{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/645 <br>KARAR NO\t: 2024/2005<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/01/2023<br>NUMARASI\t: 2020/418  Esas - 2023/18 Karar<br>DAVA\t: Alacak<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile...Ltd. Şti ve... Mek. Müh. Ltd. Şti iş ortaklığı arasında 2018/...ihale kayıt numaralı iş ile bir takım iş sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkilinin akdedilen sözleşmeye istinaden tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak davalı yanın sözleşmeden kaynaklanan ödeme yapma sorumluluğunu yerine getirmediğini, söz konusu kollu bariyer kapı işinin konuya esas projelerde, elektrik mahal listesinde, elektrik pursantajında ve şartnamelerinde bulunmadığını ve bu imalatın mukayesede elektrik kalemi olarak ödenmediğini, davalı tarafın haksız mesnetsiz yere 13.000,00 TL kesinti yaptığını, yine bekçi kulübesi imalatının da bir inşaat kalemi olduğunu, elektrik imalatı ile ilgili hiç bir projede olmadığını ve ödeme kalemlerinde de ödenmediğini, yüklenici ile müvekkili arasında yapılan sözleşmede jeneratör - senkron panoları ve transfer panolarının taraflarına ait olmadığını, bu nedenle anlaşmazlık konusu imalatın müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, buna rağmen davalı yanla yapılan görüşmelerde 110.000,00 TL otomasyon yük atma bedelinin ödenmeyeceğinin bildirildiğini, sözleşme gereği yapılacak işle ilgili devalüasyon olması durumunda ve olağan üstü bir halde fiyat artışı olduğu takdir devlet tarafından uygulanacak kararname farkı, sözleşme farkı ve dövizin %10'u geçmesi halinde devlet tarafından ödenecek fiyat farkının sözleşme konusu işle ilgili %80 oranında alt yükleniciye ödenecektir şeklinde hüküm bulunduğunu, dolar kurunun sözleşme tarihinde 5,29 TL olduğunu, davalı tarafın devletten aldığı fiyat farklarını sözleşme hükmüne aykırı olarak müvekkiline ödemediğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davalı ile davacı arasında akdedilen sözleşmede belirtilen kesin vade tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak taraflarına verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin 2018/...ihale kayıt numaralı ... ... Hükümet Konağı Yapım İşi ihalesini yüklenici olarak üstlendiklerini, davacının ise müvekkillerinin iş bu ihale kapsamında alt yüklenicisi olduğunu, müvekkilleri ile davacı arasında 27/02/2019 tarihinde tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında bir ihtilaf çıkmadığını, 06/01/2020 tarihli sözleşme kapsamında yapılan işlere ilişkin ihtilafın doğduğunu, doğan ihtilafın davacının sözleşme kapsamı dışına çıkacak iş ve işlemleri nedeniyle kaynaklandığını, yapılan eksik işler tüm iyi niyetli yaklaşımlara rağmen tamamlanmadığını, bunun üzerine müvekkilinin eksik işleri sözleşme hükümleri gereğince ve idare ile imzalanmış olan sözleşme sorumluluğundan dolayı tamamladığını, bariyer işinin, jeneratör izleme ve yük atma otomosyonunun sözleşme kapsamında olduğunu, bu işlerin davacı tarafından yapılmaması nedeniyle müvekkilleri tarafından yaptırılmak zorunda kalındığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL üzerinden açmış oldukları davayı 514.605,14 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI;<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde,\"Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında iki ayrı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmelerde davacı alt yüklenicinin yerine getirmesi gereken edimlerin açıkça belirlendiği, kapsama dahil ve kapsam dışı işlerin sözleşmelerde kararlaştırıldığı, buna göre elektrik kollu bariyer yapım işinin davacı sorumluluğunda bulunmadığı, buna karşılık bu işin alt yapı işlerinin davacı yükümlülüğünde olduğu ve keşif esnasında yapılan tespitte davacının bu yükümlülüğünü yerine getirdiği, bu nedenle davalının elektrik kollu bariyer yapım işinin tamamen davacı üzerinde olduğu gerekçesiyle ödemelerde kesinti yapmasının yerinde olmadığı, yine taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde bekçi kulübesi yapım işinin kararlaştırılmadığı, bu işin inşaat işi kalemi niteliğinde olduğu ve sözleşme kapsamında yer almadığı, bu nedenle davacının bu iş kalemi yönünden de davacıdan kesinti yapmasının uygun olmadığı, sözleşmelerde jeneratör enerji izleme ve yük atma otomasyonun kapsam dışı işler içerisinde değerlendirildiği, bu işe yönelik malzemelerin davalı sorumluluğunda olup; davacının yalnızca bu iş kaleminin kablo, montaj ve işçiliğini yüklendiği, davacının bu yükümlülüklerini de yerine getirdiği, bu durumda bu iş kaleminden kaynaklı davacının hak edişinde kesinti yapılmasının da uygun olmadığı, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince iş azalışı olması durumunda mukayeseli keşif hesabının 2018 yılı birim fiyatlarına göre yapılması gerekirken 2019 birim fiyatları üzerinden değerlendirme yapılarak davacıdan daha fazla tutarda kesinti yapılmasının uygun olmadığı  sonucuna varılmaktadır. <br>Taraflar arasında akdedilen sözleşme bedeli 3.425.000,00 TL + KDV olarak belirlenmiştir. İş azalışından kaynaklı mukayeseli keşif nedeniyle kesilmesi gereken tutar 85.564,28 TL olarak belirlenmiş olup; bu tutar sözleşme bedelinden mahsup edildiğinde bakiye sözleşme bedeli 3.339.335,72 TL olmaktadır. Belirlenen bu tutara %18 üzerinden KDV miktarı olan 601.080,42 TL eklendiğinde sözleşme bedelinin 3.940.416,14 TL olduğu, bu tutar üzerinden davacı tarafa ödeme yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Davalı tarafından 3.425.810,49 TL tutarında ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının bakiye 514.605,65 TL tutarında alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmelerde, sözleşme bedelinin yüklenici tarafından onaylanan hak edişlerin 60 gün içerisinde ödeneceği kararlaştırılmış olup; son hak ediş tarihi 01/05/2020 olduğu, bu tarih üzerinden 60 gün sonrasında temerrütün gerçekleşeceği anlaşılmakla davacıya ödenmeyen bakiye 514.605,65 TL'nin temerrüt tarihi olan 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM;Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile<br>514.605,65 TL'nin temerrüt tarihi olan 30/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sözleşme ve proje şartlarında kararlaştırılan iş kalemlerinin bir kısmının yerine getirildiğini, fakat bir kısmının ise sözleşme kapsamında olmadığı iddiası ile yerine getirilmediğini, fakat bu iş kalemlerinin sözleşme kapsamında olduğunu, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda davacının alacağının 17.709,95-TL olduğunu, fiyat farkı uyuşmazlığı hususunda ise davacının alacağının bulunmadığının belirtildiğini, toplam dava uyuşmazlığının 143.709,65-TL olduğunu, bu minvalde davanın genişletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun cari mutabakat ve dekontlar ile aynı zamanda sözleşme hükümlerinin dikkate alınmadan hazırlandığını, rapora karşı yaptıkları itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, hatalı hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, eser sözleşmesi nedeniyle alacak talebine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalılar vekili istinaf etmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara göre, ilk derece mahkemesi kararında, tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı,taraflar arasında iki ayrı sözleşme imzalandığı, bu sözleşmelerde davacı alt yüklenicinin yerine getirmesi gereken edimlerin açıkça belirlendiği, kapsama dahil ve kapsam dışı işlerin sözleşmelerde kararlaştırıldığı,aldırılan teknik ve hesap bilirkişi raporlarının  gerekçeli, objektif ölçeklere uygun ve denetime elverişli olduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353-(1)/b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar vekilinin Erzurum Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin  2020/418 Esas - 2023/18 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, HMK’nın 353-(1)/b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı taraftan alınması gereken 35.152,70-TL nispi istinaf karar harcından başta peşin alınan 8.788,17-TL'nin mahsubu ile eksik bakiye kalan 26.364,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf aşamasında davacı taraf gider avansından yapılan 79,51-TL giderin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesin,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Karar tebliğinin Dairemizce, kesinleştirme, harç ve gider avansın ikmal ve iadesine ilişkin işlemlerin yerel  mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK 'nun 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"684445b697919ed3","SID":"307698d2608e3e06"}}