{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1495 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1982<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/550 Esas - 2023/294 Karar<br>İSTİNAF YOLUNA <br>BAŞVURAN DAVALI\t: ...\t   <br>VEKİLİ\t: Av. ...-  [16286-82168-87388] UETS<br><br>DAVACILAR\t: 1-... - ...- ...<br>\t\t2-... - ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ...- ...<br>\t  Av. ...-[16134-31333-32920] UETS<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t:  05.07.2023<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ:  28.09.2023<br>KARAR TARİHİ\t:  22.11.2024<br>YAZIM TARİHİ\t:  22.11.2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı ve  başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.03.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römorkun, ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobile ve ... plaka sayılı otomobile çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada dava dışı  ...'in asli kusurlu olduğunu, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan destek ...'nın öldüğünü beyanla, belirsiz alacak davası olarak her bir davacı için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt  tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; 23.05.2019 tarihinde davacı ...'ye 44.620,01 TL, davacı ...'ye 10.344,40 TL ödeme yapılarak ibra edildiğini ve bu nedenle sorumluluklarının bulunmayacağını, alacağın  zamanaşımına uğradığını, davada  müterafik kusurun ve hatır taşımasının göz önüne alınması ve kabul anlamına gelmemekle birlikte  tazminatın TRH 2010 yaşam tablosuna göre 1.8 teknik faiz uygulanarak hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.\t    <br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile davacı ... için  70.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden 24.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limitleri dahilinde olmak üzere davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, karar  verilmiştir. \t             <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ibranamenin üzerinden iki yıllık yasal sürenin geçtiğini ve bu nedenle davanın öngörülen iki yıllık sürede  açılmadığını, ödeme ve ibraname nedeni ile şirketin sorumluluğunun kalmadığını, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini, kusurun hatalı olduğunu, tazminatın hesaplanmasında teknik faiz uygulanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla anılan kazadan poliçe limite ile sorumlu olduklarını, hatır taşıması ve müterafik kusurun gözetilmesi gerektiğini, tazminata  kendileri yönünden ancak dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>1-Kaza tespit tutanağında, 17.03.2019 tarihinde üç şeritli ... mahallesi 24. km'sinde sürücü ...'nın ... plakalı aracının Akyazı istikametine sağ şeritte, ... plakalı çekicinin sürücüsü ...'in Mudurnu istikametine göre yolun sağ şeridinde, ...'nun ... plakalı aracının ise çekicinin önünde  seyir halinde iken, ... plakalı  çekicinin sürücüsü ...'in,  sürücü ...'nın ... plakalı aracını  geçmek üzere orta şeride geçerek sollama yaptığı esnada sürücü ...'nın  ...plakalı aracının  yolun orta şeride geçmesi  nedeniyle sürücü ...'in  ... plakalı aracının bu araca  çarpmamak üzere  yolun  sağ tarafına manevra yaptığı ve sürücü ...'ın  ...plakalı aracının  bu esnada  çekicinin sol yan yakıt deposu ve arka tekerlek kısmına çarptığı, sağ taraf geçmek isteyen çekicinin ise  sürücü ...'nın aracının sol ön kısmına çarptığı ve  ileri bir mesafede durabildiği şeklinde bir anlatıma yer verildiği, kazanın oluş biçimine göre sürücü ...'ın KTK 56/1-a, çekici sürücüsü ...'nın KTK 54/1-a maddeleri gereğince kusurlu, diğer sürücü ...'nın kusursuz olduğunun belirtilmiştir. Kazaya ilişkin Akyazı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve  2019/658 Esas- 2020/444 Karar sayılı sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin kararının  Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 13.04.2021 Tarih  2020/2649 Esas 2021/1057 Karar sayılı ilamı sonucu kesinleştiği, aynı kararla çekici sürücüsü ...'e ilişkin ise  HAGB kararı verilip kesinleştiği, ceza mahkemesinde keşfen alınan 03.07.2019 tarihli kusur bilirkişisi raporunda, çekici sürücüsünün orta şeride geçme hareketinin normal olarak başladığı, ancak ilk olarak belirlenemeyen bir nedenle 2,1 promil (250ml) alkollü sürücü ...'nın orta şeride kısmen geçmiş olan aracına çarptığı, daha sonra sağa manevra yaparak diğer sürücü ...'nın aracına çarptığı belirtilerek, meydana gelen kazada sürücü ...'ın KTK 46/1-a ve 56/1-a maddeleri gereğince %75, diğer sürücü çekici sürücüsünün ise ayı kanunun 52/1-b maddesi gereğince %25 kusurlu olduğu yönünde uzmanlık görüşünün bildirildiği, ceza yargılamasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin 26.11.2019 tarihli raporuna göre, sürücü ...'ın yolun sağ veya orta şeridinde mi ilerlediği yönünde tam bir kanaate varılamadığından, sürücü ...'ın kendi istikametinde yolun sağ şeridinde ilerlerken yolun orta şeridine manevra yaptığının kabulü halinde asli, diğer çekici sürücüsünün ise kusursuz olduğu; sürücü ...'ın yolun orta şeridinde ilerlediğinin kabulü halinde ise kusursuz, diğer çekici araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, her iki durumda da destek ...'nın alkollü olduğunu bildiği araca binmesi nedeniyle tali kusurlu olduğu yönünde uzmanlık görüşünün bildirildiği, ceza mahkemesindeki kabule göre ise, trafik bilirkişisinin 03.07.2019 tarihli raporunun hükme esas alındığı,  eldeki davada ATK tarafından düzenlenen 27.10.2022 tarihli raporda ise;  sürücü ...'nın sağ şerit üzerinde seyrederken kontrolsüzce orta şeride manevra yaptığı sırada olayın meydana gelmesinin kabulü halinde; sürücü ...'nın  % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu, sürücü ...'nın orta şerit üzerinde seyrettiği sırada olayın meydana gelmesinin kabulü halinde ise sürücü ...'nın kusursuz olduğu, sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır. <br>Somut olayda, davalı ..., sürücüsü ... olan ... plakalı çekicinin ZMMS sigortacısı olduğu,  bahse konu aracın  dava dışı TLS Lojistik A.Ş'nin işleten olduğu anlaşılmakta olup, ... plakalı aracın %25 kusurlu olduğunu belirten ceza mahkumiyetine esas  03.07.2019 tarihli kusur raporu ile desteğin karşı araç olan ...'nın idaresindeki ...plakalı araçta yolcu olduğu dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.<br>Bu kapsamda, ceza mahkemesindeki maddi vakıanın gerçekleşme biçimine ilişkin hükmen kesinleşen kabule ve dosya münderecatına göre Dairemizce de benimsenen  03.07.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin kusura yönelik  istinaf sebepleri  yerinde görülmemiştir.<br>2-Karayolları Trafik Kanunu’nun 111.maddesine göre, \"Bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz ve fâhiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilirler.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması, hem sigortacı hem de tazminat borçlusu yönünden ancak sigorta kapsamı ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Sigorta şirketince ödenen miktarın yetersiz olduğu saptanmışsa, sigorta şirketinin ödediği miktar ile ödenmesi gereken gerçek miktar arasında aşırı bir fark bulunup bulunmadığı   ödeme tarihindeki verilere göre belirlenerek, ödenen miktar düşüldükten sonra bakiyesine hükmedilebilir. Bunun dışında, şarta bağlı ibranamenin geçersiz olduğu, tazminat alacaklısının gerçek ibra iradesinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmelidir.<br>Bu kapsamda somut olayda, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ile davacılar arasında 14.05.2019 tarihinde ibraname düzenlendiği, anılan belgenin taraflarca da red ve inkar edilmediği, ibranameye davacılar tarafından \"dava açma hakkımı saklı tutuyorum\" şeklinde şerh konulduğu anlaşılmaktadır. Davacıların koymuş olduğu bu çekince ile davalı ... şirketini tümden  ibra iradesini ve  hakkın özünden feragat amacını taşımadığı  gözetilmelidir. Zira, davacıların bu şerhi sigorta şirketini her türlü bakiye alacaklarından ibra etmediğini göstermektedir. Diğer taraftan, hükme esas bilirkişi raporunda da davalı ... tarafından ödenen miktarların hesap tarihine göre güncellenerek mahsubunu müteakip nihai tazminatların belirlendiği, bu hesaplamaya göre sigorta şirketince yapılan ödemelerin yetersiz olduğu  tespit edilmiştir. O halde somut olayda,  mahkemece davacıların bakiye tazminat alacaklarına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>3-Somut olayda, davacılardan ...'nin desteğin annesi, diğer davacı ...'nin ise eşi olduğu,  hükme esas aktüer bilirkişisi raporunda eşin destek zararının 704.533,65 TL, annenin  ise  133.197,41 TL hesaplandığı belirtilmiştir. Söz konusu aktüer raporun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre  hesaplanmasında, desteğin gelirinin asgari ücret olarak belirlenip, bilinmeyen dönem için teknik faiz uygulanmaksızın %10 artırım ve indirime tabi tutulmasında, sigorta şirketince ödenen tutarlara hesaplama tarihine kadar yasal faiz işletilerek güncellenip asıl alacaktan mahsubunun yapılmasında, destek ve davacıların bakiye ömür sürelerinin tespitinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de reddi gerekir.<br>4- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 52. maddesine göre \"Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.\"           <br>Bu kapsamda somut olayda,  desteğin  teyzesinin oğlu olan ve  kendisine %75 kusur izafesi sabit görülen dava dışı ...'ın aracına alkollü olduğunu bildiği halde bindiği tarafların da kabulündedir. Mahkemece de anılan olgu gözetilerek tazminatın belirlenmesinde %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, sigorta şirketi müterafik kusur indirimi yapılarak hesaplama yapılan hükme esas bilirkişi raporundaki tüm destek tazminatından poliçe limiti oranında kusursuz sorumludur.  Bu yönüyle, mahkemece verilen  kararda  isabetsizlik bulunmadığı gibi  davalı vekilinin hatır taşıması indiriminin somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. <br>5-Kural olarak haksız fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüt oluşur. Sigorta şirketleri bakımından ise rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmelidir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı ... şirketinin temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, faizin başlangıcında sigorta şirketine yapılan 15.04.2019 tarihinde yapılan başvuruyu müteakip anılan süre sonu ve  temerrüt tarihi olan 24.04.2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi isabetlidir.  <br>Dairemizce   ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  reddine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>  1- Sakarya Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 18.05.2023 tarih ve 2022/550 Esas, 2023/294 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin  istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken      6.831,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22.11.2024\t<br><br>Başkan ...<br>  e imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>*Üye ...<br>  e imzalıdır <br><br>Katip ...<br>  e imzalıdır <br><br>   <br><br>     *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3beae0ad8ed6acb","SID":"64cb249bd17f82c2"}}