{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1140 Esas<br>KARAR NO: 2024/1454<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23/05/2024<br>NUMARASI: 2023/78 Esas, 2024/387 Karar<br>DAVA: Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 1998 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, ödemelerini düzenli yapmasına rağmen toplantılara davet edilmediği gibi ortaklığı ile ilgili kendisine bilgi de verilmediğini, 28.09.2022 tarihli ihtarname ile, müvekkilinin ortaklığı ile ilgili bilgi verilmesi ve müvekili hakkında alınan yönetim kurulu kararlarının teslimi talep ettiklerini, davalı kooperatifin cevabi ihtarnamesinde; yönetim kurulunun 2005 yılı 69 sıra nolu kararı ile müvekkilinin ortaklığına son verildiğini ve üyelik nedeniyle yapılan ödemelerin zamanaşımı süresinde talep edilmediğinden alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ettiğini, ancak müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığına dair kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenle zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, kooperatife yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi gereği iadesi gerektiğini, zorunlu arabulucuya başvurmalarına rağmen anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı kooperatif vekili cevabında; davacının istifa dilekçesi doğrultusunda 28.11.2005 tarih ve 69 sayılı yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıktığını, ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurduğunu, ortağın çıkma isteğinin kabulüne dair yönetim kurulu kararının kararının ortağa tebliği gerekeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, Kooperatifler Yasası 17. ve ana sözleşmenin 15. maddesi gereği, kooperatiften çıkan ya da çıkarılan ortağın ayrıldığı yıla ait bilançonun onaylanması ve kesinleşmesi tarihinden itibaren bir ay içinde ortağa geri ödeme yapılacağını, bu bir aylık sürede ödeme yapılmazsa kooperatifin temerrüde düşeceğini, davacının ortaklıktan çıktığı 2005 yılına ait bilançonun 16.06.2006 tarihinde kabul edildiğini, davacının alacağı genel kurulu takiben bir ayın sonunda  muaccel olduğundan, bu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini,  davacının 2005 yılında çıkma dilekçesini sunmasından sonra dava tarihine kadar geçen 17-18 yıl boyunca kooperatifle ilişkisini eylemli olarak kestiğini ve iyiniyetli olmadığını, davacının talep ettiği faizin de fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının 24.11.2005 tarihli dilekçesi ile kooperatif üyeliğinden çıkma talebinde bulunduğu, bu talebin 28.11.2005 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiği, çıkma talebinden sonra 2005 yılı genel kurulunun 16.06.2006 tarihinde yapıldığı ve bilançonun kesinleştiği, yönetim kurulu veya genel kurul kararında çıkma payının ertelendiğine dair bir hüküm de bulunmadığı, davacının ayrılma payının 16.07.2006 tarihinde muaccel olduğu, 1163 Kooperatifler Kanununun 17. maddesinde belirtilen beş yıllık talep süresinin 16.07.2011 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkiline ortaklıktan çıkarıldığına dair herhangi bir yönetim kurulu kararının bildirilmemesi nedeniyle  zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığını,  müvekkilinin kooperatifin 06.10.2022 tarihli ihtarnamesi ile ortaklığının son bulduğunu öğrendiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, beş yıllık zamanaşımı süresinde alacağın talep edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. Kooperatifler Yasası'nın 17/1 ve Yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 15. maddeleri gereği, kooperatif ortakları kooperatife ödediği paraların iadesini ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra isteme hakkına sahiptir.  Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Öte yandan istisnaları bulunmakla birlikte kooperatifçilikteki açık kapı ilkesinin gereği olarak her ortak kooperatife girme hakkına sahip olduğu gibi çıkma hakkına da sahiptir. Çıkma bildirimi ortak tarafından tek taraflı bir irade beyanı ile kullanılan bozucu yenilik doğuran bir haktır. Somut olayda davacı 24.11.2005 tarihinde ortaklıktan istifa dilekçesi sunmuş olup, yönetim kurulunun 28.11.2005 tarihli kararı ile çıkma isteği kabul edilmiştir. Yönetim kurulunun bu kararının davacıya tebliği gerektiğine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacının ortaklıktan çıktığı yılın bilançosu ise 16.06.2006 tarihli genel kurulda kabul edilerek kesinleşmiştir. Buna göre davacının ayrılma payı alacağının genel kurul tarihinden itibaren bir ayın sonunda 16.07.2006 tarihinde muaccel olduğu, ancak davanın bu tarihten itibaren beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 2023 yılında açıldığı gözetildiğinde mahkemece davanın zamanaşımı süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/78 Esas,  2024/387 Karar ve 23/05/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/11/2024   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29418d58207bf533","SID":"a0bb24a095d93750"}}