{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/433 Esas<br>KARAR NO: 2024/1794<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUK. MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/03/2022<br>NUMARASI: 2018/179 Esas, 2022/20 Karar.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... numaralı “... +Şekil” ve... numaralı “...+Şekil” markalarının 36, 37, 39. sınıflarda tescilli olduğunu, www...com.tr internet sitesinde 2001 tarihinden bu yana markalarının tanıtımını yaptığını, davalı şirketin www...com isimli web sitesinde başta emlak ve otomobil olmak üzere ürün ve hizmet ilanları yayınlayan bir platform olduğunu, davalının davacıya ait “...” markasının yer aldığı bir kısım üyelerinin sayfalarını kapatmaları için 21/07/2017 tarihinde ihtarnameye rağmen bazı sayfalarda bu ibarenin yer aldığını, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek,  davalının eylemlerinin haksız rekabet ve marka haklarına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına,  tecavüz oluşturan  malzemelerine el konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 2.000,0TL maddi tazminatın ve yoksun kalınan kazancın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yer sağlayıcı konumunda olduğunu, davacı şirket tarafından gönderilen ihtarnamede yer alan linklerin müvekkili şirket tarafından incelendiğini, inceleme konusu edilen linklerden bir kısmının yayından kaldınldığını, ihtarnamede yer alan ve fakat yayından kaldırılmayan linklerde bulunan içeriklerin yayından kaldırılması için yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğunu. davacı şirketin müvekkili firmaya bildirmiş olduğu her bir içeriğin sahibi olan kurumsal üyelerle irtibata geçilerek \"...\" ibaresinin kullanımına dair hak sahipliklerinin sorulduğunu, müvekkili şirkete gelen cevaplara göre içeriğin yayından kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunda bir değerlendirme yapıldığını, tazminat isteminin yersiz olduğunu, müvekkili şirketin davacının marka hakkını ihlal eden ve haksız rekabete yol açabilecek nitelikte herhangi bir eylemi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından dava açılmadan önce  yer sağlayıcısı olan davalıya ihtarname gönderilerek, davalının internet sitesinde belirtilen linklerde yer alan \"...\" markasının davacının tescilli markası olması nedeniyle bu linklerin kaldırılmasının ihtar edildiği, ihtarnamede yer alan sitelerden ....com ve ... alan adlı internet sitelerinin ihtarnamede yer alan siteler oldukları, diğer sitelerin ihtarnamede yer almadıkları, bu iki sitede otomobil alım satımı ile ilgili ticari faaliyet yürütüldüğünün tespit edildiği, davacının \"...\" esas unsurlu ..., ... tescil numaralı \"...+Şekil\" markalarının 35.sınıfta ve 39. sınıfta   tescilli oldukları, davacının markalarının esas unsuru olan \"...\" ibaresinin davaya konu bu linklerin alan adında ve içeriğinde aynen kullanıldığı, markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin markaları karıştırma ve davacı ile bu e-ticaret sitelerindeki ticari faaliyet arasında bağlantı kurma ihtimalinin bulunduğu, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu,  internet yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşların tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için, imkan sağladıkları içeriğin hukuka aykırı ve marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu bilmeleri gerektiği, bunun için de önceden hak sahipleri tarafından uyarılmaları ve hukuka aykırı içeriği makul süre içerisinde kaldırmalarını yer ve hizmet sağlayıcı kuruluşlardan talep etmeleri gerektiği, ayrıca hak sahiplerinin, içeriğinin kaldırılmasını talep ederken, kendilerinin önceden elde edilmiş üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık ispata yeterli delillerini de anılan kuruluşlara sunmuş olmaları gerektiği, davacının  da davaya konu ettiği https://.. com... com alan adlı linklerin dava açılmadan önce gönderilen ihtarnameye rağmen yayından kaldırılmadığı, davacının gerek ticaret unvanı, gerekse tescilli markaları ...\" markası üzerinde üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık olarak ispat etmiş oldukları, davalının ihtarnameye rağmen bu linklerin yayının sonlandırmaması nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemine iştirak ettiği, bu nedenle davacının maddi tazminat talep etme hakkının da mevcut olduğu, talep edilen 2.000,00 TL maddi tazminatın eylemin devam ettiği süre, tecavüze konu linklerde yapılan ticari faaliyetin niteliğine göre hakkaniyete uygun olduğu, tazminat tutarının tespiti için alınan bilirkişi raporları ile de bu durumun kanıtlandığı, davaya konu edilen diğer linkler için davalıya önceden ihtarname gönderilmemiş olduğu, bu nedenle yer sağlayıcı olan davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının yer sağlayıcı olarak hizmet verdiği www...com alan adlı internet sitesinde yer verdiği https://...com ve https://...com isimli linklerde davacıya ait \"...\" markasının kullanılmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka haklarına tecavüz fiillerinin önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, tecavüz oluşturan internet kullanımlarının davalıya ait internet sitesinden çıkartılmasına, 2.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; müvekkilinin yer sağlayıcı olduğunu, husumet itirazının değerlendirilmediğini, SMK'da düzenlenen marka hakkına tecavüz eyleminin müvekkil tarafından gerçekleştirilmediğini, davacı adına kayıtlı bulunan “...” markasının ayırt edicilik niteliğinin zayıf olduğunu, müvekkilinin kendisine bildirilen içeriklerin büyük bir kısmını kaldırdığını, kalanlar açısından ise mağaza sahiplerinin hak sahipliğinin mevcut olduğunu, hususlar mahkemece değerlendirilmeden tazminata hükmedildiğini, dava dosyasına sunulan hukuki mütalaa ve emsal mahkeme kararları hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, müvekkilinin herhangi bir şekilde sorumluluğu olmadığından aleyhine maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  kullanmama definde bulunmalarına rağmen dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.  \t<br>GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi  tazminiat  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtarname çekilmesine rağmen, davacının \"...\" markasını içeren  https://...com ve https://....com alan adlı internet sayfalarının davalı tarafından yayından kaldırılmadığı,  davacının gerek ticaret unvanı, gerekse tescilli markaları ...\" markası üzerinde üstün hak sahibi olduklarını yaklaşık olarak ispat ettiği, davalının ihtarnameye rağmen bu linklerin yayınını sonlandırmaması nedeniyle markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemine iştirak ettiği, bu nedenle somut olayda maddi tazminat koşullarının oluştuğu, hükmedilen 2.000-TL maddi tazminat tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davalının sorumluluğuna dair gerekçenin davalının husumet itirazını da karşıladığı, davalı taraf cevap dilekçesinde ileri sürmediği kullanmama def'ini istinaf aşamasında ileri süremeyeceği, anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7-TL harcın davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"797553459f2ff052","SID":"5d42efd6cac0a94d"}}