevzuat değişikliği ile sonradan getirilecek her türlü vergi ve yükümlülüklerini, yasal takip giderleri, vekalet ücreti ve sair her türlü mali külfetlerini de ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder kabul ve taahhüt eder...\" hükmünün düzenlendiğini, Müvekkili Banka ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi bankacılık işi olup TTK m.4 gereği ticari iş niteliğine haizdir ve yine belirtmek gerekir ki TTK md. 8/f.1 hükmü gereği ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2016/16939 K. 2018/1713 T. 02.04.2018 sayılı İlamında özetle; “…borcun muaccel olduğu tarihteki davacı bankanın TC Merkez Bankası'na bildirdiği en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasıyla temerrüt faizi isteneceğinin taraflarca kararlaştırılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. … Davalı… vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA oybirliğiyle karar verildi.” hükmü, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E. 2017/1864 K. 2017/4942 T. 03.04.2017 sayılı ilamında da özetle; “….Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda, taraflar sözleşmede faiz ödeme borcu kararlaştırabileceği gibi, borcun ifasında temerrüde düşülmesi durumunda uygulanacak faiz oranını da kararlaştırabilirler. Bu durumda, uyuşmazlık halinde kural olarak sözleşmede kararlaştırılan faizin uygulanması gerekir.  …” hükmü tesis edildiğini, Buna istinaden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 88. ve 120. madde hükümlerinde öngörülen sınırlamanın ticari işlerde uygulanmayacağı kabul edilmiş olduğunu, ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğini düzenleyen TTK md. 8/f.1 hükmü, TBK md. 88 ve 120 hükümlerine göre özel hüküm niteliğinde olduğunu ve öncelikle uygulanması gerektiğini, buna göre ticari nitelikte bir işte taraflarca kararlaştırılan oranlardaki anapara faizi ve temerrüt faizi, kararlaştırılan bu oranlar çerçevesinde uygulanacağını, Her ne kadar Yerel Mahkeme kararı neticesinde; Taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranı %32,16 olarak,  Rotatif kredi bakımından temerrüt faiz oranı %60 olarak,  Ticari kredili mevduat hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %24,24 olarak, Kurumsal kredi kartı hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %30,24 olarak belirlenmiş olsa da müvekkili banka alacağı hesaplanırken detaylı olarak izah edileceği üzere, tarafların aralarında akdedilen sözleşme gereğince mutabık kaldığı şekilde taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranı %60 olarak, Rotatif kredi bakımından temerrüt faiz oranı %60 olarak,  Ticari kredili mevduat hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %30,24 olarak, kurumsal kredi kartı hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %36,36 olarak hesaplanması gerektiğini, nitekim alacağa yanlış oranda temerrüt faizi işletilmesi, BSMV alacağını da etkilemiş olduğunu, müvekkil banka alacağının hatalı şekilde hesaplanmasına sebep olduğunu, müvekkil banka alacağı olduğundan daha düşük tespit edildiğini, yerel mahkeme'nin bu kararının esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, müvekkili banka tarafından TCMB’ye bildirilen yıllık temerrüt faiz oranı kapsamında; alacaklarının hesaplanması hususunda yukarıda yer alan oranların dikkate alınması gerektiğini, Kaldı ki; söz konusu faiz oranı Kahramanmaraş 2. Noterliğinin 17.10.2018 tarihli ve 32426 yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, borçluların temerrüde düşürüldüğünü, borçlular tarafından bu ihtarnameye karşı hiçbir itirazda bulunulmamış olmakla artık hesap kat ihtarnamesinde belirtili alacaklar ve faiz oranları kesinleştiğini, bu çerçevede ihtarnamede de açıkça belirtilen temerrüt faiz oranı hem taraflar arasındaki sözleşmeden doğan faiz oranı olduğunu, hem de davalı tarafça hiçbir itiraz sürülmeksizin kesinleşen ihtarnamede de yer aldığını, bu halde, ihtarnamede belirtilen faiz oranından başka bir faiz oranın esas alınarak hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Açıkladıkları üzere eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edilen hükmün müvekkil banka aleyhine olan kısmının kaldırılması ve haklı alacağımızın kabulüne karar verilmesini talep etmek için işbu karara ilişkin süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hâsıl olduğunu, Eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiş olduğunu, istinaf başvurumuzun kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 06.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin beyanlarımızı sunduğumuz 19.08.2021 tarihli beyan dilekçelerinde; “Yukarıda belirttiğimiz hususlar çerçevesinde, yeniden inceleme ve hesaplama yapılması gerektiği aşikârdır. Bu sebeple2 4.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna istinaden sunmuş olduğumuz itirazlarımızı tekrarla, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii edilmesini, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatteyse itirazlarımız doğrultusunda karar verilmesini arz ve talep etme mecburiyetimiz doğmuştur. Bilirkişi kök raporunda ve ek raporunda yer alan görüş ve kanaatlerin tarafımızca kabulünün olmadığını, Bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin somut gerçeği yansıtmadığını, asıl alacağın ve faiz oranlarının yanlış hesaplanması neticesinde Müvekkil Banka’nın zarar göreceğini, bu nedenle hatalı bilirkişi raporlarının dikkate alınmaması gerektiğini işbu dilekçemizde Sayın Mahkemenize bildiririz.” şeklinde beyanlarını sunarak ve itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, fakat yerel mahkeme tarafından dilekçede izah edildiği üzere itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi incelmesi yapılması ve dosyanın yeninden bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken itirazlarının dinlenilmeden gerekçeli karar yazıldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353.maddesi 6.fıkrasında; “(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması..” hükmü yer aldığını, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi’nin 2017/305 E. – 2017/307 K. Sayılı ve 12.05.2017 tarihli Kararında; “…tarafların itirazları da değerlendirilmek suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın belirtilen eksikliklerin tamamlanarak yeniden hüküm kurulması için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.” Şeklinde, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2012/12844 E. – 2012/23068 K. Sayılı ve 08.11.2012 tarihli Kararında; “…şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar vermek olması gerektiğini, yetersiz bilirkişi raporu esas almak suretiyle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde hüküm tesis ettiğini, bu çerçevede; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/57 E. 2021/681 Karar Sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararı hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle işbu karara ilişkin süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hâsıl olduğunu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/57 E. 2021/681  Karar Sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararın aleyhe kısmının istinaf incelmesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etme mecburiyeti doğduğunu, bununla beraber Yerel Mahkeme tarafından haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle verilmiş karar neticesinde davacı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş olduğunu, bu karar nedeniyle müvekkil bankanın haksız ödemelerle karşı karşıya kalma ihtimali bulunmadığını, bu nedenle İstinaf incelemesi sonuna dek tehir-i icra kararı verilmesini  arz ve talep etme mecburiyetimiz doğduğunu, İleri sürerek; Yukarıda izah etmiş olduğumuz nedenler ve resen dikkate alınacak sebepler ışığında İstinaf Başvurunun kabulü ile; Öncelikle İstinaf İncelemesi sonuna kadar karar hakkında tehir-i icra kararı verilmesine,  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/57 E. 2021/681 Karar Sayılı ve 07.10.2021 tarihli kararın aleyhe kısmının istinaf incelmesi neticesinde KALDIRILMASINA, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı, kurumsal kredi kartı hesabı bakımında uygulanan temerrüt faiz oranının hatalı olduğu ve alacağın bu sebeple eksik hesaplandığı gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi yargılama aşamasında bilirkişi kök ve ek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülmüş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda değerlendirilmiştir. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ticari kredili mevduat hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %30,24 olarak uygulanması gerektiğini, ancak bilirkişi tarafından % 24,24 olarak uygulandığını ileri sürmüş ise de, bilirkişi kök raporunda da belirtildiği üzere söz konusu kredi mevduat hesabı bakımından temerrüt faiz oranı davacının talebi gibi % 30,24 olarak uygulanmış, ancak Mahkemece hükümde takip sonrası işleyecek faiz olarak sehven % 24,24 olarak belirtildiği görülmüştür.  Davacı vekili, kurumsal kredi kartı hesabı bakımından temerrüt faiz oranı %36,36 olarak uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de, bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere şirket kredi kartı  borç bakiyelerine  TC Merkez Bankası  tarafından 5464 sayılı yasanın 26/3. Maddesi gereğince her üç ayda bir belirlenen akdi ve gecikme faiz oranları üzerinden faiz yürütülmesi gerektiği, bilirkişi tarafından tespit edilen %30,24 oranın TC Merkez Bankası tarafından belirlenen oran olduğu ve usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Son olarak davacı vekili tarafından taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranının %60 olarak uygulanması gerektiği ileri sürülmüştür. Bilirkişi tarafından kök bilirkişi raporu hazırlandığı sırada bilirkişi tarafından davacı vekilinden bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek kredi faiz oranlarının sunulması talep edilmiş, ancak davacı vekili tarafından sunulmaması üzerine bilirkişi tarafından davacı bankanın kullandırdığı krediye ilişkin akdi faiz oranı ek yüksek faiz oranı kabul edilerek % 100 fazlası temerrüt faizi olarak belirlenmiştir. Davacı vekili tarafından kök bilirkişi raporuna bu hususta itiraz edilmesine rağmen itiraz dilekçesi ile dahi bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek kredi faiz oranları dosya kapsamına sunulmamıştır. Davacı vekilinin itirazı sonrası düzenlenen ek bilirkişi raporunda bu husus tekrar belirtilmiş, davacı vekili tarafından ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde iki adet farklı firmalara uygulanan farklı bedelli kredilere ilişkin farklı faiz oranları ilk bilirkişi raporuna itiraz süresinden sonra sunulmuştur. Kaldı ki davacının ödeme tablosundaki akdi faiz oranının davalı bankayı bağladığı ve davacı tarafça fiili faiz oranlarının süresinde sunulmadığı, sunulan faiz oranlarının da dava konusu iki adet taksitli ticari kredi faiz oranının altında kaldığı dikkate alındığında bilirkişi tarafından tespit edilen temerrüt faiz oranları da yerindedir. Ancak Mahkemece üç adet taksitli ticari kredi hesabına ilişkin bilirkişi tarafından faklı faiz oranları ile hesaplama yapılmasına ve takipten sonra işleyecek faiz oranının ayrı ayrı belirtilmesine rağmen Mahkemece tek bir taksitli ticari kredi hesabına uygulanan faiz oranının hükümde belirtilmesi isabetli olmamıştır. Sonuç olarak; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2021 tarih ve 2020/57 Esas - 2021/681 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalıların İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yaptıkları itirazın kısmen iptaline, a)Ticari taksitli kredi asıl alacağı olan 5.939,15 TL'ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %36,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle,  asıl alacağı olan 4.568,13 TL'ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %38,16 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle,  asıl alacağı olan 131.347,45 TL'ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık % 32,16 oranında temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle, 145.151,59-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b) Rotatif Kredi asıl alacağı olan 306.452,65.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %60,00 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 321.160,46.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, c) Ticari Kredili Mevduat Hesabı asıl alacağı olan 66.689,00.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 68.104,75.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, d) Kurumsal kredi kartı asıl alacağı olan 27.459,46.-TL’ye takip tarihinden itibaren (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5’i oranında BSMV uygulanmak suretiyle 28.144,66.-TL üzerinden takibin devamına, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, e) 11.200,00-TL gayri nakit alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta DEPOSUNA, f) Dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların icra müdürlüğü tarafından dosyanın infazı sırasında dikkate alınmasına, 2) Hüküm altına alınan 542.455,84-TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkâr tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 38.428,57-TL harçtan, başlangıçta peşin alınan 6.954,85-TL harcının mahsubu ile bakiye 31.473,72-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-)Davacı yanca yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 6.957,85-TL peşin harç, 7,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.017,50-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-)Davacı yanca yapılan  1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 286,50-TL davetiye/ teskere masrafı olmak üzere toplam 1.786,50-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 1.747,53-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile davacıya verilmesine,7-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.178,07-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 9-Davacı tarafından sarf edilen 324,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 238,50 TL dosyanın istinafa gidiş dönüş masrafı olmak üzere toplam 562,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 11-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c27d8fd3e8f6ea8","SID":"654269712e324d6d"}}