{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1777 Esas<br>KARAR NO:2024/1815 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2024/1147 Değişik İş -  2024/1159 Karar<br>TARİH:30/09/2024<br>TALEP:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:14/11/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle;   müvekkilinin borçlu şirkete satmış olduğu mal karşılığı düzenlemiş olduğu fatura bedellerini tahsil edememesi üzerine, alacağın tahsili için ... Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçluya karşı itirazın iptali davası açılacak olup alacağın rehinle teminat altına alınmadığından ve borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunduğundan, telafisi mümkün olmayan zararların da doğması ihtimaline karşı 100.898,13 TL alacağın tahsilinin temini için borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/09/2024 tarih ve 2024/1147 Değişik İş Esas -  2024/1159 Karar sayılı kararında; \"Talep, faturaya dayalı ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. Maddelerinde yazılmış olup, 257. Md. Uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebilecektir. Aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşem yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. Aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerinde imza bulunduğu, mevcut imzaların da davalı şirket yetkilisine veya davalı çalışanına ait olup olmadığının belli olmadığı, davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu kabul ettiği dikkate alındığında, salt fatura düzenlenmesi (teslim alma imzası olmayan veya olup da imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı belli olmayan)taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığına mahkememizce kanaat getirilmiştir. Taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki kapsamında sadece faturaya dayanarak ihtiyati hacze hükmedilemez. Anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında; faturaya dayalı alacakta talep edenin muaccel ve kuvvetle muhtemel bir alacağının bulunduğuna mahkememizce kanaat getirilmemiş olup; faturalar  ile ilgili alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden ve anılan alacak kalemleri  ile  ilgili olarak İİK.nun 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediği, davacının iddiasını yaklaşık ispat ile ispat edemediği, borçlunun mal kaçırdığı  iddialarının ise soyut olduğu, somut delillere dayanmadığı anlaşılmakla, faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir....\"gerekçesi ile, <br>'' İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati Haciz Talep Eden m... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil firma Borçlu firmaya satış teslim etmiş olduğu mal karşılığında ..., ..., ...,.... Numaralı nolu faturaları düzenlediğini, borçlu, yukarıda bilgisi verilen faturaları vadesi geldiği halde hâlâ ödemediğini, Müvekkili alacağına karşılık ....  sayılı icra dosyasından 02.09.2024 tarihinde icra takibi başlatmış olup borçlunun haksız itirazı üzerine takip durduğunu, bunun üzerine zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğunu, Arabuluculuk Daire Başkanlığı ...  numaralı dosyadan arabuluculuk görüşmeleri yürütüldüğünü, 0/09/2024 tarihli gerekçeli kararda \"Dosya kapsamında davacı tarafından sunulan sevk irsaliyelerinde imza bulunduğunu, mevcut imzaların da davalı şirket yetkilisine veya davalı çalışanına ait olup olmadığının belli olmadığını, davacı, davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu kabul ettiği dikkate alındığında, salt fatura düzenlenmesi (teslim alma imzası olmayan veya olup da imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı belli olmayan)taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığına mahkememizce kanaat getirilmiştir.\" denmek suretiyle sevk irsaliyelerinin sunulmasının  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli olmadığı belirtildiğini, dava dilekçesinde ekinde sundukları üzere işbu dilekçemiz ekinde bir kez daha imzalı sevk irsaliyesini, teslim tutanaklarını sunulduğunu, ayrıca müvekkili tarafından e-fatura ve e-irsaliyenin de düzenlendiğini belirttiğini, İleri sürerek ; İstinaf başvurusunun kabulü ile; İİstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1147 D.İş  2024/1159 K. sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak esas hakkında talepleri doğrultusunda karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacı tarafından davalıya düzenlenen ürün faturası, hizmet faturası ve vade farkı faturasına dayalı alacağın ödenmediği iddiası ile alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.Somut talepte; ihtiyati haciz talep eden vekili, davacı tarafından davalıya düzenlenen ürün faturası, hizmet faturası ve vade farkı faturasına dayalı alacağın ödenmediğini, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, talep ekinde dört adet fatura ve iki adet sevk irsaliyesi sunmuştur. Ancak karşı tarafa sunulan faturalara konu ürünlerin teslim edilip edilmediği, hizmetin verilip verilmediği, vade farkı faturası düzenleme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bu aşamada yaklaşık ispat koşulu ve ihtiyati haciz koşulları gerçekleşmediğinden Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olup, aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5dc24018a3c2f9e0","SID":"28edfab673d0d074"}}