{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/814 Esas<br>KARAR NO: 2024/1794 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2016/1247 Esas - 2021/121 Karar<br>TARİH: 02/02/2021<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı ... Nak. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin nakliyat sigorta poliçesi ile ... Tic. Ve San. AŞ yi 12/01/2013 - 12/01/2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortaladığını, 11/10/2013 tarihinde sigortalının emtialarının nakliyatını gerçekleştirecek olan ... Nakliyat şirketi emtiayı taşıtmak için tedarikçisi olan davalılardan ... ile anlaşmış, ... da davalılardan ...'ın şoförlüğünü yaptığı ... adına kayıtlı ... plakalı aracı bularak emtiayı bu araç ile taşıttığını, davalıların nakliyesi ile sorumluğu olduğu sigortalıya ait emta alıcısına teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkili şirketin sigortalısının zararını karşılamak için 70.763,93 TL tazminat ödemesi yaptığını, bu zarardan davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili şirket davaya konu zararı karşılayarak sigortalısına ait her türlü dava ve talep hakkını müvekkili şirkete devir ve temlik ettiğini, böylece müvekkili şirketin davalının kusuruna karşılık gelen ödenen tazminat miktarının tamamına, TTK 1472. maddesi gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen hasar bedelinin davalılarla yapılan yazışmalardan olumlu netice alınamadığını, bu sebeple davalıların kusuruna karşılık gelen 70.763,93 TL rücuen tazminat alacağını ödeme tarihi olan 06/02/2014 tarihinden itibaren davalılardan talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine itiraz ettiklerini,  müvekkili ...'ın plakası yazılı aracın şoförlüğünü yapmadığını, müvekkilinin ehliyeti ve mesleki yeterlilik belgesi olan SRC4 taşıma belgesini sahte olarak bastırdıklarını, sorumlular hakkında dava  açıldığını ve sahtecilik yapan sorumluların tespit edildiğini, müvekkilinin bilgilerinin kopyalandığının sabit görüldüğünü, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında tüm yasal bilgilerinin polis memuru ... tarafından ele geçirilerek suç çetesini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıldığını, müvekkilinin bu yöndeki haklılığını ceza davasında kanıtladığını, açılan davanın ceza yargılamasından azade bir şekilde hiçbir şekilde araştırma yapılmaksızın üstünkörü olarak açıldığını, müvekkilinin sorumluluğunu gerektirir hiçbir husus bulunmadığını ve rücuen tahsil isteminin muhatabı olmadığını savunarak ; Davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Nakl. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... no.lu emtia nakliyat abonman poliçesine istinaden sigortalısının zararını ödediğini, dava konusu olayda ... plaka sayılı araçla taşımayı ifa eden davalı ...'ın teslim aldığı malı alıcısına teslim etmediğini, bu davalının hangi gerekçe ile teslim adresine gitmediğinin, eğer araç ve mal çalınmış ise şoförün gerekli tedbirleri alıp almadığının davacı tarafça açıklamaları ve delil listesinde anlaşılmadığını, müvekkili tarafından edinilen bilgiye göre taşıma sırasında aracın arıza yaptığını, gecikmeli olarak teslim edileceğine dair bilgi verildiğini ve sonrasında ise araç şoförü ile iletişim kurulmadığını, sigorta sözleşmesi koşullarına göre araç sürücüsünün çalınma ya da hırsızlığı önleyecek bir tedbir alıp almadığının belli olmadığını, davacının sunmuş olduğu \"Hasar Tazminat Makbuzu ve İbraname\" isimli belgeden sigortacı ile sigortalının 70.763,93-TL hasar tazminatı bedeli üzerinden mutabakata varıldığının, iş bu hasardan dolayı ... Sigorta A.Ş.'nin sigorta poliçesinden doğan sorumluğunu ... Sigorta A.Ş.'ye devir temlik ettiğinin ifade olunduğunu, iş bu ibranamede dikkat edilmesi gereken konunun; dava dışı ... A.Ş.'nin ... Sigortayı poliçeden doğan sorumluluktan ibra etmiş olması olduğunu, dolayısıyla davacı sigorta şirketinin poliçeye istinaden ve fakat poliçedeki teminat şartlarından ayrık olarak teminata girmeyen bir zararı ödediğini, hatır ödemesi niteliğinde yapılan tazminlerin ise hukuki düzenleme gereği rücu imkanı bulunmadığını ve bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının, sigortalısı tarafından kendisine düzenlenen mal faturasını sunduğunu ve fatura bedeline istinaden ödeme yapmış olduğunu ifade ettiğini, ancak ilgili faturada mal değerinin 45.206,48-TL olduğunu aşan kısmın ÖTV ve  KDV bedeli olduğunu, mal bedelini aşan vergi bedellerinin mahsubunun yapılıp yapılmadığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, aksi halde mal değerini aşan kısmın reddi gerektiğini, müvekkilinin bu davada ilk taşımacı olduğunu, 2,3,4 no.lu davalıların fiileri neticesinde emtianın alıcısına ulaşmadığını, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu emtianın alıcısına teslim edilmemesi üzerine müvekkili tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/20740 no.lu dosya ile şikayette bulunduğunu, ceza dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, Sigorta şirketi tarafından müvekkiline davadan evvel yapılmış bir başvuru bulunmadığını, ticari bir sözleşme olan sigorta sözleşmesine istinaden talep olunan direnim faizinin ödeme tarihinden itibaren hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle faizin başlangıcına ve oranına itiraz ettiklerini, davanın sigorta şirketine ihbarı taleplerinin bulunduğunu savunarak, davanın görev yönünden reddini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddini, savcılık soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin  taşıma işleminde yer almadığını,  sahibi olduğu ... plaka sayılı aracın başka bir yerde bulunduğunu, aracın plakası kullanılarak sahte belge düzenlendiğini, bu konuda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, ödemenin de hatır ödemesi olduğunu savunarak haksız ve yersiz açılan davanın reddini, ücret ve masrafın davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/02/2021 tarih ve 2016/1247 Esas - 2021/121 Karar sayılı kararında; \"Dava hukuki niteliği itibariyle  dava dışı şirkete ait emtianın  nakliye işini üstlenen davalı taşıma şirketi tarafından, emtianın taşınması sırasında meydana geldiği iddia olunan    zarar nedeniyle, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinden davalıların  sorumlu olduğu iddiası ile açılan rücuen tazminat davasıdır. Davacı vekili davalılardan ... Nakl. Ltd. Şti taşıma sözleşmesinin yapıldığı taşıyıcı, davalı ...ın tedarikçi, davalı ...'ın şoför ve diğer davalı ...'ın ise taşımı işinin yapıldığı aracın maliki olduğu ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu iddiasıyla davayı açmıştır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında taraflarca bildirilen  deliller toplanmış, bu doğrultuda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/18594, 2013/20740, 2013/18613 sayılı sayılı soruşturma dosyaları, Aliağa   Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/312  sayılı sayılı soruşturma dosyası, Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/172 Esas, 2014/747 Karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek mahkememiz dosyası arasında alınmış, araçlara ait trafik kayıtları, hasar dosyası celp edilmiş,  bilirkişi raporları alınmış, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. Maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. Maddesinin 2. Fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlandırılmıştır. Taraflarca bildirilen deliller toplandıktan sonra, davanın niteliğinin teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmesi sebebiyle dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti  tarafından 07/01/2020  tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiştir.  Düzenlenen  07/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle,''Zararın nakliyecinin, emtiayı teslim etmemesinden kaynaklandığı, davacı HDI tarafından tanzim edilen poliçede <Emniyeti Suiistimal Klozu> mevcut olduğu, poliçenin 4.sayfasına <ağır kusur ve emniyeti suiistimal hasarları teminat dışıdır> özel şartı derç edildiği, bu halde emniyeti suiistimal nedeni ile doğan zararın,  poliçe kapsamı dışında olduğu, diğer bir deyişle davacı tarafından  dava konusu zarar için teminat verilmediği, davacı ...ın sigortalısına yaptığı 06.02.2014 gün 70.763,93.TL bedelli ödemenin hatır ödemesi olduğu ve davacının TTK1472.maddesine göre aktif husumet ehliyeti sahibi olmadığı ancak  28.01.2014 günlü <Hasar Tazminat Makbuzu ve İbraname> başlıklı belge ile  sigortalının haklarını temlik aldığından  Yargıtay ll.HD uygulamaları sonucu aktif husumet ehliyeti bulunduğu,  davalı ... şirketinin taşımada ilk nakliyeci olarak yer aldığı ve fiili taşımayı ikinci bir nakliyeciye yaptırdığı, 6102 Sayılı TTK875.1 maddesi gereği, ''Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyamdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur'' hükmüne havi olduğu ve taşımaya konu yükün alıcısına teslim edilmediği tarafların kabulünde olmakla, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerini tespit eden TTK876 ve devamı maddelerindeki hallerin hiç birinin mevcut olmadığı,  TTK879.1.b maddesinde'' Taşıyıcı; a) .... b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur''  hükmüne havi olduğu ve bu halde doğan zarardan davalı ...un sorumlu olduğu, davalı ...'ın  13.10.2013 günlü kolluk ifadesinde özet ile ; Gebze Nakliyatçılar Garajı ... Blok ta nakliye komisyonculuğu yaptığını, ... İsimli iş yerine 4 yıldır araç temin ettiğini, ...ün Gemlik Mudanya ya on teker araç istemesi nedeni ile ilan astığını, gelen ... isimli şahsıda ...'a yönlendirdiğini beyan ettiği,  TTK929.1.b maddesi gereği'' Taşıma işleri komisyoncusu; a) .... b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yapmaları sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur'' hükmüne havi olmakla  doğan zarardan davalı ...'in de  sorumlu olduğu, davalı ...ın sigortalı tarafından tanzim edilen üç adet sevk irsaliyesinde  imza ve ismi olduğu, ...'ın 13.10.2013 günlü kolluk ifadesinde,'' olaydan ifade ile haberi olduğunu, 15 gündür elma toplam işi ile meşgul olduğunu, her akşam ... halk eğitim merkezinin açmış olduğu bitki yetiştiriciliği kursuna katıldığını ''beyan ettiği, dava dışı ...nın kolluk gücüne verdiği 14.12.2013 günlü ifadesinin incelenmesinde, uyuşmazlık konusu taşımada dahil olmak üzere birçok taşıma ile ilgili ifade verdiği, ... ifadesinde, özet ile ; ''... isimli şahsa 3 tanesi Gebze de toplam 5 adet benzer iş yaptığını, bu işler karşılığında 7.000.TL sı alacağını, ... kimliği ile 4 olayı gerçekleştirdiğini, 5.sinde yakalandığını, olaylarda ... kimliğini kullandığını, kimliği her olaydan sonra ... isimli kişiye verdiğini, yeni olay için evraklar hazırlandıktan sonra kimliğin tekrar kendisine teslim edildiğini, ... kimliği ile ... plakalı kamyona yükü aldıktan sonra, Gebze Organize Sanayi çıkışında kamyonu yükü ile birlikte ... ve ... isimli şahısların yanlarında çalışan ... ve ... isimli şoförlere teslim ettiği'' yönünde beyanı olduğu, yine  Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğünün 04.1.2013 günlü yazısında aynı evraklar ile 12.10.2013 günü kuruyemiş ve kurabiye taşıması içinde kullanıldığını, benzin istasyonu pos cihazından yapılan kontrolde ...ün kredi kartının kullanıldığının tespit edildiği bildirildiği, kolluk tarafından davalı ...' ün fotoğrafını temin ederek, müştekilere kimlik tespiti yaptırdığı, müşteki kimlikte fotoğrafı olan ve yükü teslim alan şahsın, ... kolluğu tarafından fotoğrafı temin edilen davalı ... olmadığını beyan ettiği ve buna ilişkin  tutanak düzenlendiği, yine 09.11.2013 günlü <Teşhis Tutanağı> ile Müşteki Yaşar gelen kişinin yakalanan ... olduğunu kesin olarak teşhis ettiği, bu halde davalı ...'ın  dava konusu taşımada sürücü olarak yer almadığının sabit olduğu ve kendisine  yöneltilen davanın yerinde olmadığı, davalı ... nakliyede yer almadığını, plakasının taklit edildiğini savunduğu, soruşturma dosyasına <..., ...> başlıklı 11.20.2013 gün ... nolu faturanın sunulduğu ancak bu belgeler davalı ...'in dava dosyasına sunduğu ve olay tarihindeki taşıma için tanzim ettiği iki ayrı fatura ile şekil olarak tamamen farklı olduğu, imzalarında örtüşmediği çıplak göz ile görüldüğü, davalı ... kamyonunun olay tarihi olan 11.10.2013 günü itibarı ile Marmaris te olduğunu mazot fişleri ile ispat ettiği, gerçekte de soruşturma dosyası bir bütün olarak incelendiğinde, bir suç örgütünün sahte belge ve evraklar ile seri olarak dolandırıcılık suçu işlediğinin sabit olduğu, bu halde Davalı ...'in dava konusu taşımada nakliyeci olarak yer almadığı ve davalı ...'e yöneltilen davanın yerinde olmadığı sonucuna varıldığı, davacının  soruşturma dosyasına sigortalı ... Şirketi tarafından sunulan üç ayrı irsaliye muhteviyatı emtianın 11.10.2013 yükleme günü itibarı ile değerini ispat etmesi gerektiği, sigortalı ile davalılar arasındaki ilişki akde dayandığından TBK.117 maddesine göre ancak temerrüt tarihinden itibaren faiz tahakkuk edeceği, davacının  temerrüt ihtarlarının tebliğ belgelerini sunmadığından ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği'' yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, bir kısım taraf vekilleri tarafından kök rapora ilişkin beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmakla, beyan ve itirazların değerlendirilmesi ve zararın miktarının hesap edilebilmesi için heyete emtianın niteliği göz önünde bulundurularak  kimya mühendisi bilirkişi eklenerek, bilirkişi heyetinden 21/07/2020 tarihli ek rapor alınmıştır.Düzenlenen  21/07/2020 tarihli ek raporda özetle, '' Davacının TBK183 ve devamı maddelerine göre <akdi halef> sıfatı ile aktif husumet ehliyeti olduğu, davalı ...şirketinin  6102 Sayılı TTK.879.1.b maddesine göre ve davalı ...'ın  6102 Sayılı TTK.929.1.b maddesine göre, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...' in taşımada nakliyeci olarak yer almadığı, davalı ...ün ise dava konusu taşımada sürücü olarak yer almadığı, bu neden ile davalılar ... ve ...' e yöneltilen davanın yerinde olmadığı, zarar miktarı yönünden yapılan  hesaplamada ise toplam vergilendirilmiş ürün bedelinin 70.763,93-TL olduğu (davacının talebinin de 70.763,93-TL olduğu), faiz yönünden Davalı ...'un 03.05.2014 günü, davalı ...'in dava tarihinde temerüde düştüğü '' yönünde tespit ve değerlendirme yapılmış, bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş olup, bir kısım taraf vekilleri tarafından rapora ilişkin beyan dilekçesi ile davalı ...şirket  vekili tarafından rapora ilişkin beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları  ile taraf iddia ve savunmaları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu taşıma işinde, davalı ...şirketinin dava dışı davacının sigortalısı ile anlaşarak nakliye işini  üstlendiği, anılan davalının akdi taşıcı konumunda olmakla birlikte fiili taşımacı olmadığı sabittir. Davalı ...şirketi taşıma işini fiili olarak alt nakliyeciye yaptırmak istemiş, bu doğrultuda  diğer davalı tedarikçi ... ile araç ve şoför temini için iletişim kurmuştur. Nitekim bu hususta soruşturma dosyalarında gerek davalı ...'ın ifadesinde gerekse davalı  ...şirketi yetkilisinin ifadesinde de sabittir. Bu hususlarda uyuşmazlık olmamakla birlikte, ihtilaf davalı ...'ın taşıma işi için ilanı asması ve kendisini ... olarak tanıtan ve ... plakalı  araç ile taşıma işini gerçekleştirileceği belirtilen şahısla anlaşılması üzerine emtianın anılan şahsa  teslim edilmesi ancak emtianın alıcıya teslim edilmemesi üzerine, meydana gelen zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Öncelikle davacının aktif husumet ehliyeti yönünden yapılan incelemede, bilirkişi heyet raporunda da isabetli olarak tespit edildiği üzere  dava dışı sigortalısı ile arasındaki poliçede emniyeti suiistimal klozunun mevcut olması ve emniyeti suiistimal hasarlarının teminat dışı olması sebebi ile davacının dava dışı sigortalısına yapmış olduğu 06/02/2014 günü 70.763,93-TL bedelli  ödeme hatır ödemesi olup Türk Ticaret Kanunu 1472. Maddeye göre aktif husumet ehliyetine haiz değil ise de aynı zamanda dava dışı sigortalısından 28/01/2014 tarihli Hasar Tazminat Makbuzu ve İbraname başlıklı belge ile dava dışı sigortalıdan tüm hakları temlik alınmakla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları da göz önüne alındığında davacının  aktif dava ehliyetine haiz olduğu kanaatine ulaşılmış, bu yönde davalı ...şirket vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir.  Davalıların sorumlulukları yönünde yapılan değerlendirmede ise, öncelikle mahkememiz dava dosyası içinde yer alan soruşturma dosyaları bir bütün olarak incelendiğinde bir suç örgütünün sahte belge ve evraklar ile seri olarak dolandırıcılık suçunu işlediği görülmektedir. Bu doğrultuda davalımız ...'ın kimlik bilgilerinin ele geçirildiği ve bizim davamızı ve başka davalara da konu bir çok olayda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim mahkememize konu olayda da Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/18594 sayılı soruşturma dosyasında ... hakkında 01/11/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir. Gerek soruşturma dosyasında toplanan deliller bu doğrultuda özellikle ...'nın ...'ın kimliğini kullandığını ikrar etmesi gerekse soruşturma dosyalarında müştekilerin kimlik tespitinde ...'ın yükü teslim alan şahıs  olmadığını tespit etmesi karşısında taşımada dosyamız davalısı ...'ın yer almadığı sabit olup, ... hakkında açılan davanı reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... yönünden yapılan incelemede anılan davalı vekili tarafından nakliye işinde aracının yer almadığı ve plakasının taklit edildiği savunulmuştur. Gerçekten de  gerek  mahkememiz dosyasında toplanan deliller gerekse soruşturma dosyasında toplanan deliler birlikte değerlendirildiğinde, ... plakalı  araç anılan davalı adına kayıtlı olmakla birlikte ... plakalı  aracının olay tarihinde Marmariste olduğu nitekim bu hususu ibraz edilen mazot fişleri ile de ispat ettiği,  yine soruşturma dosyasındaki evrakların tetkikinde kolluk tarafından tutulan 29/10/2013 tarihli TUTANAK adlı belge ile 01/11/2013 tarihli ARAŞTIRMA TUTANAĞI adlı belgede  11/10/2013 tarihli Nakliye Dolandırılıcılığı olayı ile ilgili yapılan araştırma neticesinde ... plaka sayılı kamyonun plakasının sahte olduğu, gerçek sahibi ...'ın Muğla Marmaris Çatıbli Köyünde bulunduğu ve aracın kendisinde olduğu tespit edilerek tutanak altına alınmıştır. Tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde,  bir suç örgütünün sahte belge ve evraklar ile seri olarak dolandırıcılık suçunu işlediği ve davalı ...'ın taşıma işinde nakliyeci olarak yer almadığı sabit olduğu kanaatine varılmış olup, ... hakkında açılan davanı reddine karar vermek gerekmiştir. Her iki davalı yönünden de esasen pasif husumetleri bulunmadığından maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Diğer davalılar yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı ... tedarikçi olduğunu, dolandırıcılık olayı ile ilgisinin bulunmadığını  iddia etmekte olup davalı ...şirket vekili ise taşıma işinde davalı şirketin ilk taşıyıcı olduğu, taşımanın davalı şirket tarafından gerçekleştirilmediği, emtianın alıcıya ulaşmamasıının davalı şirketin öngöremeyeceği durumdan meydana geldiği, diğer davalı ...'ın fiil ya da ihmalinden kaynaklı bir zararın doğmadığı, ...'ın aracın plakası ile araç sürücüsüne ilişkin evrakların sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığı , dolasıyla  ...'ın ve davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını iddia etmiş ise de bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere davalı ... taşıma işinde araç ve şoför teminini sağlamış olup, taşıma işine taşıyıcı gibi sorumludur. Dolasıyla anılan davalının sadece tedarikçi olduğu ve sorumluluğunun bulunmadığı  savunması yerinde görülmemiş olup nitekim bu husus Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarih,  2013/12038 Esas, 2014/1087 Karar sayılı kararı ve bir çok kararında da vurgulanmıştır.  6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875.1 maddesi ''Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyamdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur'' hükmüne havidir. Yine  Türk Ticaret Kanunu'nun 879.1.b maddesinde'' Taşıyıcı; a) .... b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur'' hükmüne havi olduğu, aynı yasanın 929.1.b maddesi '' Taşıma işleri komisyoncusu; a) .... b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yapmaları sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur'' düzenlenmesinin mevcut olduğu görülmektedir. Kanun maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, davalılar ... ve ...şirketinin müştereken ve müteselsilen doğan zarardan yasa gereği sorumlu olduğu sabittir. Aynı kanunun sorumluluktan kurtulma başlıklı 876. Ve devamı maddelerinde genel ve özel olarak sorumluluktan kurtulma halleri düzenlenmiştir. Mevcut uyuşmazlıkta sorumluluktan kurtulma özel halleri mevcut değildir. Bunun yanında 876. Maddede,'' Zıya hasar ve gecikme taşıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur'' hükmünü içermekte olup nitekim  davalı  ...şirket vekili tarafından da emtianın alıcıya ulaşmamasının öngörülmez olaydan meydana geldiğini, ...'ın fiili ve ihmali olamayacağını dilekçelerinde ve duruşmadaki sözlü beyanlarında belirtilmiştir.  Ancak  kanunun anılan maddesinin lafzı göz önünde bulundurulduğunda burada gösterilmesi gereken özen alelade bir özen değildir.  En yüksek özenin esas aldığı ideal taşıyıcının özen yükümlülüğünü yerine getirmesi için göstermesi gereken çabanın sınırı, uyuşmazlığın niteliğine göre, alınacak tedbirlerin ve hareket tarzının, ilk görünüş itibariyle tamamen katlanılmaz, saçma ve dolayısıyla, beklenemez olduğu durumlara kadar uzanabilmektedir.    Mahkememizce de Türk Ticaret Kanunu madde 876’nın aradığı özenin, basiretli ve tedbirli taşıyıcıdan beklenen özenin üzerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanakları incelendiğinde, ... tarafından ...şirketi tarafından kendisinden araç temini talebinde bulunulması ve aynı gün saat 12.00 kadar hazır olmasını istemesi üzerine ofise  ilan  astığını ve bir süre sonra gelen şahsın emtianın niteliğini sorması ve akabinde taşıma işini kabul etmesi üzerine anlaşmaya varıldığı görülmüştür. Yine beyanında gelen kişiyi daha önce hiç tanımadığını ilk defa gördüğünü belirtmiştir. Gerek davalı  ...'ın kendi beyanı üzerine yaklaşık 4 yıldır ... şirketine araç temin etmesi, işinin % 95'inin  ... şirketi ile olması,   taşıma işi komisyonluğunu meslek olarak ifa ediyor olması, mesleğin niteliği ve riskleri ile olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda  taşıyıcı olarak gönderdiği kişinin  kimliği  hakkında  yeterli   bilgiye  sahip olması  gerektiğinden, taşıyıcının sahte  kimlik ibraz  ederek yük teslim  alması ve sonra yükle birlikte  ortadan  kaybolması halinde  araç ve  sürücüsünü  basiretli ve tedbirli taşıyıcıdan beklenen özenin üzerinde bir özen göstererek  iyi seçmesi gerekirken, bu nitelikte  bir  özen gösterilmemesinden sorumluluğu bulunduğu ve bu sorumluluktan  gerçek kimliği araştırma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, bunun önlenemez bir durum olduğu gerekçesiyle kurtulamayacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim yine benzer bir olayda da Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin  02/05/2018 tarih,  2017/2010 Esas  2018/720 Karar sayılı kararında  taşıma komisyoncusunun tedbirli bir tacir gibi taşıyıcıları seçmeye ve müvekkilinin menfaatini korumaya mecbur olduğu, aksi halde, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan, kendi kusuru gibi sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf  başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Açıklanan gerekçeler ile  taşıma işi komisyoncusu davalı ... ve akdi taşıyıcı ...şirketinin meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmış olup, anılan davalıların bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş,  mahkememizce  alınan  kök ve ek bilirkişi raporlarında  hasarın miktarına ilişkin yapılan  tespit ve hesaplamaların denetime elverişli ve yerinde olduğu anlaşılmakla,  davacının davalılardan ... Nak.Ltd. Şti ile ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile, 70.763,93 TL nin davalı ... Nak.Ltd. Şti yönünden 03/05/2014 tarihinden,( Davalıya rücu yazısı 25/04/2014 tarihinde tebliğ olmakla, verilen 7 günün sonunda temerrüt oluşmuştur.)  davalı ... yönünden  24/07/2014  dava tarihinden ( Rücu yazısının tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından dava tarihi itibariyle temerrüt  oluşmuştur.) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  davalılardan ... ile ... hakkında açmış olduğu davanın reddine dair karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davacının davalılardan ... Nak.Ltd. Şti ile ... hakkında açmış olduğu davanın kabulü ile, 70.763,93 TL nin davalı ... Nak.Ltd. Şti yönünden 03/05/2014 tarihinden, davalı ... yönünden  24/07/2014  dava tarihinden  itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte anılan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının davalılardan ... ile ... hakkında açmış olduğu davanın ayrı ayrı  Reddine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Nakl. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Nakl. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili ... aleyhinde TTK md. 879 hükümüne istinaden  sorumluluk yüklenmesinin, keza ...'un hizmetinden faydalandığı alt taşımacının da TTK md. 929 hükmü gereğince kusurlu olduğu  ve dava konusu olayda taşımacının sorumluluğunu kaldıran TTK md. 876 da yer alan hallerin hiçbirinin mevcut olmadığı yönlü tespit ile verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda müvekkili ...un ilk taşımacı sıfatına sahip olduğunu, diğer davalı ...'ın alt taşımacı sıfatı ile nakliye işini üstlendiğini ve  taşıma işinin ifası için; SRC belgesi ve sürücü ehliyetine istinaden ... olduğu görünen  kişi ile araç ruhsatına göre ... plakalı araçla taşıma yapılması konusunda anlaştığını, Aracın alıcısına ulaşmaması neticesinde yapılan savcılık şikayeti üzerine; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında da zikrettiği dosyaya celp edilen savcılık soruşturma dosyalarında ; bir suç örgütünün sahte belge ve evraklar ile seri olarak dolandırıcılık suçu işlediğini, iş bu davaya konu taşımayı yapan şoförün sürücü belgesi, src belgesi ve araç ruhastının da  dolanrıcılık örgütü mensubu polis memuru olduğu tespit edilen kişi tarafından sahte olarak üretildiğinin tespit edildiğini,\tYerel Mahkeme; ...'ın taşıma komisyonculuğu yaptığını ve işlerinin %95'ini ...'dan sağladığını,  bu kapsamda mesleğinin niteliği ile olayın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda taşıyıcı olarak gönderdiği kişinin( araç sürücüsünün )  kimliği hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerektiğinin belirtildiğini ve  izahattan sonra;  taşımacı ...'un ; TTK md.875 , ...'ın ise TTK md. 929 hükmü gereğince  dava konusu tazminattan sorumluluğuna ait karar verdiğini, Buna mukabil ; müvekkili ...'un 4 yıldır alt taşımacı ... ile çalıştığı ve öyle ki ...'ın alt taşımacı / komisyoncu sıfatı ile kazancının %95'ini ...'dan aldığı işler olduğu ve iş bu  dava konusu olaya kadar herhangi bir riziko oluşmadığı sabit olduğu gözetildiğinde ...'un alt taşımacı olarak ... anlaşmış olmasının gayet makul bir durum olduğunu, İş bu huzurda ki dava için bundan daha önemli olan husus ise, Alt taşımacı / komisyoncu ...'ın taşıma işi için anlaştığı sürücü ve araç plakasının bir suç örgütü tarafından sahte olarak üretilmiş olduğunu, Davaya konu olayda söz konusu sahtecilik / dolandırılık eylemini yapan ve sahte evrak üreten dolandırıcılık suç örgütünün üyesi olan kişinin polis memuru olmasının çok önem arz ettiğini, Tüm bunlara mukabil yerel mahkeme; ilk taşıyıcı ... ve alt taşımacı ... hakkında verdiği sorumluluk kararının şu şekilde gerekçelendirdiğini; \"...'ın,  taşıyıcı olarak seçtiği kişinin kimliği hakkında yeterli bilgiye bilgiye sahip olması gerektiğinden taşıyıcının sahte kimlik ibraz ederek yük teslim alması ve sonra yükle birlikte ortadan kaybolması halinde araç ve sürücüsünü basiretli ve tedbirli taşıyıcıdan beklenen özenin üzerinde bir özen göstererek iyi seçmesi gerektiğini, bu nitelikte bir özen gösterilmemesinden sorumluluğu bulunduğu ve bu sorumluktan gerçek kimliği araştırma gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun önlenemez bir durum olduğu gerekçesi ile kurtulamayacağı kanaatine varıldığını, ... ve alt taşımacı ...'ın  TTK md. Madde 876 da yer alan; \"Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.\" hükmüne de dayanılamayacağını, Keza araç sürücüsünün SRC Belgesini, sürücü ehliyetini ve taşımanın yapılacağı aracın ruhsatını ve ruhsatla uyumlu plakasını kontrol eden taşımacının, başkaca neye özen göstermesi gerektiğini, hangi gerekçe ile özensiz ve basiretsiz davrandığı kanaatine varıldığının açıklanması gerektiğini, Yerel Mahkemenin ; \"Taşıyıcıların sürücünün kimliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı ve bunun önlenemez bir durum olduğu şeklinde bir savunma ile sorumluluktan kurtulamayacağı\" şeklinde ki gerekçesine göre; Taşımacı, özen  ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirebilmek için resmi evrak niteliğinde ki SRC belgesi, ehliyet ve araç ruhsatı gibi evrakların sahte olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmasını ve resmi evraklara her daim şüpheyle yaklaşması gerekeceğini, bu  durumun hayatın olağan akşına aykırı olduğunu, Yanı sıra söz konusu evrakların ( Şoförün src belgesi ve ehliyeti ile araç ruhsatı)   dolandırıcılık suç örgütü tarafından sahte olarak düzenlendiğini, bu işlemlerin seri olarak yapıldığını ve iş bu davaya konu taşımanın da dolandırıcılık örgütü  mensubu bir polis memuru marifeti ile düzenlenen sahte evraklar nedeni ile tamamlanamadığı dikkate alındığında, sıradan bir insanın  hayatın olağan akışında muhatap olduğu kişilerin sahte kimlik ve ruhsat kullandığı ihtimalini düşünmesinin makul bir yaklaşım olmadığını, TTK MADDE 876 da ; Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağının düzenlenmiş olduğunu, O halde ; davaya konu zararın bir suç örgütünün eylemi neticesinde düzenlenen sahte SRC belgesi , ehliyet ve araç ruhsatı kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiğini, Taşımacının kanun ifadesi ile en yüksek özeni bile göstermiş olsa bile sıradan bir kontrol ile  bu sahte belgeleri tespit edemeyeceğini, Nitekim çete mensubu polis memuru ...'nın  gerçek bir kişiye ait kimliği ve gerçek bir araca ait ruhsat ve plakasını kopyalayarak  bu işlemi yapmış olduğunun savcılık soruşturma dosyası ile sabit olduğunu, bu kişinin aynı evraklarla daha evvel 4 defa daha bu dolandıcılığı yaptığı fakat 5.Defasında yakalandığını beyan ettiğinin göz önünde bulundurulduğunda; taşımacıdan kriminal bir olayı anlamasını ve öngörmesinin beklenemeyeceğini, Zarara sebebiyet veren durumun, nitelikli bir dolandırıcılık eylemine dayalı olması hususunun TTK md. 879 hükmüne göre taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldıran haller kapsamında değerlendirme yapılmasına  etkisi olmayacak ise ; o halde 2014 yılı esaslı bir dosyada  savcılık soruşturması sonucunun beklenmesi de usul ekonomisi açısından makul olmadığını, Yerel Mahkemenin karar gerekçesine dayanak yaptığı Antalya BAM 11. Hukuk dairesi'nin 2017/ 2010E. 2018/720 Karar sayılı dilekçeleri ekinde arz ettikleri ilamda; malların alıcısına teslim edilmemiş olması nedeni ile taşımacı ve komisyoncunun sorumlu olduğuna karar verilmiş olduğunu, Emsal alınan BAM  kararında; davacının 500 TL  gibi düşük bir rakam söylediğini, müvekilinin bu değerde bir malın Antalya'dan İzmir'e 1.200,00-1.300,00-TL civarında  gideceğini belirttiğini, buna rağmen   düşük fiyatla taşıma teklifini taşıyıcının kabul ettiğinin gözetilmesi gerektiğini, emsal alınan kararda hayatın olağan akışına aykırı, ticari duruma aykırı, maliyetinin altında bir navlun ücreti ile taşıma söz konusu olduğunu, dolayısıyla yarı fiyatının altında bir navlunla taşıma  yapılmış olması halinin şüpheli bir davranış olarak kabul edilmesi  olağan olup iş bu huzurda ki davada ise böyle önemli, esaslı bir  sapma, olağandan ayrılan, hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmadığını, Eğer ki iş bu huzurda ki davada araç sürücüsünün SRC belgesi ve ehliyeti ile aracın ruhsatı  sahte olarak bir suç örgütü eli  ile üretilmemiş olsa idi, yada müvekkili / alt taşımacının, maliyetinin altına bir navlun ücreti ile eşyayı taşıtmış olsaydı Yerel Mahkemenin ilamında kısmi alıntıladığı Antalya Bam 11. HD kararı emsal olabilecek iken  Hükme emsal gösterilen karar ile iş bu dava konusu maddi vakıanın müsemma olduğu söyleyebilmek ve   taşımacılara kusur atfetmenin mümkün olmadığını, Yerel Mahkeme'nin denetime elverişli ve hükme esas almaya uygun olarak nitelendirdiği ve rapordan aynen alıntı yaptığı kısmın şu şekilde olduğunu; \"...Gerçekten de soruşturma dosyası bir bütün olarak incelendiğinde , bir suç örgütünün sahte belge ve evraklar ile seri olarak dolandırıcılık suçu işlediği  sabit..\"  olduğu belirtilmiş ve devamla; suç örgütünün eylemini tespit edemeyen taşımacıları basiretsiz olarak nitelendirilmekte ve  bir adım daha öteye gidilerek taşımacı  bir suç örgütünün faaliyetini anlamadığı için zararın meydana gelmesi bilinci ile pervasızca davrandığı kabul edilerek sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı, keza Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararlarının da bu yönde olduğu ...\" ifade edilmiştir. (bilirkişinin bu yönde olduğunu idda ettiği bir emsal karar sunamamış olması da önemlidir) Mahkemenin bilirkişi raporlarını dayanak yaparak verdiği kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, duruşmalı istinaf yargılaması taleplerinin itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporları neticesinde verilen  kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme karşı yapmış oldukları istinaf başvurusu nedeniyle yapılacak istinaf yargılamasında duruşma açılması taleplerinin kabulünü talep ettiklerini, İleri sürerek; Arz olunan ve Sayın Başkanlığınız tarafından re'sen gözetilecek sebeplerle ; Tehir-i İcra ve duruşmalı yargılama yapılması taleplerinin kabulüne, İst. Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2016/ 1247 E. , 2021/ 121 K. sayılı ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf taleplerinin ve re'sen gözetilecek sebeplerle ortadan kaldırılmasını ve müvekkili yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın alıcısına teslim edilmemesi sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından ödenen ve temlik alınan hasar bedelinin davalı akdi taşıyıcı ... Nak. Ltd. Şti., taşıma işinde aracı olan ..., araç maliki olduğu iddia edilen ... ve aracın şoförü olduğu iddia edilen ...'dan rücuen tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından davalılar ... Nak.Ltd. Şti ile ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davalılar ... ile ... aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyet eksikliği sebebiyle reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ... Nak. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı ... Nak. Ltd. Şti. vekili, dava konusu emtianın ...'ın kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle sahte sürücü belgesi ve ...'a ait aracın plakasının sahte olarak üretilerek sahte plakalı araç ile taşındığını ve alıcısına teslim edilmediğini, bu durumda davalının TTK'nın 876. maddesi uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumlu olmayacağı hükmü gereğince söz konusu zarardan sorumlu olmadığını, Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili tarafından ileri sürülen söz konusu istinaf sebebi yargılama aşamasında sunulan cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiş, gerekçeli kararda her bir iddia ve savunma sebebi hakkında ne şekilde değerlendirme yapıldığı açıklanmıştır. HMK'nın 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki  soruşturma dosyaları, bilirkişi raporları, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, olayın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalı taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmemesine ve davalı vekilinin ileri sürdüğü hususların davacıya karşı ileri sürülememesine, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Nak. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Nak. Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 4.833,88-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.268,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.565,58‬-TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"697d3250c2e57f73","SID":"013681ce4a0506a8"}}