{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/942 Esas <br>KARAR NO: 2024/1889 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2021/557 Esas - 2022/205 Karar <br>TARİH:  01/03/2022<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun aleyhine ticari kredi kartı sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve çek mükellefiyet hesabından kaynaklanan borcu nedeniyle  Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, ödeme emrini tebliğ alan davalının borcun tamamına, asıl alacağa, işlemiş fazie ve tüm fer'ilere itiraz etmiş olduğunu, davalının itirazının taraflarına tebliğe çıkartılmamış olup dosyada işlem yapmak istediklerinde itirazı öğrenmiş bulunduklarını, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olup müvekkilinin alacağının tahsilini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı ile müvekkili arasında, ... numaralı Kredi Kartı Sözleşmesi, ... numaralı Kredi Sözleşmesi ve ... numaralı Çek Mükellefiyet Hesabı bulunduğunu, davalı tarafından borçların ödenmemiş olması sebebiyle davalının sözleşme kurulurken bankaya bildirdiği adresine İHTARNAME keşide edilmiş olduğunu, borçluya ihtar olunan sürede muaccel olan borcun ödenmemesi sebebiyle hakkında  genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, takip konusu alacağın kredi, kredi kartı ve çek mükellefiyet hesabı borcundan kaynaklanmakta olup, takip tarihinden önce borç miktarının belli olduğunu,  davalılar bakımından hesabının kolayca mümkün olduğunu, bu yüzden itirazın mesnetsiz ve alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; davalı borçluların haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptali ile icra takibinin devamına, İİK.67/2 maddesi gereği %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı alacaklının her ne kadar takip talebinde taraf olarak ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ile beraber müvekkilleri ... ve ...'de gösterse de Limited şirketlerde temel kuralın alacaklıların şirket borçlarından dolayı sadece şirket malvarlığına başvurması olduğunu, alacaklıların şirket borçlarından dolayı şirket ortaklarının şahsi malvarlıklarına başvurulamayacağını, şirket ortaklarına icra takibinde bulunamayacaklarını, ancak davacı/alacaklının şirketin borcundan dolayı müvekkillerine de takip açmış olduğunu,  borca itiraz eden müvekkilleri aleyhine itirazın iptali davasını açmış olduğunu, Limited şirkette ortakların şirketin borçlarından dolayı sorumlu olmadıklarından şirket ortaklarına takip açılmayacağını, bu nedenle davanın husumet yönünden usulden reddi gerektiğini,  müvekkili ...'nin, ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketindeki hisselerini  12.11.2015 tarihinde ...'a devrederek ortaklıktan ayrılmış olduğunu, kural olarak limited şirketlerde payını devrederek ortaklıktan ayrılan ortağın şirket borçlarından sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkili ...'nin ilgili şirket aleyhine açılan takip tutarı borçtan sorumlu olmadığını, müvekkili ... için ilgili takibin  iptali gerektiğini, müvekkili ...'ın ise 20.11.2018 tarihinde ilgili  şirketteki payını devredip şirketten ayrılmış olduğunu, kural olarak limited şirketlerde  payını devrederek ortaklıktan ayrılan ortağın şirket borçlarından sorumlu olmadığını, bu nedenle müvekkili ...'ın, ilgili şirket aleyhine açılan takip tutarı borçtan sorumlu olmadığını, müvekkili ... içinde  ilgili takibin  iptali gerektiğini, müvekkillerinin  sorumlu olmadıkları borcu, faizlerini, ferilerini hiçbir şekilde kabul etmelerinin mümkün olmadığını beyanla; davacı tarafından açılan işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olamamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/03/2022 tarih ve 2021/557 Esas - 2022/205 Karar  sayılı kararında; \"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların kredi kartı sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve çek mükellefiyet hesapları nedeni ile davacı tarafa borçlu olup olmadıkları, sorumluluğun davalılarda olup olmadığı,  borçlu ise miktarlarının ne kadar olduğu, uygulanacak faiz oranı ve miktarı hususlarındadır. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı banka tarafından davalı takip borçluları ve dava dışı ... Hiz. Tic. Ltd. Şti. Aleyhine çek kanunu gereğince banka kaynağından ödenmiş olan 4 adet çek yaprak bedelinden kaynaklanan; 1.904,27 TL asıl alacak, 43,52 TL işlemiş faiz, 2,18 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.949,97 TL, ihtarname tarihinden itibaren yıllık %24,24 faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faiz toplamı ... nolu Ticari Krediden kaynaklanan 32.834,72 TL asıl alacak, 839,04 TL işlemiş faiz, 41,95 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 33.715,71 TL, ihtarname tarihinden itibaren yıllık %40,0 faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faiz toplamı, ... (A) nolu kredi kartından kaynaklanan 7.684,90 TL asıl alacak, 811,00 TL işlemiş faiz, 12,60 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere 8.508,50 TL ihtarname tarihine kadar işlemiş akdi faiz ile ihtarname tarihinden itibaren yıllık %33,0 faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faizi toplamı olmak üzere toplam 44.174,18 TL banka alacağının asıl alacak kısmına, takip tarihinden itibaren yukarıda belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi icra harç ve masrafları, avukatlık ücretleri ile birlikte, çek kanunu gereğince iade edilmeyen 10 adet çek yaprağı sorumluluğundan kaynaklanan 16.000,00 TL'nin nakden depo edilmesi, iade edilmeyen çek yaprağı bedellerinin tazmin olması halinde tazmin tarihinden tahsiline, kadar yukarıda belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, icra harç ve masrafları ile avukatlık ücreti ile birlikte tahsili talepli ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçluları tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek davalıların kredi kartı sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve çek mükellefiyet hesapları nedeni ile davacı tarafa borçlu olup olmadıkları, sorumluluğun davalılarda olup olmadığı,  borçlu ise miktarlarının ne kadar olduğu, uygulanacak faiz oranı ve miktarının tespitine ilişkin dosya üzerinden ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Banka E. Müdürü bilirkişi ... 27/01/2022 tarihli raporunda özetle; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı ... HİZM. TİC.LTD.ŞTİ. arasında “Genel Kredi Sözleşmesi ” imzalandığını, işbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, anılan sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından kredi lehtarı adına kredi hesapları açıldığını ve bu hesaplar üzerinden nakit kredilerin kullandırılmış olduğunu, işbu kredi borçlarının öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaatinin edinildiğini, Kefalet Limiti ve Davalı Kefilin Sorumluluğunun: Davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 530.000,00 TL olduğunu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan nakdi kredi asıl borç tutarının 42.423,89 TL'sinin kefalet limitlerinden daha DÜŞÜK  SEVİYEDE olması nedeniyle, davalı kefillerin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olarak (Çünkü, takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüşlerdir de ondan) borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduklarının düşünülebilineceğini,  (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği) davacı bankanın TAKİP TARİHİ itibariyle hesaplanan alacaklarının; Nakdi krediler yönünden Çek taahhüt bedeli tazmin kredisi yönünden; asıl alacak talep edilen 1.904,27 TL, hesaplanan 1.904,27 TL talep edilmesi gereken 1.904,27 TL, işleyen temerrüt faizi talep edilen 43,52 TL, hesaplanan 64,11 TL talep edilmesi gereken 43,52 TL, işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV 2,18 TL, hesaplanan 3,21 TL, talep edilmesi gereken 2,18 TL, toplam alacak talep edilen 1.949,97 TL, hesaplanan 1.971,59 TL hesaplanan 1.971,59 TL, talep edilmesi gereken 1.949,97 TL olduğunu, mahkeemizce raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİNDEN başlamak üzere asıl alacak tutarı 1.904,27 TL tamamen ödeninceye kadar %24,24 oranında temerrüt faizi ve bunun 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceğini, ... taksitli ticari krediler yönünden;  asıl alacak talep edilen 32.834,72 TL, hesaplanan 32.834,72 TL talep edilmesi gereken 32.834,72 TL, işleyen temerrüt faizi talep edilen 839,04 TL, hesaplanan 889,25 TL, talep edilmesi gereken 839,04 TL, işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV talep edilen 41,95 TL, hesaplanan 44,46 TL, talep edilmesi gereken 41,95 TL, toplam alacak talep edilen 33.715,71 TL, hesaplanan 33.768,43 TL, talep edilmesi gereken 33.715,71 TL olduğunu, mahkememizce raporun benimsenmesi halinde, alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİNDEN başlamak üzere asıl alacak tutarı 32.834,72 TL tamamen ödeninceye kadar %29,25 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceğini, ... no.lu Şirket kredi kartı hesabı yönünden; asıl alacak talep edilen 7.684,90 TL, hesaplanan 7.684,90 TL, talep edilmesi gereken 7.684,90 TL, işleyen temerrüt faizi talep edilen 811,00 TL, hesaplanan 288,18 TL, talep edilmesi gereken 288,18 TL, işlemiş temerrüt faizinin %5 BSMV talep edilen 12,60 TL, hesaplanan 14,41 TL, talep edilmesi gereken 12,60 TL, toplam alacak talep edilen 8.508,60 TL, hesaplanan 7.987,49 TL, talep edilmesi gereken 7.985,68 TL olduğunu, mahkememizce raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 522,82 TL'nin (8.508,50-7985,68-) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN başlamak üzere asıl alacak tutarı 7.684,90 TL tamamen ödeninceye kadar %33 oranında temerrüt faizi ve bunun %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebilineceğini, Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedelinin DEPO Talebi Yönünden; davacı bankanın, gayrinakdi çek taahhüt bedelinden kaynaklı alacağının varlığını ve miktarını açıkça İSPATLAYAMAMIŞ olduğunu bildirmiştir. Dava, davalıların müteselsil kefil sıfatı imzalamış oldukları davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve çek mükellefiyet hesapları sözleşmelerinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Sunulan sözleşmenin incelenmesinde davalıların kefaletlerinin geçersiz olmasının gerektirir bir durum bulunmadığından kefaletin geçerli olduğu ve davalıların borçtan müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır. Dava dışı kredi lehtarı şirkete ve kefillere hesap kat ihtarının ne zaman ve ne şekilde tebliğ edildiği dosya kapsamı ile tespit edilemediğinden davalıların takip tarihi itibari ile mütemerrit  sayılarak yapılan hesaplama dikkate alınmış, kat tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için akdi faiz uygulanarak hesaplama yapılmıştır. Buna göre dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı bankanın çek taahhüt bedeli tanzim kredisi yönünden talep edebileceği asıl alacağın 1.904,27 TL, işleyen temerrüt faizinin 43,52 TL, temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 2,18 TL olduğu, asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 24,24 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerektiği, 1296-7822364 nolu taksitli ticari kredi yönünden davacının talep edebileceği asıl alacağın 32.834,72 TL olduğu, işleyen temerrüt faizinin 839,04 TL, temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 41,95 TL olduğu asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 29,25 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerektiği, ... nolu şirket kredi kartı hesabı yönünden davacının talep edebileceği asıl alacağın 7.684,90 TL, işleyen temerrüt faizinin 288,18 TL,  temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 12,60 TL olduğu,  asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 33 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, '' AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, çek taahhüt bedeli tanzim kredisi yönünden takibin aynen DEVAMINA, asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 24,24 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV İŞLETİLMESİNE, ... nolu taksitli ticari kredi yönünden takibin aynen DEVAMINA, asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 29,25 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV İŞLETİLMESİNE, ... nolu şirket kredi kartı hesabı yönünden takibin 7.684,90 TL asıl alacak, 288,18 TL işlemiş faiz ve 12,60 TL BSMV yönünden DEVAMINA, asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 33 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV İŞLETİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 8.493,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir iken davanın esasına girilerek kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin  hukuka aykırı olmakla bozmayı gerektirdiğini, takip talebinde borçlu olarak ... ve ... gözüktüğünü ve icra takibi şirket ortakları olan işbu kimselere karşı başlatılmış ise de kabulünün mümkün olmadığını; limited şirketlerin borçlarından dolayı tüzel kişiliğin tüm mal varlığı ile sorumlu iken; ortakların şirkete karşı olan borçlarının sınırlı tutulduğunu; Limited Şirketlerde TTK'nun 573/2 fıkrası uyarınca kamu alacakları dışında ortakların şirket borçlarından sorumlu olmadığı ilkesinin benimsendiğini, Davalıların kefaletlerinin geçersiz olmasını gerektirir bir durum bulunmadığından kefaletin geçerli olduğu ve davalıların borçtan müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu oldukları sonucuna varılmış ise de kefalet sözleşmesinin kaynağı olan hukuki ilişkinin sona ermiş olması sebebiyle işbu hususun gerçeklik payı bulunmadığını,  Türkiye Sicil Gazetesi ile de doğruluğunu ortaya koydukları üzere, müvekkili ...'nin, ... Hizmetleri Ticaret Limited Şirketindeki hisselerini  12.11.2015 tarihinde ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını; ...'ın ise 20.11.2018 tarihinde ilgili  şirketteki payını devredip şirketten ayrıldığını, davalılar ... ve ... ortağı oldukları şirket için müteselsil kefil olmuşlar ise de şirket ortaklığından ayrılmaları ve paylarını devretmiş olmaları sebebiyle, kefalet sözleşmesinin kaynağı olan hukuki ilişkilerin sona erdiğini; sözleşmeyi kefil olarak imzalamaların hukuki dayanağı ortaklıkları olduğunu; davalı müvekkillerin ortaklıktan çıktıktan sonra dahi kefalet sebebiyle ortaya çıkan borçtan sorumlu tutulmalarının kabul edilemeyeceğini, bu nedenle müvekkili ... ve ... ilgili şirket aleyhine açılan takip tutarı borçtan sorumlu olmamakla ilgili takibin  iptali gerektiğini, müvekkili ... kefaletten döndüğüne ilişkin ihtarname çekmiş olup işbu ihtarnamenin geçerli bir dönme vasfına haiz olması sebebiyle müvekkilin kefaletten sorumlu olmayacağını,  dosyada kat ihtarının tebliğine ilişkin somut bir delil bulunmadığını; bu nedenle de müvekkilin kefaletten dönme ihtarnamesi geçerli bir dönme olup müvekkilin kefaletten sorumlu olmayacağını; işbu sebeple, davalı müvekkillerin taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinden bahisle sorumluluğunun olduğunun tespit ve tayin edilmesinin hatalı olup, yerel mahkemece kurulan işbu hükmün bozulması gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile mahkemenin bir an için aksi kanaatte olması halinde yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz oranlarının fahiş olup bozmayı gerektirdiğini, yerel mahkemenin, \"...asıl alacağın 1.904,27 TL, işleyen temerrüt faizinin 43,52 TL, temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 2,18 TL olduğu, asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 24,24 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerektiği, ... nolu taksitli ticari kredi yönünden davacının talep edebileceği asıl alacağın 32.834,72 TL olduğu, işleyen temerrüt faizinin 839,04 TL, temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 41,95 TL olduğu asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 29,25 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerektiği, ... nolu şirket kredi kartı hesabı yönünden davacının talep edebileceği asıl alacağın 7.684,90 TL, işleyen temerrüt faizinin 288,18 TL,  temerrüt faizi üzerinden hesaplanan % 5 BSMV'nin 12,60 TL olduğu,  asıl alacağın tamamı ödeninceye kadar % 33 oranında temerrüt faizi ve % 5 BSMV işletilmesi gerekmektedir.\" şeklinde hüküm kurduğunu,  işbu hükmün eksik ve hatalı inceleme ürünü olduğunu; bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin ve hatalı inceleme ile belirlenmiş olan faiz oranları fahiş olup, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,  davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi ve kefalet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kredi alacağının davalılardan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davalıların dava dışı kredi lehdarı limited şirketin genel kredi sözleşmesi tarihindeki ortakları oldukları, limited şirketlerde sermaye taahhüdü ile sınırlı sorumluluğu olan ortaklara şirket borçlarından ötürü başvurulamayacağı, davalıların kefili oldukları sözleşme tarihi itibariyle şirket ortağı olmalarına rağmen, ortaklıktan ayrılmaları nedeniyle kefalet sözleşmelerinin de sona erdiği, davalı ...'ın kefaletten döndüğüne dair davacı bankaya ihtarname çektiği, kat ihtarının tebliğine ilişkin delil bulunmadığı, mahkemece hükmedilen faiz oranlarının fahiş olduğu, mahkemece rapora itirazlarının değerlendirilmediği yönünde olup, bu hususların cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Dava konusu takip dosyası kapsamından davacının davalılar ile dava dışı ... Hizmetleri Tic Ltd Şti aleyhine banka tarafından ödenen çek sorumluluk bedelinden, taksitli ticari krediden ve ticari kredi kartından doğan toplam 44.174,18-TL nakdi alacağın tahsili, ayrıca yalnızca dava dışı şirket aleyhine on adet çek yaprağından doğan 16.000,00-TL gayrınakdi alacağın depo edilmesi istemleri ile 04/01/2019 tarihinde ilamsız takip başlattığı, davalıların yasal sürede vaki itirazları sonucu nakdi alacaklar yönünden eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı ... Hizmetleri Tic Ltd Şti ile davacı banka arasında 24/02/2015 tarihli 500.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi yapıldığı, sözleşme tarihinde şirket ortağı olan davalıların sözleşmeyi 530.000,00-TL limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları dosyaya mübrez sözleşme suretinden anlaşılmıştır. Dosyaya 14/11/2018 kat ihtarı ibraz edilmiş ise de, ihtarın tebliğ şerhleri ibraz edilmemiştir. TBK'nun 586/2 fıkrası uyarınca; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduklarından, usulüne uygun bir takibin varlığı bu davalar bakımından özel dava şartı niteliğindedir. Somut olayda kat ihtarının genel kredi sözleşmesinin tarafı ve kredi lehdarı ... Hizmetleri Tic Ltd Şti'ne tebliğ edilip edilmediği, diğer ifade ile ihtarın sonuçsuz kalıp kalmadığı, TBK'nun 586/2 fıkrasındaki amir hükmü karşısında davalı kefiller bakımından usulüne uygun bir takip başlatılıp başlatılmadığı re'sen araştırılmak gerektiği gibi, davalılar vekilinin rapora beyanlarında yer alan kat ihtarının tebliğine yönelik itirazların da karşılanması gerektiği, mahkemece kat ihtarının tebliğ şerhlerinin dosyaya sunulması için davacı yana sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi ve akabinde TBK'nun 586/2 fıkrasının değerlendirilmesi gerekirken,  bu husus değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Kabule göre de, davacı banka tarafından dosyaya  30/09/2016 tarihli şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi ve kredi kartı ekstreleri sunulmuştur. Bu sözleşmenin dava dışı ... Şirketi adına şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin  \"Son Hüküm\" başlıklı 25 maddesinde, bu sözleşmenin 30/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, kredi kartı sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde genel kredi sözleşmesinin uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ne varki dosyada 30/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi mevcut değildir. Dosyaya sunulan kredi kartı ekstrelerinin tamamı 2018 tarihli olup, yine dosyaya banka tarafından sunulan dava dışı şirketin hesap ekstresinde ise en erken işlemin 2017 tarihli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bankacı bilirkişi marifetiyle yaptırılan inceleme sonucu alınan raporda, ne taksitli ticari kredinin hangi tarihte kullandırıldığı, ne de ticari kredi kartının hangi sözleşme kapsamında ve hangi tarihte dava dışı şirket kullanımına tahsis edildiği tespit edilmemiştir. Yine mahkemece dosyaya taksitli ticari kredi ödeme planları celbedilmemiş, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yetkisine rağmen taksitli ticari kredinin akdi faiz oranının ne olduğu araştırılmamış, genel kredi sözleşmesinde hüküm bulunmadığından bahisle akdi faiz oranı avans faiz oranı olarak kabul edilmiş,  kat ihtarının tebliğ tarihi belli olmadığından taksitli ticari krediye  takip tarihine dek avans faizi işletilmiş, yine taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranı, genel kredi sözleşmesinin onuncu maddesine atıfla avans faiz oranına yüzde elli ilave olarak yıllık %29,25 olarak tespit edilmiştir. Mahkemece kat ihtarının tebliğ şerhleri, 30/09/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi, kredi kartının açılış bilgileri, taksitli ticari kredinin ödeme planı da getirtilerek, bankacı bilirkişiye davacı banka şubesinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilmek suretiyle, her iki kredi kaleminin hangi genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldıkları, bu genel kredi sözleşmesine davalıların kefaletinin bulunup bulunmadığı veya hangisinin kefaletinin bulunduğu, taksitli ticari kredinin akdi faiz oranının ne olduğu, ilgili genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizi oranına ilişkin hükmü de nazara alınarak taksitli ticari kredi bakımından temerrüt faiz oranının ne olduğu, buna göre davacı bankanın davalılardan takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarı hususunda,  davacı banka vekilinin bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmiş olması karşısında davalılar lehine usuli müktesep hak teşkil eden tutarlar gözden kaçırılmaksızın, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,  eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesis isabetsiz olmuş, davalıların istinaf başvurusu bu yönden de haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  01/03/2022 tarih ve 2021/557 Esas - 2022/205 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran tarafa iadesine 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e722a9408d283b5","SID":"0d9f1b42c1d4ec38"}}