{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1354 Esas<br>KARAR NO:2024/1803 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2024/386 Esas - 2024/592 Karar<br>TARİH:17/07/2024<br>DAVA:Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ:14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı olan ... Şirketi (Vergi No:...) (Adres:... Üsküdar/İstanbul) tasfiye süreçlerini tamamlayarak, ticaret sicilinden terkin edildiğini, bahsedilen şirketin tasfiye memurunun davalı ... olduğunu, tasfiye edilen şirket ve tasfiye memuru ... aleyhinde İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesinin 2012/344 Esas sayılı dosyasından işçilik alacakları, İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2020/30 Esas (eski esas:2012/633) sayılı dosyasından hizmet tespiti davası açıldığını,  17/01/2022 tarihinde hizmet tespiti davasının kabulüne karar verildiğini, davalıların karara karşı temyiz yoluna başvurduğunu, Yargıtay'ın onama kararı vermesiyle kararın kesinleştiğini, 10/01/2023 tarihinde işçilik alacakları davasının kabulüne karar verildiğini, davalıların karara karşı istinaf yoluna başvurduğunu, istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiğini, bahsedilen kararın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından takibe konu edildiğini ve takip dosyasının infaz edildiğini, işçilik alacaklarına ilişkin kararın davalı borçluların tehiri icra kararı alması neticesinde 18/07/2023 tarihinde infaz edilebildiğini, müvekkilinin uzun süren yargılama sebebiyle zarara uğradığını, bu kez ... ve tasfiye edilen ... Şirketi aleyhinde İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2023/664 Esas sayılı dosyasından munzam zarar davası açtığını, taraf teşkilinin sağlanabilmesi için İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2023/664 Esas sayılı dosyasının 2. celsesinde taraflarına E...Şirketinin ihyası için dava açmak üzere yetki verildiğini, ... Şirketi'nin,  İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesinin 2023/664 Esas sayılı dosyası ve bu dosyadan verilecek kararların konu edileceği icra takiplerine ilişkin ihyasını talep etme gereği doğduğunu, tasfiye memuru tasfiye işlemlerinde kusurlu olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiğini, davalı ...'ın, son tasfiye memuru olduğu ... Şirketi aleyhinde derdest işçilik alacakları ve hizmet tespiti davaları bulunmasına rağmen kusurlu hareket ederek şirketi tasfiye ettiğini ve şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirket aleyhinde derdest dava bulunmasına rağmen şirketi tasfiye eden tasfiye memuru ...'ın tasfiye sürecinde kusurlu davrandığı ve bu kusur nedeniyle ihya davası açılmasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple ihya davasından doğacak yargılama gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle ... Şirketi'nin ihyasına, Ek tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, Kararın İstanbul Ticaret Siciline tescil ve ilanına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin tasfiyede kusurlu olan son tasfiye memuru ... üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağından bahisle müvekkili müdürlük yönünden  davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru adına dava dilekçesi ekli davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  17/07/2024 tarih ve 2024/386 Esas - 2024/592 Karar sayılı kararında \"Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasında bulunan ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 29/12/2015 tarihinde tescil edildiğinden ticaret sicili kaydının terkin edildiği, tasfiyenin sona erdiği tarihten sonra 26/10/2023 tarihinde şirket aleyhine dava açıldığı, şirket aleyhine açılan davanın sonuçlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 326 (1) maddesi uyarınca; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur. Dava konusu şirketin tasfiyesinden sonra dava açıldığından tasfiye memuru ve yasal hasım olan davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve son tasfiye memurunun ek tasfiye için atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye olan... Şirketi'nin İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi'nin 2023/664 Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE, son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; Açılmış bulunan ihya davası, dava edilebilmek bakımından 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresine tabi olduğunu, dava itibari ile tarihi ile 5 yıllık zamanaşımı/hakdüşümü süresinin dolduğunu, istemin bu nedenle reddinin gerektiğini, bu nedenle kararın yerinde olmadığını, ihya talep edenin ihya ile korunacak özel ve hukuki bir menfaatinin bulunmadığını, ihya talep edenin ihyasını istenilen şirkete yöneltebileceği bir hakkının söz konusu olmadığını, ilgi tutulan davada da ihyası istenilen şirkete yönelik bir talebin söz konusu olmadığını, ihya isteminin neye yarayacağını ve bunda talep edenin hukuki menfaatinin ne olduğunun anlaşılamadığını, şirketin yasa ve kurallarına uygun şekilde tasfiye sürecine sokulmuş olduğunu, yasa ve kurallara uygun duyuru ve ilanlar yapıldığını, tüm yasa ve prosedürün eksiksiz uygulanarak şirketin terkin edildiğini, bu bakımdan şirketin terkininin yasa ve hukuka uygun olduğunu, ihyasını gerektiren bir durum olmadığını, nihai olarak talep edenin ihyada özel ve hukuki bir menfaatinin bulunmadığını, hukuki menfaat yokluğu halinde davanın kabulünün mümkün olmayacağının açık olduğunu, sonuç olarak, açıklanan nedenlerle istemin reddini talep ettiklerini, açıklanan bu nedenlerle kararın kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi delaleti ile aynı yasanın 547.maddesine dayalı olarak açılan şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 547 maddesine göre; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen şirket ortaklar kurulu tarafından 11/12/2013 tarihinde şirketin feshi ve tasfiye sürecine girmesine karar verildiği ve ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı, 25/12/2015 tarihinde ortaklar kurulu tarafından şirketin tasfiyesinin sonuçlandırıldığı ve tasfiye kararının 29/12/2015  tarihinde ticaret siciline tescil edildiği ve şirketin terkin edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ihyası talep edilen şirket ve tasfiye memuru ... aleyhine İstanbul Anadolu 5. İş Mahkemesi'nin 2012/344 esas sayılı dosyasında işçilik alacakları ve İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi'nin 2020/30 (Eski esas 2012/633) esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açıldığı, yargılama sonucunda davacının lehine karar verildiği, ancak yargılamanın uzaması sebebiyle davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi'nin 2023/664 esas sayılı dosyası ile munzam zarar talepli dava açıldığı, şirketin tasfiyesi ve terkini sebebiyle taraf teşkilini sağlanması için Mahkemece davacı vekiline şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan davada yargılamanın devamı için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden Mahkemece, davacının şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek ihyasına karar verilmesi isabetli olup, davalı tasfiye memurunun aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bunun yanında davacının ihyası talep edilen şirkete yöneltebileceği bir hakkı olmadığına dair istinaf sebebi de ihya davasında incelenebilecek bir husus değildir.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e9354f843aa9eff","SID":"28c6fb4f36d8cf15"}}