{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1720 <br>KARAR NO: 2024/1880<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/01/2024<br>NUMARASI: 2023/1119 Esas - 2024/76 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili yargılamanın iadesi talepli dilekçesinde özetle; 24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinin 4.madde hükmü çerçevesinde İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi,  ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı  taşınmaz ile aynı yerde bulunan ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalılar müvekkil ... ile davalı ...  adına kayıtlı paylarının  tapu kaydının iptali ile 1/2  hisseler halinde  davacılar ... ve  ... adına  tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ancak 16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog uzman bilirkişi raporunda  24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, yani sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sahte olduğunu, davacılar aleyhine Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, bilindiği üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375. maddesi gereğince  bir karara konu olan senedin, sahte olduğuna karar verilmiş ya da senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmi makam önünde açıkça söylenmiş olması yargılamanın yenilenmesi nedeni olduğunu, karara esas alınan sözleşmedeki imzanın müvekkili eli mahsulü olmadığının mahkeme önünde ileri sürüldüğünü ve grafolojik inceleme raporu ile belirlendiğini beyanla hükmün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; bütün safahat boyunca açıkça ikrar ve kabul edilen durumun karar kesinleşmesinden sonra farklı beyan ve iddialarla dile getirilmesi yasaya, usule, hakkaniyete, maddi gerçekliğe ve dosya kapsamı delillere açıkça aykırı olduğunu,  öncelikle 11 yılı aşkın süre sonra açılan işbu davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar verilmesini talep ettiğini, İflas erteleme sürecinin takip ve borç tasfiyesi ile borçlu durumda bulunan bu firmaların hisselerinin devrini ve diğer birçok hususu kapsayan bahse konu sözleşme gereğince müvekkillerin hisseleri devraldığını ve iflas ertelemeden çıkma, 3. şahıslar ve bankalara karşı bulunan tüm borç ve edimlerini yerine getirdiklerini, bu ihtarlara rağmen tapu devrini gerçekleştirmeyen davacı aleyhine Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/384 Esas - 2019/645 Karar sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, bu davada diğer hissedar tapu maliki ... de davalı olarak yer aldığını ancak davanın en başında ... sözleşme yükümlülüğün gereği olarak tapuyu devredeceğini ve davayı kabul ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen maalesef ...'in tapu devrini vermeye yanaşmadığını, davacının 24.01.2012 tarihli sözleşmedeki imzasını inkar etmesi, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmesi taleplerinin esasını ve konusunu teşkil ettiğini, ancak Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/384 Esas - 2019/645 Karar sayılı dosyasına verdikleri cevap dilekçesinde,  yargılama safahatında sundukları dilekçelerde, duruşmalardaki beyanlarında ve istinaf talep dilekçelerindeki beyanlarında 24.01.2012 tarihli sözleşmenin kendisi tarafından imzalandığını açıkça beyan ve ikrar ettiklerini,  istinaf dilekçelerinin tamanınında sözleşmeyi imzaladığını ikrar ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMANIN YENİLENMESİ DAVASINA BAKAN İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 25/01/2024 tarih  2023/1119 Esas - 2024/76 Karar  sayılı kararı ile; \"....Yapılan yargılama sonucunda; yargılanmanın yenilenmesi talep eden davalı tarafın benzer  beyan ve iddialarla Bakırköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 E sayılı dosyası ile de dava ikame etmiş sonrasında \"yargılamanın yenilenmesi\" istemi iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Yargılanmanın yenilenmesi talep eden tarafın talep dilekçesinde HMK 375.maddeden bahsedilmiş ise de öncelikle hükme  esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması, mahkeme ya da sahteliğin resmi makam önünde söylenmiş olması söz konusu olmadığı görülmüştür. Yenilenme talebinde bulunan Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılması tek başına senedin sahteliği iddiası ve sebebi koşulunu sağlayamayacağı dikkate alınarak iddia kapsamında sunulan bu beyan yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmamıştır. HMK.nun 375 ve devamı maddelerine dayalı olarak yargılamanın iadesini istediği dikkate alınığından söz konusu maddede sayılan koşulların diğer bentler bakımından gerçekleşmediği görülmüş olup yargılamanın yenilenmesini talep eden davalılar tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin  yukarıda anılan Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı anlaşılmakla; davacının yargılamanın iadesi talebinin, HMK.nun 379/2'nci maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmesi  gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur....\"gerekçesi ile, '' Davalıların yargılamanın yenilenmesi taleplerinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı / yargılamanın yenilenmesi davasında davacı ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ 20/02/2024 TARİH VE  2023/1119 ESAS - 2024/76 KARAR  SAYILI TASHİH ŞERHİ İLE; ''1- Mahkememizin 2023/1119 Esas, 2024/76 Karar Sayılı gerekçeli kararının başlığının ''YARGILANMANIN YENİLENMESİNİ TALEP EDEN DAVALI ...'' olarak düzeltilmesine, 2- (3) no'lu bendinde yer alan ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,'' şeklinde verilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle;-''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine,'' şeklinde TASHİHİNE, '' Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı / yargılamanın yenilenmesi davasında davacı ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemenin yukarıda yazılı dosyasında 24/01/2012 tarihli hisse  devir sözleşmesinin 4.madde hükmü çerçevesinde İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi,  ... mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı  taşınmaz ile  aynı yerde bulunan  ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın  davalılar müvekkili ... ile davalı ...  adına kayıtlı paylarının  tapu kaydının iptali ile 1/2  hisseler halinde  davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, 16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog uzman bilirkişi raporunda  24/01/2012 tarihli hisse  devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığı, belirlendiğini, sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sahte olduğunu, bu nedenle de davacılar aleyhine Bakırköy 6 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375. maddesi gereğince  bir karara konu olan senedin, sahte olduğuna karar verilmiş ya da senedin sahte olduğunun mahkeme ya da resmi makam önünde açıkça söylenmiş olması yargılamanın yenilenmesinin nedeni olduğunu, olayda da karara esas alınan sözleşmedeki imzanın müvekkilinin eli mahsulü olmadığı mahkeme önünde ileri sürüldüğünü ve grafolojik inceleme raporu ile belirlenmiş olduğundan yargılamanın yenilenmesi için iş bu başvuru yapıldığını, ancak mahkeme yargılanmanın yenilenmesi talep için hükme  esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması gerektiğini, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açılması tek başına senedin sahteliği iddiası ve sebebi koşulunu sağlayamayacağı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin HMK 375. Maddesine aykırı hüküm oluşturduğunu, HMK 375/d maddesi \" Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. \" durumunu yargılamanın iadesi sebebi olarak kabul ettiğini, yasanın bu düzenlemesine göre senedin sahteliğinin mahkeme ve resmi makam önünde ikrar edilmiş olmasının yeterli görmüş kesinleşmiş bir mahkeme kararının varlığını aramadığını, yasanın 375. Maddesinin 2. fıkrası  sadece birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesini, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağladığını, olayda uygulanan 375. Maddenin d fıkrasında ise Mahkeme kararının olması aranmadığını, sadece mahkeme ya da resmi makamlar önünde ikrar edilmesinin yeterli görüldüğünü, dosyada  16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog uzman bilirkişi raporunda  24/01/2012 tarihli hisse  devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, akabinde Bakırköy 6 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 E. sayılı dosyası ile sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gerekçesiyle dava açılmış olduğunu, davanın devam etmekte olduğunu, dosyada  müvekkillerinin imza örneklerinin alınmış olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, bu durumda yargılamanın iadesi sebebi olarak imza inkarı Mahkeme aşamasına geldiğini ve imzanın müvekkiline ait olmadığının açık ve net bir şekilde ikrar edildiğini, yasanın aradığı ve yargılamanın iadesi sebebiyle davada gerçekleştirildiğini, mahkeme kararı açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek; Açıkladıkları üzere istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkemenin yargılamanın iadesi talebinin reddine dair kararın usule ve yasaya aykırı olmakla ortadan kaldırılmasına, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, karar kesinleşinceye kadar icranın tehirine, masraflarla vekalet ücretinin aleyhine yargılamanın iadesi istenen tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, 6100 Sayılı HMK. 'nın 374 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Yargılamanın iadesi talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı / yargılamanın yenilenmesi davasında davacı ... Vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalı ... Vekili yargılamanın iadesi talepli dilekçesi ile; ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinden sonra 16.03.2023 tarihinde düzenlenen grafolog uzman bilirkişi raporunda  24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde müvekkili adına atılan imzaların müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini, yani sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanmadığını, sahte olduğunu, davacılar aleyhine Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/182 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını,  karara esas alınan sözleşmedeki imzanın müvekkili eli mahsulü olmadığının mahkeme önünde ileri sürüldüğünü ve grafolojik inceleme raporu ile belirlendiğini beyanla yargılanmanın iadesi talebinin kabulü ile hükmün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 379. Maddesinde; “ (1) Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler.  (2) Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.”Hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, yargılamanın iadesi istemine konu Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/384 Esas - 2019/645 Karar sayılı 30/05/2019 Tarihli kararı ile; \"1-Talebe konu araçlar yönünden davacı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.  tarafından açılan davanın reddine,  2-Davacılar  ... ve ... tarafından  açılan davanın kabulüne;  3-İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi,  ... mahallesinde bulunan 709 ada, 4 parsel sayılı  taşınmaz ile  aynı yerde bulunan  ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın  davalılar ... ile ... adına kayıtlı paylarının  tapu kaydının iptali ile 1/2  hisseler halinde  davacılar ... ve  ... adına  tapuya kayıt ve tesciline, \" karar verildiği, verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf incelemesinin Dairemizce yapıldığı ve Dairemizin  02/12/2021 Tarih ve  2019/2205 Esas - 2021/1750 Karar Sayılı Kararımız ile; Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD.'nin 01.06.2023 tarih ve 2022/872 Esas - 2023/3431 Karar sayılı kararı ile;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, oy çokluğu ile karar verildiği, 21/11/2023 tarihli kesinleşme şerhine göre İDM kararının 01/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nın, yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375 inci maddesinde, yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı bir biçimde sayılmış olup davalı maddenin d bendinde düzenlenen;'' Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması,'' nedenine dayanmıştır.Yargılamanın yenilenmesi müessesesi HMK'nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre ancak  kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan kararlara karşı ve anılan Kanunun 375. maddesinde sayılan sebeplerle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir. Davacı/davalı ... tarafından yargılamanın yenilenmesi talep edilen İlk derece mahkemesinin 2017/384 Esas ve 2019/645 Karar sayılı 30/05/2019 Tarihli kararının 01/06/2023 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından  24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinde ... adına atılan imzaların kendisine ait olmadığını, yaptırılan  imza incelemesi sonucu alınan grafolog raporu ile imzanın kendisine ait olmadığının belirlendiğini ileri sürüp, HMK' nın 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılmış 1-d bendinde düzenlenen, \"karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmi makam önünde ikrar edilmiş olması\" nedenine dayanmış ise de, İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere,  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/384 Esas - 2019/645 Karar sayılı 30/05/2019 Tarihli kararına esas alınan 24/01/2012 tarihli hisse devir sözleşmesinin sahteliğine herhangi bir mahkeme kararı ile karar verilmediği gibi  Yargılamanın iadesi istemine konu Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2017/384 Esas - 2019/645 Karar sayılı dava dosyasının yargılaması aşamasında Davalı ... vekili Av. ... tarafından verilen cevap dilekçesinde;'' ...Müvekkilinin bu protokolde tapu devrine ilişkin beyanının olmadığını, müvekkilinin protokolü tanık sıfatıyla ve hazır bulunan olarak imza ettiğini,'' beyan ettiği, yine  16/04/2019 tarihli duruşmada ise;''Müvekkilim hisse devri sözleşmesinde taraf olmayıp sadece hazirun olarak imzası bulunmaktadır, sözleşmede müvekkilime yüklenen edim yoktur, dolayısıyla sözleşme gereğince müvekkilimin herhangi bir sorumluluğu yoktur, taşınmaz sözleşmesi ise resmi şekilde düzenlenmemiş olduğundan geçersizdir,'' şeklinde beyanda bulunduğu, HMK. 188 Madde kapsamında ikrar olarak nitelendirilen bu beyanlara göre hisse devir sözleşmesinde ki imzaya itirazının olmadığı görülmekle, bu durumda yargılamanın iadesi şartları oluşmadığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, ilk derece mahkemesinin yargılamanın iadesi koşullarının oluşmadığı yönündeki kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğundan Davalı / yargılamanın yenilenmesi davasında davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davalı / yargılamanın yenilenmesi davasında davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f078935bef50c810","SID":"918a1c65ca382794"}}