{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1656 <br>KARAR NO: 2024/1621<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 19.08.2024 tarihli ara karar.<br>NUMARASI: 2024/722 Esas <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili alacaklı şirketin, tekstil ve maske üretim alanında faaliyet göstermekte olduğunu davalıya en son 15/01/2021 tarihinde 803.500 adet maske ve 20/01/2021 tarihinde 1.000.000 adet çocuk maskesi ile 529.999 adet cerrahi maske teslim edilmiş olduğunu, davalının kötü niyetle fatura bedellerini ödemekten kaçınmış olduğunu, borçluya karşı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı taraf, tanzim edilen faturalar ve banka hesap hareketlerinden de sabit olduğunu, bakiye kalan borçların tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacaklarını sürümcede bırakmak amacıyla itiraz edildiğini, bu yönüyle davalının haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takibine konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, davalarının avans faizi ile birlikte kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 19.08.2024 tarihli ara kararıyla; \"... İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler ile icra takip dosyası birlikte değerlendirildiklerinde mevcut kanıt durumuna göre yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı, faturanın tek taraflı düzenlenen bir belge olması ve tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığından ve faturaya konu işin yapılıp yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından ve yaklaşık ispat düzeyinde başkaca kanıt da bulunmadığı...\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  İhtiyati haciz talebinin kabulü için gereken şartlar, yani kısaca talebin para alacağına ilişkin olması, para alacağının rehinle temin edilmemiş olması, kural olarak bu para alacağının vadesinin gelmiş olması ya da vadesi gelmemiş para alacakları için İİK 257/2. maddede yer alan şartlardan birinin mevcut olması, alacağın varlığı ve ödenmeme riskinin ispatına istinaden yaklaşık ispat sağlamaya ve yeterli kanaat oluşturmaya elverişli delillerin sunulmuş olması ve alacak ilama dayanmıyorsa mahkemece belirlenecek bir miktar teminatın ihtiyati haciz dosyasına yatırılması şartları mevcut olup, keyfilik bulunmadığını,  söz konusu dava konusunda ihtiyati haciz için tüm şartlar mevcut olmasına rağmen talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğunu, mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi olmadığını, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek olmadığını, yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmeyeceğini, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmadığını (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.),  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar  verilmesinitalep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, derdest dava içinde ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararının İİK'nın 258/2. maddesi gereğince  istinafına ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ile ticari ilişkisi kapsamında davalıya maske satışı yapıldığını,  maske satış ilişkisi kapsamında davalıya maske ve cerrahi maskeleri teslim ettiğini, fatura konusu mal ve hizmeti sunduğunu ileri sürerek  alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için yaptığı takibe yöneltilen itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığını belirterek, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin  edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, 2 bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya  hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre  alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan \" hukuk devleti \" ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İlk derece mahkemesi kararında da işaret edildiği üzere, fatura  tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Somut olayda, davacı, emtianın satışına ilişkin  faturalara dayanmıştır. İstinaf başvurusunda da faturaların yeterli olduğu belirtilmiştir. Davacı, satım konusu emtiaları  alıcıya usulüne uygun düzenlenmiş bir irsaliye, davalının BA formu veya başka bir belge ile teslim edildiğinin bu aşamada ileri sürülerek yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanmadığı, istinaf başvurusunda da sadece  faturalara dayanıldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Kaldı ki yargılama sürecinde değişen delil durumuna göre talep halinde her zaman geçici korumalardan olan ihtiyati haciz talebi değerlendirilebilecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.     <br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 14.11.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c05f4be81531ba98","SID":"7a90626366648b67"}}