{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/855 <br>KARAR NO: 2024/1076<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2015/1243 Esas, 2020/690 Karar<br>TARİHİ: 18/11/2020<br>DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>ASIL DAVA TARİHİ: 15/12/2015<br>BİRLEŞEN DAVADA (İstanbul 4.Asliye Ticaret Mah.nin 2020/490 E sayılı dosyası)<br>DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 11/09/2020<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin asıl davasının kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı şirketin kompozit levha cephe kaplamaları, polikarbon çatı ışıklık ve giydirme cam cephe işleri yapan tüzel kişilik olduğunu, dava konusu olayda yüklenici/alt taşeron olduğunu, davalı şirketin 5 bloktan oluşan yapıyı inşa eden ve davalı şirketten cephe kaplaması talep eden iş sahibi/ana yüklenici olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında 5 bloktan ibaret \"...\" konut alanı inşaatı projesindeki alüminyum kompozit kaplama konulu 22/11/2014 tarihli sözleşme bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğinin istisna akdi olduğunu, sözleşmenin kuruluşundan itibaren iş bedellerinin ödenmediğini, davalı şirketin henüz sözleşmenin ilk aşamasında ödemesi gereken peşinattan 340.0200TL eksik ödeme yaptığını ve daireyi de teslim etmediğini,  ikinci olarak davlı şirketin yapılan işlerin hak edişlerini onaylamaktan imtina ederek yapılan işlerin bedellerini ödemediğini, davalı şirketin maliyetlerdeki artış bir tarafa yapılan işlerin bedellerini dahi ödemediğini, davalı şirketin davacı şirketin çalışanları ile işbirliğine girerek ticari etik ve ahlaka aykırı davranmak sureti ile personele iş tekliflerinde bulunduğunu ve davacı şirketi bertaraf etme yolunu seçtiğini, davalı şirketin davacının malzeme ve ekipmanlarına zorla el koyduğunu, bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirkete bedellerin ödenmemesi, işin uzaması ve maliyetlerin artması nedeni ile ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamelere rağmen edimler yerine getirilmediği gibi iş süresinin uzamasına ve işin uzamasından kaynaklı olarak maddi zararlara sebebiyet verildiğini, iş bedellerinin ödenmemesi nedeni ile davacı şirketin işin durdurulması hakkı bulunduğunu, bunun üzerine davacı şirket tarafından işin ifasının 08/09/2015 tarihi itibariyle durdurulduğunu, davalı tarafın, işin durdurulması sonrasında davacı şirkete ait malzeme ve ekipmanları teslim etmediğini, alınmasını engelleyerek malları alıkoyduğunu ve kullanmaya devam ettiğini, işin durdurulduğu 08/09/2015 tarihi itibariyle davacı şirketin yapmış olduğu işin mahkeme eli ile tespiti için Büyükçekmece 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/162 Değişik İş sayılı dosyası eli ile mahalinde keşifle bilirkişi incelemesi yapıldığını, davaya konu alacak talebinin KDV hariç tutulduğunu, davalı şirketçe yapılıp teslim edilen işin hak edişleri onaylanmadığından fatura düzenlenmesinin mümkün olmadığını, yapılan iş ve davalıya bırakılan kompozit ve montaj malzemeleri bedelinin toplamının KDV hariç 1.599.538,49 TL olduğunu, malzeme ekipman değeri toplamının 65.782,00 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin işin durmasına ve uzamasına sebebiyet vermiş olup, 28/02/2015 tarihinden sonraki fiyatlara kur farkından  doğan artışın yansıtılması gerektiğini, davacı şirketin feshinin haklı olup, haklı fesih nedeni ile davalı şirketin mal varlığında meydana gelen zenginleşme oranındaki bedelin de hesap edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından dava tarihine kadar 1.372.200,00 TL ödendiğini, bakiye alacaklarının 1.596.673,28 TL olduğunu, ayırca davalı tarafın tacir olduğundan alacak kalemlerine avans faizi işletilmesini talep ettiklerini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, sözleşmeye göre iş ve malzeme bedeli olarak 20.000,00 TL, ekipman 2. el değeri-bedeli olarak 10.000,00 TL, işin gecikmesinden kaynaklı fiyat farkı bedeli olarak 10.000,00 TL, uygulama projesi bedeli 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 05/10/2015 tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili vermiş olduğu 15/10/2019 tarihli dilekçesi ile, davalarını ıslah ettiklerini ve  KDV hariç 830.445TL alacağa hükmedilmesini, alacağa temerrüt tarihi olan 05/10/2015 tarihinden itibaren ticari avans faizin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı davasında; davalı ile davacı arasında 31/10/2014 tarihli malzeme ve işçilik sözleşmesinin imzalandığını, anılan sözleşme ile davalı işveren, davacının ise yüklenici sıfatları ile karşılıklı borç altına girdiklerini, sözleşmenin konusunun Beylikdüzü ...  Alüminyum kompozit panel ile cephe kaplama yapılması işi olduğunu, davacı tarafından, sözleşmenin 2.maddesi gereği olarak sözleşmenin başında nakit avansın eksik ödendiği ve yine aynı maddede geçen daire tesliminin yapılmadığının iddia edildiğini, davacının dayandığı sözleşmenin 2.maddesi incelendiğinde, davacıya verilecek olan 500.000,00 TL nakit avansın teminat çeki karşılığı olarak kararlaştırıldığını, davacının davadaki talebini bildirirken bu hususa hiç yer vermediğini, davacı tarafından dayanaklandırılamayan davalı şirketin kusurundan dolayı gecikme hususu iş bedelindeki fiyat farkına bağlandığını ve bu yönde talepte bulunulduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, karşılıklı imza altına alınan sözleşme ile kabul edilen sözleşme bedeline, sözleşme konusu bedelin TL olarak kabul edilmesine rağmen, dolardaki artış sebep gösterilerek fark talep edildiğini, bu talebin tüm itirazlardan evvel davacının basiretli davranma ilkesi gereği reddi gerektiğini, davacı tarafından davalı şirketin iş bedellerini dahi ödemediğini savunsa da, davacının dilekçesinin çelişkilerle dolu olduğunu, sözleşmenin ...bendinde ifade edildiği üzere, sözleşmenin düzenlenmesinden doğan işçi ücretleri ve sosyal sigortalar primleri gibi yükleniciye düşen yükümlülüklerin yükleniciye ait olduğu ve yüklenici tarafından ilgili yerlere ödeneceğinin hüküm altına alındığını, fakat davacı tarafından sözleşmeden doğan ve davacıya ait olan bu yükümlülüklerin de yerine getirilmediğini, işçilerin alacaklarının ödenmediğini, dava konusu işin daha fazla aksamasına engel olabilmek için, işin devamını sağlayabilmek ve de çalışan işçilerin mağduriyetini engellemek amacıyla çalışanların alacaklarının davalı tarafından ödendiğini, işçilerin işe devamlarının sağlandığını, ayrıca davalı şirketin işin gecikmesinden doğan zararının yanı sıra davacının çalışanlarının alacaklarını dahi ödediği hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının işi durdurma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davacının iş durdurmasının sözleşmeye dayanan hiçbir tarafı bulunmadığını, sözleşme bedelinin, sözleşmede tamamlanan metraj üzerinden hesaplanan metrekare birim fiyatı ile belirlenmiş olduğundan ve ayrıca ve özelikle sözleşmede uygulama projesi bedeli kararlaştırılmamış olduğundan ve de işin yapılması için bu projenin yapılması elzem olduğundan, yüklenici yükümlülüğündeki bu proje için ekstra ücret istenmesinin mümkün olmadığını, karşı davaya ilişkin olarak, anılan sözleşmede yer verildiği üzere, sözleşme gereği işin tamamlanma tarihinin 28/02/2015 olmasına rağmen davacı-karşı davalı ... tarafından işin,  ne bu sürede ne kendisine davalı şirket tarafından çekilen ihtarnamede verilen 14 günlük süre içinde tamamlanabildiğini, davacının sözleşme gereği olarak edimlerini yerine getirmediğini ve davalıyı zarara uğrattığını, davalı tarafından, davacı-karşı davalının yapılan eksik ve ayıplı imalatın tespit edilmesi için Büyükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/159 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunulduğunu ve tespit raporu alındığını, anılan rapor ile karşı davadaki haklılıklarının tevsik edildiğini, eksik ve hatalı imalatların değerinin 312.176,70 TL olduğunu, davacı-karşı davalının zaten edimini zamanında yerine getirmediğini, eksik imalat yaptığını ve yaptığı eksik imalatı da ayıplı yaparak davalı şirketin uğradığı zararı kat ve kat arttırdığını, davacı-karşı davalının gecikme ve ayıplı imalatı sebebiyle davalı şirketin 3.şahıslara karşı ceza ödemesi yapma durumunda kaldığını davacının eksik imalat yaptığını, yaptığı imalatı da ayıplı yaptığını, buna rağmen kendisine hak edişi yapılarak işin karşılığı bedelin ödendiğini bu nedenle de davacının davalı şirketten değil, davalı şirketin davacıdan ayıplı imalat ve eksik imalatın sebep olduğu gecikmeden kaynaklı uğranılan zararların tahsilinin gerektiğini ve vekaleten talep edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL tazminatın sözleşmenin feshedildiği 14/09/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarın tebliği tarihi itibariyle davacıdan avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmişlerdir. Davalı-karşı davacı vekili 03/10/2019 tarihli dilekçesi ile taleplerini ıslah ederek, toplam 193.000 TL.nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada; davacı vekili, davacı Şirket ... San. ve Tic. A.Ş. ile Davalı Şirket ...  San. ve Tic. Ltd. Şti. Arasında akdedilen 31/10/2014 tarihli Sözleşme ile Davalı Şirket tarafından üstlenilen İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Ada, ... Parsel’de yer alan ...  Projesi’nde alüminyum kompozit cephe kaplama işinin ayıplı ve hatalı ifa edilmesi nedeniyle ayıplı iş bedeline yönelik 312.176,70-TL'nin tahsilini ve ayrıca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest 2015/1243 E. Sayılı dosyası ile birleştirmesini dava ve talep etmiştir.  Davalı vekili birleşen dosyada, zaman aşımı itirazları bulunduğunu, davalının ayıp iddiasının gerçeğe aykırı olmak yanında geçerli ve usulune uygun bir ayıp ihbarı olmadığından kötü niyetli olduğunu, davacının, maddi yükümlülüklerini hiçbir zaman yerine getirmediğini, hiçbir zaman ayıp ihbarında bulunmadığını, bu konuda bir imada dahi bulunmadığını, olmayan bir tazminat kalemi yaratmaya çalıştığını, taleplerin haksız olduğunu belirterek birleşen davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi kurulu tarafından tanzim olunan 20/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşmede belirtilen teminat çekinin, yüklenici firma ... Mimarlık Ltd Şti tarafından, işveren firma ... Yapı San ve Tic AŞ'ne verilmediğinden, nakit avans olarak ödenecek olan 500.000TLnin ödenmediğini, işbu sözleşme ile, yüklenicinin, tanımlanan malzeme işlerini 165,00TL/m2 + KDV birim fiyatı ile sabit fiyat esasına göre yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, ayrıca işin sonunda yapılacak metrajın esas miktar olarak alınacağının belirtildiğini, buna göre, sözleşmede belirtilen maddelere göre işin teslim tarihi belli olduğundan ve taraflarca mutabık kalınan yapılan iş miktarı belirlenmiş olduğundan, buna göre, yüklenici şirket tarafından yapılan işin bedelinin 1.357.125,00TL olduğunu, ayrıca e-postalarla belirtildiği üzere, yüklenicinin sahada kalan malzemesi bulunduğunu, sahaya sevk edilen malzeme miktarının toplam 9.623,00 m2 olduğunun belirlendiğini, bu miktar üzerinden %7 fire olduğunun kabul edilerek, 575,75 m2 fire ile birlikte toplam 8.800,75 m2 miktarlı malzemelerin kullanılmış olduğunu, sahada olan malzeme miktarının ise  822,25 m2 olduğunu, yükleniciye ait sahada kullanılan malzeme kullanıldığı takdirde %7 fire miktarının,  57,56 m2 olduğunu, buna göre yükleniciye ait olan ve sahada kalan kullanılacak malzeme miktarının 764,69 m2 olduğunu, bu miktarın da kullanıldığı göz önüne alındığında yüklenicinin sahada kalan malzeme bedelinin 110.880,05 TL olduğunu, işveren firma ...Yapı AŞ tarafından yüklenici firma ...  Ltd Şti'ne ödenen toplam bedelin 1.372.200,00 TL olduğunu, buna göre davacı yüklenici ... Mimarlık Ltd Şti'nin yapılan iş ve sahada kalan malzeme karşılığında hesaplanan alacak miktarının 1.468.005,05 TL olduğunu, buna göre davacı yükleniciye ödenmesi gereken bakiye alacak miktarının 95.805,05 TL olduğunu belirtildiği, Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, rapora karşı beyan ve itirazlar doğrultusunda tanzim olunan 04/12/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda ise, kök rapordaki görüşlerin ve hesaplamaların aynı olduğu belirtilmiş, bilirkişi ek raporuna karşı beyanlar ve itirazlar sunulmuş, dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmekle, tanzim olunan 26/06/2019 tarihli bilirkişi üçüncü ek raporunda; davalı-karşı davacı tarafça teknik incelemeye göre, davacı-karşı davalı yana 305.123,69 TL + KDV ödeme yapması gerektiğini, sair hususlarda önceki raporlardaki kanaatlerin korunduğunu, mahkemece uygulama projesi bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılırsa, davalı-karşı davalının bu kalem çerçevesinde teknik incelemeye bağlı olarak davalı-karşı davacı yandan 145.202TL + KDV talep edebileceğini, mahkemece mali değerlendirmeye bağlı olarak, kur farkı talep edilebileceği kanaatine varırsa, davacı-karşı davalı yanın 553.216,19 TL+ KDV bedel talep edebileceğini, davalı-karşı davacı yanın dava dışı TCR İnşaat firmasına yaptığı ödeme miktarını gösterir herhangi bir belge olmadığından, bu konuda değerlendirme yapılamadığını, mahkemece ayıplı ve eksik işler bedelinin talep edilebileceği ve tespit dosyasındaki bedel miktarınca benimsenmesi halinde işbu bedelin karşı davacı/davalı için 312.176,70 TL olabileceğini, davalı-karşı davacının gecikme cezası talep edebileceğine karar verilmesi halinde, 193.000 TL gecikme cezası talep edebileceğini belirttiği, Bilirkişiler İnşaat Mühendisi ... ve Mimar ... tarafından tanzim olunan 4.ek raporda ise; 12/07/2019 tarihli davacı-karşı davalı dilekçesinde sıralanan ekipmanların 15/12/2015 dava tarihi itibariyle ikinci el bedelleri toplamının 122.200TL (KDV hariç) kadar hesaplanabileceğini belirtildiği,  Asıl dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen alacağın tahsili talebine ilişkin olup, karşı davanın ise ayıplı ve eksik imalatlar nedeniyle işin gecikmesinden doğan zararın tazminine dayandığı, birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca birleşen dosya davalısı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti tarafından verildiği iddia edilen hizmet ve eserin eksik ve ayıplı olması sebebiyle birleşen dosya davacısının uğradığı zararın tazminine yönelik tazminat davası olduğu, Davacı tarafça yapılan feshin haklı olup olmadığı hususu değerlendirmek gerektiği, davacı tarafça davalıya çekilen ihtarnamede sözleşme fesih bedeli olarak sözleşme bedellerinin USD kurundaki artış dikkate alındığında revize edilmesi gereğinin elzem ve şart olduğu, hakediş ödemelerinin yapılmadığı, ödemelerin ertelendiği, sahaya ilave iskele, malzeme, ekipman, eleman artışı sağladıklarını bildirdiği, davacı söz konusu ihtarnamede fesih sebebi olarak genel olarak maliyetlerin ve USD kurunda meydana gelen artışa dayanmış ayrıca hakediş bedellerinin ödenmemesini ileri sürdüğü, davalı ise cevabında sözleşme uyarınca işin 28/02/2015 tarihine kadar teslim edilmesi gerektiği, esasen davacının sözleşmeyi feshinden önce Büyükçekmece .... Noterliğinin 14/09/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işlerin bitirilmesi için 14 günlük süre verildiği ancak halen işlerin bitirilmediği, bu doğrultuda taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, ilk feshin davalı tarafından yapıldığının ileri sürüldüğü, Her iki tarafın da eş zamanlı olarak karşılıklı olarak sözleşmeleri feshettikleri değerlendirildiği, ancak sözleşmenin sabit birim fiyatlı sözleşme olarak akdedilmesi, sözleşmenin 9. Bendinde \"işverenin gerekli gördüğü hallerde yükleniciye yazılı olarak bildirilmek üzere işin bir kısmını yada tamamının durdurabilir\" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında ve taraflar arasında çekilen ihtarnameler dikkate alındığında davacı tarafça yapılan fesih ihtarının haklı olmadığı, yani feshin haksız olduğu sonucuna varıldığı, ancak fesih haksız olsa da sözleşme içeriği dikkate alındığında ve sözleşmenin 2. Maddesinde tamamlanan metraj esas miktar olarak alınmak suretiyle yüklenicinin tamamlanan işleri 165 TL / m2 + KDV bedelle yapacağı hükmü gereğince davacının sözleşmenin feshinden önce yapmış olduğu imalat bedelinin davalıdan talep edebileceğinin değerlendirildiği,  birleşen davada mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında birleşen dava yönünden de inceleme ve değerlendirme yapılmış olması sebebiyle bu hususta ayrıca yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, 1 - Asıl dava yönünden; <br>A) Yapılan iş ve davalıya bırakılan kompozit bedeli yönünden mahkemece  kabul gören bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alındığında yapılan teknik incelemeler sonucunda yüklenicinin yaptığı iş miktarının 1.357.125,00 TL olduğu, sahada kalan malzeme miktarının (sadece kompozit) 110.880,05 TL olduğu, dolayısıyla toplam bedelin 1.468.005,05 TL olduğu, bu bedelde KDV hariç olduğu, yine KDV hariç olarak davacıya yapılan ödemenin 1.162.881,36 TL olduğu, (KDV'li rakam 1.372.200,00 TL dir) dolayısıyla eksik kalan ödeme miktarının 305.123,69 TL olduğunun görüldüğü, her ne kadar davacı tarafça bu bedele + KDV ödeme yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de gerek yüklenicinin yaptığı iş miktarı ve gerekse yapılan ödemelerden tahsil edilen ve ödenen KDV'ler düşüldüğünde bu aradaki rakamın net rakam olması, zaten yapılan ödemelerde KDV hesaplanmak suretiyle ödeme yapıldığı, dolayısıyla yeniden bir KDV işletilmesi halinde KDV ödemesinin mükerrer olacağı anlaşıldığı, davacının fiilen mahalde yapılan ölçümlemeler ve bu ölçümlemelerden oluşan fire vesaire gibi bedeller düşüldükten sonra fiilen inşaatlar üzerine kaplanan kompozit m2 birim fiyatı üzerinden KDV'li şekilde hesaplama yapılmış olduğundan aradaki bakiye 305.123,69 TL bakiye alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği,  davacı tarafça kısmi dava açılmış olması, başlangıçta 20.000,00 TL'nin istenilmiş oluşu dikkate alındığında 20.000,00 TL'nin 15/12/2015 tarihinden (dava tarihi) kalan 285.123,69 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı dava dilekçesinde faiz başlangıcı olarak 05/10/2015 tarihini göstermiş ise de çekilen ihtarnamenin davalıyı temerrüte düşürücü nitelikte olmadığının anlaşıldığı kısmi davada başlangıçta talep edilen miktara dava tarihinden itibaren, ıslah edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulandığı,<br>B) Davacıya ait olup davalı şirket şantiyesinde bırakılan ekipmanlar yönünden; davacı tarafça sözleşme feshedildikten sonra davacı tarafından Büyükçekmece 3. SHM'nin 2015/162 D.İş sayılı tespit dosyasında çekilen resimlerde de görüldüğü üzere davacı tarafın söz konusu imalatların yapılması amacıyla şantiyede bulunan ekipmanların hali hazırda davalı şirket denetimindeki şantiyede bulunduğunun tespit edildiği, bu ekipmanların davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin iddia edilmediği gibi (son celse hariç) iade edildiğine ilişkin herhangi bir teslim belgesi vesairenin de dosyaya davalı tarafça sunulmadığı, dolayısıyla söz konusu asma iskele ve ekipmanların Büyükçekmece 3. SHM'nin 2015/162 D.İş sayılı dosyasında ve bu dosyaya sunulan 13/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda 11 adet asma iskele ve ekipmanların hali hazırda şantiyede bulunduğu, ekipmanların 2. El değerinin adedinin 8.000,00 TL olduğu, 11 adetinin 88.000,00 TL + KDV kadar hesaplanabileceği ancak davacı tarafça 2 el ekipman değeri olarak toplam 50.000,00 TL'nin istenildiği, 10.000,00 TL'sinin davanın başlangıcında, 40.000,00 TL'sinin de ıslahla istenildiği, dolayısıyla taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 15/12/2015 tarihinden ve 40.000,00 TL'nin ise 15/10/2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği görülmüş ve buna uygun şekilde  hüküm tesis edildiği,<br>C) Gecikmeden kaynaklı tazminat, (kur farkı) ve uygulama projesi alacağına ilişkin talepler yönünden; her ne kadar davacı tarafça gecikme sebebiyle maliyet artışları olduğu, kurdaki farklılık sebebiyle söz konusu fiyatların revize edilmesi gerektiği belirtilerek buna dayalı tazminat isteminde bulunmuş ise de taraflar arasında akdedilen sözleşmede sözleşme bedeli işin sonunda yapılacak metraj ölçümü sonucu bulunacak metraj miktarı ile 165 + KDV olarak sabit fiyatlı olarak akdedildiği, sabit fiyatlı metraj usulü sözleşmelerde sözleşme bedelinin birim fiyat olarak sabit olduğu, uygulanacak metraja göre sözleşme bedelinin oluşacağı, yine sözleşmenin 7. Maddesinde malzeme rayiçleri, nakliye bedelleri, işçi ücretlerinde meydana gelecek artma ve eksilmeler nedeniyle işverenden hiçbir fark ve tazminat isteyemez hükmü dikkate alındığında davacının gerek kur farkından kaynaklı, gerekse taşerona ödediği bedelin artmasından kaynaklı fark talep edemeyeceği anlaşıldığı buna yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafça dava dilekçesinde uygulama proje bedeli ödenmesi yönünde de talepte bulunmuş ise de biraz önce belirtildiği üzere sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme bedelinin işin sonunda yapılacak metraj esas miktar olarak alınmak şartıyla m2 165 + KDV bedelle anlaşıldığı, sözleşmede ayrıca proje bedeli ödeneceğine yönelik bir hükmün bulunmadığı, dolayısıyla proje bedelinin de bu bedele dahil olarak düzenlendiği, bu kapsamda davacının proje bedeli adı altında herhangi bir talepte bulunamayacağı anlaşıldığından davacının buna yönelik isteminin reddine karar verildiği, Karşı dava yönünden; davalı karşı davacı yönünden, karşı dava dilekçesinde hem işin geciktiğinden bahisle zararlarının olduğu, hem de gecikmeden kaynaklı zararlarının olduğu iddia edilerek kısmi dava açmak üzere 50.000,00 TL zararının bulunduğu iddiasıyla karşı dava açılmış, davalı karşı davacıya karşı dava dilekçesini açıklaması ve bu bedelin ne kadarlık miktarının ayıplı ve eksi imalat, ne kadarının ise gecikmeden kaynaklı olduğunu açıklaması için süre verildiği, davalı karşı davacı tarafından yapılan açıklama dilekçesinde 50.000,00 TL'lik davanın gecikmeden kaynaklı olduğu ileri sürüldüğü, ayıplı imalat ve eksik imalata dayalı ise birleşen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/490 Esas sayılı dava dosyasıyla dava açıldığını bildirdiği, davalı karşı davacı tarafından 02/02/2016 tarihinde gecikmeden kaynaklı zararının ıslah ederek 193.000,00 TL'ye yükselttiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 19. Maddesine göre sözleşme bitiş tarihinin 28/02/2015 tarihi olup fesih tarihi olan 08/09/2015 tarihine kadar davalının meydana gelen gecikmeden kaynaklı olarak sözleşmenin 19. Maddesine göre 193 günlük gecikme sebebiyle günlüğü 1.000,00 TL'den 193.000,00 TL gecikme cezası talep edebileceği, ve bunun davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verildiği,  söz konusu bedelin kısmi dava olan 50.000,00 TL'sinin karşı dava tarihi olan 22/02/2016 tarihinden, 143.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine karar verildiği, Birleşen dosya yönünden; birleşen dosya ile birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ...Yapı tarafından davacı tarafından Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/159 Değişik İş sayılı dosyasıyla yaptırılan tespit ile yapılan işlerde ayıplı imalat ve eksik iş bedeli olarak tespit edilen 312.176,70 TL'nin tahsili amacıyla dava açılmış ise de, gerek Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2015/159 Değişik İş sayılı tespit dosyasına, gerekse mahkeme dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi ve bu dosyada aldırılan raporlar dikkate alındığında özellikle Büyükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesindeki dosyada yaptırılan tespitlerde bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin tamamının eksik iş niteliğinde olduğu, birleşen dosya davacısı asıl dosya davacısı ... Mimarlık ... Tic. Ltd. Şti tarafından tamamlanmayan işlerin bedeline yönelik olduğu, gerek tespit dosyasında gerekse mahkeme dosyasına sunulan delil ve belgelerde tamamlanan işlerde ayıp bulunduğuna ilişkin bir bulgu ve tespitin yer almadığı, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin tamamlanan metraja göre birim fiyattan hesaplanan bedelin asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı tarafından davacıya ödendiği, dolayısıyla eksik kalan iş bedelinin zaten birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı tarafından asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısına herhangi bir ödemenin yapılmadığı, burada birleşen dosya davacısının talep edebileceği miktarın ancak birleşen dosya davalısı ile yapmış olduğu sözleşme uyarınca birim fiyat üzerinden hesaplanacak eksik iş bedeli ile birleşen dosya davacısı tarafından 3. Şahsa yaptırıldığı iddia olunan yüksek bedelli fiyat farkını talep edebileceği, başka bir anlatımla davalı eksik kalan iş bedellerini daha yüksek bir bedel ile 3. bir firmaya yaptırmış ise bu firmaya ödediği bedel ile sözleşme gereği eksik kalan işin birleşen dosya davalısı ... tarafından tamamlanması halinde ona ödeyeceği bedel ile 3. Şahsa ödediği iddia olunan bedel arasındaki farkı talep edebileceği, ancak birleşen dosya davacısı tarafından 3. Şahsa tamamlatılan iş bedeline ilişkin dosyaya herhangi bir fatura, makbuz, ödeme belgesi vesairenin ibraz edilmediği, dolayısıyla birleşen dosya davacısının eksik kalan işi sözleşme bedeline göre tamamlatacağı fiyat ile 3. Şahsa fiilen tamamlattığını iddia ettiği bedel arasındaki farkı ispatlayamadığı, bu kapsamda eksik kalan iş bedelini talep edemeyeceği, ayıplı imalat yönünden ise gerek tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporuna gerekse mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarına göre tamamlanan imalatlar yönünden yapılan imalatlarda herhangi bir ayıp yada kusurun bulunmadığı, bu kapsamda birleşen dosya davacısı tarafından ayıplı imalat bedelinin ve ayıplı imalatların 3. Bir firma tarafından giderildiğine ilişkin dosyaya fatura, makbuz, ödeme belgesi vesaire gibi bir belge sunulmamış oluşu, ayrıca yapılan ödemelerin de fire vesaire hesaplanmaksızın fiilen zeminde uygulanan metraja göre ödenmiş oluşu dikkate alındığında birleşen davacının ayıplı imalat bedeli ve eksik iş bedeli talep edemeyeceğinin anlaşıldığı buna yönelik davanın da reddine karar vermek gerektiği, asıl dava yönünden; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, <br>A) Yapılan iş ve davalıya bırakılan kompozit bedeli yönünden 305.123,69 TL'nin 20.000,00 TL'sinin 15/12/2015 tarihinden itibaren, 285.123,69 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, <br>B) Davacıya ait olup davalı şirket şantiyesinde bırakılan ve davalı tarafından davacıya iade edildiği ispatlanamayan ekipmanların 2. El değeri olan 50.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 15/12/2015 tarihinden itibaren, 40.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, <br>C) Davacı tarafından açılan gecikmeden kaynaklı tazminat (kur farkı) ve uygulama projesi alacağına ilişkin davalarla kalan kısımlar yönünden davanın ayrı ayrı reddine, 2 - Karşı dava yönünden; Davanın kabulü ile, 193.000,00 TL'nin 50.000,00TL'sinin karşı dava tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren, 143.000,00 TL'sinin ise 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl dosyada davacı karşı davada davalı ... Mimarlık Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davalı karşı davacı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş'ye verilmesine,  3 - Birleşen dosya yönünden; davanın subüt bulmadığından reddine karar vermiştir. Davacı / karşı davalı vekili istinafında; sözleşmeye göre iş ve malzeme bedeli yönünden istinaf sebepleri, işin tamamlanma yönünden mahkeme kararına iştirak ettiklerini, sahada montaja hazır firesiz mallardan bilirkişi tarafından tekrar kesinti yapılmasını kabul etmediklerini, raporda montajı yapılmış alacak miktarı üzerinden hesaplama yapıldığını, 11.000 meterekare iş için sahada duran malzemelerin hesaba hiç dahil edilmediğini, dosyaya müvekkilinin yapmış olduğu kalemleri gösteren e-postaları sunduklarını, e-postaların Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/162 Değişik İş sayılı tespit dosyasıyla örtüştüğünü, müvekkilinin ihtarname ile işin geciktirildiğini, zarara uğratıldığını davalı şirkete bildirdiğini, davalı şirkete sadece iskelenin fesih tarihine kadar ki masrafının eklendiğini, talep edilen bedelin kira bedeli olduğunu, mülkiyet bedeli olmadığını, davalının fesihten sonra bu iskeleyi kullanmaya devam edeceğini, sahaya sevk edilen ve kalan malzemelerin dava dilekçesine ekli irsaliyeleri olduğunu, yok sayılmalarının mümkün olmadığını, e-postaların, delil tespiti dosyasının ve sevk irsaliyelerinin birbirini teyit ettiğini, sabit olduğunu, sahada bırakılan malzeme bedeli olan 180.961,00 TL'nin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mükerrer fire bedeline itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, talep edilen toplam malzeme bedelinin 305.123,69 +180.961 TL = 495.581,00 TL. KDV hariç  olduğunu, 190.457,31 TL. yönünden itirazlarının kabulünün gerektiğini, işin gecikmesinden kaynaklı fiyat farkı bedeline dair istinaflarının ise, işin uzamasından davacı sorumlu olduğundan müvekkili aleyhine gecikme cezasına hükmedildiğini, işin uzamasından kaynaklı fiyat farkından davalının sorumlu tutulmadığını, davalı şirketin işin uzamasına sebebiyet verdiğini, süre sonu olan 28.02.2015 tarihinden sonraki fiyatlara kur farkından doğan artışın yansıtılmasının zaruri hale geldiğini, müvekkili şirketin haklı sebeple sözleşmeyi fesih tarihinin 14.09.2015 olduğunu, sözleşme tarihinin 22.11.2014, süre sonunun 28.02.2015 olduğunu, sözleşme bedelinin işin 3 ay sürmesine dayalı olarak belirlendiğini, fiyat artışlarından davalının mesul olmamasının mümkün olmadığını, fesih tarihindeki kura göre hesaplama yaptıklarını, 124.662,00 TL. kur farkından zararları olduğunu, uygulama projesi bedeli yönünden istinaflarının ise, müvekkilinin feshinin haklı olduğunu, davalının mal varlığındaki artışın zenginleşmenin hesaplanması gerektiğini, sözleşmenin feshine rağmen uygulama projesinin davalı şirketçe kullanılmaya devam ettiğini, uygulama projesinin faydalı ve zaruri bir işlem olduğunu, işin devamında davalının yeniden proje yaptırmadığını, bunun için bedel ödemediğini, bu yönden itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, ekipman 2. El değerine dair istinaflarının ise, bu bedelin müvekkilinin sahadan çıktıktan sonra davalı tarafından el konulan alet edavat ile ilgili olduğunu, bu malzemelerin delil tespiti dosyasında belli olduğunu, mahkemenin bu konudaki 65.000,00 TL. lik taleplerinin 50.000,00 TL. sini kabul ettiğini, taleplerinin hepsinin kabulü gerektiğini, temerrüt tarihinin 05.10.2015 olduğunu, davalıya keşide edilen Üsküdar ... Noterliğinin 30 Eylül 2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarının 01.10.2015 tarihinde tebliğ edildiğini ve 3 günde iş bedeli ödenmediğini 05.10.2015 tarihinde davalının temerrüde düştüğünü, mahkemenin ihtarı temerrüde düşürecek nitelikte olmadığını kabul ettiğini, karşı davaya dair istinafları ise, karşı davacının olmayan bir talebi düzeltilerek karşı davanın kabulüne karar verildiğini, karşı davacı tarafça ıslah edilen miktar kadar harç yatırılmadığından davanın kabulünün usulen hatalı olduğunu, günlük 1.000,00 TL gecikme tazminatını mahkeme uyarıncaya kadar  karşı davacının istemediğini, eksik imalatın sebep olduğu gecikmeden kaynaklı uğranılan zararın talep edildiği, ıslahla 143.000,00 TL. Talep edildiğini, 1.000,00 TL. harç yatırıldığını, ödemediği harç miktarı üzerinden karar verilemeyeceğini, gecikme cezasından sorumlu olabilmesi için karşı davacının kendi edimlerini yerine getirmesi gerektiğini, karşı davacı tarafından nakit ödemelerin sözleşmeye göre yapılmadığını, karşı davacının proje onaylarını vermediğini, işi aksattığını, bu konuya ilişkin davalıya e postalar gönderildiğini, işin uzamasından müvekkilinin zarar gördüğünü, müvekkilinin sözleşmeyi haklı sebeple fesih ettiğini, ödeme, yer teslimi, proje onayı mal seçimi geciktiğinden müvekkilinin fesihte haklı olduğunu, iş bedellerinin ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin işi durdurma hakkı olduğunu, her iki davada feshe dayalı bir tazminat talebi olmadığını, müvekkilinin işin ifasını 08.09.2015 te durdurduğunu, davalıya 10.09.2015 tarihinde ihtar gönderildiğini belirterek asıl davanın reddedilen kısımlarının kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, Karşı Davacı, Birleşen Davacı vekilinin istinafında; davacı şirketin ayıplı imal ettiği işin, yerel mahkeme tarafından hatalı bir şekilde eksik iş olarak nitelendirildiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın mail yazışmasına göre yapıldığını, bunun davacı şirket lehine hüküm doğurduğunu, keşif yapılmadığını, delil tespiti dosyalarına mutabık kalınan malzeme ve iş miktarına göre hesaplama yapıldığını, davacı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığını, sözleşme konusu işin bu sebeple ciddi biçimde geciktiğini, yerinde yapılan ölçüme dayalı olarak bedeli 312.176,70 TL. olarak takdri edilen ayıplı imalat bedeli hatalı şekilde eksik iş olarak değerlendirildiğini, davacı şirketin taahhüdünün sadece 8.225 metrekaresini imal edebildiğini, gerçekleştirildiğinde mutabık kalınan imalata 8.225 metrekareye ilişkin olarak, delil tespiti raporunda hatalı imal edildiği belirtilen işin ise ayıplı iş olduğunu, müvekkili şirketin talebinin ayıplı işe yönelik olduğunu, hukuki nitelendirmede hataya düşüldüğünü, davacı tarafından sözleşme konusu işin müvekkiline hiç bir zaman teslim edilmediğini, tamamlanan işin ayıplı imal edildiğini, eksiklikler ve ayıpların müvekkili tararfından dava dışı 3. Kişiye tamamlattırıldığını, yerel mahkemenin bu husustaki ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin fatura kesmediği aşamada, müvekkili şirketin gerçekleştirdiği ödemenin KDV dahil hesaplanmasının davacı şirketin sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, davacı şirketin müvekkili şirketten aldığı ödemeye dair hiç bir zaman fatura kesmediğini, davacı şirketin müvekkilinin uhdesinde bıraktığı bir ikinci el ekipman mevcut olmadığını, müvekkilinin mal varlığında her hangi bir artışa sebep olmadığını, ekipmanların müvekkili şirkete teslim edildiğine dair bir belge bulunmadığını, müvekkili şirketin yetkilisinin ceza davasında beraat ettiğini, davacı şirketin taşeron çalıştırdığını bunların kendi ekipmanlarını getirdiğini, davacı şirketin sahada bırakılan malzeme miktarı, davacı şirketin sebepsiz zenginleşmesine sebep olacak nitelikte, olduğundan çok daha fazla hesaplandığını, mahkemenin, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki nedeniyle asıl kusurlu olan ve sözleşmeyi haksız bir şekilde fesheden tarafın davacı şirket olduğu yönündeki kabulünün yerinde olmasına rağmen, müvekkili şirketin ayıplı imalatların bedeline yönelik talebinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davacı /karşı davalı /Birleşen davalı taşeron, Asıl Davalı /Karşı Davacı /Birleşen Davacı yüklenicidir. Asıl davada davacı vekili, müvekkilini sözleşmeyi haklı fesih ettiğini, iş ve malzeme bedelini, davalıda kalan ekipman 2. El değerini, işin gecikmesinden kaynaklı fiyat artışı sebebiyle zararı, uygulama proje bedelini talep etmiştir. Karşı davada karşı davacı vekili, eksik ve ayıplı işten dolayı gecikmeden kaynaklı uğranılan zararı talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin yaptırdığı tespit doğrultusunda ayıplı ve hatalı iş bedelini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacı taşeronun yaptığı feshin haksız olduğunu,  1 - Asıl dava yönünden; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, <br>A) Yapılan iş ve davalıya bırakılan kompozit bedeli yönünden 305.123,69 TL'nin 20.000,00 TL'sinin 15/12/2015 tarihinden itibaren, 285.123,69 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı ... Mimarlık Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, <br>B) Davacıya ait olup davalı şirket şantiyesinde bırakılan ve davalı tarafından davacıya iade edildiği ispatlanamayan ekipmanların 2. El değeri olan 50.000,00 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 15/12/2015 tarihinden itibaren, 40.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 15/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Yapı San. ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacı ... Mimarlık Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, <br>C) Davacı tarafından açılan gecikmeden kaynaklı tazminat (kur farkı) ve uygulama projesi alacağına ilişkin davalarla kalan kısımlar yönünden davanın ayrı ayrı reddine, 2 - Karşı dava yönünden; davanın kabulü ile, 193.000,00 TL'nin 50.000,00TL'sinin karşı dava tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren, 143.000,00 TL'sinin ise 03/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl dosyada davacı karşı davada davalı ... Mimarlık Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak davalı karşı davacı ...Yapı San. ve Tic. A.Ş'ye verilmesine, 3 - Birleşen dosya yönünden; davanın subüt bulmadığından reddine karar vermiştir. Davalının yapmış olduğu binalarda, davacı /Karşı davalı /Birleşen davalı taşeron dış cephe işini üstlenmiştir.  Taraflar arasındaki 31.10.2014 tarihli sözleşmede işin bitim tarihi 28.2.2015 olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 2. Maddesinde bedel birim fiyatlar sabit fiyat esasına göre yapılacağı ve 165,00 TL. Metrekare + KDV olacağı, işin sonunda yapılacak metraja göre hesaplanacağı düzenlenmiştir. Davacı /Karşı davalı tarafından sözleşmenin feshini bildiren Üsküdar .... Noterliğinin 30 Eylül 2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarının gönderildiği ve davalının edimlerini yerine getirmediği için sözleşmeyi fesih ettiği anlaşılmıştır. Davalı/Karşı davacı /Birleşen davacı yanın da Büyükçekmece .... Noterliğini 14 Eylül 2015 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile daha önce işi bitirebilmesi için 14 gün davacı yana süre verdiklerini, tamamlanmadığını belirterek sözleşmeyi fesih ettiği tespit edilmiştir. Sözleşmenin aynı maddesinde taşeronun vereceği 825.000,00 TL. teminat çeki karşılığı, davalı yüklenici tarafından 500.000,00 TL. nakit avans verileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki delillerden, davacı/Karşı davalı yanın 825.000,00 TL. çeki teminat olarak vermediği belirlenmiştir. Bu sebeple, davacı/Karşı davalının 500.000,00 avansın verilmediği iddiası yersizdir. Mevcut durum karşısında, Davacı / karşı davalı taraf sözleşmeyi fesihte haksız olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı/Karşı davalı taşeronun yaptığı feshin haksız olduğu tespiti yerindedir. Davcı / Karşı Davalı Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/162 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığı ve bu tespit raporunda, 9.439,68 metrekare kaplama işi yapıldığı ayrıca   iş yapımında kullanılan ve mahalde kalan alet edevatın tespit edildiği, sahada kalan montede kullanılacak olan malzeme miktarının ise sevk irsaliyesi ve ticari defterle tespit edilebileceği belirtilmiştir. Davalı /Birleşen Davacının Büyükçekme 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/159 Değişik İş dosyası ile eksik ve ayıplı iş tespiti yaptırdığı ve bedelin 312.176,70 TL. olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. İşin yarım bırakıldığı ortadadır. Sözleşmenin feshi halinde fesihte kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşeron gerçekleştirdiği imalat bedeline hak kazanacaktır. Bu durumda davalı yüklenicinin yaptığı ödemeler de mahsup edilerek davacı/ karşı davalının bir alacağı kalıp kalmadığına bakılır. Dosya kapsamında alınan 25.6.2019 tarihli raporda, taşeronun yaptığı iş + sahada kalan malzeme miktarının 1.357.125,00 TL. + 110.880,05 TL. olduğu toplam 1.468.005,05 TL. olduğu (KDV hariç), bundan Davalı/Karşı Davacının yaptığı ödemeler olan 1.162.881,36 TL. Mahsup edildiğinde 305.123,69 TL. (KDV hariç) hesaplandığı ve mahkemenin de yapılan iş bedeli ve davalıya bırakılan kompozit bedeli olarak 305.123,69 TL'yi kabul etmiştir. Taraflar  yapılan işin miktarında mutabıktır. Dayanak raporlar delil tespitini ve resimleri göz önünde bulundurmuş olması sebebiyle dayanak raporda ve mahkemenin kabulünde bir hukuka ve usule aykırılık yoktur.  Sahada kalan alet edavat delil tespiti ve fotoğraflardan davalı yanda kaldığı bellidir. Davcı /Karşı Davalı yanın 2. El bedelini talep etme hakkı vardır. Mahkemenin taleple bağlı kalarak delil tespiti ve raporlara istinaden 2. El ekipman bedelini kabulü hukuka uygundur. Yukarıda izah ettiğimiz üzere birim sabit fiyatla TL. üzerinden sözleşme imzalanmıştır. Davacı /Karşı davalı sözleşmenin feshinde kusurlu olup, her hangi bir fiyat farkı talep edemez. Ayrıca sözleşmenin 7. maddesi de bu hususu düzenlemiş olup, göz önüne alınığında  Mahkemenin davacı / karşı davalının bu talebini reddetmesi yerindedir. Davcı Karşı Davalı uygulama proje bedelini talep temektedir. Davalı/Karşı Davacının bu projeyi kullanarak sebepsiz zenginleşeceğini belirtmiştir. Sözleşmedeki kaplama işinin yapılabilmesi için uygulama projesi gereklidir. Bu proje yapılacak işin kapsamındadır. Ayrı bir iş gibi düşünülüp bedeli talep edilemez. Bu sebeple yarım kalan işten sonra Davalı /Karşı Davacının sebepsiz zenginleşeceğinin kabulü hukuka uygun değildir. Sözleşmenin 19. Maddesi gereğince işin süresinde bitirilememesi durumunda her bir gün için 1.000,00 TL. cezai şart kesileceği düzenlenmiştir. Karşı davada, eksik ve ayıplı işten dolayı yaşanan gecikmeden kaynaklı zarar talep edilmiştir. Buna sözleşmede düzenlenen cezai şartta girmektedir. İşin süresinde davacı/karşı davalı kusuru ile bitirilemediği sabittir. Karşı davacı cezai şart talep edebilir. 26.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda işin bitiş tarihinin 28.02.2015 olduğu, fesih tarihine kadar 193 günün hesaplanan karşılığı olan 193.000,00 TL. yi karşı davada mahkemenin kabulü yerindedir. Birleşen davada, davalı/karşı davacı /birleşen davacı yan yaptırdığı delil tespitindeki 312.176,70 TL. ayıplı iş bedelini talep etmiştir. Değişik iş dosyasında yapılan tespitlerin tamamı yapılmamış işler olup, dosya kapsamında yapılmış bir ayıp tespiti ya da ihbarı olmadığı anlaşılmaktadır. Dava dışı şirketlere yaptırdığını dair eldeki davada delil de mevcut olmadığından ilk derece mahkemesinin birleşen davanın reddi kararı yerindedir. Belirttiğimiz sebeplerle ilk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygun olup,  taraf vekillerinin istinaf talepleri isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/11/2020 tarih ve 2015/1243 Esas, 2020/690 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2 - Davalı / karşı davacı /Birleşen Davacı ...Yapı San. ve Tic. A.Ş'den alınması gereken 24.258,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.123,91‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 18.134,59 TL istinaf karar harcının Davalı / karşı davacı/ Birleşen Davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,  3 - Davacı / karşı davalı ... Mimarlık Hiz. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınması gereken 13.183,83‬ TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 3.391,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.792,28‬ TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4 - Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac1e9c8c2ceb6334","SID":"843e19df039a8794"}}