{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/891 Esas<br>KARAR NO: 2024/1801 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/269 Esas - 2021/887 Karar <br>TARİH: 01/12/2021<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının adresinde 25.12.2020 akşamında hırsızlık eylemi gerçekleştiğini, bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzalı, imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çeki ve bir miktar parası ve ziynet eşyalarının çalındığını, davacının elinde iken kaybolan, hamili / lehdarı bulunduğu çeklerle ilgili olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/988 E sayılı dosyasıyla ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/7 E sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararı verildiğini, dava dışı keşideci ... San. Ve Tic. Ltd.Şti tarafından davacıya teslim edilen ... Bankası A.Ş. Beykent Şubesine ait ... numaralı 30.03.2021 tarihli 10.000,00-TL bedelli çeke ödemeden men kararı işlendiğini, çeki bankaya ibraz eden ... Faktoring A.Ş. ile dava dışı ... Ltd.Şti  arasında bir ticari ilişkinin olmadığını, bu hususta dava dışı şirketin ticari defterlerinin incelenebileceğini, davalı şirketin çek bakımından yetkili hamil sıfatına haiz olmadığını, çekin yetkili hamilinin davacının olduğunu, çek üzerinde ödemeden men kararı olmasına rağmen çeki alan Faktoring firmasının bu çeki icra takibine konu etmesinin, basiretli bir tacirden beklenmeyecek bir davranış olması sebebiyle firmanın kötü niyetli olduğunu, davalı firmanın ödemeden men kararı olan ve savcılıkça el koyma kararı bulunan çeki icra takibine koyma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalı firmanın çalınan çekleri/suç unsuru çekleri nakde çevirmeye çalıştığını, bu kapsamda henüz icra takibine konu edilmeyen dava konusu çekin, icra takibine konu edilmesinin ve icraya ödenecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesinin elzem olduğunu,  Keşideci ... Ltd. Şti tarafından davacıya teslim edilen ... Bankası A.Ş. Beykent Şubesine ait ... numaralı 30.03.2021 tarihli 10.000,00-TL bedelli çekin, yetkili hamili olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle icra takibine konu edilmesinin ve icraya ödenen paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun/talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, davacının yetkili son hamili olduğu takibe konu çekin davacı lehine davalıdan istirdadına, davacının borçlu bulunmadığının tespitine, davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Öncelikle müvekkili şirket ülke çapında faaliyet gösteren işlem hacmi oldukça yüksek ve bu tür hırsızlık olaylarının içinde olmaya tevessül edecek bir şirket hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin müşterisinin fatura ile tevsik ettiği alacağını temlik aldığını ve yasal mevzuata harfiyen uygun hareket ettiğini, bu nedenle müvekkilinin bu tür ağır ithamlar ile zan altında bırakılmasının doğru olmadığını, müvekkilinin dava konusu çeki, müşterisi ... ile aralarında akdedilmiş olan faktöring sözleşmesine binaen devir aldığını, buna ilişkin faktoring sözleşmesi ve eklerinin dilekçelerinin ekinde olduğunu, çekin müvekkiline devir ve ciro edilmesini sağlayan faturaya bağlı alacak temliki işleminin 6361 sayılı kanunda belirtilen esaslara ve BDDK'nın belirlediği kriterlere uygun olarak eksiksiz yerine getirildiğini, davacının ileri sürdüğü itiraz ve iddiaların hukuken şahsi defi niteliğinde olduğunu ve davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişkide doğrudan taraf olmayan müvekkili firmaya karşı ileri sürülemeyeceğini, bunun tek istisnasının müvekkili şirketin davacı zararına bile bile kötü niyetli hareket etmiş olması hali olduğunu, müvekkili açısından da böyle bir durumun söz konusu olmadığını, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/12/2021 tarih ve 2021/269 Esas - 2021/887 Karar  sayılı kararında; \"Taraflar arasındaki ihtilaf;  Keşidecisi ... Ltd Şti olan ... AŞye ait ... nolu 30.02.2021 tarihli ve 10.000,00-TL bedelli çekin davacı tarafından istirdadı şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının çeke dair yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususlarındadır. Tüm dosya kapsamından; Davaya konu çekin incelenmesinde, Keşidecisi ... Ltd Şti olan ... AŞ'ye ait ... nolu 30.02.2021 tarihli ve 10.000,00-TL bedelli çekin Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesinin 1. fıkrasında sayılan unsurları taşıdığı, davalı ... Faktoring A.Ş ile dava dışı ... arasında 03.12.2020 tarihinde Faktoring sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket ile dava dışı ... arasında 03.12.2020 tarihli Bilgilendirme-Aydınlatma onay formu, 03.12.2020 tarihli Müşteri kabul beyanı, 03.12.2020 tarihli 500.000,00-TL tutarlı azami Faktoring Sözleşmesi, 03.12.2020 tarihli kanal kullanım ve onay formu düzenlendiği, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 esas sayılı dosyasında 06/01/2021 tarihinde dava konusu 10.000-TL tutarlı çek ve iptali talep edilen 1.514.275,00-TL bedelli çekler üzerinde ödeme yasağı konulduğu, Keşidecisi ... Ltd Şti olan ... AŞye ait ... nolu 30.02.2021 tarihli ve 10.000,00-TL bedelli çekin, arka kısmında kaşe ve imzası bulunan davacı ... ile sonraki cirantalar olan dava dışı ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti ile yine dava dışı ... arasında herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığı, davacı ve dava dışı ... Ltd Şti'nin 2020 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın Mahkememizce bilirkişi incelemesi için verilen  inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davaya konu 30.03.2021 vadeli ... numaralı toplam tutarı 10.000,00-TL olan çekin davacı yana ait 2020 yılına ait ticari defterlerinden yevmiye defterinde 18.10.2020 tarihinde ... numaralı yevmiye maddesinde ... numaralı sayfasında ... numaralı alınan çekler hesabında kayıt altına alındığı, davaya konu 30.03.2021 vadeli ... numaralı toplam tutarı 10.000,00-TL olan çekin dava dışı şirket olan ... Ltd Şti.'nin 2020 yılına ait ticari defterlerinden yevmiye defterinde 18.10.2020 tarihinde ... numaralı yevmiye maddesinde ... numaralı sayfasında ... numaralı verilen çekler hesabında kayıt altına alındığı, davacı ile dava dışı ... ve yine dava dışı ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti ile ilgili faturaya yansımış herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, davalı Faktoring şirketinin çeki devir aldığı ... tarafından çek ile ilgili faktor işlemiş yapılırken davalı ... Faktoring A.Ş.'ye önceki cirantalara ait tevsik edici belge olarak fatura vb ibraz etmediği,  buna göre istirdat talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının  tespitine ve icra takibinin davacı yönünden iptaline, davaya konu çekin istirdadı talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. \"gerekçesi ile, ''Davacının davasının  KABULÜ ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinde davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE ve icra takibinin davacı yönünden İPTALİNE, Davaya konu çekin istirdadı talebinin KABULÜNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı müvekkilinin kötüniyetinin ispatı için hiç bir delil sunmadığını, Müvekkil ile davacı arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmadığını, faktoring işleminin, faktor, müşteri ve fatura borçlusu arasında olan üçlü bir ilişki olduğunu, davacının bu üçlü ilişki dışında kaldığını, bu noktada müvekkilinin davacı nezdinde her hangi bir inceleme ve araştırma yapma yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin yasal mevzuat gereği olarak tek sorumluluğu fatura ile tevsik edilen bir alacağı devralmaktan ibaret olduğunu, bunun da istihbarat araştırmasının sadece müşteri ve fatura borçlusu açısından yapılmasının zorunlu kılındığını, Müvekkilinin faktoring şirketi olması nedeni ile çeki nasıl iktisap ettiğini ortaya koyduğunu, dava kapsamında başkaca bir yükümlülüğü bulunmadığını, bunu da faktoring şirketi olması nedeni ile yasalardan kaynaklı olarak yapmak zorunda olduğunu, Faktoring şirketi olmasa dava konusu ihtilafta böyle bir yükümlülüğü dahi olmayacağını, hal böyle olunca ilk derece mahkemesi tarafından davanın ispatına ilişkin belge bulunmadığından bahsedilecek iken müvekkiline var olmayan sorumluluklar yüklemek sureti ile davanın kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektiğini, Müvekkili şirket ile müşterisi ... arasında akdedilen faktoring sözleşmesinin dosyada mübrez olmakla çekin sözleşme kapsamında müvekkili tarafından iktisab edildiğini, Dava kapsamında sunmuş oldukları beyanlarında da açıkça belirttikleri üzere müvekkili şirketin dava konusu çeki müşterisi ile akdettiği sözleşme kapsamında iktisab etmiş olduğunu, bu durumun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, müvekkilinin bu kapsamda her hangi ağır kusur ya da ihmali bulunmadığını, Müvekkilinin ülke çapında işlem hacmi en yüksek olan faktoring şirketlerinden olduğunu, dava konusu çeke ilişkin olarak usul ve yasaya aykırı her hangi bir eksiği bulunmadığını,Müvekkili şirketin BDDK denetimde olan ve işlem esasları yasa ile sınırlandırılmış olduğunu, fatura ile tevsik edilmeyen bir alacağı devir almasının mümkün olmadığını, aynı şekilde yapılan faktoring işleminin usule uygun olarak defter kaydının bulunmadığının da yine düşünülemeyeceğini, aksi bir durumun faktoring finansal sektörünün olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu hukuki ihtilafın müvekkili şirketin çeki kötü niyetle ya da ağır kusur ile iktisap edip etmediği noktasında toplandığını, davacı tarafın müvekkilinin kötü niyetine ilişkin hiçbir delil sunamadığını, İlk derece mahkemesinin, usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilinin çekte cirosu bulunan tüm ilgilere ilişkin istihbarat yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekçesi ile davanın kabulüne hükmettiğini, müvekkili şirketin yasal çerçevede tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Müvekkilinin yasa kapsamında sorumlulukları irdelenecek olursa ; Müvekkili müşterisi ile 03.12.2020 tarihinde Faktoring sözleşmesi imzalandığını, Akdedilen Faktoring sözleşmesi kapsamında 24.12.2020 tarihli  gerçek bir faturadan doğan alacağın temlik alındığını, Müvekkili tarafından faturanın gerçekliğinin araştırıldığını, zaten faturanın gerçek bir mal ve hizmet satışından doğduğu hususunda her hangi bir itiraz bulunmadığını, ödeme aracı olarak verilen çeke ilişkin olarak keşidecinin ödeme kabiliyeti ve kredibilitesi banka nezdinde araştırıldığını ve kredibil olduğu anlaşılınca da çek ödeme aracı olarak kabul edilerek işlem tamamlandığını, Müvekkilin nasıl ve niçin çekte cirosu bulunan tüm ilgililere ulaşmaya çalışması ve fatura borçlusundan önceki cirolara ilişkin tevsik edici belge temin etmesi beklendiğinin taraflarınca anlaşılamadığını, faturanın incelendiğini, keşideci banka nezdinde araştırıldığını, var olmayan bir olayı araştırmadığı tespiti ile müvekkilinin kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, Dava kapsamında bir çok kez ileri sürmüş olmalarına karşılık müvekkilinin hukuki konumunun tespiti açısından yasal düzenlemeleri  yinelemek istediklerini; a)TTK 790. maddesi “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.” b) TTK 792. maddesi  “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.”  c)TTK 645. maddesi “Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez.”  d)TTK 647. maddesi “Mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak kurulması amacıyla kıymetli evrakın devri için her hâlde senet üzerindeki zilyetliğin devri şarttır.” e)TTK 648/2. maddesi  “Devir için ciro ve senedin zilyetliğinin geçirilmesi yeterlidir.”  f)TTK 686. maddesi “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. (2) Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür.”  İspatlanamayan davanın reddi gerektiğini, kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, Anlatıldığı üzere dava konusu ihtilafın çözümü çek iktisabında ağır kusur ve kötü niyetin ispatında düğümlenmekte olduğunu, ilk derece mahkemesi ve dayanak bilirkişi raporu ile müvekkilinin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığını ve davacının bu hususta hiç bir delili bulunmamasına karşılık davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından dosya kapsamında her hangi bir delil sunulmadığını, hal böyle olunca ispatlanamayan davanın reddi gerekir iken kabulü usul ve yasaya aykırı olmuş olduğunu, bozmayı gerektirdiğini, İleri sürerek ;  Yukarıda açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca davacının elinden hırsızlık sonucunda çıktığı iddia edilen çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çekin istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, davacı şirketin iş yerinde 25/12/2020 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini ve çok sayıda çekin, para ve ziynet eşyanın çalındığını, bu çekler arasında bulunan dava konusu keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti., lehdarı davacı olan, ... numaralı 30/03/2021 tarihli 10.000,00 TL bedelli çekin iptali için dava açıldığını, ayrıca hırsızlık olayı ile ilgili savcılığa şikayet başvurusunda bulunulduğunu, açılan çek iptali davasında çek bedelinin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı, savcılık tarafından da çek hakkında ödemeden men kararı verildiğini, davalı aynı müşterisinden davacıya ait başka bir çek alarak çalıntı olduğunu bile bile icra takibine koyduğunu, mevzuatın davalıya yüklediği yükümlülüklerini yerine getirmediğini,  davalının çeki iktisabında ağır kusurlu/kötü niyetli olduğunu, bu sebeple çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı çeki faktoring sözleşmesine binaen ve faturaya dayalı olarak aldığını, yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, iyi niyetli hamil olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. 6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası \"Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez.\" hükmünü amirdir.Aynı Kanunun 9/2. fıkrası ise; \"bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" hükmünü içermektedir. 04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. maddesinde; \"faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir\" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin \"İstihbarat Çalışması\" başlıklı 5. madesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması; a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olay incelendiğinde; dava konusu çekin dava dışı keşideci ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı lehtara verildiği, ilk cirantanın davacı lehtar olduğu, sonraki cirantaların sırasıyla ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., davalı ... Faktoring Şirketi olduğu, çekin 30/03/2021 tarihinde ibrazında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/01/2021 tarih ve ... soruşturma sayılı kararı gereğince ödemeden men ihtiyati tedbir kararı verildiğinden ödeme yapılmadığı,  Mahkemece davacı ve dava dışı keşidecinin defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı keşideci şirket arasında ticari ilişki olduğu, çekin her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporu ve soruşturma dosyası dikkate alındığında davacı şirketin çekin yetkili hamili olduğunun ispat edildiği, davacı ile kendisinden sonraki cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki olduğu tespit edilemediği, davalı tarafından dosyaya davalı ile dava dışı ... arasında akdedilmiş 03/12/2020 tarihli faktoring sözleşmesi ve dava konusu çekin temlik alınmasına esas teşkil ettiği iddia edilen bir fatura ibraz edilmiş ise de, dava dışı ...'e temlik alınan çek karşılığında kredi kullandırıldığına ilişkin bir belgenin sunulmadığı, dosyaya cevap dilekçesi ekinde sunulmayıp, bilirkişi incelemesinden sonra itiraz dilekçesi ekinde sunulan çekin temlik alınmasına esas teşkil ettiği iddia edilen faturanın faktoring sözleşmesinden sonraki tarihli bir fatura olduğu ve çek bedeli ile fatura bedelinin birbiri ile uyuşmadığı, davacının kendisinden sonra çekte ciranta olarak gözüken fatura borçlusu ... Otomotiv İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı tarafından bu kişi ile faktoring sözleşmesinin tarafı olan sonraki ciranta ... arasında gerçek bir ticari olduğuna, faturanın gerçek bir fatura olduğuna ve bu hususlarda yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde herhangi bir istihbari araştırma yaptığına ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğine ilişkin dosyaya geçerli yazılı ve kesin bir delil sunulmamıştır. Bu haliyle davalının dava konusu çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu aşikar olup, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54f1b478100676e7","SID":"2becd4b90722c88e"}}