{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1703 - 2024/1834<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1703 <br>KARAR NO\t: 2024/1834<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMES\tİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/141 E.  -  2022/67 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2022 tarih ve 2021/141 E. - 2022/67 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2019/119288 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı şirket markasının müvekkilinin “...” esas unsurlu seri markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markaların sınıfsal benzerlik de içerdiğini, davalıya ait markayı, özellikle ev elektroniğinde kullanılan ürünler üzerinde gören tüketicilerin aklına, doğrudan önceden bildiği, tanıdığı ve güvendiği müvekkili markalarının geleceğini, müvekkiline ait markalarda yer alan “...” ibaresinin çatı markası konumunda olduğunu, çatı markanın değerlendirme dışı bırakılmasının genel marka hukuku ilkelerinden olduğunu, çatı marka değerlendirme dışı bırakıldığında, müvekkili firmaya ait “...” esas unsurlu markalar ile davalıya ait “...” ibaresinin görsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu markanın SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca da hükümsüzlüğünün gerektiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, 2021-M-2342 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüz sayılmasına ve Markalar Sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesinde yer alan nispi ret sebebinin gerçekleşmediğini, müvekkilinin markası ile itiraza gerekçe gösterilen markaların karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer markalar olarak değerlendirilemeyeceğini, \"...\" harfinin markalarda tamamen farklı dizayn edildiğini, davaya gerekçe markaların kapsadığı mallar ile müvekkiline ait markanın kapsadığı malların aynı veya benzer olmadığını, öncelikle müvekkili markasının kapsamındaki 18 ve 25. sınıfların davacıya ait markaların kapsamında yer almadığını, davacının markalarının 09. sınıfta tescilli olduğunu, davacıya ait \"...\" harf markalarının ise tanınmış markalar olmadığını, bu markaların tanınmışlığına ilişkin bir delilin de sunulamadığını, “...” markalarının tanınmışlığının ise huzurdaki dava bakımından bir önemi bulunmadığını, davacının kötü niyete dayalı iddialarının da yersiz olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamındaki 03, 09 ve 14. sınıf mallar bakımından emtia benzerliğinin gerçekleştiği, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında; müşterek olan unsurun \"...\" harfi olduğu, davaya konu \"...\" harfinin figüratif özellikler barındırdığı, tertip tarzının özgün nitelik içerdiği, davacıya ait \"...\" ibareli markaların yazım stili, tertip tarzı ve figüratif unsurları ile dava konusu markanın yazım stili, tertip tarzı ve figüratif unsurlarının birbirlerinden oldukça farklı olduğu, tek harften oluşan markalarla ilgili iltibas değerlendirmesinin diğer markalarla ilgili yapılan değerlendirmeden daha sert ölçülere göre yapılmasının gerektiği, zira tek başına harflerin ayırt edicilik taşımalarının mümkün olmadığı gibi bunların herhangi bir kimsenin tekeline de tek başına bırakılamayacağı, biçim, renk, kaligrafi, tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılan harflerin ise marka olarak tescil edilebileceği, bu hale göre somut olayda yapılan değerlendirmede; karşılaştırılan markalar arasında salt \"...\" harfinin müşterekliğinden kaynaklı olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede bir benzerlik bulunduğundan söz edilemeyeceği;\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, bu yönden dosya içerisinde mevcut  bilirkişi raporunun  aksi yöndeki hukuki kanaatlerine itibar edilmediği; taraf markaları benzer olmadığından SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı, kötü niyete ilişkin somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, kullanım ispatı değerlendirmesinin hatalı olarak yapıldığını, tescil tarihi itibariyle 2014/54235 sayılı markanın kullanım ispatına tabi tutulamayacağını, müvekkilinin diğer markalarının da kullanım ispatına tabi olmadığını, SMK'nın 6/5. maddesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın \"...\" harfi ortaklığından kaynaklandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/10/2019 tarih, 2018/1201 E.- 2019/6166 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına tescillerinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda taraf markalarında ortak olarak kullanılan \"...\" harflerinin düzenlenme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, buna göre başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da dava konusu başvuruda yer almadığı, öte yandan, davacı markalarının tanınmışlığı kanıtlanamadığı gibi taraf markaları benzer olmadığından, tanınmışlığın da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/12/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9ec91c132f49082","SID":"5bc234dfaacda8bc"}}