{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 01/11/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2023<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 01/11/2024<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,müvekkili şirketin 03/03/2021 tarihinde .,.. Mahallesi ... Caddesi .... Blok No:.,..İç Kapı No: ..,. .,.. /İstanbul adresinde, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile tescil edilerek kurulduğunu, şirketin merkez adresinin 01/10/2021 tarihinde ... Mahallesi ,,,Sokak No:... /.,.. ... /Antalya adresine nakledildiğini, nakil sonrası Antalya Ticaret sicilinin .,.. numarası ile kaydedildiğini, şirketin merkez olarak halen faaliyetine devam ettiğini, şirketin ana sözleşmesine göre faaliyetlerinin seyahat acenteliği kurmak, uçak, otobüs, gemi gibi tüm ulaşım araçları için her türlü bileti satmak, sattırmak bu amaçla bilet satış yerleri açmak, yurt içinde ve dışında seyahat amaçlı turlar düzenlemek, yurt içinde ve yurt dışında faaliyette bulunan turizm ve seyahat acenteleri adına hareketle isim ve yer rezervasyonları yapmak, şehir ve yöre turları veya yurt içi yurt dışı turlar düzenlemek, veya başka seyahat acenteleri tarafından yapılan bu tip organizasyonların biletlerini satmak, sattırmak, isim ve yer organizasyonları yaptırmak gibi konuları kapsadığını, müvekkil şirketin sermayesinin 50.000,00.-TL olduğunu, sermayenin tamamının ödendiğini, şirketin yönetim kuruluna ... , ... ve ... 14/03/2025 tarihine kadar görev yapmak üzere seçildiklerini, şirketin turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin pandemi sonrası Avrupa Turizminin Türkiye'ye büyük talep artışı yaşayacağı gerçekliği üzerine kurulduğunu, Avrupa'dan önemli sayıda turizm konaklama ön satışı yapılacağını gösterdiğini, şirketin ülkemiz için iyi bir istihdam aracı, ödediği vergilerle iyi bir vergi kaynağı ve ekonomide katma değer sağlayan faaliyetleri ile önemli bir yere sahip olduğunu, şirketin 2021 yılında 10.923.556,07.-TL, 2022 yılının ilk 8 ayında ise 301.547.696,88.-TL tutarında net satış hasılatı yaptığını, şirket envanterinde ofis mobilyaları ve makineleri ile laptop ve telefon gibi demirbaşlar bulunduğunu, şirketin yapılanmaları ve çalışmaları planlandığı gibi gitmesine rağmen müvekkil şirketin kontrolü ve tahminleri dışında gelişen olayların şirketin mali anlamda hedeflerine ulaşamamasına sebep olduğunu, garanti otel kontratları gelecek olan yolcuların rezervasyonlarında sorun yaşamamak için garanti edilen odaların bedellerinin önceden ödenmesini gerektirdiğini, nakit akış anlamında şirkete mali yük getirdiğini, bu mali yükün anlaşma gereği ... tarafından karşılanacağını, yakıt fiyatlarının artışının olumsuz etkilerinin tur operatörü olan şirket tarafından ödemeler dengesinin bozulmasına sebep olduğunu, müvekkil şirketinde ödeme dengelerinin düzensizleştiğini, otellere olan borç yükünün artmasına neden olduğunu, müvekkil şirketin finansman yapısının bozulduğunu, müvekkil şirketin ana gider kalemlerinin kiralar, personel ücretleri ve tedarik giderleri oluşturduğunu, ortaya çıkan finansman sıkıntılarından dolayı müvekkili şirketin satıcılara olan borçlarını ödemekte zorlanır hale geldiğini, bu nedenle icra ve haciz baskısı altında olduğunu, şirketin iflas etmesi halinde alacaklıların, alacaklarının çok ciddi bir bölümünden mahrum kalacaklarını, şirketin faaliyetine devam etmesi halinde varlık ve kaynak üretme kapasitesinin bulunduğunu, şirketin 01/09/2022 tarihli toplantısında İİK'nun 285 maddesi gereğince konkordato talebinde bulunulmasına, konkordato ön projesi hazırlanmasına karar verildiğini, müvekkil şirketin aktif varlıklarından pasif kaynaklar olarak kabul edilen borç tutarları tenzil edildiğinde şirketin 28/05/2021 tarihi itibari ile 4.069.587,81 müspet öz varlığının bulunduğunu, ancak aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre hesaplama yapıldığında 4.005.854,37.-TL müspet öz varlığının bulunduğunu, şirket varlıklarının şirket borçlarından fazla bulunduğunu, şirketin ... Acentasından 64.725.844,44.-TL alacaklı olduğunu, 2023 yılının Nisan ayına kadar alacağın tahsilinin mümkün görülmediğini, şirketin 31/08/2022 tarihi itibariyle 84.878.477,33.-TL borcunun bulunduğunu, şirketin ipotekli borcunun bulunmadığını, müvekkil şirketin faaliyetlerinden elde edeceği nakit ile konkordato talebinin kabul edilmesi halinde borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu, müvekkili şirketin tahsilat ve nakit giriş kaybına rağmen faaliyetlerini devam ettirdiğini, çalışan elemanlarını muhafaza ettiğini, yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin yönetim kurulunun 01/09/2022 tarih, 2022/05 sayılı kararı ile İİK hükümleri gereğince mahkemeden konkordato talep edilmesinin kararlaştırıldığını, şirketin borca batık ve likidite sorunu ile karşı karşıya olduğunu, başlatılan icra takipleri nedeniyle haciz ve muhafaza tehditleri ile karşı karşıya kaldığını, bu riskler nedeniyle şirketin çalışamaz, üretemez ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini belirterek İİK'nun 287 maddesi gereği müvekkil şirkete geçici konkordato mühleti verilmesine, İİK'nun 289. Maddesi gereği geçici mühlet içerisinde geçici komiserin sunacağı raporu takiben duruşma açılarak 1 yıldan az olmamak üzere kesin konkordato mühleti verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, komiser heyetinin olumsuz görüşü birlikte değerlendirildiğinde, şirketin ticari alacağının 47.844.812,71.-TL olduğu, bu alacağın tamamının .... ... firmasından olduğu, bu firmanın da Ekim 2022 tarihi itibariyle iflas ettiği, şirketin öz varlığının -2.418.284,80.-TL olduğu, şirketin aktif kaydi değerlerinin sadece 875.491,46.-TL tutarında demirbaş olduğu, başka mal varlığının bulunmadığı, şirketin 30/11/2022 tarihi itibariyle kaydi değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık durumda olduğu, alacaklı olduğu şirketin iflas etmiş olmakla alacağın herhangi bir teminat altına alınmış olmadığı, geçici mühlet nedeniyle herhangi bir satış olmadığı, bu dönemde ön projedeki kaynakları temin etmeye yönelik aktif çalışmasının da bulunmadığı, konkordato projesine göre borçlarının ödemesinin bu firmadan olan alacağın tahsili ve faaliyet sonucu elde edeceği gelirler ile yapılmasının öngörüldüğü, fakat borçlu firmanın iflas etmesi nedeniyle mevcut konkordato projesinin uygulama imkanının bulunmadığı, gerçekleşmesinin mümkün olmadığı, buna göre de geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine ve borca batık şirketin iflasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın, İskandinav vatandaşlarını ülkemize yönlendiren ... isimli firmanın küresel kriz nedeniyle iflası üzerine bu firmadan oluşan alacaklarını tahsil edemediğini,  müvekkili firmanın beklenmedik ve öngörülemeyen bu olumsuzluk nedeniyle ticari faaliyetlerini yerine getiremediğini ve 2022 Eylül ayı sonunda borç yükümlülüğü altına girdiğini, faaliyet alanı turizm olan müvekkili firmanın işleyişinin devam ettirebilmek için hızla yeni projeler oluşturduğunu, yeni dönem turizm sezonuna yönelik projeler geliştirdiklerini ve borç yapılandırılması ile ticari faaliyetlerinin devamına yönelik iyileştirme projesi oluşturduğunu, hazırladıkları bu proje ile alacaklarının güvenli olarak tahsil edebilmesini, borçlarını ödeyebilmesini ve ticari faaliyetlerinin devamı sağlamaya çalıştıklarını, mağduriyet oluşturmak istemeyen müvekkili firmanın, mahkemeye müracaat ederek Antalya 2.Asliye Ticaret Mahkemesine Konkordato talepli müracaatta bulunduğunu,  İlk derece mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile müvekkilinin ,... . nin Konkordato talepli davasında İİK 288. maddesi uyarınca \"Geçici Mühlet\" kararı verdiğini, müvekkili firmanın bu süreç içinde hızlı aksiyonlar aldığını, alacaklarının tahsili için hukuki ve kaydi çalışmalara hız verdiğini, ofis ve personel giderlerini azaltarak ciddi tasarruflar oluşturduğunu,  ... isimli firma ile yapılan hesap mutabakatı ile 2.585.095,00 Euro  alacak kaydı oluşturduğunu,  söz konusu bu firmanın İsveç' te bulunan iflasını yürüten Avukat ...vasıtası ile alacak kaydının yapıldığını, .... firmasına yönelik hukuki süreç ve alacak takibi için müvekkili firmanın yetkilisi ....bizzat İsveç' e gittiğini, firmanın marka değerleri ile banka ve kart sistemlerinde ki kayıtlı varlıklarının takibine yönelik çalışmalar hakkında bilgi ve belgelendirmeler yapıldığını, müvekkili firmanın yetkilileri tarafından yeni dönem turizm sezonuna ilişkin olarak Golf Turizmi üzerine çalışmalar yapıldığını, iş, tecrübesi ve yurtdışı bağlantıları oluşturularak yaklaşık 500.000,00 Euro gelir beklentisinin oluşturan ön sözleşmeler yapıldığını, müvekkili firmanın yetkililerinin başarılı çalışmalar ile geçici mühlet dönemi içinde yaklaşık 125.000,00 Euro  alacağının tahsil ettiğini ve bu süreçte tüm vergi ve SGK ödemelerini tamamlandığını, 100 kadar personelinden oluşan işçilik alacaklarının ödediğini ve şirket işleyişinin rahatladığını, ilk derece mahkemesinin iflas kararından sonra dahi yaklaşık 15.000 Euro alacak tahsil edilerek şirket kasasına giriş yapıldığını, müvekkili firmanın alacaklarının tahsili için hukuki işlemlere devam edildiğini ve 350.000,00 EURO'nun üzerindeki alacağının takibi için de icra takibi başlatıldığını, müvekkili firmanın iyileştirme projesinin bir üretim tesisine dayandığını, müvekkili firmanın bir turizm ve seyahat işletmecisi olup hizmet sektörüne dayalı, aktif ve saha çalışmaları ile iş yapan bir şirket olduğunu, müvekkili firmanın faaliyetlerinin ve işleyişinin takip etmeden iyileştirme projesini yok sayılarak geçici konkordato süresinin uzatılması ile 1 yıl süre ile kesin konkordato mühleti verilmesine yönelik talebinin reddedilmesinin hem alacaklıları zarara uğratacağını hem de iflas kararı ile birlikte borçların ödenebilmesinin imkansız hale geleceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava,  İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince konkordato istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut dosyamızda; 26/09/2022 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 29/09/2023  tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; konkordato geçici komiserleri tarafından düzenlenen 03/11/2023 havale tarihli rapora göre;  \"Şirketin öz varlığının -2.418.284,80 TL olduğu, şirketin 30/09/2022 tarihi itibariyle kaydı değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık olmadığı, 30/11/2022 tarihi itibariyle kaydı değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık olduğu, şirket borçlarını alacaklar hesabında bulunan .,..,, firmasından 47.844.812,71 TL tutardaki alacağının tahsili ve yıllık satışları ile ödemeyi planlamakta olduğu, ancak bu firmanın Ekim 2022 tarihi itibari ile iflas ettiğinin şirketçe beyan edildiği, alacağın tahsili ile ilgili yapılmış olan sözleşmede herhangi bir teminat bulunmadığı, şirket ön projesinde 2022 yılı için herhangi bir satış hedeflemediğini belirttiği, 01/10/2022'den 01/10/2023 arasında 25.026.176,00 TL gelir hedeflediği, şirketin geçici mühlet döneminde herhangi bir satışın olmadığı, şirketin geçici mühlet döneminde ön projedeki kaynakları temin etmeye yönelik aktif çalışmalar da bulunmadığı, konkordato projesine göre şirketin borçlarının ödemesinin yapacağı faaliyet sonucu elde edeceği gelir ve ...firmasından 47.844.812,71 TL tutardaki alacağını tahsili ile hedeflendi, ancak yine şirketçe .,.. firmasının iflas ettiğinin beyan edildiği, bu çerçevede mevcut konkordato projesinin uygulama imkanı bulunmadığı\" tespit edilmiş olup  bu rapor doğrultusunda ilk derece mahkemesince  konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması ve davacının borca batık olduğu  gerekçesiyle geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine ve şirketin iflasına  karar  verildiği anlaşılmıştır. <br>İİK m. 287/5 gereği 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır.<br> İİK'nun \"Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması\" başlıklı 292. maddesi :<br>\"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:<br>a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,<br>b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,<br>c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,<br>d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,<br>İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.<br>Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.\" hükmüne haizdir<br>Somut olayda; konkordato komiserinin yazılı raporu ile konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması üzerine geçici mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.b. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir. İİK’nın 292. maddesi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal iflasa tabi olan borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır (Aynı yönde bakınız Yargıtay 23. Hukuk  Dairesinin 2019/2690 Esas, 2021/117 Karar Sayılı İlamı).<br>Yine İİK 292/ son fıkrası  “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” gereğince konkordato talep eden borçlu şirketin  yetkili temsilcisi ... katıldığı  03/01/2023 tarihli son oturumda  beyanı alınmıştır.<br>Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; geçici  komiser heyetinin raporunda, davacı şirketin, 30/11/2022 tarihi itibariyle kaydı değer ve rayiç değer bilançolarına göre borca batık olduğunun, şirket ön projesinde 2022 yılı için herhangi bir satış hedeflemediğinin, şirketin geçici mühlet döneminde ön projedeki kaynakları temin etmeye yönelik aktif çalışmalar da bulunmadığının, konkordato projesine göre şirketin borçlarının ödemesinin yapacağı faaliyet sonucu elde edeceği gelir ve ... firmasından 47.844.812,71 TL tutardaki alacağını tahsili ile hedeflendiğinin, ancak .... firmasının iflas ettiğinin, davacı şirketin ön projelerini uygulama imkanının olmadığının tespit edilmesi ve  komiserin yazılı raporu üzerine ilk derece mahkemesince geçici mühlet süresinin uzatılması ve kesin konkordato mühleti verilmesi taleplerinin reddine ve şirketin iflasına   karar verilmesinde yukarıda açıklanan  İİK m. 292 ve yerleşik Yargıtay içtihadı gereği bir isabetsizlik bulunmamıştır. <br>Bu açıklamalar ve gerekçelerle neticeten HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu  istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince 2400 sayılı İİK'nın 308/a maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cd50e0dbfb2e08e","SID":"0c5ab51f6987b0f2"}}