{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/385 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/909<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/09/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 25/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..... İlaç Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı olduğunu, müvekkil ile şirket ortakları arasında ortaklık sözleşmesi imzalandığını ve şirket yapısı ve tarafların görev ile yükümlülüklerinin işbu sözleşme ile belirlendiğini, Ortaklık sözleşmesine göre davacının yalnızca ..... veren olarak nitelendirilerek bu sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getireceğini, yükümlülükleri ise ilaçların AR-GE çalışmasının yapılması, ilaçların ve sağlık ürünlerinin formüllerinin hazırlanması, doktor ekibinin getirilerek üretimi sağlaması olduğunu, bunun karşılığında %22 oranında ..... İlaç Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde hissesi olacağını, ortaklık sözleşmesinde açıkça belirtildiği üzere, 1. taraf olan Türk Şirketi'nin gerekli finansmanı sağlayacak ve sermaye katkısının tamamını yapacağını, davalı şirketin Genel Kurul toplantısı için Ticaret Sicili Gazetesinde 15.03.2023 tarihinde yapılan ilan ile 30.03.2023 tarihinde genel kurulun toplanacağı çağrısı yapıldığını fakat yurt dışında yaşayan davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, bu genel kurul toplantısından haberi olmayan davacının yokluğunda Genel Kurul kararı ile sermaye arttırımına karar verilmiş olup bu kararı müvekkilin 27.06.2023 tarihinde Kararın Ticaret Siciline ilan edilmesi ile öğrendiğini, haberi dahi olmayan bu toplantı ile alınmış kararın yoklukla malul olduğunun tespitini, bu mümkün değil ise butlanına karar verilmesi ile kararın iptali gerektiğini, usule uygun olmayan, genel kurul toplantısına davetin tebliğ edilmediği ve müvekkilin haberi dahi olmayan toplantıda müvekkil dışındaki tek hissedarın almış olduğu karar ile sermaye arttırımına ihtiyaç olmadığı halde karar verilmesi kanuna aykırılık teşkil edip müvekkilin hissesini düşürmeye yönelik kötü niyetli bir karar olduğunu, davacı ile ortaklar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilin sahip olduğu hissesi ...... karşılığında edinilmiş olduğunu, sözleşmede belirtildiği üzere tüm sermaye diğer ortaklar tarafından sağlanacağını, sermaye arttırımı kararı ile müvekkilin sözleşmeye aykırı olarak finans sağlamaya zorlanması aksi takdirde hissesinin düşecek olmasının kanuna aykırılık teşkil ederek karşı tarafın kötü niyetini kanıtlar nitelik taşıdığını beyanla  davaya esas genel kurul toplantısının ve kararının yokluk halinin tespitine, kabulü mümkün olmaması halinde alınan genel kurul kararının emredici hükümlere ilişkin olması sebebiyle butlanla sakat olduğunun tespitine, aksi kanaatte olunması halinde TTK 445 uyarınca genel kurul kararının iptaline karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu genel kurul kararının tarihinin 30.03.2023 olup, karar tarihinin üzerinden 5 aydan fazla zaman geçtiğini, yani huzurdaki davanın TTK m.445 ile öngörülen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davaya konu genel kurul kararı, usule uygun bir şekilde alındığını ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, müvekkil şirketin toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı gazeteyi davacıya iade taahhütlü mektup ile de bildirdiğini, nitekim davacının 28.03.2023 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi ......'ye gönderdiği mailde genel kurul çağrısının kendisine 27.03.2023 tarihinde ulaştığını bildirdiğini,  dosyaya sunulan Ortaklık Sözleşmesi'nin taraflarının ...... (birinci taraf) ile ..... (ikinci taraf) olduğunu, görüldüğü üzere ne müvekkil şirket olan ...... İlaç'ın ne de şirket hissedarı ...... 'nin işbu sözleşmeye taraf olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:<br>Dava ; 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısının yoklukla malul tespiti istemlidir. <br>İSTİNAF ÖNCESİ YARGILAMA ÖZETİ:<br>Mahkememizce tensip tutanağı uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, davacı vekilinin yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerini mahkememize bildirmiş ve tedbir talebinin değerlendirilmeden önce tebligatların çıkartılmıştır. <br>Mahkememiz ön inceleme ve tahkikat duruşmasında Somut olay bakımından TTK.445.maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali davasının, genel kurul karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılması gerekir. Olayımızda, 3 aylık süre geçtikten sonra bu dava açılmıştır. Dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından genel kurul çağrı gündeminin hazırlandığı, genel kurul  Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacıya posta yolu ile davetiyenin gönderildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf kendisine iadeli taahhütlü tebligat yapılmadığını bildirerek çağrının usulsüz olduğunu belirtmiştir. Olayımızda, yasal prosedüre uygun olarak hazırlanmış bir toplantı çağrısı mevcuttur. Davacı yurt dışında yaşayan davacıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını iddia etmiş ise de  tebligatın davacının eline ulaşmamış olması olsa olsa usulsüz çağrının hukuki sonuçlarını doğurur. Çağrının usulsüz olması davacıya iptal davası açma hakkı verir. Yoksa usulsüz çağrı yok ve butlan hali doğurmaz. Çağrının usulsüz olması tek başına iptal sebebi olmayıp, ilgilisine iptal davası açma hakkı verir. İptal davasının da toplantı tarihinden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.  Davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler değildir. İptal davası içinde değerlendirilmesi gereken taleplerdir.Davaya konu genel kurul kararının tarihi 30.03.2023 olup, İptal davası da hak düşürücü süre içinde açılmadığından, davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmiş mahkememizce verilen karar İstinaf edilmiştir. <br>İSTANBUL BAM ...... Hukuk Dairesinin ..... esas ....... karar 21/03/2024 tarihli kararında özetle; dava dosyası içeriğinde, yok hükmünde olduğu ileri sürülen ve iptali  ile butlanı istenen 30.03.2023 tarihli  genel kurul kararının, hazirun  cetvelinin,  genel kurul  toplantısına çağrıya ilişkin müdür/müdürler kurulu kararının/kararlarının ve diğer belgelerin, davacıya toplantı çağrısının tebliğine ilişkin belgelerin  bulunmadığı görülmdiği, mahkememizce bu belgeler incelenmeden, sadece  davacının ileri sürdüğü iptal sebeplerinin yokluk ve butlan sonucu doğuracak sebepler  olmadığı gerekçesiyle yokluk ve butlan isteminin yerinde olmadığı belirtilmekle yetinilmiş, ancak öze ilişkin ve toplantının çağrı usulüne, karar ve toplantı yeter sayılarına ilişkin hiç bir inceleme yapılmadığı nedenleri ile Mahkememiz ..... esas ..... karar sayılı ilamı İSTANBUL BAM ...... Hukuk Dairesinin ...... esas ...... karar 21/03/2024 tarihli kararı ile kaldırılarak dosya mahkememize gelmiştir.<br>İSTİNAF SONRASI YARGILAMA ÖZETİ:<br>Mahkememizin 25/04/2024 tarihli kaldırma ilamı sonrası tensip tutanağı ile davalı şirket ana sözleşmesi, defter ve kayıtları ile dosya kapsamı üzerinde  dava konusu davalı şirketin yok hükmünde olduğu ileri sürülen ve iptali  ile butlanı istenen 30.03.2023 tarihli  genel kurul kararının, hazirun  cetvelinin,  genel kurul  toplantısına çağrıya ilişkin müdür/müdürler kurulu kararının/kararlarının ve diğer belgelerin, davacıya toplantı çağrısının tebliğine ilişkin belgeler incelenerek ayrıca toplantının çağrı usulüne, karar ve toplantı yeter sayılarının ve bunun sonuca etkisine ilişkin istinaf ilamı kapsamında rapor alınmasına karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''iptali talep edilen sermaye artırımı kararı 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alındığından ve huzurdaki dava 11.09.2023 tarihinde ikame edildiğinden, iş bu davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, dolayısıyla Davacı’nın iptal davası açma hakkının bulunmadığı, İadeli taahhütlü mektubun iki hafta öncesinden gönderilmemiş olmasının 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların ve bu meyanda artırım kararının iptal edilebilirliğine yol açacağı, ancak huzurdaki dava üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından Davacı’nın iptal davası açma hakkı bulunmadığı,  bununla birlikte üç aylık hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılmamış olması karşısında (TTK m. 456/3) dava konusu sermaye artırımı kararının geçersiz olduğu, dosyaya mübrez paysahipleri sözleşmesinin -somut uyuşmazlıktaki paysahipleri sözleşmesinin geçerli olup olmadığı tartışması bir yana-, hukuki niteliği itibariyle bir borç sözleşmesi olduğu, dolayısıyla söz konusu sözleşmenin ihlalinin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararları etkilemeyeceği, öte yandan borç ilişkisinin nispiliği ilkesi gereği bahse konu pay sahipleri sözleşmesinin yalnızca o sözleşmenin tarafları hakkında hüküm ifade edeceği, dosyaya mübrez paysahipleri sözleşmesinde ..... taraf olmadığından, bahse konu sözleşmenin ..... bakımından bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyeceği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. <br>Uyuşmazlık , TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykın kararla<br>Huzurdaki dava, ..... Gıda İth. İhr. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin (“..... Ltd. Şti.” veya “Şirket”) 30.03.2023 tarihli 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararının öncelikle yoklukla malul olduğunun tespiti, bu mümkün değilse butlanına karar verilmesi ile genel kurul kararının iptali taleplidir. Huzurdaki davanın çözümü için söz konusu genel kurul kararları bakımından yokluk, butlan veya iptal edilebilirlik şartları bakımından Somut uyuşmazlıkta Davacı’nın Davalı Şirket’te %22 oranında pay sahibi olduğu, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmektedir. Öte yandan (somut uyuşmazlıkta olduğu üzere) toplantıda hazır bulunmayan pay sahibinin iptal davası açabilmesi için “çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu” (TTK m. 446/1-(b)) ileri sürmesi gerekmektedir.  İptal davasının, genel kurul kararının alınmasından itibaren üç ay içerisinde açılması zorunlu olup, kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Üç aylık sürenin başlangıcı kararın alındığı gün olup, üçüncü ayın sonunda bu güne tekabül eden gün davanın açılması için son gündür. Somut uyuşmazlıkta, iptali talep edilen sermaye artırımı kararı 30.03.2023 tarihli genel kurul toplantısında alındığından ve eldeki dava 11.09.2023 tarihinde ikame edildiğinden, iş bu davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı analaşılmıştır.<br>Ancak  TTK m. 456/3 hükmünde, “Artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ve alınmışsa izin geçersiz hale gelir ve 345 inci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>Yasa kapsamında artırımın tescili için üç aylık bir hak düşürücü süre saptamıştır . Somut uyuşmazlıkta ise sicil kayıtlarından, dava konusu sermaye artırımı kararının 30.03.2023 tarihinde alınmış olmasına rağmen 15.09.2023 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır (bkz. TTSG 15.09.2023, S. 10915). Şu halde üç aylık hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılmamış olması karşısında dava konusu sermaye artırımı kararının geçersiz olduğu analaşılmıştır. Öte yandan dosyaya sunulan paysahipleri sözleşmesinin somut uyuşmazlıktaki paysahipleri sözleşmesinin geçerli olup olmadığı tartışması bir yana-, hukuki niteliği itibariyle bir borç sözleşmesi olduğu, dolayısıyla söz konusu sözleşmenin ihlalinin dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararları etkilemeyeceği gibi  borç ilişkisinin nispiliği ilkesi gereği bahse konu pay sahipleri sözleşmesinin yalnızca o sözleşmenin tarafları hakkında hüküm ifade edeceği, dosyaya mübrez paysahipleri sözleşmesinde  ..... taraf olmadığından, bahse konu sözleşmenin ..... bakımından bağlayıcı olduğundan bahsedilemeyeceğinden üç aylık hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılmamış olması karşısında (TTK m. 456/3) dava konusu sermaye artırımı kararının geçersiz olduğu emredici hüküm olup gecikmenin Ticaret Sicil Müdürlüğününden kaynaklanmasının sonuca etki etmeyeceği gibi kanuni istisna da tanınmadığından davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş olup aşağıdaki şekilde Davaya konu 30/03/2023 tarihi 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye arttırım kararının Geçersiz Olduğunun Tespitine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile;<br>-Davaya konu 30/03/2023 tarihi 2022 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye arttırım kararının GEÇERSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 158,75-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan 10.208,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, <br>7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,<br>8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, <br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı.  10/10/2024<br>Başkan ......<br>  ¸e-imza <br>Üye .....<br>   ¸e-imza<br>Üye .....<br>  ¸e-imza <br>Katip ....<br>  ¸e-imza <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3697e45312eb3a9f","SID":"bad94dfe3dc4071e"}}