{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/523 Esas<br>KARAR NO: 2024/1877<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2021/139 Esas,  2022/64 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tescil numaralı ... + şekil, takiben ..., ... ve ... numaralı şekil-marka tescillerinin sahibi olduğunu, tanınmışlık düzeyi de dikkate alındığında, davaya konu aynı sektörde faaliyet gösteren davalı tarafa ait ... numaralı \"... + şekil\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ile birebir aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin,  ... tescil numaralı markası/logosunun 10 yıl sonra değişim ile müvekkilinin markasının neredeyse aynısı bir markayı iltibas derecede benzerlik teşkil ederek kullanmaya başladığını, davalı tarafından müvekkilinin markası/grafik eseri sıralı üç kırmızı nokta olarak oluşturulma şekline kadar taklit edildiğini davalının müvekkilinin marka ve telif hakkı ile korunan işaretine benzer marka tescili ve kullanımının müvekkili şirketin marka ve telif hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, ileri sürerek, davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine davalının dava konusu marka ve logosunun 5846 sayılı FSEK uyarınca bir grafik tasarım eseri olduğunun ve davalının bu logo üzerinde gerçek hak sahibi olmadığının tespitine davalının müvekkiline ait markayı/logoyu, müvekkilinin izni olmaksızın resmi merciler nezdinde kendi markasıymış gibi göstererek yarattığı hak ihlalinin tespitine, davalının eyleminin müvekkilinin tanınmış logo ve markasından doğan marka hakkına - telif hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, müvekkilinin marka ve telif  hakkına tecavüz ile haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, bu amaçla fiili her türlü kullanımının durdurulması ve önlenmesi ile internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişiminin engellenmesine, üzerinde  \"...\" bulunan her çeşit iş evrakı, tabela, katalog, ürün ve araçlar ile her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerlerde el konularak, imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sadece genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığının görüleceğini, bu benzerliğin tüketici (ya da hizmet/mal sınıfına göre sektördeki bilinçli kullanıcı grubu) üzerinde karıştırılma ihtimaline neden olup olmayacağının önem teşkil ettiğini, müvekkili şirketin markasına bakan alıcı kitlesinin hafızasında kalacak ibare ile görünüm itibariyle de farklılık taşıyan müteriz taraf markasının, herhangi bir iltibas oluşturmayacağını, müvekkilinin markası ile davacı markasının hiçbir benzerliğinin bulunamadığı, dava konusu markaların okunuş açısından da farklı şekilde seslendirilmekte olduğunu ve tüketici tarafından karıştırılması ihtimalinin mümkün olmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  uyuşmazlık konusu davacıya ait \"...\" logonun dikdörtgen zemin üzerine üç dairenin yerleşimi ile oluşturulduğu, hususiyet arz etmeyen ve estetik niteliği olmayan bir grafik tasarımı olup, bu özellikleriyle FSEK 4/6 maddesi gereğince grafik eser yani güzel sanat eseri sayılamayacağı, davacının logosunun eser vasfını haiz olmadığı, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı \"... + şekil\" ibareli markanın  hükümsüzlük kaşullarının oluşmadığı, davalının markasını tescil ettirdiği hali ile değil davacı markası ile iltibas oluşturacak şekilde siyah zemin üzerine kırmızı 3 daire şeklinde ve dairelerin boyutları büyük olacak şekilde kullandığı, bu durumun davavcı markası ile iltibas yarattığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; davalının eyleminin, davacının marka tescillinden doğan haklarına  tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, hükümsüzlük ve diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; müvekkilinin logosunun sektördeki tanınmışlığına, davalının kötü niyetli olduğunun somut delillerle ispatlanmasına rağmen, davalının kötü niyetli eylemlerinin gereği gibi değerlendirilmediğini, davalının kötü niyetli eylemlerinin hem tecavüz hem de hükümsüzlük davası açısından birlikte ele alınması gerektiğini, müvekkilin sıralı üç kırmızı nokta logosu fsek kapsamında müvekkilin hususiyetini taşımakla eser niteliğini haiz olduğunu, hükümsüzlük talebine konu davalı markasının kötü niyetli iktisap edildiğini ve ayrıca telif hakkı korumasına da tabii müvekkilinin tanınmış sıralı üç kırmızı nokta logosuna iltibas yarattığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini, davalının eyleminin davacının logo ve marka tescilinden doğan marka - telif hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, durdurulması, önlenmesi  talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  hükümsüzlük incelemesinin markaların kullanımına göre değil, markaların tescil edildiği haline göre yapılması gerektiği,  tescilden uzun süre sonraki kullanımlarda, markanın tescil olunduğu gibi değilde başkalarının markalarına yanaşılarak yapılan kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil edebilirse de tek başına kötüniyetli tescile delalet  etmeyeceği, (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2019/5187 E- 2020/3833 K.sayılı kararı)  kötüniyetli tescilin varlığı için kötüniyetin tescil başvurusu anında varolması gerektiği, davacının logosunun eser vasfına haiz olmadığı, davacının \"...+Şekil\" markaları ile davalının \"... + şekil\" markası arasında iltibas bulunmadığı, davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığı, somut olayda hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı,ancak davalının markasını tescil ettiği haliyle değil de davacı markasına benzer şekilde kullanımının davacı markasına tecavüz oluşturduğu, bu nedenlerle  ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"848f4337bc822eca","SID":"44208820ea5cf68e"}}