{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/691 <br>KARAR NO: 2024/1196<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2024<br>NUMARASI: 2019/767 Esas, 2024/238 Karar<br>DAVA TARİHİ: 14/10/2019<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM'NİN 2020/652 ESAS SAYILI DOSYASINDA<br>DAVA TARİHİ: 25/09/2020<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN <br>2020/68 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 06/11/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, davalıya ait İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mah. ... Mevkiinde bulunan ve tapunun ... pafta, ... ada ve ... ve ... parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde sözleşmede belirlenen işlerin toplamda 8.337.880,00-TL bedel ile müvekkili tarafından yapılması için anlaşma yapıldığını, bahsi geçen anlaşma konusu ve müvekkili tarafından yapılan işlerin karşılığı olan bedeller için davalı tarafa fatura kesilerek gönderildiğini ve davalı tarafından işbu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, söz konusu faturaların 12/07/2019 tarihli, 4.720.000,00-TL bedelli, 23/05/2019 tarihli, 3.540.000,00-TL bedelli, 04/01/2019 tarihli, 77.880,00-TL bedelli faturalar olduğunu, Türk Ticaret Yasasının 21/2 maddesi hükmüne göre, davalının sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturanın münderecatını kabul ettiğini, sözleşme dışı işin yapılarak teslim edildiğinin itirazsız kabul edildiğini, bu işlerin bedelini içerir faturaların karşı tarafa tebliğ edilmiş olmasına karşın Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. madde hükmünde öngörülen (8) günlük süresi içinde itiraz olunmaması durumunda, sözleşme dışı işlerin bedelinin doğruluğuna yönelik olarak, tarafların iradeleri birleşmiş olacağından, kesinleşen fatura kapsamındaki iş bedelinin tarafları bağlayıcı olacağını, sözleşme ile belirlenen tüm inşaat, tadilat, yıkım, imalat işlerinin tamamen tamamlandığını ve davalının talebi doğrultusunda ek ve ilave işler yapıldığını, davalı tarafından yapılan işler için anlaşma bedelinden mahsup edilmek üzere 7.000.000,00-TL borç ödemesi yapıldığını, davalı tarafından yapılan işbu ödeme taraflar arasındaki inşaat yapımı ve sözleşmesel ilişkinin varlığını ortaya koyduğunu, ancak davalının anlaşma tutarının kalan bakiyesini ödemediğini, davalı tarafın işbu sözleşme ve yapılan işler nedeniyle; 1.337.880,00-TL bakiye borcu bulunduğunu, davalı/ borçlu aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra dosyasına itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere anlaşma sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takip talebi doğrultusunda devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/652 Esas Sayılı Dava Dosyasında Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında davalının ... pafta, ... ada ve ... ve ... parsel sayılı gayrimenkul üzerinde taraflarca sözleşmede belirlenen işlerin  (Çevre perde duvarları üzerine ilave perde yapılarak yükseltilmesi, 80 m uzunluğundaki istinat duvarına 55 m ilave temel duvar yapılması, 12 m yüksekliğinde toplam 720 metrekare alanın sıfır kotuna kadar harfiyat yapılması, asfalt yoldan şantiye alanına kadar olan yola balans-stabilize- dolgu malzemesi serilmesi ve sıkıştırma, 3 adet prefabrik yapının altına tesfiye- dolgu- kalıp demir ve beton uygulaması yapılması, elektrik altyapısı olmadığı için jenaratör kullanımı) 1.495.750,00-TL+ 269.235,00-TL (%18 KDV)= 1.764.985,00-TL bedel ile müvekkili tarafından yapılması için anlaşma yapıldığını, müvekkili tarafından yapılan işlerin karşılığı olan bedeller için davalı tarafa fatura kesilerek gönderildiğini, faturaya karşı davalı tarafından Çatalca ... Noterliğinin 26/02/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiğini, yapılan işlere ilişkin Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/31 D. İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığını, Çatalca İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden, davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/767 E. Numaralı dosyası ile davalı hakkında itirazın iptali davası açıldığını, bu dosya ile birleştirilmesini, yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin talepname ve icra takibi talebi doğrultusunda avans faizi ve diğer talep koşullarında devamına, davalının dosya kapsamı ve delil durumuna göre itiraz etmekle haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında tam kapsamlı bir ticari sözleşmenin bulunmadığını, sadece davacı tarafından davalıya e-mail yoluyla gönderilen teklif formlarının bulunduğunu, işin davacı tarafça tam ve eksiksiz olarak ifa ediliği ve eserin iş sahibi tarafından kabul edildiğine dair taraflar arasında teslim tesellüm evrak ve mutabakatlarının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ticari ilişkiyi, yapılacak eserin türü ve kullanım amacını,  işin tam olarak ifa edildiğini ve usulüne göre teslim edildiğini açıkça izah etmediğini ve delillendirmediğini,  davalının İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada ...-... parsel sayılı kendisine ait gayrimenkulde, su arıtma tesisi olarak kullanmak üzere ''Orman Su İşleri Bakanlığının Su Arıtma Tesislerinin Tasarım ve İşletme Esaslarına'' uygun aradığı ulusal ve uluslararası standartları içerir tesisin inşaası için müvekkili ile anlaştığını, davalı yanın ''... Mühendislik Teklif Formu'' başlığı altında müvekkiline gönderilen teklif içerikli e-mailde, malzemenin Cinsi/Metraj/ Fiyat ve her yapılacak işe ilişkin açıklamalar bölümünün mevcut olduğunu, iskonto uygulanarak KDV hariç teklif fiyatının 7.000.000,00 TL (yedi milyon TL) olduğunu, kapora ve 4 ayrı vadeli ödeme imkanı olduğunu, işin 20.01.2019 tarihinde bitirileceğini ve karşılıklı cezai şart müeyyidelerinin yer aldığını ve taraflarca işbu sözleşmenin imzalanarak işe başlanıldığını, taraflarına henüz tebliğ edilen 27.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda kendilerini haklı çıkaracak tespitlerde bulunulduğunu, yüklenicinin sözleşmeye bağlı kalmadığı hatalı ve eksik işler yaparak ağır kusurlu olduğu yönünde tespitler yer aldığını, yapılan işin fenni olur alamadığını, müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğini, eksik iş bedeli alacakları ve menfi, müspet zararlarının tazmini için dava açacaklarını, davacının iş sahibine işi teslim ettiğini ispat edemediğini ve delillendiremediğini, yüklenici davacının sadece eseri meydana getirmesinin asli edim borcunun yerine getirildiği anlamına gelmediğini, eserin iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının teklif formu başlıklı sözleşmede davaya konu eseri 20/01/2019 tarihinde bitirmeyi taahhüt ettiğini, Çatalça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/31 değişik iş sayılı dosyasının dayanak olarak sunulduğunu ancak dava konusu ile alakasız olduğunu, icra takibine konu edilmediğini, dilekçeleri ekinde sundukları raporda eserde 597.914,73 TL tutarında eksik iş bedeli olduğunu, sözleşmeye uygun hale getirilmesi için 2.034.334,00 TL gerektiğinin tespit edildiğini beyanla davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/68 Esas Sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada ...-... parsel sayılı kendisine ait gayrimenkulde, su arıtma tesisi olarak kullanmak üzere ''Orman Su İşleri Bakanlığının Su Arıtma Tesislerinin Tasarım ve İşletme Esaslarına'' uygun aradığı ulusal ve uluslararası standartları içerir tesisin inşaası için davalıyla anlaştığını, sözleşmede yapıda kullanılacak malzemelerin cinsi, metrajı fiyatlandırması ve her yapılacak işe ilişkin açıklamalar bölümünün mevcut olduğunu, işin 20.01.2019 tarihinde bitirileceğini, karşılıklı cezai şart müeyyideleri yer aldığını ve taraflarca işbu sözleşmenin imzalanarak işe başlanıldığını, işin bedeli olarak toplamda 8.337.880,00 TL üzerinden anlaşıldığını, iş bedelinin taksitle ödeneceğinin karalaştırıldığını, iş bu sözleşme  kapsamında davalı tarafından düzenlenen; 04.01.2019 tarih ... seri numaralı % 18 KDV dahil 77.880,00 TL, 23.05.2019 tarih ... seri numaralı % 18 KDV dahil 3.540,000,00 TL,12.07.2019 tarih ... seri numaralı %18 KDV dahil 4.720,000,00 TL tutarında toplamda 8.337,880 TL bedelli  3 adet fatura bedelinden mahsup edilmek üzere müvekkilince 7.100.000 TL borç ödemesi yapıldığını, ancak davalının edimini süresinde tam ve eksiksiz ifa etmediğinden işin tesliminde ödenmesi gereken bakiye ödemenin yapılmadığını, teslim edilmeyen yapıda ayıp ve kusurların tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiğinden davalının ağır ihmalinin, müvekkili tarafından alınan ve 24.11.2019 tarihinde tebliğ olan ekspertiz raporuyla öğrenildiğini, davalıya noter kanalıyla ayıp ihbarında bulunulduğunu,  ayrıca ticari sözleşmeye konu  mevcut yapının  ağır derece  ayıplı bir halde olduğunu, halihazırda eserin kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin ticari sözleşmeyi akdetmekte ki esaslı amacının gerçekleşmediğini, aksine mahsup alacağı ve menfi-müspet zararları oluştuğunu, davalının, mevcut yapıyı sözleşmede kararlaştırılan taahhüt ve projeden bağımsız olarak tamamen kendisinin inisiyatifinde fenni usul ve şartlara aykırı olarak inşa ettiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla; yapıda sözleşmeye aykırı olan ve tamamlanmayan eksik işlerin tespitiyle, yapıyı sözleşmeye uygun hale getirmek için yapılması lazım gelen ilave iş-onarım ve işçilik bedellerinin öncelikle 8.337,880,00 TL'lik sözleşme bedelinden mahsup edilmesine, davalı yana haksız ve  fazla ödendiği tespit olunan fatura bedelinin kendilerine iadesine, iade alacaklarının şimdilik 75.000 TL sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, sözleşmenin ifasının onarım yoluyla giderilmesinin mümkün olmaması yahut yapının onarım yoluyla sözleşmeye uygun hale getirilmesinin iş sahibine süre ve maliyet yönünden fayda sağlamayacağının anlaşılması halinde sözleşmenin geriye yönelik feshine, davalıya haksız ödendiği tespit olunan fatura bedellerinin şimdilik 5.000 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmede kararlaştırılan  cezai şart alacağının teslim tarihinden dava tarihine kadar doğmuş olan kısmının belirlenen şekilde hesaplanması ile şimdilik 1.000 TL cezai şart alacağının ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tarafların İstanbul ili, Çatalca ilçesi ... köyünden bulunan davalı tarafa ait ... ada ve ... parsel (eski ... ve ... parsel ) sayılı taşınmaz üzerinde su dolum istasyonu yapılması konusunda anlaştıkları, toplam iş bedelinin davacı yüklenicinin verdiği teklifnamede götürü bedel olarak, 7.000.000,00 TL + 1.260.000,00 (%18KDV) = 8.260.000,00-TL ve 66.000,00-TL + 11.880,00-TL (% 18 KDV) = 77.880,00-TL işçilik bedeli olmak üzere toplamda 8.337.880,00 TL olduğu, bunların haricinde de işverenin isteği üzerine ilave işlerin de yapıldığı, bu ilave işlerin, ilave perde duvar ve istinat duvarı yapımı, mevcut istinat perdelerinin yükseltilmesi, 3 adet prefabrik bina altlarına betonarme radye temel yapımı ve yol yapımı v.s… işlerin toplamının 1.495.750,00 TL + KDV = 1.764.985,00 TL olduğu, tüm yapılan işler karşılığında davalı işverenin 7.100.000,00 TL ödeme yaptığı ve bu rakamda bir ihtilaf olamadı, taraflar arasındaki ihtilafın, imalatın eksik ve kusurlu yapıldığı iddiası, ilave işlerin bedelinin ödenmemesi ile kesilen faturanın ödenmeme noktasında toplandığı, Çatalca Belediyesi İmar Ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 19.11.2020 tarih ve 7740 sayılı yazılarında mezkur ... mah, ... ada ve ... parsel (eski ... ve ... parsel ) sayılı taşınmaz üzerindeki yapının kaçak olduğu, ruhsat ve izin almadan yapıldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarımsal alanda kaldığı ve yapı ruhsatı alınmadan yapıldığından herhangi bir tadilat ruhsatı da alamayacağının belirtildiği, inşaat ruhsatsız olarak yapılmışsa, sözleşmenin konusuna göre imar ve ruhsat alınması mümkün değilse, hukuka aykırı olduğundan sözleşmenin geçersiz olacağı, geçersiz bir sözleşmenin feshi değil ancak geçersizliğinin öne sürülebileceği, şayet ruhsat alınması mümkün olan bir inşaat olup da sadece ruhsat alınmamışsa sözleşmenin geçerli olacağı, ancak ruhsatı almakla yükümlü olan kişinin sözleşmeye aykırı davranmış olacağı, bunun da sözleşmenin feshi sebebi olduğu, sözleşme geçersiz de olsa feshedilse de yüklenicinin belirli bir imalat yaptığı, eğer bu imalat arsa sahibi için ekonomik bir değer taşısada, ruhsat alınması mümkün olmayan yerde yapılan  imalat ve inşaatın yıkılmak zorunda olduğundan arsa sahibi için ekonomik değer taşımayacağını, bu durumda yüklenicinin imalat bedelinide isteyemeyeceğini, nitekim 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. Maddesi uyarınca, anılan yasanın kapsamına giren bütün yapılar için yapı(inşaat) ruhsatı alınması gerektiğini, yasanın 22. Maddesine göre yapı ruhsatı almak için belediye veya valiliğe yapı sahipleri ve kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilmesi gerektiğini, eğer yapı ruhsatsız yada ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşaa edilmiş ve ruhsata uygun hale gelmiyorsa, binanın yıkılması gerekeceğini, (İmar Kanunu 32. Madde), Asıl dava bakımından; davalı adına düzenlenen faturalar ve yapılan tahsilatlar neticesinde, 04.01.2019 tarihli ... nolu KDV dahil 77.880 TL tutarındaki faturanın teslim alan kısmında davalı isim ve imzası olduğu, 02.09.2019 icra takip tarihi ile 14.10.2019 dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalıdan ticari defter kayıtlarına göre 1.237.880,00 TL tutarında alacaklı göründüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşme olan teklif formunda birim fiyat ve metraj bulunmadığı, sadece her iş ile ilgili olarak bir bedel yazıldığı, sözleşmenin götürü bedel bir sözleşme olduğu, bilirkişiler tarafından yerinde yapılan incelemede teklif formunda yapılan iş olan su dolum istasyonu binasının yapılıp bitirildiği ve kullanıma hazır olduğunun tespit edildiği, ancak bazı eksik ve kusurlarının olduğu, kullanıma engel olmayan bu unsurlar için bir nefaset bedeli kesilebileceği, yapılan işlere ait hakediş faturalarının 8.337.880,00 TL olduğu,  teklif formu ile hakediş faturalarının birbiri ile uyumlu olduğu, taraflar arasındaki teklif formunda davacı yüklenicinin proje yapıp tasdik ettireceği, yapı ve iskan ruhsatı alacağı yönünde bir madde olmadığı, bu konuda bir bilgi, taraflar arasında bir yazışmanın da ve dosyada onaylı bir projenin de bulunmadığı, işverenin yükleniciye verdiği vekaletin çok geniş içerikli genel amaçlı olduğu, daha çok da arsa ve tapu işleri ile parsel terkin ve tevhidi amaçlı olduğunun anlaşıldığı, davaya konu ... ada ... ve ... nolu parsellerin de tevhid edilerek ... ada ... nolu parsel olduğu, ayrıca teklif bedel içerisinde proje yapım ve onayı, yapı ve iskan ruhsatı alınacağına dair bir bedel de olmadığı,  parsellerin imar durumunun alınmasının, yapı ruhsatı ve iskan ruhsatının alınması gibi resmi işlerin parsel maliki olan davalı işverenin uhdesinde olduğu, davalı işverenin tapuda kendi parsellerinin tarla vasfında olduğunu bilmesi gerektiği ve tarla vasıflı parsellerine su dolum istasyonu yaptırmak istemesi ve inşaatın yapılması ve sonrasında farklı tarihlerde hakedişler halinde yükleniciye toplam 7.100.000.00 TL ödeme yapmış olmasının da göz önüne alındığında, ruhsatsız yapı yapılmasından haberdar olduğu ve kabulünde olduğunun anlaşıldığı, davacı yüklenicinin parselin imar durumu ve yapı ruhsatlarının alınmamasında bir sorumluluğu olmayacağı, davalı tarafından davacının kesmiş olduğu faturalara süresinde bir itirazda bulunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin adi bir sözleşme olduğu, sözleşmeye göre ruhsatın kim tarafından alınacağının belli olmadığı, bu nedenle müterafik kusur durumunun somut olayda uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı, halen binanın yıkılmadığı ve ek işlerin yapıldığı, mevcut imalatın da davalının işine yaradığı ve yapılan masraflardan ek işler ve ödemelerin de davalı tarafından talep edildiği, bununla da yapılan inşaatın bölümlerini zımnen kabul ettiği manasına geldiği, birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/652 esas sayılı dava dosyası yönünden, davacı yüklenicinin yapmış olduğu ek işlerin davalının talebi ve bilgisi dahilinde yapıldığı, ilave yapılan işlerinin bedelinin dosyada mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde, 1.458.922,50 TL olduğu, ancak jeneratör bedeli hususunda dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, jeneratör bedeli hususunun davacı tarafından ispat edilemediği, davalı tarafından davacının kesmiş olduğu faturalara süresinde bir itirazda bulunulmadığı asıl ve bu birleşen dava yönünden, icra inkar tazminatı taleplerinin alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği, birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/68 esas sayılı dava dosyası bakımından, tarafların İstanbul ili, Çatalca ilçesi ... köyünden bulunan davalı tarafa ait ... ada ve ... parsel (eski ... ve ... parsel) sayılı taşınmaz üzerinde su dolum istasyonu yapılması konusunda anlaştıkları, toplam iş bedelinin davacı yüklenicinin verdiği teklifnameye göre götürü bedel, 8.337.880,00-TL olduğu, taraflar arasındaki teklif formunda davalı yüklenicinin proje yapıp tasdik ettireceği, yapı ve iskan ruhsatı alacağı yönünde bir madde olmadığı, bu konuda bir bilgi, taraflar arasında bir yazışmanın da ve dosyada onaylı bir projenin de bulunmadığı,  işverenin yükleniciye verdiği vekaletin çok geniş içerikli genel amaçlı olduğu, daha çok da arsa ve tapu işleri ile parsel terkin ve tevhidi amaçlı olduğunun anlaşıldığı, davaya konu ... ada ... ve ... nolu parsellerin de tevhid edilerek ... ada ... nolu parsel olduğu, ayrıca teklif bedel içerisinde proje yapım ve onayı, yapı ve iskan ruhsatı alınacağına dair bir bedel de olmadığı,  parsellerin imar durumunun alınmasının, yapı ruhsatı ve iskan ruhsatının alınması gibi resmi işlerin parsel maliki olan davacı işverenin uhdesinde olduğu, taraflar arasında davaya konu işle ilgili olarak yapılan incelemelerde, davacı tarafından davalıya aralarındaki teklif formu gereğince 7.200.000,00 TL ödeme yapıldığı, eksik işten kaynaklı olarak davacının davalıya ihbarda bulunduğunun tespit edilemediği, dosya kapsamında asıl ve birleşen diğer dosya ile ilgili olarak yapılan incelemelerde de anlaşıldığı üzere davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapılmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle, Asıl davanın kısmen kabulü ile 1.237.880,00 TL asıl alacağın Çatalca İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyadaki itirazın iptali ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, İcra inkar tazminatı taleplerinin alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla reddine, Birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/652 esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile Çatalca İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki itirazın 1.458.922,50 TL asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, İcra inkar tazminatı taleplerinin alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla reddine, Birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/68 esas sayılı dosyasındaki  tüm taleplerin ayrı ayrı reddine, karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur. Asıl ve Birleşen Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/652 E. Sayılı davasında davacı vekili istinaf dilekçesi ile, açtıkları asıl ve birleşen davaları yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/652 E. Sayılı davalarında müvekkili ile davalının ek işler için yapmış olduğu anlaşma neticesinde, müvekkilinin ek işleri eksiksiz tamamlamış olmasına rağmen davalı tarafça ek işlerin bedelinin ödenmemesi sebebi ile başlatılan icra takibine haksız itirazının kaldırılmasının talep edildiğini, mahkemece yapılan inceleme ile müvekkilinin ek işler için alacağının 1.458.922,50 TL olduğuna kanaat getirilerek fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiğini iş bu kararın da hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve Birleşen Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/652 E. Sayılı davasında  davalı, diğer birleşen dava davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Çatalca Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta, söz konusu yapının, imar mevzuatına aykırı ve ruhsatsız olduğu, kaçak yapı olduğu ve tadilat ruhsatı alınmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 26 ve 27. maddelerindeki hükümler gereğince yasadaki ayrık durumlar hariç her turlu inşaatın yetkili mercideki alınacak ruhsat ve yetkili merciin onayladığı plana uygun yapılması gerektiğini, şayet bir inşaata ruhsatsız başlanmış veya ruhsat olmakla birlikte inşaat ruhsatın eki olan projesine aykırı yapılmışsa o inşaatan “kaçak inşaat” kabul edileceği ve aynı yasanın 32. maddesi uyarınca da yıkımına karar verileceğini, yasalar uyarınca yıkımı zorunlu olan bir yerin ekonomik değer olarak varlığının da düşünülemeyeceğini, sözleşmede yerel yönetimden kaynaklı sorumlulukları üstlenen ve inşaat ruhsatı alımı konusunda vekil tayin edilen yüklenici davacının, usulüne göre inşaata başlamadığından ve inşaatın yasal hale getirilmesinin de söz konusu olmadığından tam kusurlu olduğunu, imalat bedelini, ilave işlere ilişkin bedeli talep ve dava edemeyeceğini,  3194 Sayılı İmar Yasası'nın 21. maddesi uyarınca, 26. maddede gösterilen istisnalar hariç, tüm yapılar için inşaat ruhsatı alınmasının zorunlu olduğunu, iş bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, inşaata imar mevzuatına uygun şekilde ruhsat ile başlanması, tamamlanması ve iskân izni/ yapı ruhsatı alınması yükümlülüğünün yüklenicinin edimleri kapsamda olduğunu, birleşen dava yönünden davacının HMK 199 ve 202 maddelerine atıfta bulunarak, salt ana sözleşmenin varlığını, yaklaşık 1.8 milyon değerinde olduğunu iddia ettiği ilave işler yönünden talimat konusunda delil başlangıcı sayarak tanıkla ispat yoluna gitmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi tanık dinlenilmesine muvafakatları bulunmamasına rağmen mahkemece tanıkların dinlenildiğini, \"Yazılı Delil Başlangıcı\" başlıklı HMK 202. Maddesinin \"iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.\" şeklinde olup davacı yanın iddiasıyla örtüşmediğini, davacının iddiasının sözleşme bedelinin neredeyse %20 sine yakın  ek işlerin sözlü olarak talimatla yapıldığı şeklinde olduğunu, inşaatın yapım süresinin 6 ay olarak belirlendiğini ve 40. Günde ilgili belediyesince mühürlendiğini, mahkemeye sundukları ekspertiz raporunda yapının natamam olduğu, yarısının bile yapılmadığının ortaya konulduğunu, buna rağmen mahkeme 40. günde sözleşme bedelinin %20 si oranında nasıl bir ek işlerin yapılabileceğini, yazılı talimat olup olmadığını gözetmeksizin, yapı tatil tutanağı ile mühürlenen kaçak yapı hakkında davacının işçi tanıklarını dinleyerek karar vermesinin hatalı olduğunu, her ne kadar birleşen Bakırköy  2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/68 E. Sayılı dosyasında yüklenici firma aleyhine; \"gerçekleşen tüm imalâtın, tadilat projesiyle yasal hale getirilip  getirilemeyeceği durumuna göre\" terditli  olarak dava açmış iseler de gelinen aşamada onarımın mümkün olmadığı ve yapının tamamen mevzuata aykırı ve kaçak olduğu anlaşıldığından bu yöndeki terditli  taleplerinin anlamını yitirdiğini, bu nedenle 23.01.2020 tarihli dava dilekçelerinde terditli talep olan sözleşmenin geriye yönelik feshine ve 7.200.000,00 TL'lik ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'den tahsiline karar verilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından kaçak inşaat yönünden yukarıda bahsettikleri üzere öncelikle ayrı bir raporla iddia ve deliller yönünden detaylı kusur tespiti yapılmayarak hataya düşüldüğünü, verilen kararı kabul etmemekle birlikte mahkemece asıl ve birleşen davalarda karşı tarafın alacak talepleri kısmen kabul etmişse de reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen Bakırköy 4. ATM'nin 2020/652 E. Sayılı davasında dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli ile ilave iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali, birleşen Bakırköy 2 ATM7nin 2020/68 E. Sayılı davasında ise  sözleşmeye aykırı ve eksik yapılan işlerin tespiti ile yapının sözleşmeye uygun hale getirilmesi için gereken işlerin ve maliyetinin tespiti, sözleşme bedelinden mahsubu ile fazla yapılan ödemenin tahsili, sözleşmenin ifasının onarım yoluyla yapılmasının mümkün olmaması halinde yahut yapının onarım yoluyla sözleşmeye uygun hale getirilmesinin iş sahibine süre ve maliyet yönünden fayda sağlamayacağının anlaşılması halinde sözleşmenin geçmişe etkili feshi ile davalıya haksız ödenen fatura bedellerinden şimdilik 5.000 TL'nin tahsili, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacaklarından şimdilik 1.000 TL'nin tahsili istemine ilişkin olup, asıl ve birleşen 2020/652 E. Sayılı davada davacı yüklenici, davalı- birleşen 2020/68 E. Sayılı davada davacı iş sahibidir. Asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenici vekili, taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme konusu işleri tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, davalının talepleri üzerine ilave işler yaptığını, sözleşme konusu işin bedelinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğini, bakiye bedel ile ilave işler bedelinin ödenmediğini, bunların tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, birleşen davada davacı iş sahibi ise, yüklenicinin sözleşme konusu işi eksik ve ayıplı yaptığını sözleşmeye aykırı imalat yapıldığını, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi bedellerinin mahsubu sonunda fazla ödemelerinin yükleniciden tahsilini, sözleşmeye aykırılıkların giderilmesinin mümkün olmaması halinde ise terditli olarak sözleşmenin geçmişe etkili feshi ile ödedikleri bedelin yükleniciden tahsilini, sözleşmede öngörülen cezai şartı talep etmiştir. Taraflar arasında, iş sahibinin taşınmazı üzerine çelik konstrüksiyon fabrika yapımı için fiyat teklifi üzerine sözleşme imzalanmış olup, anılan sözleşmede yapılacak işler ile bedeli kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında asıl sözleşmeye, sözleşmedeki iş bedeline ve sözleşme kapsamında iş sahibinin yaptığı ödemelere ilişkin ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf ilave işlerin yapılıp yapılmadığı ile, yüklenici tarafından yapılan işlerin imar mevzuatına ve sözleşmeye uygun olup olmadığı, sözleşmeye ve imar mevzuatına aykırılıkların giderilip giderilemeyeceği ile yüklenicinin asıl sözleşme kapsamında ve ilave yaptığı işler nedeniyle iş bedeli talep edip edemeyeceği, iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığı, sözleşmede öngörülen cezai şartın talep edilip edilemeyeceği noktasında çıkmaktadır. İmar Kanunu kapsamına giren bütün yapılar için (26. maddede belirtilen istisna dışında) belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması mecburidir  (3194 s. K. m. 21). Yapı ruhsatı ise, ancak projelerine, imar plânı ve yönetmeliğine göre ve resim ve harçları incelenerek verilir. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilen yapılarda ruhsata aykırılık giderilemiyorsa, 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi hükmü gereğince, ilgili belediye veya valilikçe inşaat derhal durdurulur ve yasal hale getirilmesi olanaksız ise veya ruhsat veya eklerine ya da imar mevzuatına aykırılık öncelikle yüklenici tarafından giderilemiyorsa bu hali ile yapılan yapının yıktırılmasına karar verilir ve anılan Yasanın 42. maddesi hükmü gereğince de yapı sahibine ve yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır. İmar Kanunu'ndaki bu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce re'sen gözetilmelidir. Emredici hukuk kurallarını içeren 3194 sayılı İmar Yasası hükümlerine göre; yapı ile yapıma izin  arasında çok sıkı bir ilişki kurulmuştur. Bu bağ daha inşaata başlamadan alınması zorunlu yapı ruhsatı ile başlamakta ve inşaatın devamı sırasında denetim yolu ile sürmekte ve yapı kullanma izni ile de sona ermektedir. Sözleşmeyle aksinin kararlaştırılmadığı durumlarda iskân izni alınması yükümlülüğü İmar Yasasının 30. maddesi hükmü gereğince, iş sahibine ait ise de; yukarıda özetle açıklanan hukuksal sebeplerle, inşaatın imar mevzuatına uygun şekilde tamamlanması yükümlülüğü yüklenicinin edimleri kapsamındadır. Yapının tümüyle kaçak yapılmış olması halinde yıkılması gereken bir yapı olup ekonomik değerinden söz edilemeyeceğinden yüklenici iş bedeline hak kazanamayacaktır.Somut olayda ilgili belediyesinden gelen yazıdan, davaya konu inşaatın yapıldığı, taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar palınında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, yapının ruhsat alınmaksızın kaçak ve izinsiz yapıldığı anlaşılmaktadır.İlgili belediye yazısına göre yapı ruhsat alınmadan kaçak yapıldığından ve inşaatın yapıldığı taşınmaz imar planına göre tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığından ruhsat alınmasının da mümkün olmadığı anlaşılmakla Yargıtay istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere, inşaatın yıkılması gerektiğinden ve yüklenicinin edimini yerine getirmesi olanağı bulunmadığından, davaya konu yapının da ekonomik değeri bulunmadığından yüklenicinin sözleşme kapsamında iş bedeli talep etmesine olanak bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmesi imar mevzuatı nedeniyle objektif olarak imkansız olduğundan sözleşme de geçerli değildir. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak taraflar talepte bulunamaz. Taraflar geçersiz sözleşmeye göre verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler.Buna göre yüklenici davacı sözleşmeye dayalı olarak iş ve ilave iş bedeli talep edemeyeceğinden, davacı yüklenicinin açtığı asıl ve birleşen 2020/652 E. Sayılı itirazın iptali davalarının reddi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davaların kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.İş sahibinin açtığı birleşen 2020/68 E. Sayılı davaya gelince davacı iş sahibi bu davada terditli talepte bulunmuş olup, terditli taleplerinden ilki inşaatın sözleşmeye uygun hale getirilmesinin mümkün olması halinde bunun için yapılacak masrafların tespiti, bunların iş bedelinden mahsubu ile fazla ödemelerinin istirdadı ve sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsili istemine, terditli diğer talebi ise inşaatın sözleşmeye uygun hale getirilmesinin mümkün olmaması halinde sözleşmenin geçmişe etkili feshi ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, sözleşmenin konusu inşaatın yapılması imar mevzuatına göre mümkün olmadığından taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ayıp ve eksik bedeli ile sözleşmede öngörülen cezai şart talep edilemeyeceğinden, mahkemece birleşen davacının terditli diğer talebi olan sözleşmenin geçmişe etkili feshi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda ödenen bedelin iadesi isteminin değerlendirilerek, sözleşmenin konusu objektif imkansızlık nedeniyle geçerli olmadığından mahkemece sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz sözleşme nedeniyle verilenler sebepsiz zenginleşme kapsamında geri istenebileceğinden iş sahibinin talebinin de bu yönde değerlendirilerek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep edebileceğinden iş sahibinin açtığı birleşen davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmesi gerekirken birleşen davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen 2020/652 E. Sayılı davalarda davalı, birleşen 2020/68 E. Sayılı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b2 maddesi ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen 2020/652 Esas Sayılı davaların reddine, birleşen 2020/68 Esas Sayılı davanın kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak davacının ödemiş olduğu 5.000 TL bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair yeniden karar verilmesi, dairemiz kararı gereğince asıl ve birleşen dava davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b1 maddesi ile  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin  KABULÜNE, Davacı-birleşen davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,2-BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/02/2024 tarih ve 2019/767 Esas, 2024/238 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Asıl ve Birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/652 Esas sayılı davaların  REDDİNE, 4-Birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/68 Esas sayılı davanın KABULÜNE,5-Taraflar arasındaki birleşen dava davacısının  İstanbul İli Çatalca İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları üzerine davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından yapılması kararlaştırılan ... Fabrika Yapımı işine konu, tarihsiz ... Mühendislik fiyat teklifi başlıklı ve 7.000.000 TL bedelli ve sözlü olarak yapılan 77.880 TL bedelli işçilik sözleşmelerinin GEÇERSİZLİĞİNİN TESPİTİNE 6-Birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/68 Esas sayılı dosyasında taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına VERİLMESİNE,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN Asıl Dava; 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 16.158,45 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan  15.730,85‬ TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan 250,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 199.303,20 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/652 Esas Yönünden, 1-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama harcı olarak alınan 24.024,88 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 23.596,4‬0 TL harcın kararın kesinleşmesini takiben ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 254.148,35 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/68 Esas Yönünden; 1-Alınması gereken  569.560,58  TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan olarak yatırılan 141.061,26  TL harcın mahsubu ile bakiye  428.499,32‬   TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yapılan 141.061,26  TL peşin ve tamamlama harcı, 63,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 140.998,01‬  TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan   Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 654.136,40 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN Asıl Dava; 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 2-Davalı  tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 216,50 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 1.385,9‬0 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından istinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, Birleşen Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/652 Esas Yönünden, 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 2-Davalı  tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından istinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,Birleşen Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/68 Esas Yönünden; 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 2-Davacı  tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce431f5f0a23610c","SID":"a52febd3062d3ce0"}}