{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/1067 - Karar No:2024/919<br>                         T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1067 <br>KARAR NO\t: 2024/919<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/12/2021<br>NUMARASI\t: 2018/36 E-2021/769 K<br><br>ASIL DAVADA:<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>ASIL VE BİRLEŞEN\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 19.11.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.11.2024\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin asıl ve birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tAsıl davada davacı vekili: Taraflar arasında akdedilen 20.02.2014 tarihli taşeron sözleşmesi gereğince müvekkilinin taşeron sıfatıyla  İstanbul Hadımköy-Hoşdere ... 835 adet Konut ve Kapıcı Daireleri, Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İnşaatı İşinin  ahşap mutfak, kapı, banyo dolapları, şaft kapakları ve posta kutuları işinin malzeme, montaj, nakliye, kör kasa ve aksesuarlar dahil olmak üzere anahtar teslimi olarak yapımını üstlendiğini ve sözleşme gereğince müvekkilinin edimini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının ödeme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, hakedişleri sürekli geç olarak ödeyince müvekkilinin telefonla iletişim kurmaya çalıştığını, sonuç alamayınca mail yoluyla  ve sonrasında da noterden gönderdiği ihtarnamelerle hakedişlerin ödenmesini talep ettiğini, davalının müvekkilince kendisine gönderilen faturaları sudan sebeplerle iade edip zaman kazanmaya çalıştığını, davalının ödemeleri yapmaması sebebiyle hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12238 sayılı dosyası ile 364.592,00 TL asıl alacak ve 115.116,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 479.708,18 TL üzerinden ilamsız talip başlatıldığını,  davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, işin tamamen bittiğini, geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesinde ödemeler başlığı altında davalının davacıya yapacağı ödemelerin düzenlendiğini, hakedişleri davalı yükleniciye ödeyen dava dışı işveren ...'dan bu işle ilgili tüm hakkedişler getirildiğinde davalının hakedişleri ne zaman aldığı ve müvekkiline vermesi gereken paraları ne kadar süreyle geciktirerek verdiği, bakiye borcunun ne olduğunun anlaşılacağını belirterek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı hakkında %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tAsıl davada davalı vekili: Davacının var olduğunu iddia ettiği alacağının hangi belgelere dayandığının belli olmadığını, davacının taleplerini somutlaştırması gerektiğini,  zira davacının müvekkiline göndermiş olduğu Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12238 sayılı icra takip dosyasında ve de dava dilekçesinde bu borcun dayanağının açıklanmadığını, davacının talebinin aksine müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığı gibi davacının edimini süresinde tamamlamaması sebebiyle davacıdan gecikme cezası alacağının bulunduğunu,  sözleşme gereğince işin bitim tarihi 05.03.2015 olup, davacı yanca yapılan işte gecikildiğini, işin zamanında bitirilmediğini, müvekkilince 03.07.2015 tarihli ihtarnameyle sözleşmede belirtildiği üzere gecikmeye düşülen her bir gün için 1.000,00 TL’dan toplam 149.000,00 TL cezai şartın tahakkuk ettirildiği hususunun davacıya bildirildiğini, yine 10.04.2015 tarihli ihtarnameyle işin süresinde bitirilmemesi halinde cezai şartın işletileceğinin ihtar edildiğini, buna karşın davacının sözleşmeye aykırı bir şekilde gecikmeli olarak işi yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin üstlenmiş olduğu işe ilişkin olarak 2015 tarihinde idare tarafından geçici kabulün yapıldığını,  ancak bu tarihte davacı tarafından üstlenilen imalat işlerinin ise halen tam olarak tamamlanamadığını, kaldı ki geçici kabulde de davacının yapımını üstlendiği işlere ilişkin bir takım noksanların mevcut olduğunu, davacıya gönderilen 03.07.2015 tarihli ihtarname sonrasında da yine davacı aleyhine 123.000,00 TL gecikme bedelinin tahakkuk ettirildiğini, halen işlerin tamamını bitiremediğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine davacıdan ceza bedeli alacağının mevcut olduğunu, buna ilişkin her türkü takas-mahsup ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının hiçbir somut delile dayandırmadığı iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, hiçbir alacağı olmamasına rağmen davacının müvekkili adına bir kısım gerçeğe aykırı malzeme faturası düzenleyerek müvekkiline tebliğ etmeye çalıştığını, müvekkili ile davacı arasında iki adet taşeron sözleşmesinin imzalandığını, bunlardan birisinin eldeki davaya da konu olan İstanbul ili, Hoşdere ilçesinde yapılan inşaatlardaki bazı imalatlara dair olduğunu, diğerinin ise müvekkilince yapımı üstlenilen Şanlıurfa ili, Maşuk ilçesinde inşaatlardaki bazı işleri yapmak üzere imzalandığını, dolayısıyla davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların içeriğinde faturanın hangi işe ilişkin düzenlendiğine dair bir açıklamanın mevcut olmadığını,  müvekkili tarafından da davacıdan hiçbir aşamada malzeme alımının da yapılmadığını belirterek, davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\tBirleşen davada davacı vekili: Müvekkilinin 23.09.2014 tarihinde davalı ile Şanlıurfa ilçesi, Maşuk  Bölgesi 3. Etap 1017 Adet Konut inşaatı işinin bütün FG tipi konutlarının, bütün ahşap imalatlarının yapımına ilişkin anahtar teslimi sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilinin edimlerini zamanında ve eksiksiz yerine getirdiğini, davalının ise gönderilen ihtar ve maillere rağmen hakedişleri ödemede geciktiğini, müvekkilince yapılan işlere ilişkin faturaların davalı yanca sudan sebeplerle iade edildiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine Ankara 16.İcra Müdürlüğü'nün 2017/12239 sayılı dosyası ile 354.021,00 TL asıl alacak ve 91.541,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 445,562,10 TL’lik alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, işin bittiğini, geçici ve kesin kabullerin yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 12.maddesinde davalının müvekkiline yapacağı ödemelerin düzenlendiğini, hakedişleri davalı yükleniciye ödeyen dava dışı idareden (TC. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığından) mahkemece bu işle ilgili tüm hakedişler getirtildiğinde hakkedişlerin geciktirilerek ödendiği ve bakiye borcun ne olduğunun anlaşılacağını belirterek, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>\t\tBirleşen davada davalı vekili: Davacının var olduğunu iddia ettiği alacağının hangi belgelere dayandığının belli olmadığını, davacının taleplerini somutlaştırması gerektiğini,  zira davacının müvekkiline göndermiş olduğu Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12239 sayılı icra takip dosyasında ve de dava dilekçesinde bu borcun dayanağının açıklanmadığını, davacı talebinin aksine müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığı gibi davacının edimini süresinde tamamlamaması sebebiyle davacıdan gecikme cezası alacağının bulunduğunu,  sözleşme gereğince işin bitim tarihi 15.02.2015 olup, davacı yanca yapılan işte gecikildiğini, işin zamanında bitirilmediğini, bunun üzerine davacının imzasını ihtiva eden bir tutanakla 06.01.2015 tarihinde taahhütname düzenlendiğini ve bu taahhütname uyarınca davacının üstlenmiş olduğu yapım işini 05.03.2015 tarihine kadar bitirmeyi taahhüt ettiğini, ancak taahhütnamede belirtilen tarihte de işin tamamlanmadığını, müvekkilince 03.08.2015 tarihli ihtarnameyle sözleşmede belirtildiği üzere gecikmeye düşülen her bir gün için 1.000,00 TL’dan toplam 165.000,00 TL cezai şartın tahakkuk ettirildiği hususunun davacıya bildirildiğini, ancak davacı tarafından işin yine sözleşmeye aykırı şekilde gecikmeli olarak sürdürülmeye devam edildiğini, müvekkilinin üstlenmiş olduğu işe ilişkin olarak Kasım 2015 tarihinde idare tarafından geçici kabulün yapıldığını, ancak bu tarihte davacı tarafından üstlenilen imalat işlerinin ise halen tam olarak tamamlanamadığını, kaldı ki geçici kabulde de davacının yapımını üstlendiği işlere ilişkin bir takım noksanların mevcut olduğunu, davacıya gönderilen 03.08.2015 tarihli ihtarname sonrasında da yine davacı aleyhine 123.000,00 TL gecikme bedeli olarak ceza  tahakkuk ettirildiğini, halen işlerin tamamını bitiremediğini, dolayısıyla müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine davacıdan ceza bedeli alacağının mevcut olduğunu, buna ilişkin her türkü takas-mahsup ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davacının hiçbir somut delile dayandırmadığı iddialarını ispatla yükümlü olduğunu, buna karşın davacı tarafından 27.11.2015 tarihli ihtarnameyle müvekkili adına düzenlenmiş faturaların müvekkilince 02.12.2015 tarihli ihtarnameyle iade edildiğini, zira davacının hiçbir alacağı olmamasına rağmen davacının müvekkili adına bir kısım gerçeğe aykırı malzeme faturası düzenleyerek müvekkiline tebliğ etmeye çalıştığını, taraflar arasında iki adet taşeron sözleşmesinin imzalandığını, bunlardan birisinin eldeki davaya da konu olan Şanlıurfa ili, Maşuk ilçesinde yapılan inşaatlardaki bazı imalatlara dair olduğunu, diğerinin ise müvekkilince yapımı üstlenilen İstanbul ili, Hoşdere ilçesinde yapımı müvekkilince üstlenilen inşaat işinde bir takım işleri yapmak üzere imzalandığını, dolayısıyla davacı tarafından davalıya gönderilen faturaların içeriğinde faturanın hangi işe ilişkin düzenlendiğine dair bir açıklamanın mevcut olmadığını,  müvekkili tarafından da davacıdan hiçbir aşamada malzeme alımının da yapılmadığını belirterek, davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen davada davalı vekili 26.01.2021 tarihli dilekçesiyle birleşen dava yönünden Maşukiye işinde davacıya borçlu göründüğü 595.922,88TL bedel ile Hoşdere işinde davacıdan alacaklı olduğu 678.746,86TL'nın takas ve mahsubunu talep ettiklerini belirtmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince: Asıl ve birleşen davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takiplere itirazın haksızlığı iddiası ile açılan itirazın iptali davaları olduğu, taraflar arasında İstanbul Hadımköy - Hoşdere ... 805 adet konut ve kapıcı daireleri alt yapı ve çevre düzenleme inşaatı işinin kapsamında bulunan ahşap mutfak + kapı + banyo dolapları + şaft kapakları ve posta kutularının imal ve montajının yapılması amacıyla 20/02/2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile Şanlıurfa ili Maşuk bölgesi 3. Etap 1017 adet konut, cami, büfe inşaatları ve alt yapı ve çevre düzenleme inşaat işinin bütün FG tipi konutlarının bütün ahşap kapılarını, mutfak dolaplarını, şaft kapaklarını, kollektör dolaplarını, mutfak inişlerini, posta kutularını, kör kapı imalatlarını proje mahal listesini ve teknik şartnameye uygun olarak malzeme, aksesuar, yatay döşeme taşıma, laminant tezgah, konaklama, işçilik, boya, cam, montaj, nakliyat SGK dahil idare ile davalı arasında imzalanan sözleşmede belirtilen bütün ahşap imalatlarının ve işlemlerinin anahtar teslimi yapım işiyle ilgili 23/09/2014 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, davacının bu taşeronluk sözleşmelerinde belirtilen şartlarla işlerin yapımını üstlendiği çekişme konusu olmayıp çekişmenin  her iki taşeronluk sözleşmesinde belirtilen işlerin süresinde yapılıp yapılmadığı,  işlerde eksik işlerin olup olmadığı, hakedişlerin süresinde ödenip ödenmediği, yapılan bu işlerden dolayı davacının asıl ve  birleşen dosyadaki takip tarihi itibariyle bakiye alacağı olup olmadığında toplandığı, tarafların delil ve belgeleri toplandıktan sonra dosyanın hesap bilirkişisi, mali müşavir bilirkişisi ve inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek 28/09/2019 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, bilirkişi raporuna taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra itirazların karşılanması için  dosya aynı bilirkişilere tevdi edilerek  16/06/2020 tarihli ek raporun alındığı, yargılama esnasında Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/99 esasında görülmekte olan itirazın iptali davasının birleştirilmesine karar verilmesi üzerine  asıl dosya yönünden düzenlenen ek rapora karşı da taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra  hem beyan ve itirazların değerlendirilmesi hem de birleşen dosya yönünden varsa davacı alacağının belirlenmesi yönünde dosyanın bilirkişilere tevdi edilerek  06/01/2021 tarihli ek raporun alındığı, iş bu rapora da taraf vekillerinin beyan ve itirazlarının alındığı,  17/02/2021 tarihli ara kararı ile birleşen davadaki işle ilgili geçici ve kesin kabul tutanaklarının ilgili kurumdan istenildiği,  dosyanın daha sonra aynı bilirkişilere tevdi edildiği,  itirazları karşılar 05/08/2021 tarihli alınan ek raporda da asıl ve birleşen davayla ilgili sözleşme koşullarına göre davalının davacı taşerona  fazla ödeme yaptığının belirtildiği, taraf vekillerinin alınan rapor ve ek raporlara itirazı olmuşsa da rapor ve ek raporlarda taraf itirazları karşılandığından ve hüküm kurmak için de yeterli göründüğünden itirazlar yerinde görülmeyerek yeni bir bilirkişiden rapor alınma taleplerinin reddedildiği, toplanan delillere göre davacının asıl davada İstanbul Hadımköy'deki inşaat işiyle ilgili olarak iş kapsamındaki belirli işleri, birleşen davada ise Şanlıurfa ili Maşuk bölgesindeki üstlenen inşaat işiyle ilgili olarak iş kapsamındaki belirtilen işleri taşeron olarak üstlendiği, asıl ve birleşen davada her iki iş kapsamında ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan takiplere ilişkin itirazın iptali davaları açılmış ise de; yeterli görülen bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi yapılan işten ödemeler ve gecikme cezasının düşülmesi halinde fazla ödemenin yapıldığı belirlendiğinden her iki dava kapsamında da davacı taşeronun davalı yükleniciden herhangi bir alacağının olmadığı kanaatine varıldığı...gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında iki ayrı taşeron sözleşmesinin imzalandığını müvekkilinin iş bu taşeron sözleşmeleri uyarınca  edimini yerine getirdiğini, ancak hak edişleri ihale sahibi firmalardan alan davalı şirketin müvekkiline her iki sözleşme uyarınca yapması gereken ödemeleri süresinde ve tam olarak yapmadığını, bu kapsamda da müvekkiline borçlu olduğunu, bunun dosya kapsamı ile sabit olduğunu, sözleşmelerin aksine davranan ve sözleşme şartlarına ilk olarak ihlal eden davalı şirket lehine gecikme cezası tahakkuk edilmesi ve böylece de müvekkilinin alacağının gecikme cezasından mahsup edilerek mağdur edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olup mahkeme kararının bozulması gerektiğini, mahkemenin yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporlarına itibar ederek eksik inceleme sonucunda karar verdiğini, söz konusu çelişkilerin farklı bir bilirkişi kurul raporu ile giderilmesi gerekirken aynı kuruldan ek rapor alınarak giderilmeye çalışıldığını, itiraz dilekçelerindeki hususların  bilirkişi raporlarında irdelenmediğini ve itirazları açığa kavuşturulmadan karar verildiğini, raporlara karşı yaptıkları itirazların tamamında taraflar arasında sözleşmeye dayalı ve hem asıl hem de birleşen davaya konu olan  İstanbul Hoşdere ve Şanlıufra Maşukiye işlerinin davalı tarafından tek bir cari hesapta tutulduğu, yapılan ödemelerin her iki davaya konu kesin hesap tutarından düşülerek kümülatif bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini belirttiklerini, ancak alınan bilirkişi raporlarının tamamında yapılan hesaplamaların her iki dava yönünden ve her iki sözleşme yönünden ayrı hesaplama yöntemi ile yapıldığını, öncelikle zaten dosyada alınan 29/08/2019 tarihli rapor ile 16/06/2020 tarihli ek raporun her iki davanın birleştirilme kararından önce ve birleşen davadaki bilgi ve belgeler incelenmeden hazırlanmış raporlar olup zaten tek cari hesapta tutulan  işlerin çözümüne ışık tutacak bir hesaplama yapılamadığını, ayrıca tüm bilirkişi raporlarında sadece davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına itibar edilerek hesaplamaya gidilmesinin kabulünün de mümkün olmadığını, alanında uzman başka bir kurul tarafından çelişkileri giderici yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmadan  mahkemenin söz konusu raporlara itibar ederek karar vermesinin hatalı olduğunu,  ticaret hayatının hiçbir yerinde yapılan hiçbir sözleşmeye ya da ihaleye dayalı işlerde işverenin iş yapan firmaya hele bir de iş bitmeden fazla para ödemesi yapmasının düşünülemeyeceğini, bilirkişi raporları ile davacıya fazla ödeme yapıldığı şeklindeki değerlendirmenin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, böyle bir durumun dosyada  oluşmasının nedeninin ise, her iki dava da, davalı şirketin asıl işveren ... ve TOKİ’den hakedişlerini zamanında almasına rağmen, davacı müvekkilinin ödemelerini zamanında ve tam olarak yapmadığı gibi, müvekkilinin yaptığı iş ve imalatlar nedeniyle davalıya kestiği faturaları, noter ihtarnamesi ekinde davalıya göndermesine rağmen davalının bu faturaları ticari defterlerine işleyip müvekkiline iade etmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin davalı adına keşide ettiği Elazığ 1.Noterliğinin 27/11/2015 tarihli ihtarnamesi ile 263.238,20 TL  bedelli fatura ile 442.647,90 TL bedelli olmak üzere toplam 705.886,61 TL tutarındaki iki adet faturayı göndermiş ise de davalı tarafın söz konusu faturaları sebepsiz yere müvekkiline iade ederek ticari defterlerine işlemekten imtina ettiğini, bu nedenle davalının defter kayıtları üzerinde faturaların bedelleri kadar  daha az borçlu göründüğünü, haliyle bu durumun mahkemeyi de/ bilirkişileri de yanılttığını ve davacının alacağına kavuşmasını engellediğini, her iki davaya konu iş nedeniyle yapılan iş ve iş karşılığı kesilen faturalar yönünden ve özellikle TOKİ ve ... hakedişleri üzerinden  değerlendirme/karşılaştırma yapılması gerektiğini belirterek asıl ve birleşen dava yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tAsıl ve birleşen dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup,  mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.  <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> \tTaraflar arasında İstanbul Hadımköy- Hoşdere ... 835 Adet Konut ve Kapıcı Daireleri ile Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İnşaatı İşinin ahşap mutfak+kapı+banyo dolapları+şaft kapakları+posta kutuları işlerinin yapımı konulu 20.02.2014 tarihli sözleşme akdedilmiş olup sözleşmenin toplam 1.315.916,00 TL+KDV bedelli anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olduğu, sözleşmenin  12.maddesinde \"Süre, Gecikme Cezası\" başlığı altında\"12.1. Taşeron sözleşme kapsamında yapacağı işleri sözleşmenin imzalanmasından sonra 16.06.2015 tarihine kadar çalışır vazivette teslim edecektir. Taşeron taahhüt etmiş olduğu işleri zamanında bitiremez ise, ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş. gecikilen her gün için 1.000,00(BinYTL) ceza kesmeye yetkilidir. Bu gecikme 7 takvim gününü geçerse ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş. 7. günden itibaren de her gün için bu cezayı alarak beklemekte veya beklediği her gün için ceza tahakkuk ettirerek bir müddet bekledikten sonra dilediği bir tarihte işbu sözleşmeyi yukarıdaki esaslara göre fesih ederek sair haklarına talep etmekte, işin tamamını veya bir kısmını başka bir taşerona devretmekte veya kendisi yapmakta serbesttir....\", 13.maddesinde \"Ödemeler\" başlığı altında \"Taşeron hakedişi idari hakediş gününe göre yapılacak ve ...'un ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş.' ye ödemesine müteakip taşeron hakediş tutarının  % 10'u teminat kesintisi yapılarak kalanını 60-90 günlük 2 adet çek ile taşerona ödenecektir. Teminat kesintisinin % 5'i geçici kabul yapılıp işverene bu miktar ödendikten sonra 60 günlük çek verilecektir. %5'i kesin kabul yapıldıktan sonra 60 gün vadeli çek ile ödenecektir. ... ...O.'nun işverene ödediği oranlarda ödemeler yapılacaktır.Her hangi bir geçici hak edişin onaylanması veya hak ediş bedelinin taşerona ödenmesi, sözkonusu hak edişin ve hak ediş kapsamındaki işlerin ... İnş. İç ve Dış Tic. A.Ş.tarafından işin ayıptan ari olarak ve zamanında teslim edildiğinin kabul edildiği biçiminde yorumlanamaz. Geçici hak edişlerin ... tarafından imzalanması ve bedelinin ödenmesi esnasında itirazı kayıt koymak zorunda olmaksızın işin her aşamasında veya sonrasında gecikmeler nedeni ile işbu sözleşmede düzenlenen cezai şart bedellerini tahsil edebilir. ..., bu geçici hak edişleri ve hak edişler kapsamındaki işleri, kesin kabul ve sonraki kesin hak ediş ödemesine kadar her zaman yeniden değerlendirebilir. Değerlendirmelerden sonra hatalı ödeme yapıldığı tespit edildiği takdirde fiyat farkı faturası kesebilir veyahut da fazla ödemelerin iadesini talep edebilir.\" hükümlerine yer verildiği görülmüştür.<br>\tTaraflar arasındaki  23.09.2014 tarihli Şanlıurfa Maşuk Bölgesi TOKİ 3. Etap 1017 adet konut inşaatı işinin FG tipi bloklarının, bütün ahşap kapılarını mutfak dolaplarını+şaft kapaklarını+kollektör dolaplarını+mutfak inişlerini+posta kutularını+kör kasa imalatlarının yapımı konulu sözleşmenin \"İşin anahtar teslimi götürü bedeli\" başlığı altında sözleşmenin 1.maddesinde yapılacak imalatlar ve birim fiyatlarının sayıldığı, işin tahmini bedelinin 900.000,00 TL+ KDV olduğu, sözleşmenin sabit birim fiyatlı götürü bedel sözleşme olduğu, sözleşmenin 11.maddesinde \"Süre, Gecikme Cezası\" başlığı altında\"11.1.maddesinde \"Sözleşmenin imzalanmasından sonra renk seçimleri yapılarak idare tarafından malzeme onayı verildikten sonra ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş. tarafından yer teslimi yapılması ile birlikte taşeron işe başlayacaktır. Taşeron 15-02-2015 tarihi itibari ile işbu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz, anahtar teslimi ve her türlü ayıp ve muvazaadan ari şekilde ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye çalışır vaziyette teslim edecektir. Taşeron taahhüt etmiş olduğu işleri 15-02-2015 tarihinde bitiremez ise,  ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş. gecikilen her gün için 1.000,00(BinTL) ceza kesmeye yetkilidir. Bu gecikme 7 takvim gününü geçerse ... İnşaat İç ve Dış Ticaret A.Ş. 7.günden itibaren de her gün için bu cezayı alarak işin tamamlanmasını beklemekte veya beklediği her gün için ceza tahakkuk ettirerek bir müddet bekledikten sonra dilediği bir tarihte işbu sözleşmeyi yukarıdaki esaslara göre fesih ederek sair haklarına talep etmekte, işin tamamını veya bir kısmını başka bir taşerona devretmekte veya kendisi yapmakta serbesttir....\", 12.maddesinde  \"Ödemeler\" başlığı altında \" Yapılan imalat her ayın 5. günü hazırlanarak taşeron hak edişine konulur. İdarenin işverene yaptığı ödemeleri müteakip takip eden ayda taşeronun bakiye alacakları 60-90 günlük çekler ile ödenecektir. Taşeronun hak ediş ödemeleri idari hak ediş gününe göre ve idarenin yapmış olduğu hak ediş ödemesi oranlarına göre yapılacaktır. Taşeron hakediş tutarının %5'lik kısımı teminat kesintisi olarak ... hesaplarında tutulacaktır.Herhangi bir geçici hakedişin onaylanması veyâ hak ediş bedelinin taşerona ödenmesi, sözkonusu hakedişin ve hakediş kapsamındaki işlerin ... İnş. İç ve Dış Tic. A.Ş. tarafından işin ayıptan ari olarak ve zamanında teslim edildiğinin kabul edildiği biçiminde yorumlanamaz. Geçici hak edişlerin ... tarafından imzalanması ve bedelinin ödenmesi esnasında itirazi kayıt koymak zorunda olmaksızın işin her aşamasında veya sonrasında gecikmeler nedeni ile işbu sözleşmede düzenlenen cezai şart bedellerini tahsil edebilir. ..., bu geçici hak edişleri ve hak edişler kapsamındaki işleri, kesin kabul ve sonraki kesin hak ediş ödemesine kadar her zaman yeniden değerlendirebilir. Değerlendirmelerden sonra hatalı ödeme yapıldığı tespit edildiği takdirde fiyat farkı faturası kesebilir veyahut da fazla ödemelerin iadesini talep edebilir\" hükümlerine yer verildiği görülmüştür.<br>\tHer iki sözleşmeye konu işin yapılıp teslim edildiği dava dışı iş sahipleri tarafından kesin kabullerinin yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tDavacı taraf her iki işe ilişkin olarak asıl ve birleşen davada bakiye alacağı olduğu iddiasına dayalı olarak itirazın iptali ile takiplerin devamını talep etmiş, davalı taraf ise işte gecikme olduğunu, davacı tarafça kesilen bir kısım faturaların sözleşmeye uygun olmayıp fahiş düzenlendiğini belirterek takas- mahsup nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemesince taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davacı tarafından yapılan imalatlara ilişkin her iki sözleşmedeki ödemeye yönelik olarak dava dışı işverenler ... ile TOKİ' den davalıyla düzenlenen hakedişler ve ödemelere ilişkin belgeler de getirtilerek davacının yapmış olduğu her iki iş nedeniyle bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davacıya ödemelerin süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek, davacı itiraz ve beyanlarını karşılar şekilde, gecikme cezasının mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususu da değerlendirmek suretiyle hakediş alacağı ve gecikme cezasına ilişkin taraf itiraz ve beyanlarını karşılar denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporu alınarak hükme varılması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin  istinaf başvurusunun kabulüne, esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>   \t1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.12.2021  gün ve 2018/36 E., 2021/769 K. sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Asıl ve birleşen davada davacının asıl ve birleşen dava için yatırdığı 80,70 TL ve 80,70 TL olmak üzere toplam  161,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Asıl ve birleşen davada davacı tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçları ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>      \t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak  19.11.2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>         Başkan  ...                   Üye ...\t             Üye ...                 Katip ...<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55fa6a056a2e120b","SID":"35c2bc1d6540779e"}}