{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1739 <br>KARAR NO: 2024/1882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/09/2024<br>NUMARASI: 2024/197 Esas - 2024/506 Karar<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Kazakistan-... Bankası A.Ş. bundan böyle ile borçlu ...  arasında ... sayılı Banka Kredisi Sözleşmesi akdedilmiş olup buna göre banka borçluya teminat verilmesi, aciliyet, faiz ödenmesi, geri ödenmesi ve kullanım amacına uygun kullanılması şartlarında yıllık %16'lık bir faiz ile 125.000.000 tenge miktarında 17/01/2026 tarihine kadar kredi kullandırdığını, sözleşmedeki yükümlülüklerin teminatı olarak ...’ın kefaleti verilmiş olup buna göre Kefil, Borçlu tarafından Kredi Sözleşmesi ile öngörülen ödeme planının ihlali durumunda ve ayrıca Borçlunun Kredi Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini uygunsuz olarak yerine getirmesi durumunda, gayri kabili rücu ve koşulsuz olarak anapara borcu, kredinin kullanım faizi ve ceza dahil olmak üzere mevcut borç tutarını gecikmeksizin ve alacaklının ilk talebi üzerine geri ödeme yükümlülüğünü 17.01.2020 tarih ve ... sayılı Kefalet Sözleşmesi ile üstlendiğini, Kazakiztan yerel mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde tahsil ettirilecek tutarı  ... ve ...’dan ... nolu 17 Ocak 2020 tarihli banka kredi sözleşmesi gereği 150.266.414 Tenge (Yüz elli milyon iki yüz altmış altı bin dört yüz on dört Tenge) tutarındaki borcun Kazakistan-... Bankası A.Ş. lehine müştereken tahsiline karar verildiğini, yine, aynı kararda ... ve ...’dan 4.507.993 Tenge (Dört milyon beş yüz yedi bin dokuz yüz doksan üç Tenge) tutarındaki dava talebi sırasındaki devlet harcı giderlerinin Kazakistan-... Bankası A.Ş. paylarına göre tahsiline karar verildiğini, uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup MÖHUK'un 50. maddesine göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş olan ve Kazakistan kanunlarına göre de kesinleşmiştir. Yine MÖHUK'un 54. maddesine göre alacak davası konusunda verilen mahkeme kararı, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş bir karar olduğundan tenfize engel bir durum da bulunmadığını, işbu karar yasa yollarından geçerek 06.06.2022 tarihinde kesinleşmiş olup 06/06/2022 tarihi itibariyle yasal yaptırım gücüne sahip olduğunu ve derhal yerine getirilmesi gerektiğini belirten, İcra Emri başlıklı belgenin de yine apostil şerhi içeren Rusça aslı ve apostil şerhi içeren Türkçe tercümesi ile birlikte sunulduğunu, davalıların müvekkile olan borcunu, işbu mahkeme ilamına rağmen ödemediğini, davalıların Türkiye’de ikamet etmesi ve Türkiye’de birçok menkul ve gayrimenkul mallara sahip olması nedeniyle alacağımızın tahsil kabiliyetinin bulunması ve Türkiye’de icra takibi yapabilmek amacıyla ve Kazakistan-... Bank lehine ipotekli taşınmazların Türkiye bulunması nedeniyle davaya konu Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli, ... sayılı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep zarureti hasıl olduğunu, Kazakistan Cumhuriyeti ile Türkiye arasında karşılıklılık olduğundan Türkiye ve Kazakistan Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi'nin 14. maddesi hükmü gereği müvekkil Banka teminattan muaf tutulması gerektiğini, tenfiz istemine dair davalar, eda davası değil tespit davası davası niteliğinde olması sebebiyle yargılama harcı maktu olarak takdir edilmesi gerektiğini, sonuç olarak;  Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli, ... sayılı yabancı mahkeme kararının ve söz konusu kararın 05.05.2022 tarihi itibariyle yasal yaptırım gücüne sahip olduğunu ve derhal yerine getirilmesi gerektiğini belirten, ... ve ... sayılı İcra Emri başlıklı belgenin Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun 50 vd maddeleri gereğince tanınmasına ve tenfizine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/09/2024 tarih 2024/197 Esas - 2024/506 Karar  sayılı kararında; \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı yabancı menşeili şirket tarafından mahkememizde açılan dava, MÖHUK 50-54 maddesinde düzenlenmiş olan yabancı Mahkeme kararının tenfiz ve tanınmasına ilişkindir. Ülkemiz ile Kazakistan Devleti arasında 12/11/1997 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 17/07/1997 tarihli 4287 sayılı Kanun gereği  Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kazakistan Cumhuriyeti arasındaki hukuki konularda adli yardımlaşma mevcut  olduğu,  5718 MÖHUK 48. Maddesi gereği yabancı teminat gösterme, Türkiye ve   Kazakistan Devleti 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayriadli Belgelerin Yabancı Memlekette Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi tarafı olup , yukarıda anılı kanunun sözleşmenin 14. maddesi gereğince karşılıklı ülke mahkemelerinde ilgili ülke vatandaşlarının teminat muafiyeti gerçek ve tüzel kişiler yönünden geçerli olup  dava konusu işbu uyuşmazlıkta mahkememiz davacı şirketten teminat talep etmemiştir.Dava konusu yabancı mahkeme kararının MÖHUK'nun 50.maddesi kapsamında kesinleşmiş olduğu, anılan davanın Kazakistan Devleti'nde Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli ... sayılı mahkeme kararının kesinleştiği, yapılan yargılama sonunda kararın Türk Yargısında infazı hususunda ilamın tanınmasına ve tenfizine ilişkin kararının MÖHUK'nun m.54'de yer alan tanıma koşullarının mevcut olduğu, Türk Kamu düzenine aykırı bir husus bulunmadığı,  mahkememizce kesinleşmiş apostilli mahkeme kararının tanıma ve tenfiz koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılamada; harç ve vekalet ücreti yönünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2024/790 Esas 2024/796 Karar sayılı 23/05/2024 tarihli kararında \"...yabancı mahkeme kararlarının tenfizi davalarında alınacak harcın ve buna bağlı olarak da vekalet ücretinin maktu veya nispi olarak hesap edilip edilmeyeceği hususunda farklı uygulamaları nedeniyle dairemizce nispi harca hükmedilen ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf başvuruları esastan reddedilmekte iken Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yabancı mahkeme kararlarının tenfizi davalarında harcın maktu olarak alınması yönündeki içtihatlarının istikrar kazanmış olduğu dikkate alınarak dairemizce yabancı mahkeme ilamlarının tenfizine ilişkin davalarda maktu harca ve buna bağlı olarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi \" görüşünün benimsendiği anlaşılmış olmakla, mahkememizce de maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\"gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile MÖHUK 50. ve 53., 54., 56. ve 58. maddeleri gereğince \" Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli, ... Sayılı ilamın\" tanınmasına ve Türkiye'de TENFİZİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Esas numarası yazılı dosya üzerinden verilen karar ile her ne kadar Kazakistan Cumhuriyeti Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli ... sayılı kesinleşmiş kararının davalı müvekkilleri açısından tanınmasına ve tenfizine karar verilmişse de bu hususun hatalı olduğunu, Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi'nin 03/05/2022 tarihli ... sayılı kararına konu borç davalı müvekkiller tarafından kısmen ödenmiş olduğunu, davacının talebi tahsilde tekerrüre yol açacak nitelikte olduğunu, Bu doğrultuda cevap dilekçesinde Kazakistan Yerel Mahkemesince öngörülen uygulama gereği borcun kısmen ödendiğine ilişkin kararın henüz düzenlenmediğini belirterek HMK md. 145 uyarınca ilgili kararı sunma hakkını saklı tuttuğunu, bu husus mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, kararın apostille şerhi içeren Türkçe tercüme halini edinmek ve sunmak üzere tarafına süre verilmesi gerekirken bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, MÖHUK md. 55 uyarınca yapmış olduğu usulüne uygun itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadan, taraflarına bilgi ve belge sunmak üzere herhangi bir şekilde süre verilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hukuki dinlenilme hakkının açıkça ihlali anlamına gelmekte olduğunu, İleri sürerek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/197 E - 2024/506 K sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yabancı mahkeme kararının  tanınması ve tenfiz edilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, Kazakistan Cumhuriyeti Almaty Büyükşehir Botandyk ilçe Mahkemesinde kredi borcunun tahsili amacıyla davalılar hakkında açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda 03/05/2022 tarihli 7514-21-00-2/686 sayılı karar ile; Kazakistan-... Bank” ...” Anonim Şirketi'nin ..., ... aleyhindeki davasının kabulüne, ... ve ...'dan ... nolu 17 Ocak 2020 tarihli banka kredi sözleşmesi gereği 150.266.414 (yüz elli milyon iki yüz altmış altı bin dört yüz on dört) tenge tutarındaki borcun \"KAZAKİSTAN-... BANK” ... BANKASI\" A.Ş. lehine müştereken tahsiline, ... ve ...'dan 4.507.993 (dört milyon beş yüz yedi bin dokuz yüz doksan üç) tenge tutarındaki dava talebi sırasındaki devlet harcı giderlerinin \"KAZAKİSTAN-... BANK” ... BANKASI\" A.Ş. paylarına göre tahsiline karar verildiği, verilen kararın 06/06/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bir yabancı mahkeme kararına karşı tenfiz isteminde bulunulduğu takdirde MÖHUK'un 55/2. Maddesine göre, karşı taraf ancak tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir.Somut olayda taraflar arasında yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin Kazakistan  Devleti ile ülkemiz arasında Hukuki Konularda yardımlaşma 12/11/1997 tarihli 23168 sayılı  resmi gazetede yayınlanan Anlaşma bulunmakla mütekabiliyet esasının iki ülke arasında mevcut olduğu,  karşılıklılık ilkesinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yabancı mahkeme kararının tenfiz şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda ise tenfizi istenen, Almaty Büyükşehir Bostandyk İlçe Mahkemesi’nin,03/05/2022 tarihli ... sayılı kararının apostille şerhi içeren Rusça aslı ve yine apostille şerhi içeren Türkçe tercümesinin ve aynı mahkeme tarafından düzenlenen, söz konusu kararın  yasal yaptırım gücüne sahip olduğunu ve derhal yerine getirilmesi gerektiğini belirten, İcra Emri başlıklı belgenin, yine apostille şerhi içeren Rusça aslı ve apostille şerhi içeren Türkçe tercümesinin sunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Tenfiz talebine konu yabancı mahkeme kararının Kazakistan  makamlarınca apostille şerhi bulunan usulen onanmış örneğinin ve onanmış tercümesini eklendiği görülmüştür (MÖHUK m. 53). MÖHUK'un 54/1-ç maddesinde tanıma ve tenfiz kararı şartlarından biri olarak \"O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesi'ne itiraz etmemiş olması\"  düzenlenmiş olup, davalı tarafça tanıma ve tenfize konu davada bu yöne ilişkin bir itirazda bulunulmamıştır. Tenfizi istenilen kararda  kredi borcunun tahsiline ilişkin alacak hükmü  kurulmuş bir miktar alacağın davalılardan tahsiline dair kararda herhangi bir şekilde kamu düzenine aykırılık bulunmamaktadır. Bunun dışında yabancı mahkemenin kararındaki isabet derecesi ve gerekçenin doğruluğunun tenfiz davasında incelenmesi mümkün değildir. MÖHUK'un 54. maddesine göre alacak davası konusunda verilen mahkeme kararı, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş bir karar olduğundan tenfize engel bir durum da bulunmamaktadır.Davalı taraf, tenfize konu borcun kısmen ödendiğini ileri sürmüş ise de, gerek yargılama aşamasında, gerekse istinaf aşamasında ödeme yapıldığına dair herhangi bir belge ibraz etmedikleri anlaşılmakla, bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Somut olayda, MÖHUK'un 54. Maddesinde sayılan tenfiz şartları gerçekleşmiş olup, tenfize konu mahkeme kararının geçerli ve infaz kabiliyetinin bulunduğu,  davalı tarafça yabancı mahkeme kararının yerine getirildiği veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıktığı hususu ispat olunmadığından mahkemece yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c15869bcb12b5ae","SID":"a0ec8518b2e392f6"}}