{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1467 Esas<br>KARAR NO:2024/1805 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2024/340 Esas - 2024/464 Karar <br>TARİH:12/06/2024<br>DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve ...'in akrabalarını görmek amacıyla akrabaları tarafından gönderilen davetiye ile yurtdışına gitmek istediklerini, vize işlemlerinin yürütülmesi için ... isimli bir aracı kuruma yetki verdiklerini,  şirketin davacılar adına vize sağladığını, ... şirketinin davacıların pasaportlarını 10.08.2018 tarihinde ... takip numarası ile davalı ...'ne teslim ettiğini, vizelerinin çıkmış olmasına dayanarak davacıların ... Havalimanına gitmek üzere İstanbul ...' den gidiş ve dönüş şeklinde 4.315,-TL bedelinde uçak bilet aldıklarını, davacıların pasaportları içinde bulunduğu kargoların taşıma esnasında kaybolduğunu, davalı şirketin bunları kaybettiğini öğrendiklerini, davacıların zararının giderileceğinin söylendiğini ve tutanak tutulmuş ise de, davacılara herhangi bir ödemede bulunulmadığını, zararın temini için yapılacağı söylenen ödemenin sadece pasaport üzerinden ibaret olduğu, fakat davacıların zararları bir pasaport ücretinden çok daha fazla olduğunu, davalı ... tarafından kaybedilmiş olan pasaportlardan dolayı davacıların uğradığı maddi zararların yaklaşık; 1. ... uçak bileti tutarı: 4.315,- TL. 2- Pasaport Tutarı: 1.530,- TL 3- Vize Bedeli 1.200,- TL 4- ... Sigortası ücreti: 60 Euro (364,-TL) 5- Davetiye ücreti 230 Euro (1.397,-TL) Bir yıllık yol ücret, 1.000,- TL olduğunu, davalı ... tarafından kaybedilmiş olan pasaportlardan dolayı davacıların manevi zarara uğradığını, 9.800,-00.-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi için işbu davayı ikame ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 1/2 oranında olmak kaydıyla toplam 9.800.-TL maddi, 10.000.- TL manevi tazminat bedelinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte ... A.Ş.' nden alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların talep ve iddialarına ilişkin deliller taraflarına tebliği edilmediğini, müvekkili şirketin kayıtlarında yapılan araştırma neticesinde ... firması tarafından müvekkil şirkete teslim edilen kargonun kayıp duruma düştüğü tespit edildiğini, kargo içeriğinde bulunduğu iddia edilen bilgi ve belgelerin ispat edilmesi gerektiğini, bununla birlikte taşıyıcının sorumluluğu, TTK m.882 gereğince gönderinin tamamının zıyaı ve hasarı halinde ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, davacıların diğer giderlerine ilişkin müvekkili şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, TTK 883 maddesi de taşıyıcının ziya veya hasardan sorumlu olduğu hallerde yalnızca ödenmesi gereken tazminat tutarı ile taşıma ücretinin geri verilebileceğini, somut olayda manevi tazminat şartları oluşmadığını, manevi tazminat şartları Türk Borçlar Kanunu'nun 58. Maddesinde oldukça kısıtlı sınırlamalar ile belirlendiğini, sırf sözleşmeye aykırılık mutlak surette kişilik haklarına da aykırılık manasına gelmeyeceğini, şartlar oluşmadığından manevi tazminat talebinin kabulü mümkün olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, öncelikle davanın reddi ile mahkeme aksi kanaatte olduğu takdirde müvekkili şirket hakkında TTK'nın sorumluluk sınırlamaları hükümlerinin uygulanmasını ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 12/06/2024 tarih ve 2024/340 Esas - 2021/464 Karar  sayılı kararında;\"...Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır.Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında \"Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.\" şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda \"Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.\" şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Eldeki davada davacıların tüketici sıfatını haiz olması ve dava konusu işlemin bir tüketici işlemi olması sebebiyle, BAM kaldırma ilamı uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ  MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMELERİ GÖNDERİLMESİNE,...\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada uyuşmazlık konusu, davacının müvekkili şirket tarafından taşınan kargosu ile ilgili olup taşıma işine ilişkin olduğunu, taşıma işine ilişkin düzenlemeler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) düzenlendiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlara ilişkin işler ticari iş olduğu ve aynı şekilde TTK m. 850/f(3) uyarınca taşıma işleri ticari işletme faaliyeti olduğunu, bununla birlikte, TTK m. 4/1-(a)’da sayılan davalar mutlak ticari dava olduğunu, mutlak ticari dava niteliği, tarafların sıfatına, uyuşmazlığın konusuna, ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari uyuşmazlık sayıldığını, bu sebeple huzurdaki davanın ticaret mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, dolayısıyla TTK madde 5 uyarınca da görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olması gerektiğini, bu hususta görev itirazları olduğunu ve huzurdaki davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olması gerektiğini, dolayısıyla, huzurdaki davanın HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesini, Yerel Mahkeme tarafından verilen kararın  istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yargılamanın mahkemesince yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşınmak üzere davalıya teslim edilen davacılara ait pasaportların davalı tarafından alıcısı davacılara teslim edilmemesi ve kaybedilmesi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece 24/05/2021 tarih, 2018/40 esas ve 2021/415 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 16/05/2024 tarih, 2022/57 esas ve 2024/844 karar sayılı ilamı ile; \"....Somut davada; uyuşmazlık eşya taşıma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, taşıma sözleşmesi TTK’nda düzenlenmiş olduğundan mutlak ticari dava niteliğinde ise de; davacıların Almanya'daki akrabalarını ziyarete gitmek ve gezi için aracı kurum tarafından çıkarılan pasaportları davacılara teslim edilmek üzere davalı taşıma şirketine teslim edildiği ve davalı şirket tarafından kaybedildiği, davacılar tarafından bu sebeple uğradığı maddi ve manevi zararların tazminin talep edildiği, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, 6502 sayılı yasa hükümleri gözetildiğinde, davacıların akraba ziyareti ve gezi amacıyla alınan pasaportun taşındığı, mesleki veya ticari amaçla hareket etmediği, bu haliyle davacıların 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi uyarınca tüketici olduğu ve uyuşmazlığın, anılan kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca, tüketici mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince yargılamaya devam edilerek usul ve yasaya aykırı olarak esas hakkında karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK' nun 355, 353/1-a3 maddeleri gereğince kaldırılmasına, kayıtların kapatılarak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacıların istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına...\" karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma ilamında kayıtların kapatılarak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi açıkça belirtilmesine rağmen Mahkemece kaldırma ilamından sonra usul ve yasaya aykırı olarak dosya tekrar esasa kaydedilerek tekrar görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece izlenen usul doğru değil ise de, karar sonucu itibariyle doğru olduğundan davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun usul ekonomisi gözetilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21fb0e6e139480e9","SID":"087fb0d2c3821958"}}