{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1746 <br>KARAR NO: 2024/1883<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/06/2024<br>NUMARASI: 2024/351Esas- 2024/652Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası<br>BİRLEŞEN MAHKEMENİN 2024/366 ESAS-2024/402 KARAR SAYILI DOSYASI<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin sigortalı çalışanına yapılan ödemenin tahsili için Bakırköy 4.İş Mahkemesinin 2016/355 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası için dava açtığını, tarafına tasfiye memuruna dava açmak için süre verildiğini, iş bu davanın Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/351 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davalısına usule uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/06/2024 tarih ve 2024/351 Esas -  2024/652 Karar sayılı kararında; \"Asıl ve birleşen dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın ihya koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İhyası talep edilen şirketin tasfiye halinde iken terkin edildiği anlaşılmakla davacıya tasfiye memuruna karşı işbu dosya ile birleştirilmek üzere dava açmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde Mahkememizin 2024/366 esasına kayıtlı olarak tasfiye memuruna karşı dava açıldığı ve işbu dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, tetkikinde, Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin son tescilini 31/05/2022 tarihinde yaptırdığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 547. maddesinde “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebiler” düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesinde,   davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın ve birleşen davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin Bakırköy 4.İş Mahkemesinin 2016/355 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiş olup aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Açılan Asıl Davanın ve Birleşen Mahkememizin 2024/366 Esas Sayılı Davanın KABULÜNE, 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin Bakırköy 4.İş Mahkemesinin 2016/355 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA, 2-İhya kararının ticaret sicilde tescil ve ilanına,  3-...’nin tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, 4-Asıl davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Birleşen davada alınması gereken 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden AAÜT m.6 nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Asıl ve Birleşen davada davacı tarafça sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri olarak 302,00-TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Mevzuatta şirketlerin tasfiye sonu müracaatında ibraz etmesi gereken belgeler sayılmış olduğunu, anılan şirketin tasfiye sonu işleminde de, eksiksiz ve mevzuata uygun biçimde, mevzuatta sayılan bütün belgeler sunulduğunu ve müvekkili müdürlük tarafından, şirketin tasfiye sonu işlemini, mevzuata uygun biçimde tescil ettiğini, Dava konusu şirketin, olağan tasfiye prosedürü sonucu ve talebe dayalı olarak ticaret sicilinden terkin edilmesinde müvekkili müdürlüğün herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, tasfiye sürecinde sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğu kanun gereği ve müstakar içtihatlarla da sabit olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektireceğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu,(6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olduğunu, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, (TTK m. 553). Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, Buna göre de, davanın açılma nedeni de tasfiye memurunun eksik işlemi olup; tasfiye memurunun iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tespit etmesi fiilen  mümkün olmadığı gibi, müvekkili Müdürlüğün hukuken de böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını,Müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığından, “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği \"Yasal Hasım\" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/777 K. 2020/1119 T. 22.10.2020 tarihli kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, E. 2021/506 K. 2021/631 T. 22.04.2021 ilâmında da belirtildiği üzere müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin  hukuka aykırı olduğunu ve işbu kararın istinaf mahkemesince kaldırılması gerektiğini, İleri sürerek; İstinaf talebinin kabulü ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde 'kaldırılmasını' ve davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava, ticaret sicilden tasfiye suretiyle terkin edilmiş şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için TTK 547. maddesine göre  ihyası talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne,  karar verilmiş ve karara karşı  asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı SGK. Tarafından ihyası istenilen Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine 10/10/2016 tarihinde Bakırköy 4 İş Mahkemesinin 2016/355 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, bu dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ilgili şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, buna göre davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Davacının asıl davada davasını yalnızca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltmesi nedeniyle, mahkemece tasfiye memuruna karşı birleştirme talepli dava açması için tensip ara kararı uyarınca süre verildiği, böylece birleşen davanın ikame edildiği görülmüştür. Dosya içinde bulunan ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ihyası talep edilen şirketin 31/05/2022 tarihinde tasfiye suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği, tasfiye memurunun ... olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy 4 İş Mahkemesinin 2016/355 Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davası  31/05/2022 tarihli terkin işleminden önce 10/10/2016 tarihinde tarihinde açılmış olduğu  anlaşılmakla; ticaret sicilden kaydı silinen şirket hakkında görülmekte olan bir davanın bulunması halinde tasfiye işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceğinden birleşen dosya davalısı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru aleyhine hükmedilen yargılama giderleri  ihyası istenilen şirketin tasfiye masasından alınmak üzere tasfiye giderlerine sonradan eklenebileceğinden ve HMK'nın 326. Maddesi uyarınca yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen taraf sorumlu olduğundan birleşen dosya davalısı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamakla beraber asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla; Mahkemece, asıl dava yönünden yapılan  yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi  gerekirken herhangi bir gerekçe yazılmadan davacı lehine ve asıl dava davalısı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine  hükmedilmesi yerinde olmayıp asıl dava davalısı  İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Sonuç olarak, asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,  ilk derece mahkemesi kararının  6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, asıl davada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde  bırakılmasına, dava açılmasına sebebiyet vermeyen asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine  vekalet ücreti takdir edilmemesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Asıl davada davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun   KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih ve 2024/351 Esas - 2024/652 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Açılan Asıl Davanın ve Birleşen Mahkemenin 2024/366 Esas Sayılı Davasının KABULÜNE, 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin Bakırköy 4.İş Mahkemesinin 2016/355 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak İHYASINA, 2-İhya kararının ticaret sicilde tescil ve ilanına, 3-...’nin tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Asıl davada; davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 5-Asıl davada; davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olmakla ve dava açılmasına sebebiyet vermediği tesbit edilmekle, asıl davada davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, asıl davada davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Asıl davada; ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı ... Sicil Müdürlüğü tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşıldığından; bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Birleşen davada;  karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın birleşen dosya davalısı ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Birleşen davada; davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri  uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin  birleşen dosya davalısı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri olarak 847,00-TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı ...’den tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Asıl ve birleşen davada bakiye gider avansı var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,  <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 12- Asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.169,40 TL. istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  300,00-TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gidiş- dönüş gideri olmak üzere toplam: 1.469,4‬ TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile asıl dava davalısı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne  verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep  halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"783e3d17460a4bb5","SID":"978f99657f1cc50a"}}