{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/443 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1468<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2019 (Dava) - 22/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/513 Esas - 2021/831 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/10/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarihli 2019/513 Esas ve 2021/831 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... AŞ  ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşme uyarınca kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından İzmir 10. İcra Dairesi'nin 2019/11195 esas sayılı takibine girişildiğini, davalıların borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacakla ilgili olarak ayrıca Menemen İcra Dairesi'nin 2019/2455 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibine girişildiğini,  İİK 45 maddesi uyarınca rehinle temin edilen alacakla ilgili olarak rehini veren hakkında genel haciz yoluyla takip yapılamayacağını, davacı bankanın ödeme emrinde faize faiz talep ettiğini, hesap kat ihtarı ile ödeme emri içeriğinin birbirleriyle örtüşmediğini, davaya konu kredi tutarının tamamının yeniden yapılandırılması için gerekli başvuruların yapılacağını bu durumda takibin ve davanın konusuz kalacağını müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu aleyhlerine tazminat hükmedilemeyeceğini, davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefil borçlu ...'ın borcunun teminatını oluşturmadığı, bankanın müteselsil kefil aleyhine genel haciz yoluyla takibe girişmesinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, ...'ın yukarıda belirtildiği üzere 1.372.584,99-TL nakdi alacak ve 2.030,00-TL gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu...'' gerekçesiyle; ''...Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, Davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, bu davalının İzmir 10. İcra Dairesinin 2019/11195 Esas sayılı takibinde borca itirazının kısmen iptaline, 1.171.323,02-TL asıl alacak, 191.015,20-TL işlemiş faiz, 9.550,76-TL BSMV, 696,01-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 1.372.584,99-TL nakdi alacağın tahsili ile 2.030,00-TL gayri nakdi alacağın faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesini temin bakımından tahsili için takibin devamına, Takip tarihinden itibaren 1.171.323,02-TL asıl alacağa sözleşme hükümleri gereği yıllık %50 oranında temerrüt faiz uygulanmasına, işleyecek faiz üzerinden %5 BSMV'nin icra müdürlüğünce hesaplanıp tahsiline, Fazlaya dair itirazın iptali isteminin reddine, Hüküm altına alınan nakdi alacağın % 20'si oranında 274.516,99-TL inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatının reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile dava dışı ... A.Ş. arasında ... müşteri ve ... hesap numarasıyla ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'ın da bu sözleşmeye kefil sıfatıyla taraf olduğunu, sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi üzerine İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nde 2019/11195 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takip dosyasına borçlular tarafından itiraz edilmesi akabinde itirazın iptaline yönelik süreç başlatıldığını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/513 E. 2021/831 K. sayılı dosyasının yargılaması esnasında dosya ... A.Ş. tarafından müvekkili ... A.Ş.'ye temlik edilmiş olup müvekkilinin dava dosyasında davacı, icra dosyasında ise alacaklı konuma geldiğini, müvekkilinin davalılardan İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11195 sayılı icra dosyası kapsamında alacağı bulunduğunu, bu alacak davalılar ile dava dışı ... A.Ş. arasında 243425 müşteri ve ... hesap numarasıyla imzalanan ticari kredi sözleşmesi kaynaklı olup sözleşme, icra dosyası, ilk derece mahkemesi dosyasındaki deliller ile müvekkilinin alacağının sabit olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. ŞTİ., yönünden verilen usulden ret kararının hatalı olduğunu, her ne kadar karara, \"...davacı bankanın aynı tarihte hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe hem de genel haciz yoluyla takibe giriştiği ve buna göre henüz genel haciz yoluyla takibe girişme şartlarının oluşmadığı değerlendirilmekle...\" şeklinde bir  gerekçe gösterilmişse de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığını, bu nedenle mükerrer bir takip veya usulen bir eksiklik bulunmadığını, müvekkilinin alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takiplerinin hukuka uygun olduğunu, yasal mevzuat ve içtihatlar kapsamında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla somut olayın durumuna göre farklı icra takipleri başlatılabildiğini, hukuka uygun bir şekilde alacağını tahsil etmeye çalışan müvekkili aleyhine verilen usulden ret kararının kaldırılması ve itirazın iptali davasında davalı şirket açısından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, gerek İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11195 sayılı dosyası gerekse Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2019/2455 sayılı dosyası incelendiğinde, ilk derece mahkemesinin verdiği usulden ret kararının hatalı olduğunun görüldüğünü, davalılardan ... yönünden verilen kısmen kabul kararının da hatalı olduğunu, müvekkilinin alacağı sabit olup davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ...'ın dava konusu icra dosyasına konu kredi ilişkisinde kefil sıfatıyla taraf olduğunu, bu nedenle ilgili borçtan dolayı kendisinin de sorumluluğu bulunduğunu, dava konusu icra dosyasının takip çıkış tutarının 1.389.484,61 TL olduğunu, davalı ...'ın bu tutar ve işleyen faiz ile masraflar üzerinden tamamen sorumlu tutularak itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı ile alacaklarının daha altında bir tutar üzerinden takibin devamına karar verilmesi müvekkilinin aleyhinde olmakla birlikte hatalı bir karar olduğunu, bu nedenle kısmen reddedilen miktar için davalı kefil ... açısından istinaf başvurusu yaptıklarını, davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek tehiri icra talebinin kabul edilerek istinaf ve temyiz incelemesi sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar aleyhlerine başlatılması muhtemel icra takibinin geri bırakılmasına, ilamın kaldırılarak davanın kabulüne,  yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, GKS kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali talebidir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>  İİK’nın 45. maddesinde; \"Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br> Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmaması nazara alınarak  davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/10/2021 tarihli,  2019/513 Esas ve 2021/831 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br> 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/10/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0c74c4dd6b839b2","SID":"d44d6bc4135fb354"}}