{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/236 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/781<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 13/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin karantinada olması sebebiyle davalı şirketin 14.01.2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına katılamadığını, toplantıda alınan kararlardan haricen haberdar olduğunu, TTK'nın 407 maddesine göre genel kurulda bulunması gereken denetçinin toplantıda bulunmaması nedeniyle toplantının yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin %75 hissesinin müvekkiline ait olduğunun pay defterinden görüleceğini, ancak bu hisselerin genel kurun usulsüz olarak ... ... tarafından temsil edildiğini, toplantı nisabının sağlanmadığını, ... ...'ın tek başına toplantı nisabını sağlayacak pay sahipliğinin bulunmadığını,bu nedenle de genel kurulun yok hükmünde olduğunu, genel kurul için iflas masasına izin ve bildirimlerin yapılmadığını, bu nedenle de genel kurulun iptalinin gerektiğini, şirketi iflas idaresinin temsil ettiğini iddia ederek , “telafisi imkansız zararların doğmaması için 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların yürürlüğünün tedbiren durdurulmasına, 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP:Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.<br> Davalı şirket vekili tarafından sunulan 12/06/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava ile iptali talep edilen 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında  6102 sayılı TTK'nun 534. maddesi uyarınca, temsil yetkilerini koruyan şirket organları tarafından yapıldığından, husumetin de müflis şirket yönetim kuruluna yöneltilmesi gerektiğini, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin yerine yenileri seçilene kadar eski yetkilinin görevleri zorunlu olarak devam edeceğinden, temsil yetkisinin son bulmayacağı nazara alınarak husumet yöneltilmiş olması gerektiğini, Davaya konu edilen olağanüstü genel kurulun, iflas tasfiye işlemlerini ve iflas masasına giren hak ve alacakları ilgilendirmediği ve iflasına karar verilen şirket medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybettiği nazara alınarak, huzurdaki davada müflis şirket iflas idaresinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle müflis şirket iflas idaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Müflis şirket iflas idaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Davanın süresinde açılmamış olması halinde reddine, Husumet itirazının kabul edilmemesi halinde davanın, müflis şirket yönetim kuruluna/yönetim kurulu üyelerine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... ... tarafından sunulan 12/05/2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile toplantı gününde görüşme yapıldığını, covid şüphesi iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin, bağımsız denetçiye tabi bir şirket olmamakla birlikte işbu nedenle toplantıda denetçi bulundurma zorunluluğu bulunmadığını, davalı şirket hisselerinin %75'inin davacı tarafa ait olduğu iddiası gerçek olmadığını, müvekkilinin davalı şirkette %90 oranında hissesi bulunduğunu, 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında toplantı ve karar nisabı sağlandığını, ilgili toplantı yasaya ve usule uygun olarak gerçekleştirildiğini, davalı şirketin iflas masasında olmasına istinaden genel kurul için gerekli izin ve bildirimlerin tamamının yapıldığını, 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin tedbir talebinin yasal şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br><br>DELİLLER : İflas Halinde ... A.Ş.'nin  Ticaret sicil kayıtları, Davalı şirketin 14.01.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı ve Hazirun Cetveli, whatsapp yazışmaları,  .... İflas Müdürlüğü'nün 2013/ ...  İflas dosyası, 29.07.2015 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi,  18.08.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Hazirun Cetveli, 20.12.2016 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi, 08.05.2017 tarihli Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 08/10/20250 tarih 2019/... Esas, 2020/...  Karar sayılı ilamı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/05/2019 tarih 2015/... Esas, 2019/... Karar sayılı ilamı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2013 tarih 2015/... Esas, 2018/... Karar sayılı ilamı, ...  Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyası,  bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. <br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalıların İflas Halinde ... Ticaret A.Ş., ... ..., ... ..., olduğu, davacı tarafça davalılar arasındaki hisse devri ve satış işleminin şirket esas mukavelesinin 8. maddesine aykırı olduğu, şirket yönetim kurulunun esas mukaveleye aykırı hisse devri ve satış işleminin şirket pay defterine tescili için aldığı kararın batıl olduğunun tespiti ile bu hisselere ilişkin davalılar ... ... ve ... ... adına şirket pay defterine yapılan yolsuz tescil işleminin iptaline, davacının şirket esas mukavelesinin 8. maddesi hükmünce satışa öncelikli muhatap olma hakkını kullandığının kabulü ile davalıların ödediği hisse satış bedelini depo etmesi mukabilinde devre konu hisselerin davacı adına devir ve pay defterine tesciline karar verilmesinin talep ve dava edildiği, Mahkemece 27/05/2019 tarihinde ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz incelemesi sonrası onama nedeniyle kararın 29/05/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/ ... Esas sayılı dosyasının  incelenmesinde; davacının ... , davalıların İflas Halinde ...  Ticaret A.Ş., ... ... ve  ... olduğu, davacı tarafça; davalılar arasındaki hisse devri ve satış işleminin şirket esas mukavelesinin 8. maddesine aykırı olduğu, şirket yönetim kurulunun esas mukaveleye aykırı hisse devri ve satış işleminin şirket pay defterine tescili için aldığı kararın batıl olduğunun tespiti ile bu hisselere ilişkin davalı adına şirket pay defterine yapılan yolsuz tescil işleminin iptaline, davacının şirket esas mukavelesinin 8. maddesi hükmünce satışa öncelikli muhatap olma hakkını kullandığının kabulü ile davalının ödediği hisse satış bedelini depo etmesi mukabilinde devre konu hisselerin davacı adına devir ve pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava edildiği, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği , kararın istinaf edilmesi üzerine ...  Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 26/05/2022 tarih, 2019/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile gerekçe düzeltilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği , temyiz incelemesi sonrası Yargıtay  ... Hukuk Dairesi 2022/ ...  E.-2024/...  K. sayılı 12/03/2024 tarihli ilamı ile   ...  Mahkemesi ... .Hukuk Dairesi 2019/...  E.-2022/ ...  K. sayılı, 26/05/2022 tarihli kararının onanmasına karar verilmiş olup ...  Mahkemesi ... Hukuk Dairesi 2019/ ...  E.-2022/...  K. Sayılı davanın reddine ilişkin ilamının 12/03/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... Esas (İstinaf kaldırma öncesi: 2015/... Esas,  2018/... Karar) sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı İflas Halinde ... A.Ş. Aleyhine açılan davalı şirketin 18/08/2015 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline yönelik davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Mahkemesi ...  Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarih, 2019/...  Esas, 2020/... Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/...  Esasına kaydedildiği dosyanın derdest olduğu ve duruşmasının 06/02/2025 tarihine bırakıldığı anlaşılmıştır.<br>Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 04/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının müflis şirketin %75 hissenin sahibi olduğunu, karantinada olmasından dolayı dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısına katılamadığını, haricen öğrendiğine göre hisselerinin toplantıda usulsüz olarak ... ... tarafından temsil edildiğini, toplantının iflas masasına haber verilmeden ve denetçi katılmadan yapıldığını iddia etmiş, toplantı çağrısının usulüne göre yapılmadığına, gündemin gereği gibi ilan edilmediğine, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğine dair herhangi bir iddia ve itirazda bulunmadığını, dava konusu 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “gündeminin , yerinin , tarihinin ve saatinin tek kişilik yönetim kurulu üyesi (başkan) ... ... tarafından alınan 17.12.2021 tarihli 2021 /2 sayılı kararla tespit edildiği; toplantı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 21.12.2021 tarihli 10477 sayılı nüshasında yayımlandığı ve, ... ..., ,  ... ...adlı ortaklara 23 Aralık 2021 tarihinde taahhütlü mektup gönderildiği; toplantı gündeminde iflas idaresinin alanına giren ve tasfiyeyi ilgilendiren , bağımsız denetçi ve Bakanlık temsilcisi bulundurulmasını gerektiren bir madde bulunmadığı tespit edildiğini, ... ...'ın , 18.08.2015 tarihli olağanüstu genel kurul toplantısında 3 yıl görev yapmak üzere tek kişilik yönetim kurulu seçildiği, bu toplantıda alınan kararların yürütülmesine ve uygulanmasına konulan ihtiyatı tedbir kararının 09.09.2021 tarihinde kaldırıldığı da dikkate alınarak , çağrıyı yapan organda ve çağrı usulünde herhangi bir aykırılık bulunamadığını, Davacının sahip olduğu 54.000 paydan 20.00 adedini 18.08.2015 tarihli olağan genel kurul toplantısından önce, 7.000 adedini 20.12.2016 ve 27.000 adedini de 08.05.2017 tarihinde, yani 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından sonra devretmesi sonucunda ... ... şirket sermayesinin ve payının %90'una sahip olduğu anlaşılmış; davacı tarafından ... ...” a yapılan hisse devirleriyle ilgili sözleşmelerin sahte olduğuna ilişkin iddiaya ve Mahkeme kararına da rastlanılmadığını, dava konusu 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı şirketin 60.000 paya bölümüş 60.000 TL'lik sermayesinden, 54.000 TL'lik sermayeyi temsil eden (%90) 54.000 payına sahip ... ...'ın hazır bulunmasıyla yapılmış, üç yıl görev yapmak üzere yönetim kuruluna ... ... oybirliği ile seçilmiş ve TTK 419. Maddesi gereğince hazırlanan “ Genel Kurulun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge\" oybirliği ile kabul edilmiştir. Genel kurul belgelerinin toplantı sonrasında iflas dosyasına sunulduğu ve 26.01.2022 tarihinde tescilinin sağlandığı anlaşıldığını, dava konusu 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı ve karar nisabında kanun ve esas sözleşmeye aykırı bir husus bulunmadığını, pay Defterinin iflas idaresinde ve şirkette bulunmadığının beyan edilmesi karşısında davacının 54.000 adet pay sahibi olmasına ve bu hisselerinin tamamını ... ...'a devir etmesine ilişkin işlemlerin anılan deftere geçirilip geçilmediği konusunda inceleme ve tespit yapılması mümkün olamadığını, ancak 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 34.000 payın ... ...'ın 34.000 payın sahibi olarak hazır bulunması, ... ...'ın toplantı (divan) başkanlığını, davacının ise yazmanlığını yapması , davacının ve ... ...'ın genel kurulun iptali davasına davalı şirket lehine feri müdahil olarak katılması, 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından sonra davacının ... ...'a 34.000 adet hisseyi noter onaylı iki sözleşme ile devretmesi dikkate alınarak özün önceliği gereği pay defterinin olmamasının incelemenin sıhhatini etkilemeyeceği değerlendirildiğini, bu tespitler bağlamında kanun ve esas sözleşme hükümleri ile iyi niyet kurallarına aykırı bir işleme rastlanmadığını, 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun, genel kurulda alınan kararların butlan ve iptal koşullarının oluşmadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan 14/01/2022 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı taraf  Davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında denetçinin bulunmadığını, müvekkilinin %75 hisseye sahip olmasına rağmen toplantı nisabına uyulmadığını bu nedenle genel kurulda alınan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı taraf davaya süresinde cevap vermemiş ise de gerçekleşen genel kurul toplantı ve karar nisaplarının uygun olduğunu, bu kapsamda yokluk ve butlandan bahsedilmesinin mümkün olmadığını,  dava konusu genel kurul kararı esas sözleşmeye, usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin ...nün ... sicil numarasına kayıtlı İflas Halinde ... Ticaret A.Ş. ünvanlı şirket olduğu ve merkezinin .../ İstanbul olduğu, buna göre Mahkememizin yetkili olduğu, yoklukla malul olduğu iddia edilen 14/01/2022 tarihli genel kurula ilişkin tutanak ve hazirun cetvelinin gönderildiği anlaşılmıştır. <br>Dava konusu ihtilaf davalı  şirketin 14/01/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yoklukla malul olup olmadığı, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı <br> hususlarından kaynaklanmaktadır.<br>Davacı tarafın dava konusu davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Mahkememizce yargılama sırasında alınan bilirkişi heyet raporuna göre; dava konusu 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı şirketin 60.000 paya bölümüş 60.000 TL'lik sermayesinden, 54.000 TL'lik sermayeyi temsil eden (%90) 54.000 payına sahip ... ...'ın hazır bulunmasıyla yapılmış, üç yıl görev yapmak üzere yönetim kuruluna ... ... oybirliği ile seçilmiş ve TTK 419. Maddesi gereğince hazırlanan “ Genel Kurulun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge\" oybirliği ile kabul edilmiştir. Genel kurul belgelerinin toplantı sonrasında iflas dosyasına sunulduğu ve 26.01.2022 tarihinde tescilinin sağlandığı anlaşıldığını, dava konusu 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı ve karar nisabında kanun ve esas sözleşmeye aykırı bir husus bulunmadığını, pay Defterinin iflas idaresinde ve şirkette bulunmadığının beyan edilmesi karşısında davacının 54.000 adet pay sahibi olmasına ve bu hisselerinin tamamını ... ...'a devir etmesine ilişkin işlemlerin anılan deftere geçirilip geçilmediği konusunda inceleme ve tespit yapılması mümkün olamadığını, ancak 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davacının 34.000 payın ... ...'ın 34.000 payın sahibi olarak hazır bulunması, ... ...'ın toplantı (divan) başkanlığını, davacının ise yazmanlığını yapması , davacının ve ... ...'ın genel kurulun iptali davasına davalı şirket lehine feri müdahil olarak katılması, 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından sonra davacının ... ...'a 34.000 adet hisseyi noter onaylı iki sözleşme ile devretmesi dikkate alınarak özün önceliği gereği pay defterinin olmamasının incelemenin sıhhatini etkilemeyeceği değerlendirildiğini, bu tespitler bağlamında kanun ve esas sözleşme hükümleri ile iyi niyet kurallarına aykırı bir işleme rastlanmadığını, 14.01.2022 tarihli olağanüstü genel kurulun, genel kurulda alınan kararların butlan ve iptal koşullarının oluşmadığının sonuç ve kanaatine varmışlardır<br>Dava konusu ihtilafa ilişkin TTK'da genel kurul kararlarının iptali başlığı altında belirtilen düzenlemelere bakılacak olursa;  <br>TTK 445. maddesinde; İptal sebepleri ; \"446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br> TTK 446. maddesinde ise İptal davası açabilecek kişiler ; \" (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten,   b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri,  c) Yönetim kurulu,  d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. \" şeklinde belirtilmiştir.<br>Davacının davalı şirkette hissedar olduğu, davanın genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu bu nedenle süreye tabi olmadığı, iptal talebi yönünden davanın 3 aylık süre içerisinde açıldığı, davalı şirketin ortaklık payları toplamının 60.000 olduğu, sermaye miktarının 60.000,00-TL olduğu, şirket yönetim kurulu üyesi ... ...'ın  şirkette 54.000 adet (%90), davacı ... ...'in 3.000 adet(%5) diğer hissedarlar  ...'nin toplam 3.000 adet (%5) payının bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu 14/01/2022 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısına ilişkin çağrının pay sahibi ortaklara taahhütlü  mektup yoluyla davetiye gönderilerek davetin usulüne uygun yerine getirildiği, toplantıların çağrı merasiminde yasa ve usule aykırı bir durum bulunmadığı, yoklukla malul iddiası bulunan 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının şirketin %90 oranında hissedarı olan ... ...'ın asaleten katılımıyla  gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.<br>Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.<br>Bu kapsamda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak karar yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu, bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ve hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşulları aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir. (Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K., 03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı)<br>Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların toplantı yeter sayısı sağlanamadığından bahisle yoklukla malul olduğunun tespitine yönelik dava açılmış olup, davalı şirket yönetim kurulu üyesi tarafından toplantı yeter sayısının %25 olduğu kendisinin şirketteki hisse oranı %90 olmasından dolayı toplantı yeter sayısının sağlandığı, alınan yönetim kurulu üyesi seçimine ilişkin genel kurul kararının esas sözleşme, kanun ve dürüstlük kurallarına uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda da tespit edildiği üzere; genel kurulda davalı şirketin %90 hissedarı olan ... ...'ın hazır bulunduğu, bu haliyle esas sözleşmede aksi belirlenmeyen ve asgari toplantı sayısı %25 olan şirketin genel kurulunda toplantı yeter sayısının sağlandığı, davacı tarafça şirkette %75 oranında hisseye sahip olduğu iddia edilmiş ise de, 18.08.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda 34.000 adet pay sahibi olarak hazır bulunan davacının sahip olduğu hisselerden 7.000 adedini 20.12.2016 tarihinde, 27.000 adedini de 08.05.2017 tarihinde bedelini nakten ve peşin almak suretiyle ... ...'a devir ettiğini gösteren ...  Noterliğinin 20.12.2016 tarih ...  yevmiye sayı ve 08.05.2017 tarih ...  yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile hisselerini davalı şirket yönetim kurulu üyesi ... ...'a devrettiği, %75 hissedar olduğunu iddia eden davacının söz konusu şirket hisse devir sözleşmelerinin sahteliğine ve geçersizliğine yönelik bir itirazda bulunmadığı, ayrıca diğer hissedar ... tarafından davalı şirkete karşı açılan davalı şirketin hissedarları arasındaki hisse devri ve satış işleminin şirket esas mukavelesinin 8. maddesine aykırı olduğu, şirket yönetim kurulunun esas mukaveleye aykırı hisse devri ve satış işleminin şirket pay defterine tescili için aldığı kararın batıl olduğunun tespiti ile bu hisselere ilişkin davalılar ... ... ve ... ... adına şirket pay defterine yapılan yolsuz tescil işleminin iptaline yönelik görülen ve Mahkememiz kararını etkileyecek nitelikte olan ...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/...  Esas sayılı ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/...  Esas sayılı dava dosyalarının yargılaması sonucunda davaların reddine karar verildiği ve kararların kesinleştiği anlaşılmakla, bu haliyle davalı şirketteki hisse durumuna ilişkin tereddüt kalmadığı, dolayısıyla şirketin tek kişilik yönetim kurulu başkanı olan ... ...'ın şirkette 54.000 TL nominal bedelli 54.000 adet payın sahibi olduğu, bu durumda dava konusu 14/01/2022 tarihli genel kurulda toplantı ve karar nisabının yerinde olduğu tereddütsüz olup, dava konusu olan  toplantı gündeminde iflas idaresinin alanına giren ve tasfiyeyi ilgilendiren, bağımsız denetçi ve Bakanlık temsilcisi bulundurulmasını gerektiren bir madde bulunmadığı, toplantıda üç yıl görev yapmak üzere yönetim kuruluna ... ...'ın seçilmesi ve TTK 419. maddesi gereğince hazırlanan “Genel Kurulun Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge\"nin okunarak kabul edildiği, dava konusu olan 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket hisselerinin usulüne uygun temsil edilerek, toplantı ve karar nisaplarına uygun şekilde davranıldığı, genel kurulda yetkisi ve hakkı olmadığı şekilde katılım ve oy kullanmak suretiyle alınan kararlara etki etme halinin söz konusu olmadığı sabit olup, yasada belirtilen iptal hallerinden herhangi birinin dava konusu genel kurul kararı yönünden geçerli olmadığı, şirket sermaye ve hisse durumunun belirtildiği şekilde usulüne uygun temsil edildiği anlaşılmakla, dava konusu davalı şirketin 14/01/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların toplantı ve karar nisaplarına uygun alındığı ve  Genel Kurulun takdirinde bulunduğu açık olup ayrıca alınan genel kurul kararında kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bir hal olmadığından dava konusu genel kurul kararının yokluk ve iptal  şartlarının bulunmadığı ve dava konusu genel kurul kararlarının yasaya, esas sözlemeye ve dürüstlük ilkesine uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı tarafından açılan DAVANIN REDDİNE,<br>2- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 427,60-TL karar harcından mahsubu ile bakiye 346,90-TL karar harcının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3- Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>4- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,<br>5- Karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,<br>Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024<br><br>Başkan ... <br> e-imza* <br>Üye ... <br> e-imza* <br>Üye ... <br> e-imza* <br>Katip ... <br>e-imza*  <br><br><br> *Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf1ae2a15998efbf","SID":"18380b836677483c"}}