{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/984 - 2024/1440<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/984 <br>KARAR NO\t: 2024/1440<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/498 Esas - 2023/634 Karar<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 13/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 19.07.2021 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç seyir halinde iken olay yeri kavşağa geldiğinde aracının ön sol tampon kısımları ile karşı yöne yaya geçidi üzerinde geçmekte olan ...’ya yaya geçidi üzerinde çarpması sonucu çift taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu sebeple müvekkilinin geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiğini, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, kazanın oluşumunda yaya ...'nın kusur ve kabahatinin olmadığı, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu ve davalının zararlarından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere (HMK 107. maddesi gereği belirsiz alacak davasındaki geçici talepleri olduğu) şimdilik asgari 150,00-TL (müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 50,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 50,00-TL ve bakıcı gideri zararı için 50,00-TL olmak üzere) maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekili dava değerinin artırımı dilekçesinde, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, 248.955,98-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 29.123,22-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.732,50-TL bakıcı gideri tazminatı bedelinin temerrüt tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete sigortalı araca atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, kazanın meydana gelmesine davacının asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, “geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri” tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, bu talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu olduğunu, usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle davacı yanın başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu, haksız fiil hükümleri uyarınca tazminat talebinde uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 28/06/2022 tarihli raporu ile, davacı ...'nın 19/07/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen sol femur fraktürü dikkate alınarak; 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, Kas-İskelet Sistemi 3. Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları 3.8. Tanıya Dayalı Değerlendirmeler- Tablo 3.33.a - Pelvis ve femur kırığı ile kalça artroplastisine bağlı engellilik “Trokanterik bursit\" maddesi uyarınca kişinin engel oranının %4 olduğu, 19/07/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %4 (yüzde dört) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, kusur bilirkişisinden alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde, davalıya ait araç sürücüsünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, yaya ...’nın ise tamamen kusursuz olduğunun bildirildiği, aktüerya bilirkişisi 23/02/2023 tarihli ek raporunda, 28.11.2022 tarihli hesap raporunun dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığını, herhangi bir eksiklik ya da yanlışlık bulunmadığını, ancak raporun düzenlenmesinden sonra 2023 yılı asgari ücreti tespit edildiğini, bu sebeple ve yüksek Yargıtay'ın uygulamaları doğrultusunda değişen asgari ücretler göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirme yapıldığı, 19.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %4 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için 248.955,98 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 10.732,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı, kök raporun mahsus bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece geçici iş göremezlik zararının oluştuğunun kabulü durumda ise 29.123,22 TL geçici iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat belirlendiğini, raporların karar vermeye elverişli olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana gelen zararlardan davalının sorumlu olduğu, kaza tarihinde davacının 18 yaşından küçük olması nedeniyle davacı geçici iş göremezlik tazminatı talep edemese de, davacının sürekli iş görmezliği kaza tarihinde Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğinden, 9 aylık iş göremezlik süresi içerisinde maluliyeti oranında 1.164,92 TL geçici iş göremezlik zararını talep edebileceği, yine meydana gelen trafik kazası sonucu %4 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen davacı ... için 248.955,98 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 10.732,50 TL bakıcı gideri hesaplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminatın 25/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 248.955,98 TL sürekli iş göremezlik, 1.164,92 TL geçici iş kaybı, 10.732,50 TL bakıcı gideri tazminatının 25/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine (davalının sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına), fazlaya dair istemin reddine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi tarafından 29.123,22 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olmasına rağmen mahkemece 1.164,92 TL’ye hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplamanın geçici iş göremezlik süresi için %100 oranında maluliyete göre yapılması gerektiğini, hesaplamaya ilişkin yöntemler hatalı olduğundan kararı istinaf ettiklerini, tüm dava ve ek dava haklarını saklı tuttuklarını belirtmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporuna yönelik esaslı itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun kabul edilmez olduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun rasyonel olmadığını ve karar vermeye elverişli olmadığını, maluliyet oranlarının yüksek gösterildiğini, medikal eksperden alınan raporda da; “davacının son durum raporunda belirtilen yara izlerinin yönetmelikler kapsamında olmadığı”nın belirtildiğini, bu nedenle davacının ATK 2. İhtisas Kurulu'na sevk edilmesi gerektiğini, hesap raporunda TRH2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif Rant formülünün kullanılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararı oluşmadığını, buna rağmen aleyhe hüküm verildiğini, kaldı ki geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve sürekli iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkindir. Mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin talebin kabulü, geçici iş göremezlik talebi yönünden ise davacı geçici iş göremezlik tazminatı talep edemez ise de sürekli sakatlığı nedeniyle, tespit edilen maluliyet oranına göre bu dönem için de sakatlık tazminatı talep edebileceğinden, bu miktarla sınırlı olarak bu döneme ilişkin zarar talebi kabul edilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t1-Davacı vekili tarafından, geçici iş göremezlik talebinin kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacı kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup, fiili çalışmasını kanıtlayamadığından, bu dönem için ancak sürekli sakatlık kapsamında zararını talep edebileceğinden, mahkemece bu çerçevede hesaplama yapmak suretiyle %4 maluliyet üzerinden  sakatlık zararına ilişkin olarak geçici iş göremezlik olarak karar verildiğinden, davalının bakiye geçici iş göremezlik zararının reddedilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacının buna ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı vekili tarafından davacının geçici iş göremezlik zararı oluşmadığı, ayrıca geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden sorumlu olunmadığı ileri sürülmüş ise de; mahkemece hükmedilen geçici iş göremezlik zararının, davacının sürekli sakatlığı kapsamında geçici iş göremezlik süresi içerisindeki zarara ilişkin olmasına, %100 maluliyete dayalı geçici iş göremezlik zararına yönelik olmamasına, bu süre zarfındaki sürekli sakatlığa ilişkin zararın maluliyet oranına göre efor kaybı olarak talep edilebilecek olmasına, diğer yandan bu kapsamda mahkemece geçici iş göremezlik olarak adlandırılan miktar (sürekli sakatlığın geçici iş görmezlik süresi içerisindeki miktarı) ve sürekli sakatlık kapsamında sorumluluğa hükmedilen miktarın, sakatlık teminatı limitini aşmamış olmasına göre mahkemece davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmediği gibi, geçici bakıcı giderleri KTK'nın 98. maddesi kapsamında SGK'nın sorumlu olduğu zararlar kapsamında olmadığından, davalının bu zararlardan sorumlu tutulmuş olmasında da isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3-Davalı vekili tarafından maluliyet raporuna da itiraz edilmiş ise de; mahkemece hükme esas alınan raporun davacının tedavi evrakları incelenerek, muayenesi yapılarak son durumu değerlendirilmek suretiyle tanzim edilmiş olmasına, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olmasına göre davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından gerçek zarar hesaplamasında benimsenen TRH2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam süresi belirlenerek, bilinmeyen dönem hesabında \"Progresif Rant Yöntemi\" uygulanmasının  uygun olmasına ve hesap raporunun karar vermeye elverişli olmasına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalıdan alınması gereken 17.818,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.454,73 TL harcın mahsubu ile bakiye13.364,17 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\t5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb3e5c6444f2135c","SID":"d74a5520f545f271"}}