{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1445 <br>KARAR NO: 2024/1393<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/311<br>KARAR NO: 2021/162<br>TARİHİ: 24/02/2021<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 23/05/2019<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu müvekkilinin davalıdan ödenmemiş faturalar nedeniyle 9.601,41 TL alacaklı bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını davalının borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde takibin durduğunu davalının haksız itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin davacıya cari hesap borcu bulunmadığını davacı yana cari hesap sözleşmesini ibraz etmek üzere süre verilmesini aksi daha halde davaya konu takibin cari hesap alacağına yönelik açılmış bulunmakla taraflar arasında geçerli bir cari hesap bulunmadığı ve itirazın iptali davasının takiple sıkı sıkıya bağlılığı gereği taraflar arasındaki borç doğurucu diğer işlemlerin inceleme konusu yapılamayacağı ve sonuç olarak müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI Yerel mahkeme tarafından, \"6102 sayılı türk ticaret kanunu 21 ikinci maddesine göre bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği de hakkında bir itirazda bulunmamış ssa bu içeriği kabul etmiş sayılır fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve fatura da yer alması olağan sayılan malın cinsi ve yapılan işin adedi türü ve bedeli gibi fatura münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir ancak bu karinenin aksi elbette ki her türlü delille ispatlanabilir davalı tarafça faturalara karşı yasal süresi içerisinde yapılmış herhangi bir itirazının dosya kapsamında ve ticari defter kayıtlarında bulunmadığı da dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ibraz edilen bilgi ve belgelerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 9.601,41 tl alacağı oldu davalının ibraz edilen ticari defterlerini de takip tarihi itibariyle davacı ya 9.070,41 tl borcu oldu ticari defterlerde bakiye fark tutarı 601,80 TL olup farkın nedeni davalı tarafından davacı adına tanzim edilen 30.03.2019 tarihli ... ve ... nolu faturaların davacı ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı davacının ticari defter kayıtları arasındaki fark nedeniyle alacaklı olduğunu başkaca delillerle ispatlanamadığı davacının dava konusu cari hesap ve faturalar nedeniyle ticari defter kayıtlarına göre HMK madde 222 uyarınca incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil ve davalı aleyhine delil oluşturduğunun kabulüyle 9.070,41 TL olarak davalıdan alacaklı olduğunun kanıtlandığı anlaşılmış olup dava dilekçesinde işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı dikkate alınarak 9.070,41 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren tarafların tacir ve yapılan işin ticari olması nedeniyle takip dosyasındaki taleple bağlı kalınarak yıllık %19,50 faiz işletilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" denilerek davanın kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı ve bu sebeple cari hesap konulu bir borcun da bulunmadığını, hal böyle iken cari hesap alacağı üzerinden başlatılan bir icra takibi ve davada cari hesapla ilişkisi olmayan fatura alacağı üzerinden karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit sayılmaması gerekeceğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; 24/04/2019 tarihine kadar şirketler arası vekalet ilişkisi sürdüğünü, azilnamenin verildiği tarihe kadar verilen hizmete ilişkin fatura bedelinin davalı şirket tarafından ödenmesi ve davanın takip çıkışı olan bilirkişi tarafından verilen raporda hesaba dahil edilmeyen toplam 531,00 TL tutarında 2 adet faturanın da hesaplamaya dahil edilerek davanın  9,601,41 TL olarak kabulüne karar verilmesini gerektiğini, belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. Ve 357. Maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafın 9.601,41 TL asıl alacak, 477,05 TL işlemiş faiz ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %19,50 avans faizi yürütülmek suretiyle tahsil istemi ile ilamsız takip yolu ile icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalının borca itirazı sonucu icra takibinin İİK 66 maddesi uyarınca durduğu saptanmıştır. İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliğ durumu  ve dava tarihine göre bu itirazın iptali davasının İİK 67 maddesinde öngörülen hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Davacı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında ödeme emrinde borcun sebebi olarak \"01.01.2019 tanzim ve 05.01.2019 vade tarihli cari hesap\" açıklaması yazmıştır. TTK'nın 89.maddesinde, iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme, cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmış ve bu sözleşmenin yazılı şekilde yapılması geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.  Somut olayda taraflar arasında hizmet sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunmaktadır. Ancak, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Hizmet sözleşmesinin geçerliliği ise herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap sözleşmesi şeklinde işlemediği, açık hesap ilişkisi şeklinde işlediği ve bu hesap ilişkisinde tarafların tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli bir hesap dönemine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları kabul edilmelidir. Bir olgunun anlatılması taraflara ait olup, bu olgunun hukuki nitelendirmesi hakime ait olduğundan taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinden kaynaklı bir alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalının itirazı sonucu takibin durduğu, dava ve itirazın süresinde olduğu anlaşılmış, davalının bu yöne ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 9.601,41 TL alacağı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davacıya 9.070,41 TL borcu olduğu tespit edilmiştir. Ticari defterler arasındaki bakiye fark tutarı 531.00 TL olup farkın nedeni davacı tarafından tanzim edilip davalı defterlerinde yer almayan 30.03.2019 tarih ... nolu  265,50 TL ve 30.03.2019 tarih ... nolu 265,50 TL tutarındaki faturalardır. Sonuç olarak incelenen defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş olduğu gözetildiğinde, taraflar arasındaki ilişki kapsamında keşide edilen faturaların ve bu faturalar kapsamındaki ödemelerin bütünlük teşkil edecek şekilde defterlere kaydedildiği, önceki yıllardan devreden bakiyelerin de aynı açık hesap üzerinden muhasebeleştirildiği ve davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış olup bu nedenlerle mahkemece davanın (ticari defterlerin uyuşmaması ve başkaca bir delil sunulmaması sebebiyle davacının alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı miktar hariç olmak üzere) kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; dava konusu faturaların davalı ticari defterlerinde de yer alıyor olması sebebiyle alacak likit kabul edildiğinden davalının icra inkar tazminatına ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde 6100 sayılı HMKnın 355 maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda resen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle  yerinde olmadığı dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından davacı ve davalı tarafın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda harç yatırılmadığından 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 155,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 272,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-İstinaf yargılaması için taraflarca ayrı ayrı yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince davacıya tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"294d560ef94fe393","SID":"5f6beadaae1446d7"}}