{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1664 <br>KARAR NO: 2024/1494<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/843<br>KARAR NO: 2021/611<br>TARİHİ: 09/06/2021 <br>DAVA: Tazminat <br>DAVA TARİHİ: 29/11/2020<br>KARAR TARİHİ: 20/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait \"İstanbul ili, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:..., D:...\" ve \"İstanbul ili, Büyükçekmece İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:...\" adreslerinde bulunan taşınmazlara ilişkin olarak 05/07/2019 tanzim tarihli, ... poliçe no'lu ve 05/07/2019 tanzim tarihli, ... poliçe no'lu poliçeler ile deprem sigortası yapıldığını, 26/09/2019 tarihinde meydana gelen depremde, ilgili taşınmazların ciddi bir şekilde hasar aldığını, müvekkilinin 2 adet taşınmazının bulunduğu bina depremde hasar görüp, riskli olduğunun tespit edilmesi neticesinde yıkıldığı halde davalı tarafça hukuka aykırı bir şekilde zorunlu deprem poliçelerinden kaynaklanan zararı karşılanmadığını belirterek müvekkiline ait ticarethane nitelikli taşınmazların deprem nedeniyle tam ziyana uğradığını kabulü ile davanın kabulüne, her bir taşınmaz için 5.500,00'er TL'den toplam 11.000,00 TL sigorta bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum tarafından sigortalının hasar talebi eksper raporlarının tespitine göre değerlendirilmiş olup, meydana gelen depremde taşıyıcı kolonları hasarlanmamış, binanın yapısal durumu dikkate alınarak afet dönüşüm kapsamına alınmış ve yıkım kararı sonucu oluşan zarar ile deprem sonucu meydana gelen hasar arasında nedensellik ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi kapsamında, sigorta bedeli talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi heyeti 21/05/2021 tarihli raporunda; meydana gelen hasarın depremle ilgili olmadığını, binanın yapımının hatalı olmasından kaynaklandığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı tarafça, 269/09/2019 tarihinde meydana gelen depremde davalı kuruma sigortalı olan taşınmazlarında oluşan hasarın depremden kaynaklı olduğu ve bu nedenle uğranılan zararın tahsili talep edilmiş ise de, bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan incelemelerde, dava konusu taşınmazlarda oluşan hasar ve sonucunda yıkım yapılmasındaki nedenlerin binanın yapım aşamasında herhangi bir projeye göre yapılmaması, usta zihniyetiyle inşa edilmiş olup, binanın yapımının hatalı olmasından kaynaklı zarar olduğu bildirildiğinden ve rapor mahkememizce denetime elverişli ve teknik olarak yeterli bulunduğundan hükme esas alınmış ve yıkım kararı sonucu oluşan zararla, deprem sonucu meydana gelen hasar arasında nedensellik bağı bulunmadığından oluşan zararın teminat kapsamı dışında olduğu anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun hazırlandığı tarihte, davaya konu taşınmazların olduğu bina yıktırılmış olduğu için, bilirkişi heyetinin yerinde inceleme yapma imkanı bulunmadığını, eksik ve hatalı bir şekilde hazırlanmış bilirkişi raporuna yaptığımız itirazların dikkate almadan karar verildiğini, müvekkilinin taşınmazlarının bulunduğu bina depremde zarar gördüğü için, boşaltılmış, riskli olduğu için de yıktırıldığını, eğer deprem olmasaydı, davaya konu taşınmazlar hasar görmeyeceğini ve yıktırılmayacağını, kaldı ki,  DASK, depremden sonra dava konusu binada incelemeler yaptırmdığını ve bazı taşınmaz sahiplerine ödemeler yaptığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; HMK m. 341 gereğince istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, HMK m. 355 gereğince resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, DASK Sigorta Poliçesi kapsamında hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacıya ait ... Mah., ... Sok., No:..., D:... Büyükçekmece/ İSTANBUL ve ...  Mah.,...  Sok., No:... Büyükçekmece/ İSTANBUL adreslerindeki taşınmazlara ilişkin 05/07/2019-2020 tarihleri arasında geçerli Zorunlu Deprem Sigorta Poliçeleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. İlk adrese ait ... nolu poliçe \"Bina İnşa Tarzı: Çelik, Betonarme Karkas\", \"Bina İnşa Yılı: 1976-1996\", \"Kat Sayısı 05-07 Arası Kat\", \"Daire Kullanım Şekli: Ticarethane\", \"Hasar Durumu: Hasarsız\", \"Daire Yüzölçümü: 71\", \"Sigorta Bedeli: 63.190,00 TL\", ikinci adrese ait ... nolu poliçede \"Bina İnşa Tarzı: Çelik, Betonarme Karkas\", \"Bina İnşa Yılı: 1976-1996\", \"Kat Sayısı 05-07 Arası Kat\", \"Daire Kullanım Şekli: Ticarethane\", \"Hasar Durumu: Hasarsız\", \"Daire Yüzölçümü: 154\", \"Sigorta Bedeli: 137.060,00 TL\" olarak belirtilmiştir. Poliçelerde her bir hasarda sigorta bedelinin %2'si oranında tenzili muafiyet uygulanacağı, DASK'ın muafiyet tutarını aşan kısımdan sorumlu olduğu hükmü mevcuttur. Davacı; sigorta konusu taşınmazların 26/09/2019 tarihinde İstanbul'da meydana gelen depremde hasar gördüğünü, taşınmazların riskli yapı ilan edilerek tahliye edildiğini, akabinde yıkımına karar verildiğini, DASK poliçesi olmasına rağmen, hasarın tazmin edilmediğini beyan ederek eldeki davayı açmıştır.  Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları incelendiğinde; Sigortanın Kapsamı başlıklı A.1 maddesinde; \"6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir. Bu sigorta ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, dev dalga (tsunami) veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarlar (temeller, ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak duvarlar, bahçe duvarları, istinat duvarları, tavan ve tabanlar, merdivenler, asansörler, sahanlıklar, koridorlar, çatılar, bacalar ve yapının benzer nitelikteki tamamlayıcı kısımlarında meydana gelenler de dahil olmak üzere), sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından teminat altına alınmıştır.\", Teminat Dışı Kalan Haller başlıklı A.3.maddesinde; \"3.6- Belirli bir deprem hadisesine bağlı olmaksızın binanın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararlar\" sigorta teminatının dışında olduğu ifade edilmiştir. Tazminatın Hesabı başlıklı B.3.maddesinde; \"3.1- Sigorta tazminatının hesabında, tam veya kısmi hasar olmasına bakılmaksızın, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, benzer yapı özellikleri göz önünde bulundurularak, binanın piyasa rayiçlerine göre hesaplanan yeniden yapım maliyeti esas alınır. Ancak sigorta tazminatı, hiçbir durumda sigorta bedelinden fazla olamaz.  3.2- Tazminatın hesabında C.2 maddesi hükmü saklıdır. 3.3- DASK hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.\"Tazminatın Ödenmesi başlıklı B.4.maddesinde; \"4.1 - Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra DASK, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.\" Hasar ve Tazminatın Sonuçları başlıklı B.5 maddesinde; \"5.1- DASK, yaptığı tazminat ödemesi tutarınca hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde DASK'a intikal eder. 5.2- Deprem sonucu tam hasar meydana geldiği takdirde, tazminatın ödenmesi ile birlikte sigorta teminatı sona erer. Kısmi hasar halinde, sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir. Binanın taşıyıcı sistemine etki eden hasarlarla ilgili olarak, teminatın tekrar işlerlik kazanabilmesi için konutun eksper raporunda belirtilen makul süre içinde onarılması gerekmektedir. Aksi takdirde poliçe vadesi süresince oluşabilecek müteakip hasarlar ödenmez. Sigorta bedelinin eksildiği hallerde, hasarlı binanın, hasardan bir gün önceki haline getirildiği tarihten itibaren başlamak üzere, gün esası ile prim alınmak suretiyle sigorta bedeli yükseltilir.\" Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü Fesih ve İptaller başlıklı C.2 maddesinde; \"DASK bu sigorta sözleşmesini, sigorta ettirenin, rizikonun gerçek durumunu bildiren beyanına dayanarak yapmıştır. Sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında, sigortalının veya sigorta ettirenin, meskenin brüt yüzölçümü, yapı tarzı, adresi, geçmiş depremlerde hasar durumu gibi bilgilerde gerçeğe uygun olmayan beyanı halinde aşağıdaki hükümler uygulanır. Sigortalının veya sigorta ettirenin beyanının gerçeğe aykırı veya eksik olması halinde DASK'ın sözleşmeyi daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek durumlarda, DASK veya aracı kılınan ilgili sigorta şirketi durumu öğrendiği andan itibaren 15 gün içerisinde prim farkının ödenmesini sigorta ettirenden talep eder. Gerçeğe aykırı beyan hali, depremden sonra öğrenilmişse, tazminat, alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki orana göre ödenir. Sigortalının veya sigorta ettirenin geçmiş depremlerdeki orta veya daha ağır hasar durumunu kasıtlı olarak beyan etmediği anlaşıldığı takdirde DASK, riziko gerçekleşmiş olsa bile sözleşmeden cayabilir ve prime hak kazanır...\" hükümlerine yer verilmiştir. Davacı tarafından 09.10.2019 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğu ve ekspertiz incelemesi neticesinde tanzim olunan 19.12.2019 tarihli ekspertiz raporunda:\"Binanın bodrum katında bulunan dükkanın kolonlarında kabuk atma ve sıva çatlakları mevcuttur.\" şeklinde tespite yer verildiği, davalı tarafça davacıya poliçe kapsamında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 21.06.2021 tarihli raporda özetle:\"...A. Binanın Yapım Aşamasında Herhangi Bir Projeye Göre Yapılmaması, B. Kurumlarca Denetleme Olmamasından Dolayı Usta Zikmiyetiyle İnşa Edildiği, C. Hiçbir Şartname Veya Kabule Göre Bina İnşa Edilmediğinden Dolayı Söz Konusu Binanın Riskli Yapı Olmasında, Depremle İlgili Olmadığı Binanın Yanımının Hatlı Olmasından Kaynaklı Olduğu Hevetimizin Ortak Kanaatidir. D. Heyetimizin teknik değerlendirmesinde, Binanın yapım aşamasında, herhangi bir projeye, Hiçbir Şartname veya kabule göre binanın inşa edilmemesinden dolayı, DASK genel şartlarının kapsam dışında kalanı binalar kısmında, Projesi balanmayan ve mühendislik bizmeti görmemiş binalar ve Taşıyıcı sistemi olumsuz yönde etkileyecek şekilde ilgili mevzuata ve projeye aykırı olarak (aşa edilen binaların teminat kapsamı dışında olmasından dolayı oluşan hasarın poliçe kapsanımda olmadığı kanaati oluşmuştur,\" belirtilmiştir. Öncelikle hükme esas alınan bu bilirkişi heyeti raporunda yalnızca ... Mah., Dergah .. Sok., No:..., D: Büyükçekmece/ İSTANBUL adresindeki ... nolu poliçeye konu taşınmaz dikkate alınarak değerlendirme yapılmış dava konusu ikinci poliçedeki farklı adreste yer alan taşınmaza ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması eksikliktir. Ayrıca raporda incelenen taşınmazda oluşan hasarın, meydana gelen deprem ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda tespitte yer almamaktadır. Mahkemece açıklanan çelişki/eksiklik giderilmeden ve davalı vekilinin rapora yönelik itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. HD 2022/6481 E. 2024/2181 K.) Dava konusu binanın hangi nedenle yıkılmasına karar verildiği anlaşılamamaktadır. Dosya kapsamındaki Büyükçekmece Belediye Başkanlığı'nın Yanan ve Yıkılan Yapılar Formunun matbu bir form olduğu, yıkılma nedeni olarak \"Kentsel Dönüşüm\" kutucuğunun işaretlendiği görülmekle, söz konusu belge binanın depremden zarar görmesi sebebiyle yıkılıp yıkılmadığını göstermemektedir. Mahkemece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, AFAD ve Büyükçekmece Belediye Başkanlığı gibi ilgili resmi kurumlardan dava konusu binaya ilişkin tespit, tutanak, yıkım kararı vs tüm belgeler getirtilerek, dava konusu hasarın deprem nedeniyle meydana gelip gelmediği hususunda inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta uzmanı yeni bir bilirkişi heyetinden ve davalı vekilinin itirazlarını karşılar nitelikte, hüküm kurmaya elverişli şekilde her iki poliçe konusu taşınmazında durumunun değerlendirildiği, poliçerilere konu taşınmazların yıkımı öncesinde taşınmazlarda hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise meydana gelen deprem ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ile eksik incelemeye dayalı verilen karar verilmiş olması hatalıdır. Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri  ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK m. 353/1-a.6 gereğince esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/843 E. 2021/611 K. Sayılı 09/06/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29bad853cda0b3d3","SID":"ce5409a5b791a35b"}}