{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1610 - 2024/1577<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t        K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t       <br>ESAS NO\t: 2022/1610 <br>KARAR NO\t: 2024/1577<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  24/06/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2020/39 E., 2021/386 K.<br><br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>\t\t     \t<br>\tDavacı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352'nci maddesi  uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde/duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>Davacı vekili davalının iflasından önce ormanlık alan tahsisi için başvuruda bulunduğunu ve bu şekilde tahsis yapıldığını ancak taahhüt ettiği çeşitli borç kalemlerini ödemediğini ve bunlara itiraz ettiğini, bilahare Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı menfi tespit davasında (19/03/2013 gün ve 2000/458 E., 2013/273 K) adı geçenin anılan borcun sadece 356.333,-TL’lik kısmından sorumlu olduğunun kesin hükme bağlandığını ve fer’ileri ile birlikte 05/02/2016 günü iflas masasına 3.072.858,01 TL olarak kaydının istendiğini ancak iflas idaresinin bu istemi reddettiğini ve alacağın dördüncü sırada olduğunu belirlediğini ileri sürerek alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı yan cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince “…mahkememize ibraz edilen 22/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davacının müflis şirketten tespit istemli dava neticesinde Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/458 Esas, 2013/273 Karar sayılı ilamı ile kesinleşen 420.475,30-TL asıl alacak, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin (2) maddesi uyarınca iflas tarihi itibariyle hesaplanan 2.579.160,72-TL gecikme zammı olmak üzere toplamda 2.999.636,02-TL alacaklı olduğu, her ne kadar davacı alacağın sırasına itiraz etmiş ve bilirkişi raporunda alacağın 3.sıradan kaydının gerektiği belirtilmiş ise de alacağa dayanak olan 6831 sayılı yasada davacının alacağının rüçhanlı alacak olarak açıkça gösterilmediği, bu bağlamda alacağın öncelikli alacak olarak kabul edilemeyeceği…” gerekçesiyle 2.999.636,02 TL alacağın iflas sıra cetvelinin dördüncü sırasına “kayıt ve tesciline” karar verilmiştir. <br>Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde:<br>- Alacağın eksik yazıldığını, <br>- Alacağın mahiyeti itibariyle imtiyazlı olup sıra cetvelinin üçüncü sırasına yazılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br>HUKUKİ NEDEN VE GEREKÇE\t:<br>I<br> İcra ve İflas Kanunu'nun 230'uncu maddesine göre iflas idaresi müflisten alacaklı olduğunu iddia edenlerin bu iddialarını, müflisin de beyanını almak suretiyle inceleyerek kabul veya reddedebilir. Bu bağlamda iflas idaresinin çok geniş bir tahkik ve tetkik yetkisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Ne var ki, mahkemece kesin hükme bağlanmış bir alacağın keyfi bir tutumla reddedilmesi hukuken savunulamaz. Somut olayda iflas idaresi kararında red gerekçesi olarak alacağın saptanamamasından söz edilmiştir. Oysa alacak bir yargılama üzerine saptanmıştır. <br>Kesin hükümle belirlenmiş bir alacağın iflas idaresince değerlendirilmesi ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 33'üncü maddesi ile sınırlı olarak yapılabilir. Her ne kadar bu madde icra takipleri için öngörülmüş ise de ilamın gücü dikkate alındığında iflas tasfiyesinde de yol gösterici niteliktedir. Düzenlemeye göre ilama bağlı bir alacak ancak itfa (sona erme), imhal (süre verme) ve ilamın zamanaşımına uğramış olduğu gerekçeleri ile masaya yazılmayabilir. Özellikle iflas halinde alacaklının borçluya (iflas idaresine) borcu ödemesi için bir süre verdiğinden (imhalden) söz edilemez. Bu durumda geriye sadece borcun sona ermesi ya da ilamın zamanaşımına uğraması halleri kalmaktadır. Daha açık ifade etmek gerekirse iflas idaresi ilama bağlı bir alacağı ancak borcun sona erdiği ya da ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile reddedebilir. Somut olayda böyle bir gerekçe ileri sürülmüş değildir. <br>İcra ve İflas Kanunu'nun 33'üncü maddesindeki denetimi yapacak merci de icra mahkemesidir. <br>II<br>Öte yandan kesin hüküm dava şartı olup bu alacağın tekrar (genel mahkeme tarafından) ilama bağlanmasında hukuki yarar da yoktur (HMK m. 114). <br>Eldeki davada amacın bu olduğu sabittir ve davacıyı buna yönlendiren iflas idaresi tutumu hukuken korunamaz. <br>III<br>Gösterilen yasal düzenlemelere ve yapılan açıklamalara göre yapılması gereken şey şu olmalıdır: <br>Eldeki istemin kesin hükme bağlı bir alacak için yeniden ilam elde etmek maksadını güden bir dava olmadığı, iflas idaresinin açıkça hukuka aykırı ve Kemer Asliye Hukuk mahkemesi kararını yok sayan işleminin iptali suretiyle amaca ulaşılacağı kabul edilmeli ve bunun için istem şikayet yolu ile icra mahkemesine sunulmalıdır. <br>İflas idaresinin itfa ve zamanaşımı savunması da yoktur. Bu halde icra mahkemesi menfi tespit ilamına uygun karar vermek durumundadır. <br>Öte yandan iflas idaresi faiz ve gecikme zamlarını basit matematik usulleriyle hesaplayabilir. Bunlar için de ayrıca dava açıp ilam almaya gerek bulunmamaktadır. <br>Bu durumda asliye ticaret mahkemesince görevsizlik kararı vermek gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmalı ve dosya mahkemesine gönderilmelidir (HMK m.353/1-a.3). <br>IV<br>Kaldırma nedenine göre taraf vekillerinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığı anlaşılmıştır. <br>V<br>Bu vesileyle belirtmek gerekir ki, <br>Tescil siciller bakımından kayıt işlemi anlamına gelmekte ve kurucu ya da bildirici sonuç doğurmaktadır. Somut olayda iflas sıra cetveline kayıt kararı verilmesi yeterli olup, bambaşka bir hukuki müessese olan “tescil” kararı verilmesi konunun mahiyetine aykırıdır. <br>HÜKÜM \t: <br>1-HMK m. 353/1-a.3 gereğince  Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesİ'nin  2020/39 E., 2021/386 K sayılı dava dosyasında verdiği 24/06/2021 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>Kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.<br>\t3-Davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m.359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m.302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t20/11/2024 günü dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m.353/1-a ve 362/1-g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. (GK Yazım Tarihi: 21/11/2024) <br>          <br><br>       Başkan                   Üye                 Üye                 Katip<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fcf60401ab758c6","SID":"09f8235055a2c844"}}