{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/249 <br>KARAR NO: 2024/1725<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/09/2021<br>NUMARASI: 2019/101 Esas - 2021/909 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024<br>Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 19/11/2016 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden müvekkilinin davalı personeli için taşıma hizmeti verdiğini, hizmetin müvekkiline ait araç kullanılarak verildiğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 30/11/2016 tarihli 8.399,54-TL bedelli faturadan 3.412,06-TL yakıt parası düşülerek 4.987,48-TL alacak üzerinden, ... esas sayılı dosyası ile de 31/12/2016 tarihli 8.210,97-TL bedelli faturadan 1.123,82-TL yakıt parası düşülerek 7.087,15-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından faturaların kapalı fatura olduğu beyan edilerek icra takiplerine itiraz edildiğini, ancak faturaların kapalı fatura olmadığını, davalı tarafından fatura tarihlerinden sonra fatura bedellerini karşılayacak bir ödeme yapılmadığını belirterek, davalının her iki icra takibine yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; takip konusu faturaların kapalı fatura olduğunu, kapalı faturada borcun ödendiği bizzat davacının kaşe ve imzası ile sabit olduğundan, ödeme yapıldığı anlamına geldiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; kural olarak itirazın iptali davalarında ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa ait olduğu, ancak ödeme savunmasının bulunduğu hallerde ispat yükünün davalı borçluya geçtiği, alacağın dayanağını oluşturan faturaların kapalı fatura olması halinde ise, fatura bedelinin ödendiğinin karine olarak kabul edildiği ve aksini ispat yükünün yine davacı alacaklıya düştüğü, davacı tarafından dosyaya ve icra dosyalarına sunulan fatura örneklerinde, faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğine ilişkin herhangi bir ibare ve kayıt bulunmadığı, ancak davalı tarafından 11/12/2020 tarihli dilekçe ekinde sunulan fatura fotokopilerinde davacının kaşe ve imzasının bulunduğunun tespit edildiği, bunun üzerine taraf vekillerine takip konusu fatura asıllarının sunulması için kesin süre verilmiş ise de, fatura aslının sunulmadığı, bilirkişi raporunda da faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiği hususunda tesbit bulunmadığı, davacı tarafından, davalının sunduğu fatura üzerindeki imzaya itirazda bulunulduğu, faturaların kapalı fatura olarak düzenlendiğini ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafından verilen kesin süreye rağmen fatura asılları sunulmadığından, davalının faturaların kapalı olarak düzenlendiği iddiasına itibar edilmediği, bu durumda davalı tarafın fatura bedellerini ödediği iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, davalı tarafça 08/11/2016 tarihinde 4.258-TL ve 05/12/2016 tarihinde 3.037,79-TL ödemede bulunulduğunun iddia edildiği, alınan bilirkişi raporu ve banka kayıtları incelendiğinde, davalı tarafından yapılan ödemelerin 4.258-TL ve 2.425-TL olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamında davalı tarafından yapılan başkaca bir ödemeye rastlanılmadığı, davalı tarafça, verilen kesin süreye rağmen yemin deliline başvurulmadığı, bu hali ile davalı tarafından yapılan ödemelerin toplam 6.683-TL olduğunun kabulünün gerektiği, her ne kadar davacı tarafından, anılan ödemelerin daha önce düzenlenen faturalara istinaden yapıldığı belirtilmiş ise de, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında davalı adına düzenlenmiş başkaca fatura tespit edilmediği, takip konusu faturalar haricinde dosyaya sunulan başkaca fatura da bulunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları kendisi aleyhine kesin delil teşkil ettiğinden, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu hali ile yapılan ödemelerin takip konusu fatura bedellerinden mahsubu gerektiği, davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi faturaya istinaden yapıldığı belirli olmadığından, yapılan ödemelerin vadesi önce gelen fatura bedelinden mahsubunun gerektiği, davacı tarafından düzenlenen 30/11/2016 tarihli faturanın 4.987,48-TL üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğu, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz alacağının yerinde olmadığı kanaatine varıldığından, yapılan ödemelerin asıl alacak miktarından düşüldüğü, bu hali ile davalı tarafından yapılan 6.683-TL ödemenin takip konusu alacak miktarı olan 4.987,48 TL'den düşülmesi ile, davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle alacak bulunmadığı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 31/12/2016 tarihli faturanın 7.087,15-TL olarak takibe konulduğu, bu tutardan da davalının bakiye ödemesi olan (6.683-4.987,48) 1.695,52-TL'nin mahsubu ile davacının (7.087,15-1.695,52=5.391,63-TL) bakiye alacağının bulunduğu gerekçesiyle, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazın iptali davasının reddine, aynı icra dairesinin 2017/2535 esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 5.391,63-TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine,alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; sözleşmenin 01.01.2016-31.12.2016 tarihlerini kapsadığını, davacının verdiği taşıma hizmetinde her ay fatura tanzim edilerek davalıya gönderildiğini ve davalının da fatura bedellerini davacının banka hesabına ödediğini, davacı tarafından kesilen 30.11.2016 tarihli ve 31.12.2016 tarihli faturaların süresinde ödenmediğini, davalının 08.11.2016 tarihinde 4.258-TL ve 05.12.2016 tarihinde 3.037.79-TL ödediği görülmekte ise de, bu ödemelerden 4.258-TL'nin 08.11.2016 tarihinde yapıldığını, icra takibine konu faturaların ödeme tarihleri 30.11.2016 ve 31.12.2016 olduğundan, 4.258-TL ödemenin bu faturalara ait olmayıp, daha önceki faturalara ait olduğunu, zira fatura kesilmeden, tutarı yazılmadan ödeme yapılmayacağını, bu nedenle bu ödemenin icra takip dosyasında belirtilen alacaktan düşülmesinin doğru olmadığını, 05.12.2016 tarihli 2.425-TL'lik ödeme de önceki eksik ödenen faturalara ait olup, icra takibine konu faturalara ait ödeme olmadığını, ticari işletme defteri ve banka ödemeleri karşılaştırıldığında, davalı tarafından yapılan ödemelerin eksik olduğunun görüleceğini, davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini ve mahkemece süre verilmesine rağmen yemin teklif etmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takiplere vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflarca imzalanan 18.11.2014 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği, taşıma hizmet bedeline ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen 30/11/2016 tarihli 8.399,54-TL tutarlı faturanın 4.987,48-TL asıl alacak ve 36,89-TL işlemiş faiz üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, 31/12/2016 tarihli 8.210,97-TL faturanın ise 7.087,15-TL üzerinden İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konulmuştur. Davacı tarafından faturalar konusu taşıma hizmetinin verildiği sabit olup, davalının hizmetin verilmediğine dair bir iddiası bulunmamaktadır. Davalı tarafça, faturaların kapalı fatura niteliğinde olması nedeniyle davacıya borçlarının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafça dayanak faturaların kapalı fatura olduğu ileri sürülmekle, bu iddiayı ispat yükü kendi lehine hak çıkaran davalı üzerindedir. Davacı tarafça icra ve yargılama dosyasına ibraz edilen fatura fotokopilerinde, kapalı fatura olduğunun kabulünü gerektiren bir kayıt bulunmamakta ise de, davalı tarafça sunulan fatura örneklerinde konu kısmının hemen altında davacının kaşesi ile imzası bulunmaktadır. Ancak davacı tarafça bu imzalara itiraz edilmiş olup, mahkemece verilen kesin süre içerisinde fatura asılları sunulmamıştır. Bu nedenle davalının kapalı fatura iddiası kanıtlanamamıştır. Davalı tarafça ticari defterleri inceleme için ibraz edilmemiş olup, davacının ticari defterlerinde dayanak her iki faturanın kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Yine davalının banka hesap özetine göre; davalı tarafça taşıma hizmeti karşılığında davacıya 01.04.2016 tarihinde 4.945-TL, 29.04 2016 tarihinde 5.557-TL, 31.05.2016 tarihinde 5.386-TL, 30.06.2016 tarihinde 4.759-TL, 01.08.2016 tarihinde 4.492-TL, 02.09.2016 tarihinde 4.299-TL, 04.10.2016 tarihinde 5.088-TL, 08.11.2016 tarihinde 4.258-TL, 05.12.2016 tarihinde 2.425-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, ödemelerin çalışılan ayı takip eden ayın on beşinde yapılacağı düzenlenmiştir.Bu nedenle davalının yukarıda listelenen her bir ödemesinin bir önceki ayın hizmet bedeline ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda davalının 08.11.2016 tarihli 4.258-TL'lik ödemesi ekim ayına aittir. son ödeme olan 05.12.2016 tarihli ödeme ise kasım ayına ait kısmi ödeme niteliğindedir. Davacının son faturasının davalının son ödeme tarihinden sonraki tarihte düzenlenmiş olması da, bu ödemenin takip konusu fatura borcuna mahsuben yapılmadığını göstermektedir. Bu durumda davalının 05.12.2016 tarihli ödeme tutarının mahsubu sonucunda davacının 30.11.2016 tarihli faturasına dayalı (4.987,48-2.425) 2.562,48-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Davalı temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebi ise yerinde değildir. Bu doğrultuda 30.11.2016 tarihli faturaya dayalı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazın 2.562,48-TL alacak üzerinden kısmen kabulü gerekmektedir. Davacının 31.12.2016 tarihli faturasına dayalı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası bakımından ise davalının herhangi bir ödemesi bulunmadığından, bu takip yönünden davanın kabulü gerekmektedir. Takip konusu alacak likit ve davalı itirazında haksız bulunmakla, icra inkar tazminatı talep koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davalının 08.11.2016 tarihli ödemesi önceki aylardan kalan borca mahsuben yapılmış olmasına rağmen mahkemece takip konusu borca mahsuben yapıldığının kabulü ile eksik alacağa hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/101 Esas - 2021/909 Karar sayılı 16/09/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 2.562,48-TL alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, fazla istemin reddine, Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin 7.087,15-TL alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına, Kabul edilen toplam 9.649,63-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 1.929,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 659,16-TL karar ve ilam harcından 206,84-TL peşin harcın mahsubu ile 452,32-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam ‬‬238,24‬-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 850-TL bilirkişi ücreti ve 232,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.082,5‬0-TL'nin davanın kabulü oranında hesaplanan 855-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 9.649,63-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 2.461,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 81,10-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 64-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb61aadd91f47f24","SID":"8d60de614fa96af8"}}