{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/742 <br>KARAR NO:2024/1974<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:24/02/2022<br>NUMARASI:2018/235 E. - 2022/15 K.<br>DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  müvekkili tarafından tasarımı  yapılan ve  ilk kez  \"...\" adlı  Instagram sayfasında 24/03/2017 tarihinde kamuya sunulan ve üretilen kadın tunik tasarımının, davalı ... Şirketi tarafından haksız olarak üretildiğini, kendilerine ait ... internet sayfasından satışı yapılmak suretiyle müvekkilin tasarımlarının ihlal edildiğini, davalı ...'ın da şirket müdürü olduğu için haksız fiilden sorumlu olduğunu, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/58 D.İş sayılı kararına istinaden iş yerinde yapılan keşfi müteakip bilirkişi tarafından düzenlenen 19/04/2018 tarihli raporda bu durumun tespit edildiğini, belirterek, davalıların tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,  şimdilik SMK'nun 151/2-a maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 11/04/2018 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kararın ülke çapında yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 11/04/2018 tarihinde müvekkili şirketin mağazasına tespite gelindiğini, yapılan tespitte davacının iddia ettiği tasarım ürününe ait taklit ürünün  mağazada bulunmadığını, davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının tasarımlarının aynısının ... adresinde 2013 yılından itibaren satışa arz edildiğini, aynı zamanda “...” adlı marka ile de davacının tasarımlarının aynısının 2013 yılından beri satışa arz edildiğini, davacının tasarımlarının 2017'de satışa arz edildiği  için  daha  önce 2013 yılından beri bu tasarımların kamuya sunulmuş olması nedeniyle korumadan yararlanamayacağını, davanın esastan reddini talep ettiklerini,  bilirkişi raporunda tasarımda bütünsel yaklaşım odaklı bilgisiz tüketici/müşteri adayında kısmi farklılığa rağmen aynı ürün ailesinin bir parçası olarak karıştırma ihtimali yüksek algı yaratacağı yaklaşımı sonucu benzer olduğu kanaatine varıldığını, ancak davacı ürünündeki desen boyundan başlayan yarım hilal şeklinde farklı renklerde kalın şeritler halinde aşağı doğru inerken, müvekkilinin modelinde omuzdan slash seklinde az renkli ince çizgi bulunduğunu, bilirkişinin varmış olduğu sonucun afaki ve zorlama olduğunu,  her bir tasarım ürününden 2500-3000 adet kesim ve üretim yapıldığı ve 3000 ürün üzerinden mahrum kalınan karın hesaplanması gerektiği iddiasının da afaki ve zorlama olduğunu,  davacının manevi zararının da  olmadığını,  belirterek,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalıların davacıya ait kadın elbise tasarımlarını \"...\" markası ile ... alan adlı internet sitesinde satışa sunmak ve katalogda tanıtmak suretiyle davacının tasarım haklarına tecavüz ettiklerinin ve haksız rekabette bulunduklarının TESPİTİNE,  Davalıların tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden tasarımın kullanmalarının  durdurulmasına ve önlenmesine,  20.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 11/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,  Karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle kararın Türkiye de yayın yapan günlük bir gazetede 1 kez ilanına,  Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, \" karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumete ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkili  ... şirketin müdürü olmakla birlikte dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,  davada sermaye şirketlerinin , yetkili organları tarafından temsil edildiğini, temsile yetkili organların , şirketi hak ve borç sahibi yapacağını, anonim şirketlerinde yönetim kurulu, limited şirketlerde ise müdür/müdürler olduğunu, mahkemenin  davacı şirket müdürünün temsil yetkisi ile şirket müdürünün şahsi sorumluluğunu karıştırdığını,  husumet itirazlarını hatalı değerlendirdiğini,  müvekkili ...'ın kusurunun bulunduğunun ispatlanmadığı göz önüne alındığında davanın müvekkili açısından reddedilmesi gerektiğini, dava konusu mallar müvekkilinin mağazasında dahi bulunmamışken müvekkiline sorumluluk yüklenmesinin  kabul edilemeyeceğini, davacının tespiti istenen ürününün  tescilli bir tasarım  olmadığını, kendi tasarımıymış gibi hareket etmesi haksız ve kötü niyetli olduğunu,  “...” adlı marka ile de davacının tasarımlarının aynısının  2013 yılından beri satışa arz edilmekte olduğunu,  2013 yılından beri bu tasarımların kamuya sunulmuş olması nedeniyle korumadan yararlanamayacağını , birçok firma tarafından satışa arz edilmekte olduğunu ,dava konusu ürünler ile müvekkile ait ürünlerin farklı olduğunu, tespitte  tasarım ürün bulunamadığını,  kataloğun 40. Sayfasında yer alan ... kodlu model ile davalının iddia ettiği tasarım ürünün  incelendiğini, ürün desenlerinin farklı olduğunu, benzerlik bulunmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını,  raporun kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; müvekkilin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava konusu ürünün birim maliyetinin 75 TL olduğu ve bu üründen 128 adet satıldığı beyan edilmişse verilerin dava konusu ürüne ilişkin olduğuna dair destekleyici açıklamada bulunulmadığını raporun denetime elverişsiz olduğunu pastal ve beden bazlı üretimden hareket ederek yapılan hesabın afaki olduğunu, müvekkil mağazasında bulunamayan ürünün 5 çeşit beden olarak ve her bedenden 100 adet üretim yapılmış olabileceğini belirterek 500 adet üretim yapılması gerektiği değerlendirmesi ile afaki hesaplamaya  itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının  ispat  yükümlüğünü yerine getirmediğini, sektörel teamül adı altında alınan raporlara göre karar verilmesinin hatalı olduğunu hükmedilen manevi tazminatın ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiğini beyanla  kararın  kaldırılmasına, karar verilmesini  talep etmiştir. derim.<br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının husumet itirazlarının reddi gerektiğini, 6102 sayılı TTK’nın  644/I.  Ve  553/I. maddesine göre  genel sorumluluk kapsamında müdürlerin  ancak kusurlu hareket etmediklerini ispatlamaları halinde sorumluluktan kurtulabileceklerini, yapılan keşifte  ürün bulunamadıysa da taklit ürünün de resimlerinin içinde bulunduğu bir satış kataloğunun mağazada bulunduğunu  davalıdan alınan kartvizitteki telefon numarası ile”...” adlı instagram sayfasındaki telefon numaralarının aynı olduğunu taklit ürünün satışının davalı tarafından yapıldığına dair somut delillerin  ortaya konulduğunu, bilirkişi raporları ile tasarım hakkına tecavüz fiillerini gerçekleştirdiği sabit olup, davalının tasarım ile davalının üretim ve satışını yapmakta olduğu taklit ürünlerin benzemediğine ilişkin iddialarının reddi gerektiğini, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinin ancak hükümsüzlük davasında incelenebileceğini, dört adet rapor alındığını ve ihlalin sabit olduğunu  raporların kesinlikten uzak olduğuna ilişkin iddialarının reddi gerektiğini,  tazminat hesabının yapılabilmesi için öncelikle davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesi gerekmekte olup; bununda TBK'nın 50. maddesi de gözetilerek piyasa ortalamalarına göre yapılması gerektiğini, hazır giyim sektöründe seri üretimin  esas olduğunu , her pastalda 5 ayrı bedende kesim yapıldığını ,  sadece bir renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde: 100 kat X 5 beden X 1 renk = 500 adet ürün kesimi yapıldığını  birden fazla kumaş ile birden fazla pastal kesim yapıldığında ise ürün adedinin  500 ün katları şeklinde arttığını, ortalama olarak bir tasarımdan 2500 -3000 adet kesim üretim yapıldığını,  davalının, piyasa ortalamasına göre üretim miktarı belirlenerek yapılan hesaplamaya ilişkin iddialarının reddi gerektiğini, karşı taraf da toptancı olduğu için gerek internet üzerinden gerek direk mağazadan ürünün satışı yapıldığından hükmedilen 10.000 TLnin  manevi zararlarını karşılamak açısından yetersiz olduğunu, davalının, y manevi tazminata ilişkin iddialarının reddi gerektiğini, beyanla  karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,  tescilsiz giysi tasarımına yönelik  tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine  ilişkindir.Tasarım hukukunda hem tescilli hem de tescilsiz tasarımlar hukuken koruma altına alınmıştır.Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla  sağlanan yasal  haklar kapsamında korunur.SMK  59. Maddesi hükmüne göre \"Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz.  Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir.Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez.Hemen belirtilmelidir ki yenilik ve ayırt edicilik incelemesi, özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olması nedeniyle bilirkişi marifetiyle yapılması gerekmektedir. Başka bir deyişle yenilik ve ayırt edicilik unsurunun incelemesi genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan bir durumdur.Deliller; ... numaralı \"...\" markasının 10/03/2015 tarihinde tescil edildiği, halen dava dışı ... ŞİRKETİ  adına tescilli olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan devir sözleşmesine göre davacının bu markayı Üsküdar ... Noterliği'nin 01/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı Marka Devir Sözleşmesi ile dava dışı bu şirkete devrettiği anlaşılmıştır.İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/58 D.İş sayılı dosyası ile delil tespitine ilişkin alınan bilirkişi raporunda, \"iş yerinde yapılan incelemede tespit konusu kadın tunik/elbise tasarımına benzer bir ürüne rastlanmadığı,  \"...\" kataloğu bulunduğu, ön/arka çift taraflı/girişli ... bölümünde 40.sayfada \"... kodlu model elbise\" tespit edildiği, incelenmek üzere ilgili ürün kataloğundan 1 adet örnek alındığı, ayrıca \"...\" ibareli yazı ile ilgili ... marka tescil suretinin dosyaya sunulduğu, internet üzerinden taraflara ait Instagram sayfalarında; tespit isteyen tarafa ait \"...\" adresli sayfanın incelenmesi sonucu tespit konusu \"kadın tunik/elbise tasarımını\" ilk kez 13/03/2017 tarihinde yayımlayarak satışa sunduğu, aleyhine tespit istenen tarafa ait ...\" adresli sayfanın incelenmesi sonucunda tespit konusu  ... kodlu model elbiseyi ilk kez 16/12/2017 tarihinde yayımlayarak satışa sunduğu, aleyhine tespit istenen tarafa ait \"...\" kataloğunun 40.sayfasında ... kodlu model elbise ve ... adresli Instagram sayfasında tespit edilen bayan elbise modeli ile tespit isteyen tarafa ait tespit konusu \"...\" raporun 6.sayfasında karşılaştırmalı ürün analiz/inceleme ve değerlendirme sonucunda model tasarımını özgün kılan özelliğin giysinin ön yüzey/parçada yer alan kolaj dokulu asimetrik motif/süs bandı/harç dikey/ters dönüşlü konum farkına rağmen benzer; yaka ucundan / omuzdan başlama farkına rağmen benzer , etek bandı / diagonel bordür ile farklı, kol + etek band renginin farklı, sonuç olarak ise tasarımda bütünsel yaklaşım odaklı bilgisiz tüketici adayında kısmi farklılığa rağmen aynı ürün ailesinin bir parçası olarak karıştırma ihtimali yüksek algı yaratacağı yaklaşımı sonucunda benzer olduğu\" bildirilmiştir. Tasarım ve tekstil uzmanı bilirkişi heyetinin  29/05/2019 tarihli raporda; \"davacı tarafa ait tescilsiz tasarım ile davalı tarafın kataloğunda yer alan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait tescilsiz tasarım ile davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacıya ait tescilsiz tasarımlardan önce kamuya sunulduğu belirtilen ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları\"  bildirilmiştir. 23/09/2020 tarihli mali bilirkişi raporunda; \" dava dosyası üzerinde yapılan sınırlı inceleme ve davalı defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; şirketin faaliyetinin zarar ile sonuçlanmış olduğu, dolayısı ile genel mali tablolar üzerinde hesaplanacak herhangi bir tazminatın bulunmadığı, 16/12/2017 - 31/1272017 ve 01/01/2018 - 29/05/2018 dönemlerine ilişkin davalının defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelmede 128 ürünün satıldığının tespit edildiğini, bu ürünlerin satışından 5.120,00 TL kar elde edildiği, tekstil ürünleri imalatı yapılırken üretim seri olarak yaptırılacaksa pastal planına göre kesim ve üretim yapıldığı, bu ürünler üretilirken de ortalama (36-38-40-42-44) bedenler olmak üzere 5 bedende üretim yapıldığı, bir renkten 5 bedende üretim yapılabilmesi için de en az 500 adet üretimin yapılması gerektiği, bu hesaplamaya göre taklit ürün satışından 1 renkte elde edilecek karın 20.000,00 TL olacağı, satış adedinden hareketle karar verilmesi durumunda 5.120,00 TL; kar üzerinden Pastal ve Beden bazlı üretimden hareket etmesi durumun da ise 20.000,00 TL kar üzerinden karar verilmesi gerektiği \" belirtilmiştir.Mali bilirkişi ek raporunda ise ; \"tespit edilen satış adedinden hareketle karar verilmesi durumunda dava dönemi ile sınırlı olmak üzere davacının 14.720,00 TL gelir ve 5.120,00 TL kardan mahrum kalacağı, Pastal ve Beden bazlı üretimden hareket etmesi durumunda ise dava dönemi ile sınırlı olmak üzere davacının 57.500,00 TL gelir ve 20.000,00 TL kardan mahrum kalacağı \" bildirilmiştir. 21/06/2021 tarihli  mali bilirkişi heyet raporda; \"tespit edilen satış adedinden hareketle karar verilmesi durumunda dava dönemi ile sınırlı olmak üzere davacının 14.720,00 TL gelir ve 5.120,00 TL kardan mahrum kalacağı, Pastal ve Beden bazlı üretimden hareket etmesi durumunda ise dava dönemi ile sınırlı olmak üzere davacının 57.500,00 TL gelir ve 20.000,00 TL kardan mahrum kalacağı\" bildirilmiştir. Somut olayda,  davacı,  kendisine ait  olduğunu iddia ettiği  tescilsiz kadın tunik  tasarımının davalılar tarafından taklit edilmek suretiyle üretilip satışa sunulması nedeniyle tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Dosya kapsamı ve  bilirkişi raporlarına göre davacının   kendisine ait \"...\" adresli instegram hesabında dava konusu \"kadın tunik/elbise tasarımını\" ilk kez 13/03/2017 tarihinde yayımlayarak satışa sunduğu tasarımın bu tarihten önce kamuya sunulduğuna ilişkin  delil bulunmadığı, tescilsiz tasarım olarak koruma altında olduğunun kabulü gerektiği , ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerektiği, davacıya ait tasarım ile davalının satış kataloğunda yer alan ürünün bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere , giysi  tasarımında  geniş bir seçenek özgürlüğü olmasına  rağmen  satışa sunduğu  ürünlerin davacı adına tescilli tasarımına  göre  farklılık içermediği, farklılıkların ise küçük ayrıntılarda olduğu ve  ayırt edicilik kazandırmadıkları, tasarımların   genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzer  oldukları dolayısıyla   tasarım sahibi davacının izni olmadan koruma kapsamındaki tasarımın   uygulandığı ürününün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini  ticari amaçlı üretmek/ satışa sunmak  şeklindeki  davalı  fiilinin  SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet teşkil ettiği  anlaşılmıştır.Davacının maddi manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının maddi tazminatı 6769 Sayılı SMK 151/2-a maddesinde düzenlenen \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.\" üzerinden talep ettiği, SMK 151/3 maddesinde yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında \"ihlalin nitelik ve boyutu\" gibi etkenlerin göz önüne alınacağının düzenlendiği, bilirkişi raporu ile, sektörel uygulama dikkate alınarak davacının  talep edebileceği maddi tazminat miktarının ,   mahrum kalınan kar üzerinden 20.000,00 TL olarak tespit edilen maddi tazminat ile, somut olayın özellikleri ve tecavüzün boyutu, tarafların sosya-ekonomik durumları nazara alınarak takdir olunan 10.000,00 TL tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır.Dosyada mevcut bilirkişi raporunun  tasarımcı bilirkişinin de bulunduğu heyetten alındığı, gerekçeli ve  denetime elverişli hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, yine   davalı tarafça davacı tescilli tasarımının yeni olmadığı defi olarak  ileri sürülmüş ise de, tescilsiz tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin dava açılmadığı, SMK 69/2 maddesi gereğince tescilsiz  tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıl koruma sağlamaya devam edeceği , yine davalı gerçek kişi yönünden husumet itirazında bulunulduğu, Türk Medeni Kanunu 50/3 maddesinde,  tüzel kişilerin organlarının,  kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumlu oldukları  düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin kusura dayalı haksız fiiller yönünden uygulama alanı  bulacağı, sınai mülkiyet hakkına tecavüzün haksız fiil niteliğinde olduğu   dikkate alındığında,  davalı şirket yetkilisi ve ortağı  ...'ın   şirketin haksız fiile dayalı tazminat borcundan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak, dosya kapsamında  iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve  toplanıp değerlendirilen delillere göre  kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı   kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar   vekilinin,  istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2018/235 E., 2022/15 K. sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 513,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,3‬0 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3de64cd23481fcc2","SID":"4187efdc962429e9"}}