{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2054 - 2024/1391<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/2054 <br>KARAR NO\t: 2024/1391<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/347 Esas 2022/425 Karar.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 15/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/11/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı  ... Sigorta AŞ (eski ünvanı ... Sigorta AŞ) vekili ve... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 21.12.2012 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz davalılara sigortalı araç sürücülerinin kusurlu olduğunu, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı... Sigorta AŞ tarafından 15.197,56 TL ödenmiş ise de, ödemenin yetersiz olduğunu, Manisa Devlet Hastanesinin 26.03.2013 tarihli raporuyla davacının maluliyet oranının %19 olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL sürekli kısmi iş göremezlik zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 15.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3 ay geçici iş göremezlik ve %20 sürekli maluliyet oranına göre 64.974,76 TL‘ye yükseltmiş, 28.01.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 85.070,22 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, SGK tarafından yapılan ödemenin araştırılması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>Davalı... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu, davadan önce davacının müracaatı üzerine %19 maluliyet oranı ve sigortalının %75 kusuruna göre 29.07.2013 tarihinde 15.197,56-TL ödeme yaptıklarından sorumluluklarının kalmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan bakiye zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmasını, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılmasını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılmış ise mahsubunun gerektiğini, faizin ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, mahkemece verilen 19.04.2018 tarihli kararın davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2019/208 Esas 2021/682 Karar sayılı ilamıyla kaldırıldığı BAM kaldırma ilamı doğrultusunda SGK'ya yazılan müzekkere cevabından meydana gelen kaza sebebiyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının bildirildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde, %19 oranında malul kaldığını belirterek, sürekli iş göremezlik zararlarını talep etmiş olduğu dikkate alınarak, BAM kaldırma ilamı doğrultusunda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenerek ve progresif rant yöntemi uygulanarak belirlenmesi için, bilirkişiden 24.01.2022 tarihli kök ve 20.04.2022 tarihli ek raporlar alındığı davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı miktarının 85.070,27 TL olduğunun bildirildiği, davacı vekilinin 27.02.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin 14.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak 62.663,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin haklı olduğu anlaşılmış, ancak daha önce verilen karara karşı sadece davalıların istinaf isteminde bulunduğu ve BAM kaldırma ilamında davalıların usulü kazanılmış haklarına dikkat çekildiği anlaşılmakla davacının bu dosya kapsamında bedel arttırımı hakkının bulunmadığından bu talebine yönelik bakiye zararı talep etmekte haklı ise de, bu dava içerisinde talep edemeyeceği anlaşılmakla sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesi ile geçici iş göremezliğe ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olarak; talebinin 14.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak 62.663,38 TL yönünden kabulü ile, (davalı... Sigorta AŞ yönünden 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Sigorta AŞ yönünden 26.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle bakiye zararına ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı... Sigorta AŞ vekili ve ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hükme esas alınan raporda TRH ve progresif rant sistemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu pmf tablosuyla yeni bir rapor alınarak hüküm kurulması gerektiğini, kaldı ki; davacının ilk karara karşı istinafı söz konusu olmadığı gibi bunun doğal sonucu olarak kaldırma öncesi alınan rapordaki hesaplama yöntemine de itirazı bulunmadığından usuli kazanılmış hak gereği yerel mahkeme kararı hatalı olup kararın kaldırılarak ek hesap raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; hesap raporunda tespit edilen tazminat miktarları da fahiş olup hükme esas alınan raporda hesaplama hataları bulunduğunu, ayrıca ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi teminatı kapsamında bulunmadığını, davacının zararından, davalı şirketin ancak sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müşterek müteselsil sorumluluğa karar verilemeyeceğini, davacı, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası açtığını belirtmediğinden davanın kısmi dava olduğunun kabulü ile davacının talep artırım yapması hukuken mümkün olmadığından talep artırım dilekçesinin mahkemece kabul edilmemiş olmasının hukuka uygun olduğunu, talep artırım dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesi halinde ise davacının 2. kez ıslah dilekçesi vermesinin de hukuken mümkün olmadığını ayrıca talepler ıslah edilebilse bile, ıslah edilen tutarlar bakımından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, söz konusu olay yaralanmalı bir trafik kazası olup yaralanmalı trafik kazalarında \"taksirle yaralama\" suçundan dolayı ceza zamanaşımının 8 yıl olarak uygulandığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; ... plakalı araç Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı olup oluşan zarardan poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduklarından yerel mahkeme tarafından müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur oranları yetkili merci tarafından net bir şekilde tespit edildikten sonra kusur oranları göz önünde bulundurularak hüküm kurulması gerekirken, bu hususların değerlendirilmediğini, 08.11.2017 tarihli raporda kusur incelemesinin makine mühendisi tarafından yapıldığını oysa Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu hesaplama tekniği bakımından hatalı olup hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu, yerel Mahkeme karar gerekçesinde ''... BAM kaldırma ilamı doğrultusunda davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının Yargıtay 17. HD 2020/11295 E. 2021/780 K. sayılı kararı ile tazminat hesabı yönünden içtihat değişikliğine giderek TRH2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenerek ve progresif rant yöntemi uygulanarak belirlenmesi için, bilirkişiden 24.01.2022 tarihli kök ve 20.04.2022 tarihli ek raporlar alınmış...'' denilmiş ise de davaya konu kaza 21.12.2012 tarihinde meydana geldiğinden bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hazırlanan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, PMF yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, aksi düşünülse dahi TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama gerçek zararı yansıtmayıp tazminat hesabında %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, mahkeme tarafından kurulan hükümde davalı şirket ticari faizden sorumlu tutulmuş ise de kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceklerini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br> HMK’nın 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili 21.12.2012 tarihinde, davalılardan ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araçla... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığı ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz davalılara sigortalı araç sürücülerinin kusurlu olduğunu, davadan önce yapılan başvuru üzerine davalı... Sigorta AŞ tarafından 15.197,56 TL ödenmiş ise de, ödemenin yetersiz olduğunu, Manisa Devlet Hastanesinin 26.03.2013 tarihli raporuyla davacının maluliyet oranının %19 olarak belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL sürekli kısmi iş göremezlik zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 15.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 3 ay geçici iş göremezlik ve %20 sürekli maluliyet oranına göre 64.974,76 TL‘ye yükseltmiş, 28.01.2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 85.070,22 TL’ye yükseltmiş mahkemece davacının kusursuz davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsünün %25 oranında, davalı... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının %19 maluliyetine göre davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış haklarda gözetilerek davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 14.11.2017 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak 62.663,38 TL yönünden kabulü ile, (davalı... Sigorta AŞ yönünden 29.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Sigorta AŞ yönünden 26.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle bakiye zararına ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının geçici iş göremezliğe ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili, kusur oranına, müşterek müteselsil sorumluluğa, maddi tazminat yönünden hesaplama yöntemine, faiz başlangıcına ve türüne yönelik; davalı... Sigorta Aş vekili, zamanaşımına, müşterek müteselsil sorumluluğa, maddi tazminat yönünden hesaplama yöntemine, geçici işgörememezlik tazminatının teminat dışı olmasına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür. <br>\t1-Davalı... Sigorta AŞ vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun \"Zamanaşımı\" başlığını taşıyan 109/1.maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmü nazara alındığında, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasının 21.12.2012 tarihinde meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle yaralandığı uygulanacak zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK gereğince 8 yıl olduğu, buna göre davanın zamanaşımı süresi dolmadan 11.09.2013 tarihinde açıldığı, ıslah dilekçesinin 15.11.2017 tarihinde verildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir.<br>\t2-Davalı ... Sigorta AŞ vekili kusur oranlarına itiraz etmiştir.<br>\tDosyadaki mevcut delillere göre, dava konusu kazaya ilişkin olarak, kaza tespit tutanağında yapılan değerlendirme, kesinleşen Manisa 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2014 Tarih 2013/93 Esas 2014/107 Karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve mahkemece kusur bilirkişisinden alınan 18.11.2017 kusur raporunun aynı yönde olduğu ve kazanın, 21.12.2012 saat 20:00 sıralarında, ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile ...‘in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin karıştığı trafik kazası meydana geldiği, olaydan sonra mahallinde yapılan tespitler sonucu düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağından; dava konusu trafik kazasının; Manisa ili, Merkez ilçesinde, Güzelyurt Mahallesinde, 5740. Sokak ile 5797. Sokağın kesiştiği, dörtlü kavşak alanı içinde meydana geldiği, 5740. Sokağı takiben kavşağa giren ... plakalı otobüsün, solundaki kavşak kolundan 5797. Sokaktan kavşağa giren ... plakalı otomobilin sağ yan kesimine çarptığı, kavşağı oluşturan her iki sokağında bölünmüş yol olduğu, kavşakta trafik ışığı bulunduğu, otomobilin seyir yönünden kavşağa girişte \"DUR\" işaret levhasının olduğu, olay anında vaktin gece, aydınlatmanın mevcut, havanın açık yerleşim yeri içi olduğu, ...’nın beyanında, olay günü ... plakalı minibüsle ... Tekstil çalışanlarını alarak şehir merkezine doğru seyretmeye başladığı sırada Güzelyurt Mahallesi Göçmenevleri önünden Tekstilciler Sitesi istikametine doğru seyir halinde iken Göçmen Konutları Grand Medical istikametinden TOKİ 2 Camii istikametine giden Dacia tipi aracın, kullandığı minibüse sol ön şoför mahallinden çarpması üzerine minibüsün devrildiğini; ...’in ifadesinde ... plakalı araç ile Güzelyurt Mahallesi 19 Mayıs Bulvarını takiben Menemen istikametine seyir halinde olduğunu, kavşakta hızını düşürdüğünü Göçmen Evleri Kavşağına geldiğinde 5740. Sokaktan gelen aracı fark ettiğini ancak araç uzakta olduğu için Göçmen Evleri Kavşağına girdiğini, kavşağın bir şeridini geçtiğini, diğer şeride girdiğinde 5740.Sokaktan gelen ... plakalı aracın, yönetimindeki araca sağ arka kapı kesiminden çarptığını beyan ettiği, olay yeri kavşakta, olay anında hangi yöne kırmızı ışık, hangi yöne yeşil ışık yandığı konusunda bir bilgi ve belge bulunmadığından, trafik ışığı yönünden değerlendirme yapılamadığı ancak, seyir yönünden kavşağa girişte \"DUR\" işaret levhası bulunan otomobil sürücüsü ...’in 2918 Sayılı KTK’nın KTK'nın 47.maddesi (c) bendi, 52. madde (a) ve (b) ile 57. maddesi (a) ve (b) bendi 5. fıkrası hükümleri gereğince kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından asli kusurlu (%75), otobüs sürücüsü ...’nın 2918 Sayalı KTK’nın 52/a maddesi gereğince kavşağa yaklaşırken aracının hızını düşürmediğinden tali kusurlu (%25), davacının kusursuz olduğu anlaşılmış olup uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin bu oluşa, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece bu kusur oranının kabulü ile hükme dayanak alınmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.<br>3-Davalı sigorta şirketleri vekilleri kusur oranlarına göre hüküm kurulmamasına itiraz etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez.<br>Somut olayda davacı davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçta yolcu olup kazaya neden olan iki aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketlerinden zararının müşterek müteselsilen karşılanmasını talep etmiştir.Dava konusu kazada davacının kusursuz, davalılara sigortalı araç sürülerinin kusurlu olduğu anlaşıldığından yukarıdaki yasal düzenlemeler gereğince davalıların davacının sürekli işgöremezlik tazminatından müşterek ve müteselsil sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik görülmediğinden açıklanan yöne ilişkin davalı vekillerinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>4-Davalılar vekilleri hesaplama yönetime itiraz ederek PMF yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>Olay tarihi olan 06.10.2015  tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK.nın 90. Maddesinde \"Maddi ve manevi tazminat; “Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.\"düzenlemesi mevcuttur. KTK.nın 90. Maddesinin atıf yaptığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri bölümünün zararın belirlenmesine ilişkin TBK.nın 55. Maddesinde ise “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.”denilmiş, yine TBK'nın  Tazminatın Belirlenmesi başlıklı 51. Maddesinde “ Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” denilmiş olmakla  tazminatın somut olarak hesaplanmasına ilişkin   düzenlemeler  bulunmadığından tazminatın belirlenmesinde uygulanacak ilkeler Yargıtay'ın trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarına  bakan Hukuk Dairelerinin içtihatları ile belirlenmiştir. <br>Bu nedenle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Bu itibarla, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı hesabının dairemizin kaldırma kararından da belirtildiği gibi Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplanması gerekir.<br>Somut olayda dairemizin kaldırma kararından sonra aktüer bilirkişiden alınan 24.01.2022 tarihli kök, 20.04.2022 tarihli ek raporda davalı... Sigorta AŞ tarafından yapılan 29.07.2013 ödeme tarihindeki verilere göre davacı ...’in TRH 2010 yaşam tablosu % 19 maluliyet oranı ile davalıların % 100 kusur oranına istinaden progresif rant yöntemine göre toplam 63.177,67 TL sürekli iş göremezlik zararı olduğu, davalı... Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 15.197,56 TL tazminat ödenmiş olup yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı hususundaki nihai takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere, %19 maluliyet oranı, TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant yöntemi ve istinafa konu hükme esas alınan 18.11.2017 rapor tarihindeki verilere göre (davalılar yararına oluşan kazanılmış hak gözönüne alınarak )yapılan hesaplama sonunda davacının bakiye işgöremezlik zararının (106.323,54 TL – sigorta ödemesinin güncellenmiş değer 21.253,27 TL )85.070,27 TL olduğu; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi’nin kaldırma kararından önce alınan ve hükme esas teşkil eden 08.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların zarardan %100 oranında kusurlu oldukları, davacının PMF Yaşam Tablosuna göre, asgari ücret esas alınarak bakiye sürekli iş göremezlik zararının % 19 maluliyet oranlarına göre 62.663,38 TL (3 aylık geçici işgörmezlik zararının 2.311,38 TL)olduğu belirlenmiş olup mahkemece davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek bakiye işgörmezlik tazminatından davalıların sorumlu tutulmasında, geçici işgöremezlik tazminatı yönünden açılmış dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin hesaplama yöntemine ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.<br>5-Davalı ... Sigorta AŞ vekili faiz başlangıcı ve türüne itiraz etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ, ... plakalı otobüsü ZMSS ile sigortalayan şirket olup, sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nun 85, 91 ve devamı maddeleri gereğince, araç işleteni tarafından yaptırılması zorunlu olan ve 92. madde kapsamında belirtilen haller dışındaki işletenin sorumluluğunu üstlenen mali sorumluluk poliçesinden kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.<br>Dosya kapsamından davacının davadan önce davalı ... Sigorta AŞ’ye ekinde kaza tespit tutanağı, kaza raporu, gelir belgesi, iban numarası, nüfus kaydı, sağlık kurul raporu ile 11.04.2013 tarihinde başvuru yaptığı başvuru evraklarının davalı sigorta şirketine 12.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği davalı şirketin 16.04.2913 tarihli cevabi yazısı ile hasar dosyasının tamamlanabilmesi için poliçenin, işverene ait mali sorumluluk sigorta poliçesinin ve SGK ödemelerinin sunulmasının talep edildiği anlaşılmakla davalının 25.04 .2013 tarihinde temerrüde düştüğü, hüküm altına alınan tazminata 26.04.2013 tarihinden aracın otobüs olması nedeniyle avans faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br> Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve davalılar yararına usulü kazanılmış hak oluşturan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davanın süresinde açılmış olmasına, faiz başlangıç tarihinin ve türünün dosya kapsamına uygun bulunmasına, geçici işgöremezlik tazminatı yönünden karar verilmemiş olmasına mahkemenin gerekçesine göre yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı sigorta şirketleri vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davalılar... Sigorta AŞ vekili ile davalı ... ... Sigorta AŞ (eski ünvanı  ... Sigorta AŞ) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 4.280,54 TL istinaf karar ve ilam harcından davalılardan peşin alınan (1.070,30 TL+1.070,30 TL) toplam 2.140,60 TL'nin mahsubu ile kalan 2.139,94 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırdıkları oranda davalılara iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a838e8b79035a03c","SID":"e1390f21a5063914"}}