{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1925 <br>KARAR NO: 2024/2277<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/03/2024<br>NUMARASI: 2021/697 Esas - 2024/226 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/2024 tarihli, 2021/697 Esas, 2024/226 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkili 2011 senesinde yine sağlık alanında davalı ile birlikte çalışmaya başladığını, aralarındaki ilişkinin, davacı müvekkili, Irak Sağlık Bakanlığındaki bağlantıları ile Türkiye'de sağlık hizmeti görecek müşteriler bulacağını, davalı ise Türkiye'deki bağlantılarını kullanarak gelen müşterilerin Türkiye'deki hastanelerde sağlık hizmeti görmelerini sağlayacağını, davalı taraf Türkiye'ye gelen müşterilerin sağlık hizmeti görmesi için ... Hastaneleri ve ... Hastaneleri ile anlaştığını, bu noktada davalı ile davacı arasındaki iş ilişkisinden kaynaklanan bedel ise kazanılan her 1.000.000,00 Dolarda 12.000,00 Dolar paranın veya kazanılan her paranın %1.2'sinin davacı müvekkiline, davalı tarafından verilmesi yönünde olduğunu, her iki taraf da bu noktada karşılıklı ortak iradeye sahip olduğunu, bu ilişkiyi 2015 senesine kadar da sürdürdüğünü,  2012 senesinin ilk aylarından itibaren müvekkili ile davalı arasında da birçok para transferi gerçekleşmiş olup bütün bunlar aradaki iş ilişkisine dayalı olarak gönderildiğini, bütün bunlardan dolayı davacı ile davalı arasında yazısız ticari komisyonculuk sözleşmesi mevcut olduğunu, işbu sözleşme kapsamında davalının yükümlülüğü gerçekleşen sağlık hizmetleri neticesinde kazanılan her 1.000.000,00 USD paradan 12.000,00 USD parayı davacıya vermek olduğunu, davacı ve davalı aralarındaki sözleşmeye bağlı kalarak 2015 senesine kadar ilişkilerini devam ettirdiklerini, ancak 2015 senesinde davalının Türkiye'de anlaşmış olduğu ... hastanesi 18/04/2015 tarihinde sözleşmeyi bitirdiğini ve artık devam etmeyeceğini belirttiğini, bununla birlikte ... de davalı ile yapmış olduğu sözleşme 2015 yılının Haziran ayında yenilememe kararı aldığını, hastaneler kendi aralarında yapmış oldukları sözleşmeye göre davalıya ödemeleri gereken ücreti ödemediklerini, davalının müvekkiline son ödemelerden kaynaklı ödemesi gereken komisyon miktarı 70.000 dolar kadar olması gerekmekte olduğunu, ancak davalı taraf hiçbir şekilde bunu ödemeye yanaşmamakta olduğundan işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, davalının son ödemelerden 6.000.000,00 USD para alması gerekmekte olduğunu, aralarındaki sözleşme kapsamında da davacının alması gereken bedel 70.000,00 USD civarında olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik kısmi dava açtıklarını, davalı taraftan yasal faiziyle birlikte 1.000 Doların alınıp davacı tarafa verilmesine, uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile aradaki iş ilişkisinden kazanılan paranın ve davacının payının tespitinin yapılmasını, yargılama ve mahkeme masraflarının davalı tarafa yansıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstinafa konu karar, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/2024 tarihli 2021/697 Esas, 2024/226 Karar sayılı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik kararıdır. Davacı vekili, mahkemenin husumet yokluğu nedeniyle davayı reddetmesinin yerinde olmadığını, dava dışı şirket ile müvekkil arasında herhangi bir sözleşme olmadığını, davalının müvekkil ile şahsi hesaplar üzerinden mailleştiğini beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiasında geçen komisyonculuk sözleşmesinin taraflar arasında kurulup kurulmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususundadır. İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince \" ....Davacı ... ile davalı ... arasında yazılı veya sözlü bir komisyon sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı ... dava dışı ... Ltd. Şti.'nin (Eski Ünvanları:... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi) eski ortağı ve yetkilisi olup, ortaklık paylarını 2020 yılında devretmiş, şirket yetkilisi olarak görevine devam etmiştir. Taraflar arasındaki ilişkininde davalının dava dışı şirketin yetkilisi ve ortağı olduğu 2012-2015 yılları arasında gerçekleştiği, davalının, dava dışı şirket adına davacı ile ilişkisinin olduğu, davacının Irak'tan getirdiği hastaların, davalının yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı şirketin anlaştığı hastanelerde tedavisinin sağlandığı, bu kapsamda dava dışı şirketin ilgili hastanelerden kazandığı paradan davacıya komisyon ödendiği anlaşılmaktadır.  Iraktan davacı aracılığıyla getirilen hastaların tedavisini yapan hastaneler ile imzalanan sözleşmelerin  davalının o dönemde yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. (Eski Ünvanları:... Limited Şirketi, ... Hizmetleri Limited Şirketi) tarafından yapıldığı, bu sözleşme  ilişkisi kapsamında dava dışı bu şirket tarafından elde edilen kazançlardan davacıya yapılan komisyon ödemelerinin bu şirket tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ... ile davalı ... arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, davacının sözleşme ilişkisinin  davalının o dönemde yetkilisi ve ortağı olduğu dava dışı ... Hizmetleri Ltd. Şti. (Eski Ünvanları:... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi) ile olduğu, davalının pasif husumetinin bulunmadığı, davanın dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine...\" karar verildiği görülmüştür. İncelenen dosyada, davacı komisyon ilişkisinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla alacak davası açmıştır. İlk derece mahkemesince toplanan deliller kapsamında davalı ...'ın dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, daha sonra paylarını üçüncü kişiye devrettiği ve bu kişiyle birlikte şirket yetkilisi olarak görevine devam ettiği tespitinde bulunmuş, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde sonucu, davacıya yapılan komisyon ödemelerinin dava dışı şirket tarafından yapıldığı, dolayısıyla davacının alacağına dayanak yapılan komisyonculuk sözleşmesinin tarafının davalı gerçek şahıs olmadığı, bu nedenle de mahkemenin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi yerindedir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ayrıca alınan bilirkişi raporlarının taraf, mahkeme ve istinaf kanun yolu denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlenip hükme esas alınmaya yeterli olduğu, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesinde; İstinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b maddesi gereğince davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, Harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davacının üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda HMK 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c282aefb508d19a","SID":"25ed4b71d729b02d"}}