{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/786 <br>KARAR NO:2024/1867<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİH:08/12/2021<br>NUMARASI:2021/624 Esas- 2021/972 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Kazakistan'da kurulu bir limited şirket olduğunu, şirketin Türkiye'de kurulu ... AŞ'nin sermayesine tekabül eden toplam payların %75'ine sahip olduğunu, davalının ise ... Şirketi'nin paylarının %25'ine sahip olduğunu, dava dışı ... Şirketi'nin dava dışı ... AŞ ... Şubesi ile 04/04/2006 tarihli ve 21.000.000 Euro bedelli kredinin kullanılması amacıyla genel kredi sözleşmesi imzaladığını, davacı şirket ve davalının da işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davacı ile davalının kendi iç ilişkilerinde kredinin geri ödenmesi bakımından sorumluluklarının ... Şirketi'ndeki hisse oranları ile sınırlı olacağını kararlaştırdıklarını, çekilen kredi tutarının faizi ile birlikte bankaya taksitler halinde ödenmesi için 8 senelik süre belirlendiğini, bu süre içinde faizi ile birlikte toplam kredi tutarı olan 28.606.704 Euro'nun 25.781.704 Euro tutarındaki kısmının esas borçlu ... Şirketi tarafından, 2.825.000 Euro tutarındaki kısmının ise davacı şirketçe bankaya geri ödendiğini, davacı şirketin müteselsil kefil sıfatı ile bankaya ödemek zorunda kaldığı toplam 2.825.000 Euro'nun %25'i olan 706.250 Euro'u diğer müteselsil kefil davalının ödemesi gerektiğini, ancak davalının bu talebin gereğini yerine getirmediğini, bu sebeple davacı şirket tarafından davalıya karşı ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin başlatmış olduğu icra takibinin kendisi tarafından ödenmesi amacı ile ve kendi mecburi birtakım usuli gereklilikler nedeniyle ... Şirketine kullandırdığı kredi tahtında davalının  müteselsil kefil olduğu gerekçesi ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davalıdan ödeme talep etmesi olduğunu, dava dışı ... Şirketinin 08/11/1995 tarihinde kurulduğunu, davacı şirketin dava dışı ... Şirketinin hisselerinin %75 satın alarak hakim ortak haline geldiğini, davacı şirketin satıcılardan söz konusu hisseleri satın alırken önce ... ...AŞ Hisse Devir Çerçeve Kararı ve Devir Ön Protokolü adı altında bir protokol imzaladığını ve bu protokolün 5.maddesi uyarınca satıcılara ödenecek 18.750.000 USD'lik bedelin ... Şirketi tarafından kullanılacak kredi ile ödeneceğinin hüküm altına alındığını, ayrıca 28/11/2005 tarihli Sermaye TAahhüdü ve Devir Anlaşması adı altında bir adet anlaşma daha imzalandığını, davacı şirketin söz konusu anlaşmayı imzalarken anlaşmanın 2.1.1 maddesinde şirketin satışa konu %75 hisse değerinin 58.925.000 USD olduğunu kabul ettiğini, bu bedeli doğrudan satıcılara ödemek yerine bir ödeme mekanizması oluşturmayı tercih ettiğini, bu ödeme mekanizması gereğince 9.500.000 USD'yi doğrudan şirkete sermaye olarak koymayı kabul ettiğini, 5.400.000 USD'yi nakit olarak satıcılara şirketin bazı borçlarının ödenmesi zımnında ödediğini ve 25.725.000 USD'yi de yine nakit olarak satıcılara şirketin bazı borçlarının ödenmesi zımnında ödediğini, bakiye bedelin 18.750.000 USD olmasına rağmen anlaşmanın imzalandığı 28/11/2005 tarihi ile 04/04/2006 tarihi arasında şirketin devam eden yatırımları nedeni ile şirkete koydukları fonlarda söz konusu olduğundan 04/04/2006 tarihinde toplam 25.000.000 USD kredi kullanılmasına karar verildiğini, söz konusu kredinin ... Şubesi ile 04/04/2006 tarihinde 21.000.000USD karşılığı olarak davacı şirketin tüm bedele müşterek borçlu müteselsil kefil olması suretiyle kullanıldığını, söz konusu kredinin kullanılmasından önce davacı şirketin sahibi olan yine Kazakistan'da mukin ... adlı şirket tarafından ... Bank'a hitaben kredinin iştiraki olan davacı şirket tarafından ödenebilmesi için gerekli her türlü fonlamayı yaptığı ve yapacağı garantisini verdiğini, böylelikle davacı şirket tarafından satıcılara ödenmesi gereken toplam 58.925.000 USD'lik %75 hisse devir bedelinin ödenmiş hale geldiğini, kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra 05/04/2006 tarihinde şirket işlerinin görüşüldüğü toplantıya ilişkin tutanakta davacı şirketin kredinin kullanım amacının ... Şirketine ait hisselerin %75 satın alınmasının kabul ve ikrar edilerek tutanağa imza edildiğini, davacı şirketin geri ödemeleri düzenli olarak yaptıktan sonra yıllarca bu bedelleri ne şirketten ne de müteselsil kefil olduğu iddiası ile davalıdan geri istemediğini, tüm bu hususlara rağmen davacı şirket tarafından Beşiktaş ....Noterliği'nin ... yevmiye sayılı ve 21/12/2016 tarihli ihtarname ile davalıdan 706.250 USD tutarında ödeme yapmasını haksız ve hukuka aykırı olarak talep ettiğini, davalı tarafından cevaben Beşiktaş ....Noterliği'nin ... yevmiye nolu 23/01/2017 tarihli ihtarname ile gerekli cevaplar verildiğini, davacı şirketin tüm bunlara rağmen haksız olarak davalı hakkında icra takibi başlattığını, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ve itirazında haklı olduğunu, anılan nedenlerle davanın reddi ile davacı şirketin kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine alacak miktarının %20'si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  08/12/2021 tarih ve 2021/624 Esas -  2021/972 Karar  sayılı kararında;\"....Dava, davacı tarafından... sayılı dosyası kapsamında davalı hakkında başlatılan icra takibine, davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz edilen deliller, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın dava dışı ... Şirketi tarafından kullanılan kredinin, krediye kefil olan davacı şirket tarafından ödenen taksitleri ile ilgili olarak diğer kefil davalı ... hakkında kefalet dolayısıyla yapılan ödemeden davalının payına düşen kısmın tahsili amacı ile başlatılan takibe, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline yöneliktir. Davacı tarafça, dava dışı ... Şirketi tarafından kullanılan krediye dayalı davalı ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil olunduğu ve söz konusu kredi ile ilgili olarak alacaklı bankanın talebi ile yaptığı 06/04/2012 tarihli 825.000 Euro ve 15/05/2014 tarihli 2.000.000 Euro tutarlı ödemeden davalının payına düşen %25'lik kısım olan 706.250 Euro'nun davalı tarafından kendisine ödenmesi gerektiği iddia edilmiş, davalı tarafça ise söz konusu kredinin davacının ... Şirketine ortak olma bedeli olarak eski hissedarlara yapılması gereken ödemenin ... Şirketi tarafından alınan kredi ile sağlandığı, davacının kredi geri ödemeleri, ödeme öncesinde ... Şirketine transfer ettiğini, ... Şirketinin de kullandığı kredi ile ilgili olarak esasen borcu olmadığını ve kendi kefaletinin de şeklen olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce yaptırılan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre dava dışı .... AŞ'nin eski ortakları ile davacı şirket arasında 28/11/2015 tarihli ... AŞ Hisse Devir Çerçeve Kararı ve Devir Ön Protokolü ile yine aynı tarihli Sermaye Taahhüdü ve Hisse Devir Anlaşması imzalandığı, ... Şirketine ait hisselerinin %75'inin satın alınması karşılığı bakiye bedelin ve satan ortakların ortaklar cari hesabının tasfiyesi için ... Şubesi üzerinden 21.000.000 Euro tutarında kredi kullanıldığı, kullanılan kredi sonucu davacının dava dışı ... Şirketinde taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği ve dava dışı şirketin %75 hisse nispeti ile ana hissedarı olduğu, imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, davacı tarafından dava dışı ... Şirketi hesaplarına yapılan para transferlerinin neredeyse tamamının kredi geri ödeme tarihleri ile eş zamanlı olarak yapıldığı, yapılan para transferlerini takiben kredi ödemelerinin gerçekleştirildiği, yapılan para transferlerinin davacının cari hesabına alacak kaydedildiği ve ... Şirketinden alacaklı hale geldiği, cari hesap bakiyesine dönem sonlarında kur farkı hesaplandığı, faiz giderinin ve davacının cari hesabına işletilen kur farklarının ... Şirketi tarafından gider konusu yapılarak dönem sonlarında kâr/zarar hesaplarına intikal ettirildiği, ... Şirketi tarafından yapılan denetim raporlarında bahse konu krediye ait faiz giderlerinin ve davacının cari hesabına işletilen kur farklarının gider yazılmasının eleştiri konusu yapıldığı, kullanılan kredinin geri ödenmesi için yollanan tutarlardan hisse alımının finansmanı için kullanılan kadar kısmın cari hesap alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin belirtildiği, söz konusu hususların \"Şartlı Görüşün Dayanağı\" adı altında değerlendirildiği, denetim raporunda eleştiri konusu yapılan hususlarla ilgili olarak davacının USD ve Euro cari hesaplarında yer alan alacak bakiyelerinden geçmiş dönemlere ait kur farkı ve faiz giderlerinin 29.027.113,12 TL olarak tenzil edildiği, yine 30/09/2016 tarihinde 27.680.939,87 TL alacak bakiyesinin özkaynaklar altındaki \"529.01.011 Hisse Senedi İhraç Primi\" hesabına virmanlandığı, denetçi görüşüne uygun olarak yapılan düzeltmeleri ile ... Yönetiminin ... Şirketi'nin kredinin muhatabı değil aracısı olduğuna dair davalı görüşü ile uyumlu davrandığı, dava konusu kredi ödemelerinden 825.000 Euro tutarlı ödemenin davacı tarafından ... Şirketi hesaplarına aktırılmasını takiben alacaklı bankaya ödendiği, 15/05/2014 tarihli 2.000.000 Euro tutarlı kredi ödemesinin davacı tarafından doğrudan alacaklı... Bank hesabına gönderildiği, ilgili bakiyenin ... Şirketi nezdindeki davacının cari hesabına alacak kaydedildiği, davacının bu kayıtla yapmış olduğu ödeme tutarını hesaben ... Şirketi'den tahsil etmiş olduğu, 825.000 Euro tutarlı ödemenin davacı tarafça doğrudan ... hesabına gönderilmiş olması ve buradan kredi ödemesinin yapılmış olması gözönüne alındığında 825.000 Euro tutarlı ödemenin davacı tarafça dava dışı şirkete gönderildiği ve davacının dava dışı şirketten alacaklı hale geldiği, dolayısıyla 825.000 Euro'luk ödemenin bankaya yapılmaması sebebiyle kefalet hükümlerinin 825.000 Euro için işletilemeyeceği, bu sebeple 825.000 Euro ödeme sebebiyle davacının davasının reddi gerektiği, her ne kadar 15/05/2014 tarihli 2.000.000 Euro'luk kredi ödemesinin davacı tarafından doğrudan ... Bank hesabına gönderildiği görülmüş ve bir an için müteselsil kefalet hükümleri uyarınca davacının davalıdan talepte bulunabileceği değerlendirilmiş olsa da, söz konusu kredinin davacı şirketin, dava dışı şirketteki hisse alımı için yapıldığı,  dava dışı ... Şirketinin %75 hissesinin 58.925,00 USD bedelle davacı şirkete satıldığı, söz konusu hisse bedellerinin davacı şirket tarafından ödenmesi gerekirken bu ödemenin dava dışı ... Şirketi tarafından davaya konu olan kredi vasıtasıyla yapıldığı, kullanılan kredinin de esasen davacı şirketin yani  ... şirketinin dava dışı ... Şirketi'nin hisselerinin satın alınmasında kullanıldığı, bu kapsamda söz konusu kredi borcunun esasen ödeme yükümlülüğünün davacı ... şirketinde olduğu, kefalet hükümleri gereği davalı hissesine düşen bedelin tahsiline karar verilmesi halinde davacının bu nedenle sebepsiz zenginleşeceği, ayrıca davacının ödediği bu kredi bedelini şirket hesabından tahsil ettiği ve alacak kaydettiği, dolayısıyla davacının söz konusu bedeli hem dava dışı şirket cari hesabına davacı alacağı olarak kaydedildiği, yeniden davalıdan tahsiline karar verilmesi halinde de mükerrer tahsilat oluşturacağı görülmekle, davacının gerek ... Şirketi üzerinden gerekse doğrudan yaptığı tüm kredi ödemeleri için öncelikle ... Şirketi nezdindeki cari hesabında alacaklı hale geldiği, denetim raporlarında bu işlemlerin eleştiri konusu yapılması üzerine cari hesap bakiyelerinin özkaynaklar altında sermayeye eklenecek fon olarak kaydının sağlandığının belli olduğu, açıklanan nedenlerle TBK 586.ve devamı hükümleri çerçevesinde dava dışı ... Şirketi'nin ... Bank'tan kullanmış olduğu kredinin geri ödemesinde ödemelerin önce dava dışı ... Şirketi hesabına yapıldığı, takiben ... Şirketi'nin bankaya ödemede bulunduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından satın alınan dava dışı ... Şirketi'nin hisse bedellerine ilişkin olarak (davacı ile hisselerini devreden ... Şirketi ortakla arasındaki 2005 tarihli protokole uygun surette) gerçekleştirildiği, davacının dava dışı ... Şirketi'ne kefaletinin ortaklık ilişkisinden doğduğu, dolayısıyla davalının dava dışı ... Şirketi'nin .. Bank'tan almış olduğu kredi borcundan dolayı kefalet hükümlerine göre sorumlu olmadığı anlaşılmakla, sübut bulmayan davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise de,  davacının takipte kötü niyetli olduğunun sabit olmadığı, bu nedenle kötü niyet tazminatı talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından,  davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair  karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.\"gerekçesi ile, '' Davacının davasının SUBÜT BULMADIĞINDAN REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalı lehine KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının maddi hatalar bulunduran bilirkişi raporuna dayandığını, ilk derece mahkemesinin söz konusu bilirkişi raporu haricinde sunulan dellilleri hiçbir şekilde incelemediğini, bilirkişi raporunu dahi gereğince incelemediğini, Bilirkişi raporunda müvekkilinin dava dışı ... hisselerini satın alması için dava dışı ...'in söz konusu krediyi çektiği ve müvekkilinin kredinin asıl borçlusu olduğu varsayımına dayandığını, ancak bunu gösteren herhangi bir delilin dosyada mevcut olmayıp ilk derece mahkemesinin herhangi bir sorgulama yapmaksızın bu varsayıma dayanarak karar verdiğini,Bilirkişilerin raporda müvekkili tarafından sunulan ve taraflar arasındaki ilişkiyi açıkça gözler önüne seren delilleri hiçbir şekilde değerlendirmediğini ve raporlarına dahil etmediğini; ilk derece mahkemesinin bu hususu da değerlendirmediğini, İlk derece mahkemesi müvekkili tarafından sunulan Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından hazırlanan 11.03.2019 tarihli uzman görüşünü de dikkate almadığını;  gerekçeli kararında bu görüşe yer vermediğini ve bu görüş ile dosyada alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkileri gidermediğini, Kredinin ... tarafından kullanıldığını ve kendisinin iç ilişki gereği %25 oranında borçtan sorumlu olduğuna ilişkin davalının açık ikrarının ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını,  Müvekkilin ...'e ortak olma süreci ve bu amaçla yapılan 28/11/2005 tarihli hisse devri sözleşmesinin gerek bilirkişiler gerekse ilk derece mahkemesi tarafından hatalı ve tamamen davalı lehine yorumlandığını,Bilirkişi raporunda finansal yardım sözleşmeleri kapsamında müvekkil tarafından ...'e sağlanan geri ödemeli finansal yardımlardan bir kısmının tarihleri ile ...'in ... Bank'a yaptığı kredi geri ödemelerinin tarihlerinin karşılaştırıldığını ve hatalı değerlendirme ile genel kredi sözlemesinin asıl borçlusunun müvekkili şirket olduğuna karar verildiğini, İlk derece mahkemesi, ... tarafından aldırılan bir denetim raporunda, müvekkili tarafından ...'e yapılan finansal yardımların, müvekkili hesabına alacak kaydedilmesinin eleştiri konusu yapıldığını ve denetim raporu ile uyumlu olarak kayıtların düzeltildiğini belirterek, bu düzeltmelerin ...'in ... Bank'tan kullandığı kredinin muhatabı değil aracısı olduğu iddiasıyla uyumlu olduğu sonucuna vardığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun çok sayıda maddi hata içermesine, denetime elverişsiz ve açıkça tek taraflı olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin iş bu rapora ilişkin itirazlarını dikkate almadığını, maddi hataları gidermek için dahi ek bilirkişi raporu almadığını, İleri sürerek, açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle, icranın geri bırakılması taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarihli, 2021/642 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas, sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI VEKİLİ KATILMA YOLUYLA İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2012/26728 E., 2013/8605 K. sayılı kararında; “…İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır…” Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/19-286 E., 2005/268 K. sayılı kararında; “Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötü niyetli kabul edilir. (…) İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi anlamında kötüniyetli sayılmalıdır. (Bu konudaki bilimsel görüşlere ve Yargıtay uygulamasına örnek olarak: ..., Ödeme Emrine İtirazın İptali Mevzuunda Bazı Zaruri Açıklamalar, Batider, 1980, C:&, S:4, sayfa: 971-973; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.6.1980 gün ve 1979/9-82 esas,1980/2073; 10.04.2002 gün ve 2002/19-282 Esas-2002/299 karar sayılı kararları )” Yargıtay’ın bu kararları ışığında ve HMK 348. Maddesi uyarınca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.12.2021 tarihli, 2021/624 E., 2021/972 K. sayılı kararı kapsamında katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulü ile, dosya kapsamında davacının kötüniyetli olduğu açık ve izahtan vareste olduğundan kötüniyet tazminatına ilişkin yerel mahkeme kararının yalnızca bu kısmının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması ve davası subüt bulmayan, haksız, mesnetsiz, kötüniyetli ve hukuka aykırı talepler ile Müvekkili aleyhine icra takibi başlatan davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve müvekkilin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; Müvekkilin haklılığı dosyada mübrez delillerle sabit olduğundan, yerel mahkemenin asıl davaya ilişkin kararı son derece yeterli ve detaylı gerekçeler içerdiğinden, duruşma yapılmasını gerektirir hiçbir sebep bulunmadığından davacı şirket’in duruşma talebinin reddine,  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.12.2021 tarihli, 2021/624 E., 2021/972 K. sayılı kararının asıl davaya ilişkin kararının son derece isabetli olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulü ile davacı şirket aleyhine alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri, harç ve masraflar ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dairemizin 08/09/2021 Tarih ve  2019/1794  Esas - 2021/1138 Karar sayılı kararımız ile;'' İlk derece mahkemesince davalının kötüniyet tazminat talebi hakkında gerekçesi de açıklanarak bir karar verilmediği,'' gerekçesi ile İDM kararının HMK'nın 297/1-c, 297/2. ve  355. maddeleri uyarınca kaldırılarak, usulüne uygun şekilde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, dairemiz kaldırma kararından sonra istinafa konu karar verilmiştir.Dava, dava dışı firmanın kullandığı kredinin kefili olarak yapılan ödemenin, diğer kefil davalıdan payı oranında  rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan  itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı  vekili (katılma yoluyla) tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, Dava dışı ...  Şirketi'nin %75'ine hissenin davacı, %25 hissesinin ise davalıya ait olduğu, dava dışı ... Şirketi tarafından kullanılan krediye davalı ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil olunduğu, söz konusu krediye ilişkin alacaklı bankanın talebi ile yaptığı 06/04/2012 tarihli 825.000 Euro ve 15/05/2014 tarihli 2.000.000 Euro tutarlı ödemeden, davalının kefil olarak payına düşen %25'lik kısmına isabet eden 706.250 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı taraf ise,  söz konusu kredinin davacının ... Şirketine ortak olma bedeli olarak eski hissedarlara yapılması gereken ödemenin ... Şirketi tarafından alınan kredi ile sağlandığı, ... Şirketinin kullandığı kredi ile ilgili olarak esasen borçlu olmadığı ve kendi kefaletinin de şeklen olduğu savunularak, davanın reddine, müvekkili lehine reddedilen alacak miktarınının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.Dava dışı ... Bank (Yeni ünvam... BANK) ... Şubesi ile dava dışı ...  A.Ş. arasında 04.04.2006 tarihinde davacı ile davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmelerin varlığı ve imzalar hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Davacı ... tarafından davalıya Beyoğlu ... Noterliğinden gönderilen 21 Aralık 2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile;  2.825.000,00 -EURO tutarındaki kredi geri ödemesinin %25'ni oluşturan ve davalının müteselsil kelil olarak yükümlülüğündeki 706.250,00 EURO'nun en geç 21 Ocak 2017 tarihine kadar kendisine ödenmesi ihtaren bildirmiştir.Davalı ... tarafından Beşiktaş ... Noterliğinden gönderilen 23/01/2017 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile, davacı tarafından gönderilen Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye Nolu 21 Aralık 2016 tarihli ihtarnamesinde ki talepleri reddettiğini ve ödeme yapmasını gerektirecek bir durum olmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafından ... sayılı icra dosyası ile  14/04/2017 tarihinde 4 Nisan 2006 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden doğan garanti yükümlülüğü açıklaması ile 706.250, 00 EURO asıl alacak ve 3.774,08 EURO İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 710.024,08 EURO üzerinden ilamsız  icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, iddia, savunma, davacının dava dışı ...'e ortak olma süreci, dava dışı hissesini devreden ortaklara yapılan ödemeler, dava dışı ...'in kredi kullanılması, kredi ödemelerinin nasıl ve ne şekilde yapıldığı konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve istinafa konu karar verilmiştir. Davacı vekilince, sunulan hukuki  mütala ile dosya kapsamında ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuş olması istinaf sebebi yapılmıştır.HMK. 293 Madde kapsamında sunulan uzman görüşü taktiri delil olup davacının delil listesinde uzman görüşüne delil olarak dayanmadığı gibi, Ilk Derece Mahkemesinin  bilirkişi heyetinden aldığı rapor kapsamlı ve detaylıdır. Kaldı ki HMK 282 mad. uyarınca \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" düzenlemesi uyarınca ve sunulan uzman görüşü hakimin görev alanına girdiği hukuki değerlendirmeye yönelik olduğu gözetildiğinde davacı vekilinin uzman görüşü değerlendirilmeden karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 146. maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte yukarıdaki tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin eksik inceleme ile  karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında, mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre, davacı vekilinin davanın esasına yönelik ve davalı vekilinin ise lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmediğine yönelik aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (katılma yoluyla) istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların  istinaf başvurularının  6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince  AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 28/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5949c8fda259150","SID":"29dbc6b3f389ce1c"}}