{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/691 Esas<br>KARAR NO:2024/1953<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:08/06/2021<br>NUMARASI:2018/357 E. - 2021/117 K.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “... ...”  ve ... numaralı “... ...” markalarının sahibi olduğu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının da izinsiz olarak “...” ibareli ürünlerin satışını yaptığını, davacının \"...\" esas unsurlu markalarını ve ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya benzerini, müvekkilinden herhangi bir izin/icazet almaksızın kullandığını, bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa sebep olduğunu, müvekkilinin hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, davalının eyleminin davacının “...” esas unsurlu tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, işbu marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin durdurulmasına, önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalı tarafından  “...” ibaresinin kullanılmasına son verilmesini, “...” ibaresinin yer aldığı her türlü basılı evrakların toplatılması ve imhasına, “...” ibaresinin ... adlı web sitesinde kullanılmasına son verilmesine, bu ibarenin internet sitesinden çıkartılmasına, “...” ibareli tatlıların satışının durdurulmasına, gideri davalı yandan alınmak üzere mahkeme hükmünün kesinleşmesinden sonra SMK’nun 149/g maddesi gereğince ülke çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı 28/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği halde, cevap dilekçesini iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 17/09/2018 tarihinde sunmuş, davacı taraf süresinde cevap dilekçesi sunulmadığına dair itiraz etmiştir. davalı vekili süresinde sunulmayan cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin yaklaşık iki yıldır hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığını, müvekkilinin faal olmadığını, hiçbir alış ve satış işlemi yapmadığını, dolayısıyla haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, davacının bu yöndeki taleplerinin anlamsız kaldığını, davacının tespit yaptırdığını bildirdiği tarihte müvekkilinin faal olmadığını, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinden de anlaşılabileceğini, davacının dava konusu ettiği markanın haksız bir şekilde tescil edildiğini, “...” ibaresinin halka mal olmuş ve ülke çapında kullanılan bir marka olduğunu, markayı tanıtan kişinin davacı olmadığını, ancak müvekkilinin bu markayı kullanmadığını, davacının kullanıldığı iddia ettiğini  pudingleri, müvekkilinin “...” “...” olarak kullandığını, bu kullanımların da eski tarihli olduğunu, bu ürünlerin görsellerinin site yapım aşamasında geçici olarak kullanılmış olabileceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin bu kapsamda bir kazanç elde etmediğini, müvekkilinin Bursa’da kahve işletmesi olarak bilindiğini, tatlı satışı ile ön planda olmadığını, davacının markasından bir çıkar elde etme amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; \"Somut olay incelendiğinde, davacının \"...\" esas unsurlu ilk markasının 30. Sınıf kapsamında kalan \"talı\" emtiası için 2008 yılında tescil edildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ...  tarafından New York şehrinden tüm dünyaya yayılan bir ... çeşidine bu firmanın markası olan \"...\" adı verilerek yaygın şekilde tatlı cinsi olarak kullanılmaya başlandığı, bu kullanımın Türkiye'de de oldukça yaygın olduğu, davacı şirketin 2008 yılından 2018 yılına kadar bu markanın tatlı cinsi adı olarak kullanılmasını önlemek için yasal yollara başvurduğuna, dava açtığına veya bu kullanımı engellemeye çalıştığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalının tespit edilen kullanımları incelendiğinde; tatlı ürünlerinin tanıtımı için menüde ve internet ortamında kendisine ait \"...\" markasıyla birlikte tatlı adı olarak  ...\" ve \"...\" ibarelerini kullandığı, davacı ve davalı tarafın ticaretini yaptığı tatlı ürünlerinin alıcı kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğu, ortalama tüketici kitlesinin \" ...\" ibaresini gördüğünde bu ürünü davacının markası ile karıştırma veya ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, zira tüketici kitlesi tarafından da \"...\" ibaresinin bir tatlı çeşidi olarak bilindiği, davalının kendi markasıyla birlikte kullandığı \"...\" ibaresinin kullanım şekline ve bu ibarenin tatlı çeşidi olarak Türkiye'de ve dünyada yaygın olarak kullanılmasına göre, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, davanın reddi\" şeklindeki gerekçeleri ile;  Davanın REDDİNE,, şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  müvekkil şirket adına tescilli ... nolu “...” ... nolu “...” ... nolu “...” ... nolu “ ... ...” markalarının gerçek hak sahibi olduğunu, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin, müvekkile ait “...” esas unsurlu markalarını ayırd edilemeyecek kadar aynı ve veya behzerini izinsiz kullanımı nedeniyle anılan markalara tecavüzünün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, mahkemece ... nolu “...” ... nolu “...” ... nolu “...” ... nolu “...” ... nolu,” ...,... nolu ... 's ibareli tescil belgelerinin getirtildiği bu markaların ise müvekkil davacı şirket adına tescilli olmakla birlikte davaya esas markalar olmadığını, neden incelendiğini, davaya konu markaların tescil belgeleri olmadığını, talep edilen ihtiyati tedbir  sonucunda davalı şirketin \"...\" kullanımlarının markasal nitelik taşıdığının tespit edildiğini, bilirkişilerce yapılan inceleme sonucunda birebir aynı ve benzerlik özelliği taşıdığını, davalı tarafın her ne kadar “... “...”ibaresinin davacı adına 30. sınıfta tescilli olduğunu, pudingin tarifinin Abd New York şehrindeki “... ...'den geldiği “...” adının ürün değil özel bir tatlı türü olduğunu Türkiye'de ilk kez 2008 yılında davacı şirketçe tescil ettirildiğini davacı tarafça şöhrete kavuşturulduğunu, ... markasının Türkiye'de kendi şöhretin markanın çok uzun süre önce bağımsızlaştığını ... ibaresinin cins isim olarak kullanılmasının davacının markasının bilinirliğinden kaynaklandığını, mahkemece 2008-2018 yılına kadar markanın tatlı cinsi adı olarak kullanılmasını önlemek için yasal yollara başvurduğunu, mahkemece 2008-2018 yılına kadar markanın tatlı cinsi adı olarak kullanılmasını önlemek için yasal yollara başvurduğunu, 2017 yılında ilk başvuru ... A.ş tarafından yapılan “...”ibaresinin tescili ile başladığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde “...” markası ile ilgili üç dava İstanbul Anadolu 2. Fikri Haklar Hukuk Mahkemesinde bir dava Ankara Fikri Haklar Hukuk Mahkemelerinde devam eden “... “bağlantılı iki dava olmak üzere mahkeme “...”markası ile ilgili yedi adet davanın halen derdest olduğunu, müvekkile ait “...”ibareli markalara 3. kişi tecavüzü olmadığını, kayıtlar ile sabit olduğunu, mahkeme lehe gelen ayrıntılı bir raporu dikkate almayıp soyut şeyleri davayı red için adeta bahane olarak anlamsız bir şekilde kullanmadığını, yerel mahkemenin ... markasını kendi ünvanı ile kullanmasının iltibasa neden olmayacağı kanaati ile davanın reddine karar vermesi yerinde olmadığını, \"...” markasının 2008 yılından bu yana tam 14 yıldır uzun bir zaman davacı ... A.ş adına tescilli olduğunu, gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğunu, bilirkişi heyet raporu aleyhine geldiği halde itirazda bulunulmadığını, mahkemece itirazlara rağmen sözlü yargılama için kanuna  aykırı olarak davalı tarafa üç kez süre verildiğini,  müvekkil firma 2008 yılından bu yana 14 yıldır tescilli  olan \"...\" markaları için yoğun emek  masraf yaptığını,  2018 yılından bu yana markaya yapılan tecavüzlerin önlenmesi  için uğraştığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/357 E. 2021/117K.sayılı dosyasından verilen 22.06.2021 tarihli kararının  istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasına, davanın kabulünü  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:Davalı  vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu , markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.TPMK kayıtlarına göre, ... numaralı \"...\" ibareli marka tescil belgesinin 10/01/2019 tarihinde, ... numaralı \"...,...., ...\" ibareli marka tescil belgesinin 29/04/2019 tarihinde,... numaralı \"....\" ibareli marka tescil belgesinin 26/09/2014 tarihinde, ...numaralı \"...\" ibareli marka tescil belgesinin 08/04/2019 tarihinde, ... numaralı \"...\" ibareli marka tescil belgesinin 01/11/2018 tarihinde,... numaralı \"... ...\"  ibareli marka tescil belgesinin 13/12/2018 tarihinde davacı adına tescil edildiği görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 31/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;\" dava konusu “...” ibaresinin halihazırda yayında bulunan ... web adresinde kullanılmadığı, ancak incelemeye konu ... internet sitesine ait arşiv kayıtları alt sayfalarıyla detaylı bir şekilde incelendiğinde, tespite konu tatlıların ve menünün yer aldığı kısımda, 27/01/2017 tarihli alt arşiv sayfası kaydında “...” başlığı altında \" ...” ibareli tatlının görseliyle birlikte tanıtıldığı, yine 29/01/2018 tarihli alt arşiv sayfası kaydında, “...” başlığı altında “... / ...” ibareli tatlının tanıtımına yer verildiği, ... adlı web adresinin “Merkez BURSA 16030 Türkiye, Telefon: +..., E-Posta: ...”  şeklindeki iletişim bilgilerine sahip dava dışı ... isimli şahsa ait olduğu, ... web sitesinde ilgili ürünün, diğer ürünlerden ayırt edilmesinin sağlanması amacıyla “...” ibaresi ile tanıtıldığı, dolayısıyla ... adlı web sitesinin 27/01/2017 ve 29/01/2018 tarihli arşiv kayıtlarından tespit edilen kullanımların markasal nitelik taşıdığı\" belirtilmiştir. 08/06/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle,\" davacının 22/02/2008 tarihli ve ... numaralı \"... ...\", 30/07/2012 tarihli ve ... numaralı \"...\", 01/12/2014 tarihli ve ... numaralı \"... ...\" ve 20/09/2017 tarihli ve ... numaralı \"... ...\" markalarının tescilli sahibi olduğu, taraflara ait ticaret sicil kayıtlarına göre her iki taraf şirketin de faal oldukları, dosyaya sunulan 31/05/2019 tarihli bilirkişi raporu ile ... adlı sitede 27/01/2017 tarihli arşiv kaydı sayfasında \"...\" başlığı altında \" ...\" ibaresinin tatlı görseliyle birlikte yer aldığı, yine aynı adreste 29/01/2018 tarihli alt arşiv kaydında \"...\" başlığı altında \"...\" ibaresinin tatlı görseliyle birlikte yer aldığının tespit edildiği, \"...\" markası ile \"...\" ve \"...\" ibarelerinin birebir aynılık derecesinde benzer olduğu, davacı markası ile davalı kullanımı arasında iktibas derecesinde benzerlik bulunduğu, davalı taraf her ne kadar \"...\" ibaresini cins isim olarak kullandığını belirtmiş olsa da, \"...\" ibaresinin davacı markalarının tescil sınıfında 30. sınıfta gerçekleştiği, kartonda veya kavanozda sunulan bir ... tarifinin ABD New York şehrine kain ...'den geldiği, sonradan pek çok farklı ürün geliştirse de, bu şirketin isminin adeta ürünle özdeşleştiği ve dünyaya oradan yayıldığı, \"...\" ibaresinin bir ürün adı olmayıp, özel bir tatlı türünü ilk kez dünyaya sunan bir şirketin markası olarak değerlendirilebileceği, Türkiye'de \"...\" markasının 2008 yılında davacı şirket tarafından tescil edildiği, davacı tarafın \"...\" ibaresinin 30. sınıfta meşru hak sahibi olduğu, \"...\" markası ile özdeşleşen ürünün Türkiye'de davacı tarafça şöhrete kavuşturulduğu, ürünün çok popüler olması nedeniyle de ürün-marka özdeşleşmesi yaşandığı, \"...\" markasının, Türkiye'de New York menşeli \"...\" firmasından bağımsız olarak kendi şöhretini yarattığı ve menşe yabancı şirket olsa dahi Türkiye'deki markanın çok uzun zaman önce bağımsızlaştığı, \"...\" ibaresinin cins ismi olarak geniş halk kitlelerince kullanılmasının davacının markasının bilinirliğinden kaynaklandığı, ancak bunun davacının açık kusuru ispatlanmadıkça bir tacir olan davalının kullanımını meşru hale getirmeyeceği\" belirtilmiştir.Mahkemece, davacı şirketin 2008 yılından 2018 yılına kadar bu markanın tatlı cinsi adı olarak kullanılmasını önlemek için yasal yollara başvurduğuna, dava açtığına veya bu kullanımı engellemeye çalıştığına dair dosyaya bir delil sunulmadığı ve davalının tespit edilen kullanımları incelendiğinde; tatlı ürünlerinin tanıtımı için menüde ve internet ortamında kendisine ait \"...\" markasıyla birlikte tatlı adı olarak \" ...\" ve \"... ...\" ibarelerini kullandığı, davacı ve davalı tarafın ticaretini yaptığı tatlı ürünlerinin alıcı kitlesinin ortalama tüketici kitlesi olduğu, ortalama tüketici kitlesinin \"...\" ibaresini gördüğünde bu ürünü davacının markası ile karıştırma veya ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, zira tüketici kitlesi tarafından da \"...\" ibaresinin bir tatlı çeşidi olarak bilindiği, davalının kendi markasıyla birlikte kullandığı \"...\" ibaresinin kullanım şekline ve bu ibarenin tatlı çeşidi olarak Türkiye'de ve dünyada yaygın olarak kullanılmasına göre, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda da 31/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda,... adlı web sitesinin 27/01/2017 ve 29/01/2018 tarihli arşiv kayıtlarından tespit edilen kullanımların markasal nitelik taşıdığı tespit edildiği,  kullanımların “ ...” ibareli tatlının görseliyle birlikte tanıtıldığı, yine 29/01/2018 tarihli alt arşiv sayfası kaydında, “...” başlığı altında “... ...” şeklinde olduğu  davacının markalarının ayırt ediciliğinin, uyuşmazlık konusu yapılan mallar bakımından zayıf ise de, davalı kullanımının  markaların birbirinden ayırt edilmesine imkân tanımadığı  anlaşılmakla davalı kullanımının markaya tecavüz ettiği sabit olup mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, tazminat yönünden inceleme yapılması için  ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2021 tarih, 2018/357 E. 2021/117 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ea994c2bd2d59c8c","SID":"a86ede9849f1cbdc"}}