{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/830 Esas<br>KARAR NO: 2024/1967<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/12/2021<br>NUMARASI: 2018/228 E. - 2021/418 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:  dava konusu “...” filminin mali haklarını yapımcısı ve eser sahibi ... (... FİLM) den 01.01.2008 tarihli noter dışı “Eser Devir Sözleşmesi” ve bu sözleşmeye bağlı ve tamamlayıcı Büyükçekmece ... Noterliği 09.08.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı “Eser Devir Sözleşmesi” ile devir almış ve hak sahibi olduğunu, davalının, müvekkilin hak sahibi olduğu filmlerin yayın haklarını müvekkilin yazılı izni olmadan 18.06.2008 tarihli “Yayın Hakkı Lisans Sözleşmesi” ile ... A.Ş. (...) televizyon kanallarına her bir filmi KDV hariç 30.000.00 TL bedelle devir ettiğini, sözleşme bedelinin 3.900.000 TL / 130 film = 30.000 TL olduğunu, bu sözleşmenin İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2010/208 Esas sayılı dosyasına davalı ... A.Ş. tarafında sunulduğunu, dava konusu filmin 6 kez izinsiz yayınlanması sebebiyle İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen 2010/208 Esas ve 2014/18 Karar sayılı davanın   lehe sonuçlandığını  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/7311 Esas ve 2014/14996 Karar sayılı ilamı ile onandığını, yine davalı tarafın karar düzeltme talebi de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/794 esas ve 2015/6749 Karar sayılı ilam ile reddedildiğini, davanın FSEK 68. maddeye göre 30.000 TL'nin 3 katı olan 90.000 TL'den açmamız gerekirken aynı film için  lehe sonuçlanan ve tahsil edilen 18.000 TL tazminattan kalan kısmı olan 72.000 TL üzerinden 18.06.2008 tarihli sözleşmeye göre son ödeme günü olan 20.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek bankaların ticari faize uyguladığı en yüksek faiz oranından hesap edilecek faizi ile birlikte tahsili talepli açmak gerektiğini, aynı film için yine izinsiz yayınlar nedeniyle bir başka yayıncı kuruluşa İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açmış oldukları 2011/172 E. ve 2016/50 K. sayılı davanın da lehe sonuçlandığını Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını, hak sahipliği ile ilgili tüm hususların  her iki dava ile sabit olduğunu müvekkilinin mali haklarına sahip olduğu,  “...” adlı filminin ... A.Ş. (...) televizyon kanallarına 18.06.2008 tarihli “Yayın Hakkı Lisans Sözleşmesi” ile 10 yıl süre ile ve 30.000 TL bedelle devir etmesi sebebiyle 72.000.00.-TL nın sözleşmede son ödeme tarihi olan 20.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek bankaların ticari faize uyguladığı en yüksek faiz oranından hesap edilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının \"...\" isimli filme ait hak sahipliği iddiasını eser işletme belgesi üzerinde “eser sahibi” olarak gözüken “... - ... film” ile yapmış olduğu devir sözleşmesine dayandırdığını, fakat Eser İşletme Belgelerinde yer alan “Eser Sahibi” hanesinin, eser sahipliğini göstermeye yeterli olmadığını,  Eser İşletme Belgelerinin  beyan esasına göre tanzim edildiğini ,hak ihdas etmek amacı taşımadığını davacının hak sahipliğine dayanak olarak  01.01.2008 tarihli adi sözleşme ile 09.08.2010 tarihli noter onaylı sözleşmeyi gösterdiğini, film devrine ilişkin aynı içerikli 2 adet sözleşme düzenlenmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 01.01.2008 tarihinden bu güne dek bu hakları kullandığını dosyaya sunarak ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin  dava konusu filmin de içerisinde olduğu toplam 22 adet filme ait lisans haklarını, ... arasında, Üsküdar .... Noterliği’nin 30.01.2007 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı sözleşmesiyle devraldığını,  davacının talep ettiği tazminat miktarının  fahiş olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/208 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama neticesinde davacı taraf lehine tazminata hükmedilmiş olup  dava konusu filmin tüm mali haklarının 1.000,00 TL’ye süresiz olarak devralan davacı tarafın yine aynı filme ilişkin olarak tazminat talebinde bulunması hakkın kötüye kullanılmasının bir örneği olduğunu, taleplerin  zamanaşımına uğradığını,   davacı tarafın 2010 ve 2011 yılında aynı filme ilişkin olarak açmış olduğu davalar  dikkate alındığında sözleşmeden 2010 yılında haberdar olduğu, zamanaşımı süresi geçtikten sonra işbu davayı ikame ettiğini davanın zamanaşımı yönünden reddine, bu talebin kabul görmemesi halinde haksız davanın esastan reddine,  karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 57.000,00 TL'nin 20/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, \" karar verilmiştir.  İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava konusu \"...\" adlı eserin, müvekkili tarafından; 30.000-tl bedelle devredilmediğini, filmin devir bedelinin, 30.000-TL olduğunu iddia etmesinin nedeninin , 130 FİLM''den oluşan sözleşmenin  toplam bedelinin 3.900.000,00-TL olması  toplam bedeli 130 a bölerek  her film için 30.000 Tl bedel hesaplaması olduğunu, dava konusu filmin değerinin 30.000 Tl olduğu anlamına gelmediğini, sözleşmede farklı farklı türlerde, farklı farklı mali değerlerde; çeşitli sinema eserleri bulunduğunu, toplam bedelin, film sayısına bölünmesi ile filmlerin değerinin  sektör gerçekleriyle bağdaşmadığını, bu şekilde filmin mali değerinin belirlenemeyeceğini, dava konusu film dolgu filmi olduğunu,  lisans bedelinin 30.000 Tl olarak kabul edilemeyeceğini, dava konusu taleplerin  zaman aşımına uğradığını,  davacının \"izinsiz gösterim\" olarak nitelendirdiği fiilleri, 12.08.2010 tarihinde öğrenmesine rağmen  26.04.2018 tarihinde dava açtığını, davacının  mali hak sahibi olmadığını, filmin ilk yapımcısının kardeşi ... olduğunu, ancak bilirkişi heyetince eksik ve hatalı inceleme neticesinde, salt eser işletme belgesinde yer alan kayıt ile hak sahipliği hususunda kanaat bildirildiğini,  dava konusu filmin de içerisinde olduğu toplam 22 adet filme ait lisans haklarını, ... Film-... arasında, Üsküdar ... Noterliği’nin 30.01.2007 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı sözleşmesiyle devraldıklarını  mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mali hak sahibi olduğu \"...\" adlı filminin, davalı  tarafından, müvekkilin yazılı izni olmadan 18.06.2010 tarihli \"Yayın Hakkı Lisans Sözleşmesi\" ile dava dışı ... Hiz. A.Ş. devir etmesi ve yayınlatılması nedeniyle 18.06.2010 tarihli  \"Yayın Hakkı Lisans Sözleşmesi\" ne dayalı olarak FSEK 68. maddeye göre sözleşme bedeli 30.000 TL'nin 3 katı bedel talepli dava açtıklarını, dava konusu filme yönelik hak sahipliğinin ispatı yönünden İstanbul Anadolu Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/172 Esas sayılı dosyasında 15.000 TL tazminata hükmedildiğini, bu kararı delil olarak sunduklarını, mahkeme bu karardan esinlenerek tazminata hükmettiğini, ve bu kararda müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını,  dava konusu film olan ... adlı filmin mali haklarının müvekkiline ait olduğunun tespitinin yapıldığı, ... TV'nin müvekkilin izni olmadan yayın yapmış olması nedeniyle tazminata mahkum edildiğini, söz konusu dosyasındaki ihlal aynı tüzel kişilik tarafından gerçekleştirilmediği halde hükümde takdir edilen 15.000 TL bedelin tenzili hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın tümden kabulünü talep etmiştir. \t<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, FSEK kapsamında eserden kaynaklanan mali hakların ihlaline dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.  Davacı vekili ,   davacının hak sahibi olduğu  “...” filminin davalı tarafından hak sahibinin izni  olmadan 18.06.2008 tarihli “Yayın Hakkı Lisans Sözleşmesi” ile ... A.Ş. (..) televizyon kanallarına devir edilmesinin davacının mali haklarının ihlali olduğunu beyanla  72.000.00.-TL tazminatın  20.12.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile davalıdan tahsiline,  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 09.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu ... isimli filmin FSEK 5 anlamında sinema eseri olduğu, davacının davaya konu filmin mali hak sahibi olduğu, davacıdan izin almaksızın davaya konu filmin gösterim haklarının devrine ilişkin sözleşme düzenlenmesinin Türk Borçlar Kanunun genel hükümleri çerçevesinde yetkisiz devirden kaynaklanan hak ihlali olduğu, olayda davalının FSEK 68 çerçevesinde filme ait mali hakkı izinsiz kullanması değil izinsiz devri söz konusu olduğundan bu çerçevede davacının Türk Borçlar Kanunun vekaletsiz iş görmeye ilişkin hükümleri çerçevesinde, davalının davaya konu film için yetkisiz devir karşılığı aldığı 30.000 TL’den 18.000 TL düşüldüğünde 12.000 TL’yi talep edebileceği belirtilmiştir.12.06.1995 tarihli 4110 sayılı yasa ile yapılan değişiklik öncesinde  FSEK madde 8/4'e göre sinema eserinin sahibi onu imal ettiren yapımcısı olarak kabul edilmiştir.  4110 Sayılı Kanunla FSEK'e eklenen Ek-2 maddesi gereğince, Kanunun yürürlüğe girdiği  12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema eserlerinde eser sahibi yapımcı, bu tarihten sonra yapımına başlananlar filmlerde ise  yönetmen, özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı birlikte hak sahibi olarak kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre,  dava konusu ... isimli filmin FSEK m.5 kapsamında  sinema eseri olduğu,  FSEK 11 ve 12. Maddelerinde düzenlenen eser sahipliğine ilişkin hükümler ile dosyada mevcut deliller ve bilirkişi raporuna göre ,   dava konusu sinema filminin  1989 yılında oluşturulduğu, eserin meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan  FSEK 8. maddesine göre,Sinema Eseri İşletme belgelerinde yapımcı olarak belirtilen...’in  eser sahibi olarak kabulü gerektiği, eser sahibi olarak tespit edilen yapımcı ...’in  eserin mali haklarını  01.01.2008 ve 09.08.2010 tarihli “Eser Sözleşmesi” ile sınırsız süre ile davacıya devir ettiği bu nedenle FSEK 52. maddesine uygun düzenlenen sözleşme uyarınca  mali hakların  sahibinin davacı olduğu anlaşılmıştır. Davacının eserin mali haklarının  sahibi olduğu hususu kesinleşmiş yargı kararları ile de sabit olup, davacı ...  tarafından aynı esere ilişkin açılan tazminat davasında verilen kararın temyiz incelemesi sonunda ;   Yargıtay 11. H.D 2014/7311 - 2014/14996 sayılı kararında \"  davacı tarafın dayandığı her iki sözleşmenin de 5846 sayılı FSEK'in 11. maddesi uyarınca eser sahipliği karinesinden yararlanan dava dışı yapımcı ... ile imzalanmış bulunmasına ve aynı Yasa'nın  54. maddesi uyarınca da davalı tarafın mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre yetkili kişilerden hak iktisap ettiklerini kanıtlayamamış olmasına göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir... ONANMASINA,\" denilmiş,  12/05/2015 tarihli karar düzeltme isteminin reddi ile kesinleşmiştir. Davalının eser sahipliğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Buna karşın davalının dava konu filmin gösterim haklarını 18.06.2008 tarihli “Lisans Devir Sözleşmesi” ile  ... (... şirketine devir ettiği,  FSEK 54 maddesinde düzenlendiği üzere \"- Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmayan kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.\" hükmü düzenlenmiştir.   FSEK 68. maddesi ise,  mali haklara tecavüz durumunda ,sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin  gerektiğinde rayiç bedelin üç katını mütecavizden isteyebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir  haktır. Bu hakkın kullanılmasının hukuki sonucu olarak , mütecaviz ile  arada farazi bir sözleşme hali (hukuki ilişki) ortaya çıktığından, izinsiz kullanımın sonuçları ortadan kalkmakla  izinsiz kullanımlar artık hukuki bir sözleşmesel  zemine oturmuş olmaktadır. Davalı davacıya ait eserin geçersiz sözleşme ile  mali haklarını izinsiz kullanan ( filmi izinsiz yayınlayan) ,  konumundaki mütecaviz  olmayıp yetkisiz devir sözleşmesi yaptığından ,  davalıdan FSEK 68 de düzenlenen ihlallere  dayalı tazminat talebinin  yeri olmadığı,  bu kapsamda bilirkişi raporunda somut olayda  FSEK 68 maddesinin uygulama yeri bulunmadığına ilişkin tespitin yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda davalının TBK da düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş ise de, TBK 526-531 maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görmede,  bir kimsenin başkasına ait bir işin görülmesi için bir vekaletnamesi olmaksızın müdahalede bulunmasıdır. İş görenin burada iş sahibinin menfaatine ve tahmin olunan amacına uygun hareket etmesi gereklidir. Görülen iş konusunda iş sahibinin yasaklamasının olmaması gereklidir. Somut olayda ise  ,  davalı tarafından düzenlenen mali hak devir sözleşmesi  hak sahibini  temsilen değil, bizzat  kendisi adına  hak sahibi sıfatıyla yapılmış olduğundan  vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Diğer yandan hukukumuzda borçların kaynaklarından biri de  sebepsiz zenginleşme olarak düzenlenmiştir. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğü bulunduğunu ifade eder. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK ) 77 ve devamı maddelerinde  düzenlenmiş olup, TBK'nın 77. Maddesi, “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.” hükmüne haizdir.  Ekonomik bakımdan bir anlam ifade eden her türlü mal, hizmet, hak, maddi veya fikri varlıklar, fırsat ve avantajlar zenginleşmeye konu olabilirler. Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için bir kimsenin mal varlığında geçerli sebebe dayanmadan  ortaya çıkan zenginleşmenin   başka bir şahıs zararına meydana gelmiş olması  gerekir. Sebepsiz zenginleşmeden zenginleşen için doğan borç iade borcudur.  Bu açıklamalara göre, somut olayda, davacının dava konusu sinema filminin mali hak  hak sahibi olduğu, davalının dava dışı şirket ile yaptığı devir sözleşmesinin baştan itibaren hükümsüz olduğu dolayısıyla davacının hak sahipliğini kaybetmediği ve  hak sahipliğinde bir değişiklik olmadığı,  geçerli olmayan bir nedene dayalı olarak mal varlığında bir eksilmenin de  söz konusu olmadığı, davanın hukuki dayanağının sebepsiz zenginleşme olarak kabulüne de olanak bulunmadığı  ortadadır. Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince davalının 3. kişi ile yaptığı  sözleşmenin tarafları arasında hüküm doğuracağı, gerek TBK 77. maddesinde  düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri, gerekse   FSEK 54 maddesindeki \" Salahiyeti olmaksızın mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse; salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın vakıf olduğunu veya vakıf olması lazımgeldiğini ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükelleftir. Kusur halinde mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha geniş bir tazminata hükmedebilir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.\" hükümlerindeki geri verme ve tazmin borcunun  sözleşme yapan taraflar arasında hüküm doğuracağı açıktır. Davacının sahip olduğu mali hakka dayalı olarak her zaman 3. kişilerle sözleşme yapmasının önünde bir engel bulunmadığı gibi geçersiz sözleşmeye dayalı yayın yaparak mali haklarını ihlal edenlere karşı davacının yasanın tanıdığı koruma haklarından faydalanması ve  tazminat talep etmesi önünde de bir engel bulunmamaktadır. Buna göre; FSEK 54. maddesi gereği, davalının  yetkisi bulunmadan yaptığı   sözleşmeye dayalı olarak sözleşme bedelini FSEK 68. maddesine göre  talep etmesinin yasal dayanağının bulunmadığı davanın esastan reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince davanın reddi  yerine yasal  gerekçeye dayalı olmayan davanın kısmen  kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı  vekilinin istinaf  talebinin kabulü davacı  vekilinin istinaf  talebinin reddi  gerektiği  anlaşılmıştır.   Davacı   vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın  reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile,3- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih, 2018/228 E., 2021/418 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Açılan davanın REDDİNE, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan  1.229,58 TL'den mahsubu  ile fazla alınan 801,98‬ TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,  5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬ TL harcın davacıdan  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 61,20 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 281,9‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"841f719a78251b2a","SID":"06139e498eda35f9"}}