{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/06/2021<br>DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 09/12/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı .... vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br> <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/10/2016 tarihinde, davalı ...'e ait, diğer davalı .... nezdinde trafik sigorta poliçesi bulunan ve davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın park halindeyken geri manevra yaptığı esnada araç arkasından geçen davacı yayaya çarparak iş göremezliğe maruz kalacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, davalı sürücünün tam kusuru sonucu kazanın meydana geldiği, kazadaki yaralanmasına bağlı olarak davacıda daimi maluliyet oluştuğu, yine tedavi sürecinde acı ve ıstırap çektiğini beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 500,00 TL geçici ve 2.500,00 TL daimi iş göremezlik zararı, 1.000,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL olaşım gideri ile 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden ... temerrüt tarihinden, diğer davalı gerçek kişiler yönünden ise kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra sunulan 26/07/2019 günlü talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebi 127.549,31 TL'ye yükseltmiştir.<br>Yargılama sırasında davacının vefatı üzerine yasal mirasçıları davayı takip etmiş, davaya dahil edilen davacılar vekili sunduğu ... günlü dilekçesinde, bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik zarar talebini 11.234,62 TL, bakıcı gideri talebini 15.714,75 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklı zarar talebini 19.099,00 TL, tedavi giderine ilişkin zarar kalemini ise 479,00 TL, toplam maddi tazminat istemini 46.527,37‬ TL olarak ıslah etmiş ve davacıların miras hisselerine göre her bir davacı için ayrı ayrı 2.808,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.774,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.928,68 TL bakıcı gideri, 119,75 TL ulaşım ve tedavi masrafı olmak üzere toplam 11.631,09'ar TL maddi tazminatın tüm davalılardan; 100.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı gerçek kişilerden tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı ... ...A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigorta poliçesi bulunduğu, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe teminat limitiyle sınırlı olduğu, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, tedavi ve sağlık giderleri ile bakıcı masrafı ile geçici iş göremezlik zararının poliçe teminat kapsamında olmadığı ve belirtilen zarar kalemlerinin SGK sorumluluğunda bulunduğu, kazaya ilişkin SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi ödemelerin tespiti ile hesaplanacak tazminattan mahsubunu, dava öncesi sigorta şirketine eksik evrakla müracaat yapıldığından başvuru şartının usulünce yerine getirilmediği, dolayısıyla temerrüt oluşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, davalı sürücünün park halindeki araç ile etrafı kontrol ederek geri manevra yaptığı esnada aniden aracın arkasından geçen yaya davacıya çarptığı kazada müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığı, aracın trafik sigortasının bulunduğu, istenilen tazminatın poliçe teminatı kapsamında olduğu ve tazminatların aracın sigortacısından talep edilmesi gerektiği, fahiş miktarda tazminat istendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Antalya 21.  Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2021 gün, ... esas ve ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, davacının tedavisine ilişkin hastane kayıtları, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, nüfus kayıtları, veraset ilamı, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda trafik kazasının vukunda davalı sürücüye asli ve tam kusur yüklendiği, trafik kazasındaki yaralanmasına bağlı olarak davacının %38 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfında başkasının bakımına ihtiyaç duyacağının ATK 3. İhtisas Kurul raporunda bildirildiği, tazminat bilirkişi kök raporunda hesaplama yapıldıktan sonra davacının vefatı nedeniyle yeniden hesaplama yapılması ve miras paylarına göre davacı mirasçılarının maddi zararlarının tespiti amacıyla temin edilen ek raporda, davalı yanın tam kusur durumu, davacının saptanan maluliyet oranı ile geçici iş görmezlik süresi, bakım ihtiyacı duyduğu mühlet, asgari ücret düzeyindeki geliri, TRH 2010 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi şeklindeki verilere ve davacıların 1/4 miras hisse paylarına göre davacıların her biri için ayrı ayrı olmak üzere geçici iş görmezlikten kaynaklı zarara karşılık 2.888,66'şar TL, bakıcı gideri olarak 3.928,68'er TL, daimi iş göremezlik zararı olarak 22.317,82'şer TL, tedavi ve yol masraf alacağı olarak da 119,75'er TL'den yekun 29.174,91'er TL maddi tazminat alacağı olduğu yönünde kanat bildirildiği ve davacılar vekili tarafından ölüm tarihi gözetilerek ıslah yapıldığı, maddi tazminat davasının ispatlandığı, manevi tazminat davası yönünden, olayın meydana geliş biçimi, davalı sürücünün tam kusurlu oluşu, trafik kazası sonucu davacının uğradığı cismani zararın boyutu, daimi iş göremezliğe maruz kalışı, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile  diğer etmenlere göre manevi tazminat taleplerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, her bir davacı için ayrı ayrı 2.808,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.774,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.928,68 TL bakıcı gideri, 119,75 TL ulaşım ve tedavi masrafı olmak üzere toplam 11.631,09'ar TL'den yekun 46.524,36‬ maddi tazminatın tüm davalılardan; 10.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'den tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesine, hükmedilen tazminatlara davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise dava tarihinden yasal faiz işletilmesine ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, fazlaya dair manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların iki kez ıslah yaptığı ve son sunulan ıslah dilekçesinde daha önce talep olunan tazminat miktarının düşürüldüğünü, bu durumun kısmi feragat niteliğinde olduğu ve davalıya ret vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, ayrıca kök rapordaki belirlemelerin müvekkili yönünden usulü kazanılmış hak oluşturacağını, burada davalının menfaatine olan hususların korunması gerektiğini, ayrıca en son alınan raporda ölüm tarihi dikkate alınmadan davacıların hak ettiği zarar miktarının hesaplandığını, davacılar vekili tarafından resen hesaplama yapılıp ıslah ile talepte bulunulduğu ve mahkemece yeniden rapor teminine lüzum görülmeden bu hesaplamaya itibarla hüküm kurulduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, yol ve tedavi masrafı adı altında istenilen tazminatların poliçe kapsamında bulunmadığını, aksi durumda ise bakıcı gideri hesaplamasının brüt yahut net asgari ücret baz alınarak hesaplanması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslahın usul hükümlerine aykırı şekilde yapıldığı, bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı, olayın vuku tarzına göre müvekkiline kusur atfedilemeyeceği, ayrıca PMF 1931 yaşam tablosu kullanılmadığı, bakıcı gideri belirlenirken hesaplama yönteminin hatalı olduğu gibi kazazede davacının geliri tam araştırılmadan asgari ücret baz alınarak hesaplama yapıldığı, davacının 66 yaşında olduğu ve fiilin çalışmasının ya da gelir getirici bir iş yapmasının mümkün olmadığı, SGK kayıtlarında çalışmaya dair bir saptama bulunmadığı, yaşlılık aylığı dışında bir geçim kaynağı bulunmayan kazazede davacı için fahiş miktarda iş göremezlik zararı belirlendiği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin tarifeye göre belirlenmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davacılar vekili istinaf yasa yoluna başvurmamıştır.<br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı, trafik kazası sonucu uğradığı cismani zarar nedeniyle elem ve üzüntü duyduğunu, iş göremezlikten kaynaklı maddi zararı olduğunu, yine bakıcı gideri ile tedavi ve yol masrafı yaptığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerine ilişkin maddi tazminatın ve bir miktar manevi tazminatın yaralamaya neden olan karşı aracın sürücüsü, kayıt maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları tarafından dosya takip edilmiş, ilk derece mahkemesinde yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat taleplerinin tam, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı .... vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-)Somut dosyada; davacı vekili tarafından 26/07/2019 tarihli dilekçeyle dava değerinin 127.549,31 TL'ye yükseltildiği, 23/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle bu kez dava değerinin 46.527,37‬ TL olarak ıslah edildiği anlaşılmış olup, bu durumda davacının başlangıçta daha yüksek miktara artırdığı, dava değerini ıslah ile daralttığı, ıslah ile daraltılan bu kısım yönünden davacının kısmi feragat amacında olduğunun açık olduğu, bu nedenle maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince ıslah ile artırılan miktar esas alınarak davanın tümden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, ancak davacının sunduğu ıslah dilekçesinin kazazede davacının yargılama sırasında vefat etmesinden ve tazminatın düşmesinden kaynaklı olarak sunulduğu, bu durumda talebin daraltılmasının sebebinin yargılama sırasında ortaya çıkan yeni durumdan kaynaklandığı, dolayısıyla talep daraltmaya sebep olan husus yargılama sırasında ortaya çıkan ve davacılardan kaynaklanmayan bir durum olduğundan davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin mümkün olmadığı ve sonuç olarak ilk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ... vekilinin hükmün oluşturulması ve vekalet ücretine ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir. <br>2-)Somut dosyada aktüerya bilirkişi tarafından ... tarihili rapor ile yapılan hesaplamada, davacı ...'nin TRH 2010 yaşam tablosuna göre talep edebileceği toplam tazminat miktarının belirlendiği, bu rapor tarihinden önce davacı vefat ettiğinden hesaplamanın davacının vefat tarihi olan ... tarihine göre yapılması gerekirken bilirkişi tarafından bu yönde bir hesaplama yapılmadığı, ancak davacı tarafça sunulan ... tarihli ıslah dilekçesinde davacının ölüm tarihine kadar alabileceği tazminat miktarı hesaplanarak bu tazminat miktarı yönünden ıslah yapıldığının beyan edildiği, istinaf incelemesi sırasında Dairemizce aktüerya bilirkişisinin 06/02/2021 tarihli raporu üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça yapılan ıslah miktarlarının isabetli olduğu ve davacı ...'nin ölüm tarihine kadar talep edebileceği tazminat miktarı dikkate alınarak ıslahın yapıldığı kanaatine varıldığı, o halde bilirkişi raporundan yararlanılarak davacının ölüm tarihine kadar talep edebileceği tazminat miktarı hesaplanabildiğinden, bilirkişiden yeniden bu hususta rapor alınmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı ... vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin esastan reddi gerekmiştir. <br>3-)Somut dosyada aktüerya bilirkişi tarafından sunulan rapor ve ek raporlarda, davacı müteveffanın asgari ücret geliri üzerinden tazminat hesabı yapılmış olup, bu hesaplama aktüerya tekniğine ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan raporun bu yönden hükme esas alınmasının yerinde olduğu; aktuer bilirkişisinden alınan tazminat hesabına ilişkin raporlarda karar tarihine en yakın veriler esas alınarak rapor sunulmasının yerleşik Yargıtay içtihatları ile benimsendiği, bu nedenle aktüer bilirkişi tarafından sunulan her yeni raporda bilinen dönem gelirinin rapor tarihine kadar olan dönem yönünden yeniden hesaplanarak ve bilinmeyen dönem yönünden de o döneme kadar olan gelirinin esas alınarak rapor sunulmasında ve bu raporun hükme esas alınmasına bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle davalılar ... ve ... vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin yerinde olmadığı;  kaza tarihine dikkate alındığında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak tazminat hesabı yapılmasında yerleşik Yargıtay uygulamalarına bir aykırılık bulunmadığı; bakıcı gideri hesaplanırken brüt gelir üzerinden hesaplama yapılmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin aktüerya bilirkişisi raporuna yönelen istinaf taleplerinin esastan reddi gerekmiştir.<br>4-)Somut olayda kazanın, davalı sürücünün kara yolunda geri manevra yapmasından kaynaklandığı, davalı sürücünün geri manevra yaptığı sırada yola gerekli dikkatini vermeden kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle tam kusurlu olduğu, bu nedenle somut dosyada alınan ve olayın oluş şekli, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile uyumlu olan kusura ilişkin ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda belirlenen kusur oranına itibar edilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle, davalılar vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>5-)Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf dilekçesinde, davacının bakıcı gideri yaptığını ispatlayamadığı ileri sürülmüş ise de; hükme asas alınan ATK 3. İhtisas  Kurulunun raporunda davacının 9 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu bildirildiğinden, bu rapora dayanarak hesaplanan bakıcı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından,  davalılar vekilinin bakıcı giderine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>6-)Mahkemenin gerekçeli kararında, hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarları dikkate alınarak davacıya vekalet ücreti takdir edilmiş olup, takdir edilen vekalet ücretinin miktarı yönünden bir hata bulunmadığından, davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.<br>7-)Davalı ... şirketinin istinaf dilekçesindeki talebinin aksine, davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve yol gideri ile bakıcı gideri yönünden sorumluluğu mevcut olduğundan bu yöndeki istinaf talebinin reddi gerekir.<br>8-)Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi, Dairemizce verilen kararın kesin olduğu ve istinaf aşamasında davalı tarafça borcun ödendiği de dikkate alınarak davalının ... plakalı aracı üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı .... ve davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile davalı ....'nin ödediği 794,55 TL istinaf karar harcının ve davalılar ... ve ...'in ödediği (59,30 TL + 906,10 TL) 965,40 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 2.101,40 TL istinaf karar harcının 1.729,70 TL tutarındaki kısmının tüm davalılardan, 371,7‬0 TL tutarındaki kısmın ise davalılar ... ve ...'den müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,<br>3-Yapılan istinaf giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,<br>5-Dairemizce verilen kararın kesin olduğu ve istinaf aşamasında davalı tarafça borcun ödendiği de dikkate alınarak davalının ... plakalı aracı üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,<br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil ve ihtiyati tedbirin kaldırılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 05/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.<br><br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2863b7510deeabf9","SID":"b5e72a7e11d574c7"}}