{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1237 <br>KARAR NO\t: 2024/1652<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ... \t\t\t\t\t (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  (...)<br>KATİP\t\t: ...\t\t\t\t\t  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/03/2023<br>NUMARASI\t: 2021/417 Esas - 2023/154 Karar<br><br>DAVACI \t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALI \t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 10/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t  : 20/11/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı tarafından 60.000,00-TL bedelli bir adet  sahte senet düzenlenerek Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/493 E sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, takibe konu sahte senet sebebiyle Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını ve 2020/3923 Soruşturma sayılı dosya ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasında, davacının imza ve yazı örnekleri alınmış ve senetteki imza ve yazılarla mukayese için kriminal uzmanlık raporu alındığını, bu rapora göre senette iki ayrı kalem kullanıldığını, bir kısım yazıların ...'ın elinden çıktığını, kalan yazıların ve imzanın ise  davacıya ait olup olmadığının anlaşıldığının, icra takibine müvekkil süresi içinde itiraz edemediğinden takibin kesinleştiğini, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalıya Kandıra İcra Müdürlüğü'nün 2020/493 E. Sayılı dosyasına konu senet sebebiyle borcu olmadığının tespit edilmesi, icra ve haciz yoluyla dosyaya giren ödemelerin istirdatı, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 60.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum  edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcraya konulan senedin sahte olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacı tarafın aracının yakalanması ile takipten haberdar olduğu beyanın da gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın aynı konutta birlikte ikamet ettiği kardeşi ...'e usulüne uygun şekilde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davacı tarafından ödeme emrine karşı süresi içerisinde imzaya yönelik bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın dosyaya sunulan kriminal uzmanlık raporunun sahtecilik suçlarının araştırılma usullerine  aykırı olduğunu, el yazısı ve imza örneklerinin ... tarihinden önceki bir tarihe ait olması gerektiğini, tarafların ifadelerinin alındığı Kandıra Polis Merkezi Amirliğinde olayla ilgili verdikleri ifadelerin akabinde alınan örnekler olduğunu, davacının senet tarihinden önceki bir tarihe ait resmi kurumlara, bankalara vb. vermiş olduğu el yazısı ve imza örnekleri temin edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın  KABULÜ  ile, Davacı ...’in Kandıra İcra Müdürlüğü‘nün 2020/493  Esas sayılı dosyasında takibe konu olan  18.09.2019 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli  senetten  dolayı borçlu olmadığının tespitine, Davacı taraftan Kandıra İcra Müdürlüğü‘nün 2020/493  Esas sayılı dosyasında tahsil edilen, 55.652,38-TL'nin  istirdatına, Dava konusu senet bedeli 60.000,00-TL 'nin %20 oranında kötü niyet  tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme nezdinde yapmış oldukları bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, bu nedenle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, kabul yönünden ise davalı aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatının yerinde olmadığını, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz süresi içerisinde imza itirazının yapılmadığını, davalının kötü niyetli olduğunun kabulünü gerektirecek dosyada delilin bulunmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih, 2021/417 Esas - 2023/154 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davalının; davacının düzenleyeni olduğu, lehtarının davalı olduğu, 18.09.2019 tanzim, 25.09.2019 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak davacı hakkında Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/493 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı, davacının anılan senetteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>2004 sayılı İİK’nun 72.maddesine göre; Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.<br>İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.<br>Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.<br>Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.<br>Kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan takiplerde imzaya itiraz İİK.nun 170. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddenin üçüncü fıkrasında, icra mahkemesince imza incelemesinin aynı Kanunun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapılması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>İİK.nun 68/a maddesinin dördüncü fıkrasında ise; “İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309. maddesinin 2. 3. ve 4. fıkraları ve 310. 311. ve 312. maddeleri hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447/2.maddesinde yer alan “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” düzenlemesi nedeniyle uygulanması gereken aynı Kanunun 211.maddesinde ise imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu gözardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı)<br>Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).<br>Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.<br>Somut olayda; Davacı aleyhine davalı tarafından Kandıra İcra Müdürlüğünün 2020/493 sayılı takip dosyasıyla, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe dayanak belgenin; davacının düzenleyeni olduğu, lehtarının davalı olduğu, 18.09.2019 tanzim, 25.09.2019 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür.<br>Davacının bono üzerindeki imzasına yönelik itirazın  TTK 687. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5995 esas 2021/3833 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır.<br>Dosyaya alınan 17.01.2023 tarihli ATK raporuna göre davaya konu edilen bonoda yapılan incelemelere göre; bonoda davacıya ait olduğu belirtilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmüş, anılan raporun ve toplanan imza asıllarının yukarıda detaylandırılan HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararında bahsedildiği üzere bononun tanzim tarihlerinden önceye ait olduğu, anılan karardaki tekniklerin ATK incelemesinde kullanıldığının raporda belirtildiği anlaşıldığından ve Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/3923 sayılı dosyasında alınan raporda da aksine bir tespit bulunmadığından mahkemece ATK raporunun hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Ancak, 6100 sayılı yasanın 297/2.maddesine göre; Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Eldeki olayda mahkemenin hüküm kısmının 3 numaralı bendinde \"...3-Davacı taraftan Kandıra İcra Müdürlüğü‘nün 2020/493  Esas sayılı dosyasında tahsil edilen, 55.652,38-TL'nin  istirdatına\" şeklinde hüküm kurulduğu, anılan bedelin kimden tahsil edileceğinin ve kime verileceğinin açıkça yazılmadığı, bu şekilde infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından anılan kararın kamu düzeni yönünden kaldırılması gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf talebinin kamu düzeni yönünden kabulüne, diğer istinaf istemlerinin reddine, dosyada toplanacak başka delil bulunmadığından HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;<br>A-)Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2023 tarih, 2021/417 Esas - 2023/154 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,<br>1-Davanın  KABULÜ  ile,<br>2-Davacı ...’in Kandıra İcra Müdürlüğü‘nün 2020/493  Esas sayılı dosyasında takibe konu olan  18.09.2019 keşide tarihli 60.000,00-TL bedelli  senetten  dolayı borçlu olmadığının tespitine,<br>3-Davacı taraftan Kandıra İcra Müdürlüğü‘nün 2020/493  Esas sayılı dosyasında tahsil edilen, 55.652,38-TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,<br>4-Dava konusu senet bedeli 60.000,00-TL 'nin %20 oranında kötü niyet  tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Alınması gerekli ‭4.098,6‬0 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile kalan ‭‭3.073,95‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 9.600,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafından yatırılan 1.024,65 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.083,95‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Davacı tarafından yapılan 2.210,00-TL Adli Tıp Kurumu Ücreti, 269,35-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 2.479,35‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>9-HMK 120. maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından karar kesinleşene kadar yapılacak masraflar mahsup edilerek arta kalan miktar olduğu taktirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>B-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br><br>1-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>2-Alınması gereken 4.098,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.024,65-TL'nin mahsubu ile kalan 3.073,95-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>3-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>7-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cbbed57f8314c73","SID":"7bace6cdad80cc95"}}