{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1421 Esas<br>KARAR NO:2024/1439<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/05/2024<br>NUMARASI:2024/450 D.İş. 2024/463 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekil dilekçesinde özetle; borçlu tarafından, müvekkili  aleyhine İstanbul Anadolu  5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1009 E. 2024/324 K. Sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasında mahkemece  davanın reddine ve müvekkili lehine vekalet ücretine karar verildiğini, söz konusu davada asıl dava yönünden  23.155,94  TL  ve  birleşen dava yönünden 4.201,31 TL vekalet ücreti olmak üzere toplamda 27.357,25 TL'lik   vekalet ücreti alacağının hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi, borcun da  vadesi dolduğu halde bugüne kadar ödenmediğini, borçlunun mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden, buna mani olmak için  borçlunun menkul ve  g.menkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Somut olayda ilamın konusunun davacı ... şirketinin, dava dışı sigortalısı ....A.Ş.'de meydana gelen su baskını olayında, sigortalısına yaptığı ödemenin tahsili için başlattığı icra takiplerine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, davanın reddine karar verilerek ihtiyati haciz talep eden lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, teminatsız olarak talebin kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafından 17.07.2024 tarihli dilekçesi ile  ihtiyati haciz kararına itiraz ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme 11/06/2024 tarihli ek kararı ile; İncelenen tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati haciz kararına itiraz nedenlerinin şekli ve sınırlı olarak İİK.nun 265.maddesinde düzenlenmiş olup; ihtiyati hacze itiraz eden/borçluların taleplerinin yerinde bulunmadığı, ihtiyati haczin ilama dayandığı ve ilamın kesinleşmeden infaz edilebildiği görülmekle talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Verilen red kararı yasal süre içerisinde karşı taraf/borçlu vekili tarafından istinaf edilmiştir. Borçlu/karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati haciz kararı usul ve yasaya aykırı olup haciz kararının kaldırılması gerekmekteyken itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  ihtiyati haciz kararının müvekkili üzerinde yaratacağı olumsuz, telafisi güç etki ile belirlenen teminat miktarı orantısız olup bütünüyle müvekkili aleyhine olduğunu, bilindiği üzere ihtiyati hacizde borçluya ödeme için süre tanınmamakta ve doğrudan haciz işlemlerine geçildiğini, ihtiyati haciz kararının işleme konması ile davacının anında müvekkilinin bankalarına bloke koyduğunu ve müvekkili şirketin ticari işlerinin sekteye uğradığını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin  dosyada bulunmadığını, müvekkili şirketin köklü bir sigorta şirketi olduğunu ve kaçma tehlikesinin bulunmadığını, öte yandan karşı tarafın alacağına dayanak olarak kesinleşmemiş ilamı gösterdiğini, karara karşı istinaf yolunun da açık olduğunu, kaldı ki karara karşı istinaf yoluna da başvurulduğunu, tehir-i icra işlemleri doğrultusunda işbu alacaktan kaynaklanan icra geri bırakılabilecek durumda ise de karşı taraf vekili kötü niyetli olarak ve müvekkilinin köklü bir sigorta şirketi olmasını fırsat bilerek, ilamı takibe koymaktansa ihtiyati haciz kararı alarak, cebr-i icra yolu ile aslen tehir-i icra yolu ile geri bıraktırabilecekleri borcu zorla ödettirmeye çalıştığını, bu nedenle davacı tarafın yaklaşık ispat kuralını yerine getirememişken ihtiyati haciz kararı verilmesi haksız olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı, ihtiyati hacze karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmıştır.İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. - Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”İcra ve İflâs Kanunu'nun 258. maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiğini veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nun 257,II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır.İhtiyati hacizde teminat başlıklı İcra ve İflâs Kanunu'nun 259. Maddesi; \"İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.\" hükmü düzenlemiştir.İcra ve İflâs Kanunu'nun \"İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz\" başlıklı 265. maddesi \"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.\" hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacının ihtiyati haciz talebinin İstanbul Anadolu  5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1009 E. 2024/324 K. Sayılı  ilamına dayandığı ve İİK'nun 257/1. Maddesi gereğince  ihtiyati haciz için yasal şartların oluştuğu, İİK 265 maddesi kapsamında bulunmayan borçlu karşı tarafın itirazlarının reddine yönelik ek kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla borçlu/karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/450 D.İş., 2024/463 Karar sayılı ve 15/05/2024 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan   karşı taraf/borçlu vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2-İstinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Karşı taraf/borçlu yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0ff1f1cae799be04","SID":"e1f6b2e47a1658c8"}}